EĞİTİM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 08:48

Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu’nda yazar-öğrenci buluşması

A
A
A
Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu’nda yazar-öğrenci buluşması

Sarıgöl Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu’nda düzenlenen yazar buluşmasında yazar Volkan Kaz, minik okurlarla bir araya gelerek öğrencilere okuma ve yazma sevgisi aşıladı.


Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde bulunan Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu, öğrencilerin okuma sevgisini artırmaya yönelik anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Okulda düzenlenen yazar buluşmasında yazar Volkan Kaz, minik okurlarla bir araya geldi.


Okulun 2. sınıf öğretmeni İpek Akın Dağ’ın öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, yazar Volkan Kaz yazarlık serüvenini, bir hikâyenin ortaya çıkış sürecini ve kitapların insan hayatındaki önemini öğrencilerin seviyesine uygun bir dille anlattı. Öğrenciler, kitapların yalnızca okunacak metinler değil; hayal gücünü geliştiren, düşünmeyi ve empati kurmayı öğreten önemli birer yol arkadaşı olduğunu yakından tanıma fırsatı buldu.


Söyleşi sırasında öğrenciler büyük bir ilgiyle yazara sorular yöneltti. "Bir kitap yazmak ne kadar sürer?" ve "Hikayeler nasıl ortaya çıkar?" gibi sorular, öğrencilerin edebiyata olan merakını gözler önüne serdi. Volkan Kaz’ın samimi cevapları ise öğrencilerin okuma ve yazma motivasyonunu artırdı.


Etkinlikle ilgili değerlendirmede bulunan 2. sınıf öğretmeni İpek Akın Dağ, bu tür buluşmaların öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra duygusal ve sosyal gelişimlerine de önemli katkı sağladığını belirterek, "Çocukların yazarlarla birebir temas kurması, kitaplara bakış açılarını olumlu yönde değiştiriyor. Öğrenci-yazar buluşmasının gerçekleşmesinde emeği geçen Okul Müdürümüz Özer Uğurlu’ya teşekkür ediyorum" dedi.


Program sonunda öğrenciler, yazar Volkan Kaz ile hatıra fotoğrafı çektirerek bu özel günü ölümsüzleştirdi. Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, yazar Volkan Kaz’a katkılarından dolayı teşekkür edildi.



Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu’nda yazar-öğrenci buluşması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’in ayazında inşaatta bahar havası Eskişehir’de etkili olan dondurucu soğuklar hayatı olumsuz etkilerken, inşaat sektöründe çalışan işçiler zorlu kış şartlarına karşı kendi çözümlerini üretiyor. 25 yıllık seramik ustası Nail Deniz, kurdukları ısıtma sistemi sayesinde dışarıdaki dondurucu havaya rağmen içeride mont giymeden çalışabildiklerini söyledi. Eskişehir’de son bir aydır termometrelerin gece sıfırın altında seyretmesi, açık havada çalışan işçileri zorluyor. Kent merkezindeki İstiklal Mahallesi’nde devam eden bir inşaatta seramik ustalığı yapan Nail Deniz, kış şartlarında çalışma şartlarını anlattı. Dış cephe işlerinin durma noktasına geldiğini belirten Deniz, iç mekanlarda ısıtıcılar sayesinde çalışma ortamını 25 dereceye kadar çıkardıklarını ifade etti. "En az 20-25 derece sıcaklık sağlıyoruz" Çalışma ortamındaki sıcaklığı korumak için özel önlemler aldıklarını belirten Nail Deniz, "Havalar soğuk ama bizim içeride altı tane ısıtıcımız var. Camlar takılı olduğu için içeride herhangi bir sıkıntımız yok. Dışarıda hava çok soğuk olduğundan dolayı kimse çalışamaz; özellikle dış cephede çalışma yapılması mümkün değil. Ancak biz içeride kurduğumuz 5-6 tane ısıtıcıyla ortamı ısıtıyoruz. İçerideki ısıyı 20-25 derecenin altına düşmeyecek şekilde sabit tutuyoruz" dedi. "Kalın montlarla çalışmak imkansız" İnşaat işçiliğinin hareket gerektirdiğini ve kalın kıyafetlerin hareket kabiliyetini kısıtladığını vurgulayan Deniz, "Üzerimizde mont veya yelek var ama çalışırken o kalın montları giyemeyiz, onlarla iş yapamayız. Isıtıcılar sayesinde montsuz bir şekilde rahatça çalışabiliyoruz. Ben şu an bu şekilde çalışıyorum, üzerime mont giymeme gerek kalmıyor. İçerisi sıcak olduğu için montlarımızı çıkarıp işimize odaklanabiliyoruz" diye konuştu. "Aşırı soğuklarda iş duruyor" Hava şartlarının çalışmaya engel teşkil ettiği durumlarda iş sağlığı ve güvenliği gereği ara verdiklerini belirten tecrübeli usta, son olarak şunları söyledi: "Çok soğuk olduğu günlerde eğer çalışılmayacak durumdaysa zaten iş yapılmıyor. Kurumlar da bu konuda titiz; aşırı soğuklarda çalışmamıza izin vermiyorlar. Hem onlar izin vermiyor hem de biz sağlığımız için çalışmıyoruz. Bu yüzden hava şartları kaynaklı ciddi bir mağduriyet yaşamıyoruz."
Manisa Uzmandan risk gruplarına erken başvuru uyarısı Kış aylarıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin artış yaşanırken, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Deniz Özer, özellikle risk grubundaki bireylerin gribi ve benzeri enfeksiyonları hafife almaması gerektiğini vurguladı. Kış aylarının gelmesiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanırken, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Deniz Özer, özellikle risk grubundaki bireylerin enfeksiyonları "basit bir üşütme" olarak görmemesi gerektiğini belirtti. Dr. Özer, "Risk grubundaysanız, ‘bana bir şey olmaz’ demeden daha erken değerlendirilmek faydalıdır" dedi. Kış aylarında boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, kırgınlık ve ateşle seyreden üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü ifade eden Dr. Deniz Özer, bunun nedenleri arasında soğuk havalarla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi, havalandırmanın azalması ve bazı virüslerin soğuk-kuru havada daha uzun süre canlı kalabilmesinin yer aldığını söyledi. Bazı virüslerin soğuk ve kuru havada havada asılı kalma ve yüzeylerde tutunma sürelerinin uzadığına dikkat çeken Dr. Özer, "Grip virüsünün havada 30-60 dakika sonra bile bulaştırıcı düzeylerde kalabildiğini gösteren çalışmalar var. Kış şartları bu süreyi daha da uzatabiliyor" diye konuştu. "Enfeksiyon herkeste aynı seyretmez" Her enfeksiyonun herkeste aynı şekilde seyretmediğini vurgulayan Dr. Özer, bazı kişilerin bir haftada evde istirahatle iyileşebildiğini, bazı bireylerde ise tablonun ağırlaşabildiğini belirtti. Özellikle 65 yaş ve üzeri bireyler, gebeler, kalp-damar ve akciğer hastalığı olanlar, diyabet hastaları, kronik böbrek yetmezliği bulunanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ve 5 yaş altı çocukların risk grubunda yer aldığını kaydetti. Bu dönemde özellikle İnfluenza (grip) ve COVID-19’un öne çıktığını belirten Dr. Özer, her iki hastalığın da benzer şikayetlerle başlayabildiğini ancak seyir ve komplikasyonlar açısından dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Grip ciddi sonuçlara yol açabiliyor Türkiye’de solunum yolu virüslerinin haftalık sürveyans raporlarıyla izlendiğini aktaran Dr. Özer, 2025 yılının 51. haftasında influenza benzeri şikayetlerle başvuran kişilerden alınan örneklerin bir kısmında İnfluenza A (H3N2) ve İnfluenza A (H1N1) tespit edildiğini söyledi. Gribin yalnızca ateşle sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Dr. Özer, "Grip, zatürre başta olmak üzere ciddi akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir. Ayrıca kalp kası iltihabı gibi ağır komplikasyonlar görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerde grip enfeksiyonunun ilk yedi gününde kalp krizi riskinin 6 kat arttığı bildirilmektedir" dedi. Antibiyotik uyarısı ve aşı hatırlatması Çoğu kişinin bir haftada tedavisiz iyileşebileceğini ancak risk grubundakiler için erken başvurunun önemli olduğunu belirten Dr. Özer, antibiyotiklerin grip ve soğuk algınlığında işe yaramadığını, çünkü bu hastalıkların etkeninin virüsler olduğunu hatırlattı. Grip aşısının her yıl yaptırılması gerektiğini ifade eden Dr. Özer, "Aşının koruyuculuğu yaklaşık 2 hafta sonra başlar ve 6-8 ay sürer. Bunun yanında el hijyeni, havalandırma, kalabalık ortamlarda maske kullanımı gibi günlük önlemler de en az aşı kadar önemlidir" diye konuştu. "COVID-19 bitmedi" COVID-19’un tamamen ortadan kalkmadığını ancak takip şeklinin değiştiğini belirten Dr. Özer, son sürveyans raporlarının virüsün hâlâ dolaşımda olduğuna işaret ettiğini söyledi. Risk grubundaki bireylerin COVID-19 açısından da dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dr. Özer, kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için alarm belirtilerinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.