EKONOMİ - 02 Haziran 2025 Pazartesi 11:45

Türkiye’nin jeotermal sera alanı yüzde bin 500 büyüyebilir

A
A
A
Türkiye’nin jeotermal sera alanı yüzde bin 500 büyüyebilir

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle mücadele vizyonu doğrultusunda düzenlediği "Sürdürülebilir Manisa Zirvesi"; Türkiye’nin pek çok kentinden akademisyenler, sivil toplum önderleri, iş dünyası ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi. Zirve kapsamında düzenlenen "Gıda Güvenliği için Jeotermal Seracılık" başlıklı oturumda katılımcılara seslenen Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, katılımcılara Türkiye’nin jeotermal seracılıkta mevcut durumu ve potansiyeli hakkında dikkat çekici bilgiler verdi.



Kapasite, potansiyelin yüzde 5’i değil


Ülkelerin özellikle pandemi sonrasında sağlıklı, kaliteli ve ucuz gıdaya ulaşımın taşıdığı yaşamsal önemin farkına vardıklarını belirten Kındap, bu durumunu jeotermal seracılık uygulamalarını tüm dünyada artırdığını, Türkiye’nin da bu alanda öncü ülkeler arasında yer aldığını vurguladı.


Türkiye’nin bugün 7 bin dönüm seviyesinde bulunan jeotermal sera varlığının, ülke potansiyeli karşısında çok düşük seviyede olduğuna dikkat çeken Kındap, "150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan ülkemiz, bugün bu potansiyelin yüzde 5’ini bile bulmayan kapasitesi ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor." dedi.


Jeotermal Enerji Derneği olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı Organize Tarım Bölgeleri (OTB) projelerini de destekliklerinin altını çizen Kındap, 2024 yılında sisteme dahil lolan 5 proje ile birlikte OTB sayısının 43’e yükseldiğini, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de kurulan 22 adet Bitkisel OTB’nin 14’ünün jeotermal kaynaklı seralardan oluştuğu bilgisini verdi.



"OTB’ler jeotermal kaynaklara yakın olmalı"


Türkiye’nin 10 yıl içerisinde 100 bin dönüm jeotermal sera büyüklüğüne rahatlıkla ulaşabileceğini kaydeden JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:


"Yatırımcılara uygun kredilerle jeotermal ısıtmalı sera yapabilme imkânı tanıyan bu bölgelerde 30 bin dönüm potansiyel sera alanımız bulunuyor. JED olarak Organize Tarım Bölgelerinin yer seçiminin jeotermal kaynakların hemen üzerinde ya da çok yakınında olmasını önemsiyoruz. Temennimiz, jeotermal kaynak kullanan bölge sayısının daha da artması yönünde. Bu sayede Türkiye tarımsal üretimde ölçek ekonomisini sağlayarak; üretimde, istihdamda, ihracatta dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer alabilir."


Kesintisiz ve iklim koşullarından bağımsız olarak sürdürülebilir üretimin yapılabildiği jeotermal seracılığın çok önemli rekabet avantajı sağladığını kaydeden Kındap, "Jeotermal seralar üretim maliyetlerinin düşük, güvenilir ve izlenebilir olmasının yanında rekabet şansı ve marka değeri ile öne çıkıyor. Yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilmek için seralarımızın belirli sıcaklıkta tutulması şart. Bu alanda en önemli girdi maliyetini enerji giderleri oluşturuyor. Jeotermal seracılık uygulamaları, bu girdi maliyetini sıfıra yakın bir seviyede tutarken, gerek iç pazarda gerekse ihracatta rekabetçi bir üretim yapısına kavuşulmasını sağlıyor. Tarımsal üretim, gıda güvenliği ve tedarik zincirinin önemi açısından seracılık uygulamaları yaşamsal önemde."


Türkiye’deki jeotermal seralarda, yakın gelecekte üretim çeşitliliğinin de artacağına işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, katma değeri ve ihracat kabiliyeti çok yüksek tropikal meyve üretiminden süs bitkilerine kadar çok farklı ürünlerin jeotermal seralarda üretileceğini sözlerine ekledi.



Türkiye’nin keşfi tamamlanmış jeotermal potansiyeli 62 bin mw


-Türkiye ve Anadolu coğrafyası, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarını barındırıyor.


- 1500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olan Türkiye’de bugün itibarıyla jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücü 1733 Megavat (MW) seviyesinde.


- Jeotermal enerjinin diğer kullanım alanları olan termal turizm, jeotermal seracılık, konut ısıtması, sebze ve meyve kurutma gibi alanlardaki kullanımımız ile birlikte düşünüldüğünde; Türkiye’nin 7 bin Megavat’ın biraz üzerinde tüketimi bulunuyor.


- Bu tüketim, Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) tarafından keşfi yapılmış potansiyel olan 62 bin MW’ın yüzde 11’i seviyesinde.


- Türkiye bu düşük kullanımla dahi jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi.



Türkiye’nin jeotermal sera alanı yüzde bin 500 büyüyebilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gerçeğini aratmayan sahte ihbar ile Polis Teşkilatı’nın 181. Yıl dönümü kutlandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında mahalle sakinleri, polis ekiplerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı. Gerçeğini aratmayan "kavga ihbarı" ile olay yerine çağrılan ekipler, karşılarında konfeti, meşale ve pastalı kutlama bulunca şaşkınlık yaşadı. Sürpriz anlar böyle görüntülendi. İnegöl Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu ile İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları öncülüğünde hazırlanan sürprizde, mahalle sakinleri önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kavga ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olay yerine yaklaştığında, mahalle sakinleri rol gereği birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırıyormuş gibi yaptı. Kavgayı ayırmak için müdahale eden polis ekipleri, bir anda konfeti ve meşalelerle karşılandı. Ardından getirilen pasta ile polislerin 181. kuruluş yıl dönümü kutlandı. Pastayı üfleyen ekipler, duygu dolu anlar yaşarken mahalle sakinlerine teşekkür etti. Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu yaptığı açıklamada, "Bugün polis teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü. Biz de amirlerimize küçük bir şaka yapalım dedik. Ne mutlu bizlere ki böyle güzel polislere sahibiz. İnşallah her zaman şaka niyetli polislerimizi çağırırız. Hepsinden Allah razı olsun." dedi. İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları ise, "Polis teşkilatımızın yıldönümünü kutluyorum. Her şartta güvenliğimizi sağlıyorlar. Ahıska Derneği olarak tüm polislerimize teşekkür ediyoruz. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." ifadelerini kullandı. Polis memuru da mahalle sakinlerinin hazırladığı sürpriz için teşekkür ederek, "Mahallemizin yapmış olduğu 10 Nisan kutlaması ile ilgili sayın muhtarımıza ve mahalle halkına teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Her zaman bu şekilde güzel kutlamalarla karşılaşmak ümidiyle" dedi. Hazırlanan sürpriz kutlama, hem polis ekiplerinin hem de mahalle sakinlerinin yüzünü güldürdü.
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.