SAĞLIK - 17 Şubat 2026 Salı 11:30

Uzm. Dr. Özge Can radyoterapi hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı

A
A
A
Uzm. Dr. Özge Can radyoterapi hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı

Manisa Şehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Özge Can, radyoterapinin güvenli ve kontrollü bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, hastaların tedavi sonrası çevrelerine radyasyon yaymadığını ve günlük yaşamlarına güvenle devam edebileceklerini söyledi.


Manisa Şehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Hekimi Uzm. Dr. Özge Can, toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak ve radyoterapi sürecine ilişkin doğru bilgilendirme yapmak amacıyla önemli açıklamalarda bulundu. Radyoterapinin halk arasında "ışın tedavisi" olarak bilindiğini belirten Uzm. Dr. Can, tedavide yüksek enerjili ışınlarla kanser hücrelerinin hedef alındığını ve amaçlarının tümörlü dokuyu etkilerken sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumak olduğunu söyledi.



"Radyoterapi alan hastalar çevrelerine radyasyon yaymazlar"


Radyoterapi alan hastaların çevrelerine radyasyon yaydıklarına dair yanlış bir endişe içerisinde olduklarını belirten Uzm. Dr. Özge Can, Radyoterapi, halk arasında ışın tedavisi olarak bilinir. Bu tedavide yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini hedef alırız. Amacımız yalnızca tümörlü dokuyu etkilemek ve bu işlemi gerçekleştirirken sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumaktır. Günümüzde kullanılan ileri teknoloji cihazlar sayesinde tedavi güvenli ve hassas bir şekilde uygulanmaktadır. Tedavi sırasında hastamız tedavi masasına uzanır ve cihaz hastanın etrafında dönerek planlanan bölgeyi ışınlar. Işınlama esnasında herhangi bir ağrı ya da yanma hissedilmez ve cihaz hastaya temas etmez. Ayrıca cihaz açık sistem olduğu için kapalı alan hissi oluşturmaz. Seans sırasında hasta odada tek başına olsa da, ekip olarak kendisini tüm süreç boyunca kamera sistemiyle sürekli izler ve takip ederiz. Radyoterapi seansları genellikle 5 ila 15 dakika arasında sürer. Ancak toplam tedavi süresi hastalığın türüne, evresine ve kişiye özel oluşturulan tedavi planına göre değişiklik gösterebilir. Hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri de şudur:


’Tedavi sonrasında etrafa radyasyon yayılır mı’ Özellikle evde hamile bir birey, küçük bir bebek ya da yaşlı bir aile üyesi varsa bu konuda endişe artmaktadır. Ancak bilinmelidir ki radyoterapi alan hastalar çevrelerine radyasyon yaymazlar. Seans sonrasında günlük yaşamlarına güvenle devam edebilirler" dedi.



"Radyoterapi planlı, kontrollü ve güvenli bir tedavi yöntemidir"


Radyoterapinin güvenli bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Özge Can, "Bir diğer merak edilen konu ise tedaviye aç mı yoksa tok mu gelinmesi gerektiğidir. Bu durum, tedavi edilen bölgeye göre değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarımızın aç gelmesi gerekirken, bazı hastalarımız tedaviye tok olarak gelebilir. Bu konu, tedavi öncesinde hekim tarafından hastaya ayrıntılı şekilde anlatılmaktadır. ’Neden kemoterapi değil de radyoterapi’ sorusu da sıkça gündeme gelmektedir. Çünkü her kanser hastasının tedavisi aynı değildir. Bazı hastalar yalnızca kemoterapi alırken, bazı hastalar yalnızca radyoterapi alabilir, bazı durumlarda ise iki tedavi birlikte uygulanabilir. Bu karar, farklı branşlardan hekimlerin yer aldığı multidisipliner bir ekip tarafından verilir. Radyoterapi özellikle hastalığın belirli bir bölgeye sınırlı olduğu durumlarda, ameliyat öncesinde tümörü küçültmek ve cerrahiyi kolaylaştırmak amacıyla, ameliyat sonrasında koruyucu tedavi olarak ya da hastalığa bağlı ağrı ve kanama gibi şikâyetlerin giderilerek yaşam kalitesinin artırılması amacıyla uygulanabilir. Radyoterapi planlı, kontrollü ve güvenli bir tedavi yöntemidir. Bu süreç boyunca uzman ekibimiz her zaman yanınızdadır. Aklınıza takılan her soruyu bize rahatlıkla sorabilirsiniz" ifadelerini kullandı.



Uzm. Dr. Özge Can radyoterapi hakkında doğru bilinen yanlışları anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’da sağlıklı yaşam kültürü yaygınlaşıyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Kampüsü, Alaplı Meslek Yüksekokulu Kampüsü, Çaycuma Kampüsü ve Devrek Kampüsü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" ünvanına layık görüldü. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri (BDFAD) Programı; sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite başta olmak üzere sağlıkla ilgili alanlarda çalışanlarda davranış değişikliği oluşturmayı, sağlığın korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor. Program ile aynı zamanda sağlıklı, güvenli ve üretken bir iş yeri ortamının oluşturulması amaçlanıyor. Bu kapsamda BEUN’un Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Devrek kampüsleri; Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda söz konusu ünvanı almaya hak kazandı. Yapılan incelemeler, kampüslerde sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaların başarıyla hayata geçirildiğini ortaya koydu. BEUN’un ilgili kampüslerinin söz konusu ünvanı almaları dolayısıyla değerlendirmede bulunan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, programın temel amacının çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek ve iş yerlerinde sağlığı teşvik eden uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti. Uzm. Dr. Gün, açıklamasının sonunda bu programa hassasiyetle yaklaşarak kampüslerde yürütülen çalışmaların titizlikle uygulanmasına destek veren başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm yönetici ve personele teşekkür etti. Ünvan almaya hak kazanan kampüsleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Rektör Özölçer: "Sağlıklı Yaşam Kültürünü Üniversitemizin Her Alanına Taşıyoruz" BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin yalnızca akademik başarıya değil, sağlıklı yaşam kültürünün kurumsal bir değer haline getirilmesine de büyük önem verdiğini belirterek şu sözleri ifade etti: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi sunarak öğrencileri meslek hayatlarına hazırlayan yükseköğretim kurumları değildir. Aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve örnek yaşam alanları inşa etmekle de sorumludur. Kampüslerimizin ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri’ ünvanına layık görülmesi, benimsediğimiz bu anlayışın somut ve kıymetli bir göstergesidir. Çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını önceleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. Sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamalarımız, fiziksel aktiviteyi destekleyen imkânlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla kampüslerimizi daha nitelikli ve daha bilinçli yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; sağlıklı bireyler güçlü kurumları, güçlü kurumlar ise güçlü bir toplumu inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle programa verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sürecin titizlikle yürütülmesinde büyük destek sunan Zonguldak İl Sağlık Müdürümüz Sayın Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün’e, değerli Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ve değerlendirme ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürece büyük bir hassasiyetle katkı sağlayan kampüslerimizin kıymetli yöneticilerine, akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıklı kampüs uygulamalarımızı daha da geliştirerek yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı artan bir kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara 28 ilde siber suçlara yönelik operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde 28 ilde son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 28 ilde nitelikli dolandırıcılık, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile yasa dışı bahis suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Gümüşhane, Isparta, İzmir, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Mersin, Niğde, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Van ve Yalova’da gerçekleştirilen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 181’i tutuklanırken, 87’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin sosyal medya platformları ve oltalama siteleri üzerinden yatırım dolandırıcılığı, düşük faizli kredi dolandırıcılığı, bungalov kiralama ve ürün satış dolandırıcılığı temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, POS tefeciliği yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları ve kişisel verilerin paylaşımı ile sorgulanmasına yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 210 milyon lira değerinde 3 şirket, 1 futbol kulübü, 11 araç, 3 motosiklet, 7 daire, 6 arsa ve 1 iş yerine el konulduğu öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma devam ediyor.
İstanbul Çatalca’da kocası tarafından öldürülen kadın son yolculuğuna uğurlandı İstanbul Çatalca’da otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez son yolculuğuna uğurlandı. Zanlının olay öncesi eşine önce silah fotoğrafı, ardından iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesi’nde otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından silahla başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez’in cenazesi, Binkılıç Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Katil zanlısı S.Ü.’nün eşini öldürmeden önce silah fotoğrafları ile tehdit ettiği, olaydan bir gün önce ise iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Öte yandan hayatını kaybeden talihsiz kadının 7 ay önce oğlunu kaybettiği, yakınlarının ise bu olay nedeniyle babadan şüphelendikleri öne sürüldü. "Çelenk göndermiş" Gülten Ürkmez’in kardeşi Şenay İnce, "O da içeride çürüsün. Benim yanımda söyledi. ’İkinci vaka yaşanacak, Gülten çocuklarını çek benim üzerimden’ dedi. Sonra beni aradı, ‘Bacım senin aklına ne geliyor?’ dedi. ‘Benim oğlumu o mu öldürdü?’ dedi. Bilmiyorum dedim. Benim bacım 7 ay önce evladını kaybetti. İşe gireyim kendimi avutayım dedi. İşe girdi, girince kocası, ‘Çık o işten’ dedi. Bacım da ‘Çıkmayacağım’ dedi. Kocası, ‘Çıkmayacaksan boşan’ dedi. O da, ‘Tamam 25 senelik evliyiz. Zaten hep bunu istiyordun, boşarım seni’ dedi. ’Madem istemiyorsun gelme’ dedi. Sonra bacımı tehdit etmiş. Silah paylaşmış, çelenk göndermiş iş yerine. Ama bacım hiç beklemiyordu, ’Yapmaz, yapamaz’ dedi. Ama kıydı bacıma" dedi. "Senelerdir huzursuz kızım" Senelerdir kızının şiddet gördüğünü söyleyen anne Gülseren İnce, "Benim kızımın kanı yerde kalmasın, adalet istiyoruz. Senelerdir aynı. Evlendiğinden beri huzursuz kızım. Dövüyor dövüyor sokağa atıyordu kızımı" diye konuştu. "Dedi ki, ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?" Katil zanlısının 7 ay önce ölen oğlunu da öldürmüş olabileceğinden şüphe duyduklarını ifade eden Gülten Ürkmez’in kız kardeşi Gülderen İnce ise, "İkinci vaka dediği zaman benim bacım da aradı, dedi ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?’ Sadece şüphe var içimizde, hiçbir şey bilmiyoruz. Elimizden ne geliyorsa. Benim bacım cıvıl cıvıldı. Sesimizi duyurun her yere" şeklinde konuştu.