SAĞLIK - 18 Şubat 2026 Çarşamba 08:38

Uzmanından sahur uyarısı: "Sahur günün sigortası"

A
A
A
Uzmanından sahur uyarısı: "Sahur günün sigortası"

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan’da en sık yapılan hatanın sahura kalkmamak olduğunu belirterek, "Oysa sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlıktır" dedi.


Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Ramazan’ın yalnızca bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda bedenin ritmini yeniden düzenleme fırsatı olduğunu belirten Aslantaş, bilinçli beslenmenin hem gün içindeki enerji seviyesini hem de genel sağlığı doğrudan etkilediğini ifade etti.


Ramazan’da metabolizmanın gündüz "enerji tasarruf moduna", akşam ise "yakıt ikmal moduna" geçtiğini kaydeden Aslantaş, "Mesele aç kalmak değil, dengeli beslenmeyi öğrenmektir. Uzun süren açlık sonrası ani ve yüksek karbonhidrat yüklemesi kan şekerinde hızlı dalgalanmalara neden olur. Bu da kısa sürede yeniden acıkma ve halsizlik oluşturur" dedi.



Sahur metabolik hazırlıktır


Sahura kalkmamanın en sık yapılan hatalardan biri olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlık demektir. Protein, lif ve sağlıklı yağ içeren bir sahur gün boyu tokluk sağlar ve susuzluğu azaltır" diye konuştu.


İdeal sahur tabağında; 2 yumurta veya 1 yumurta + lor/yoğurt, 1-2 dilim tam tahıllı ekmek ya da yulaf, zeytin/avokado/ceviz, bol yeşillik ve 2-3 bardak su bulunması gerektiğini belirten Aslantaş, sadece börek, beyaz ekmek ve reçel gibi basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin gün içinde baş ağrısı ve halsizliğe yol açabileceğini söyledi.



İftarda yavaşlayın, mideye zaman tanıyın


İftarın kültürel açıdan olduğu kadar fizyolojik olarak da önemli olduğuna dikkat çeken Aslantaş, "En sağlıklı yöntem; 1 hurma ve suyla orucu açmak, ardından 1 kase çorba içip 10 dakika ara vermektir. Bu, mide ve pankreasa ani yüklenmeyi önler" dedi.


Ana öğünde ise 100-150 gram tavuk, balık, et veya kurubaklagil; bulgur ya da karabuğday gibi kompleks karbonhidratlar ve bol salata tüketilmesini öneren Aslantaş, yoğurt veya ayranın da sindirimi desteklediğini ifade etti.


Tatlı tüketiminin haftada 1-2 kezle sınırlandırılması gerektiğini belirten Aslantaş, sütlü tatlıların şerbetli tatlılara göre daha dengeli bir tercih olduğunu söyledi. Ramazan pidesinin ise porsiyon kontrolüyle tüketilmesi gerektiğini kaydetti.



Su ve hareket vurgusu


İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirten Aslantaş, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını söyledi. İftardan 1-1,5 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün kan şekerini dengelediğini ve sindirimi rahatlattığını ifade etti.



Oruç kimler için riskli?


Kontrolsüz diyabet hastaları, sık hipoglisemi yaşayanlar, ileri kalp yetmezliği bulunanlar, kronik böbrek hastaları, aktif kanser tedavisi görenler ve riskli gebelik yaşayan kadınlar için uzun süreli açlığın sakıncalı olabileceğini belirten Aslantaş, "İlaç saatleri kritik olan nörolojik hastalar da mutlaka hekim kontrolünde karar vermelidir. Oruç bir ibadettir; sağlık ise emanettir" dedi.


Ramazan’ın bedeni zorlamak için değil disipline etmek için olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Gece kaloriyi iki katına çıkarma ayı değildir. Ölçülü, yavaş ve paylaşarak yemek esastır. Dengeyi kurduğumuzda Ramazan yalnızca ruhumuzu değil metabolizmamızı da arındırır" ifadelerini kullandı.



Uzmanından sahur uyarısı: "Sahur günün sigortası"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Afetlere hazırlık bu kez dijital oyunlarla öğretildi Türkiye’nin dört bir yanından genç oyun geliştiriciler, Esenler’de düzenlenen oyun kampında afet farkındalığını artıracak projeler geliştirerek finalde oyunlar sergilendi, kazananlar ödüllerini aldı. Ev sahipliğini Esenler Belediyesinin yaptığı, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ile ortaklaşa gerçekleştirilen "Afetlere Hazırlık" temalı Dijital Oyun Geliştirme Kampı, üç gün süren yoğun programın ardından tamamlandı. Organizasyonun yürütücülüğünü ise Oyunla Gelecek üstlendi. Geçtiğimiz aylarda düzenlenen "Özgür Filistin" temalı dijital oyun kampıyla sosyal mesaj içeren organizasyonlara öncülük eden Esenler Belediyesi, bu kez "Afetlere Hazırlık" temasıyla toplumsal bilinç oluşturmayı hedefledi. 6 Şubat anısına 11 şehrin isimleri takımlara verildi Türkiye’nin farklı şehirlerinden yapılan başvurular arasından mülakat sürecini başarıyla geçen 50 katılımcı, 13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen programa kabul edildi. Yazılımcılar, oyun tasarımcıları ve üniversite öğrencileri kamp süresince afet bilinci temalı oyun projeleri geliştirmek üzere ekipler halinde çalıştı. Program kapsamında, 6 Şubat depremlerinden etkilenen şehirlerin anısını yaşatmak amacıyla oluşturulan takımlara Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinin isimleri verildi. Takımlar deprem, sel, yangın ve benzeri afetler öncesi hazırlık ile afet sonrası doğru müdahale süreçlerini öğreten dijital oyun projeleri geliştirdi. Eğitim ve gerçek saha deneyimi bir araya geldi Kamp süresince katılımcılara serious game (eğitsel oyun) tasarımı, oyunlaştırma teknikleri ve toplumsal etki odaklı oyun geliştirme konularında eğitimler verildi. Ayrıca ESKAT ekipleri tarafından gerçekleştirilen uygulamalı çalışmada afet anında yürütülen arama-kurtarma ve kriz yönetimi süreçleri katılımcılarla paylaşıldı. Böylece geliştirilen oyunların gerçek saha deneyimlerine uygun olması sağlandı. Oyunlar sergilendi, kazananlar belli oldu Programın final gününde takımlar geliştirdikleri oyun prototiplerini jüriye ve katılımcılara sundu. Afet anında doğru karar verme, ekip koordinasyonu ve güvenli tahliye gibi konuları oyunlaştıran projeler büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesi sonucunda Hatay takımı birinci olarak 20 bin TL ödül kazandı. Kahramanmaraş takımı ikinci olarak 15 bin TL, Diyarbakır takımı da üçüncü olarak 10 bin TL ödül aldı. Programa katılan tüm ekip üyelerine ise katılım sertifikası takdim edildi.
İstanbul ATP Tradesoft ile FMP arasında iş birliği ATP Tradesoft, Financial Modeling Prep ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında küresel veri ağını genişlettiğini duyurdu. ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP)’nin sermaye ve finans piyasalarına yönelik yenilikçi yazılım çözümleri sunan markası ATP Tradesoft, Kuzey Amerika merkezli finansal veri teknolojileri şirketi Financial Modeling Prep (FMP) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında küresel veri ağını genişletti. Operasyonel süreçle birlikte ATP Tradesoft’un yeni nesil mobil uygulamasını kullanan aracı kurumlar, müşterilerine ABD hisse senetlerine ilişkin kapsamlı ve gerçek zamanlı veri setlerini sunma imkânına sahip oluyor. Gelişmiş analiz ve veri setlerine tek platformdan erişim Gerçekleştirilen entegrasyon kapsamında yatırımcılar, işlem yaptıkları aracı kurumlar üzerinden ABD piyasalarına yönelik detaylı şirket bilgilerine, haberlere ve kritik finansal verilere tek bir platformdan erişebilecek. Sunulan veri seti; Fiyat/Kazanç (F/K), Piyasa Değeri / Defter Değeri (PD/DD) ve Hisse Başına Kâr (EPS) gibi temel çarpanların yanı sıra temettü takvimleri ve piyasa analistlerinin değerlendirmelerini de kapsıyor. Aracı kurumlara hazır veya özelleştirilebilir filtrelerle sunulan teknolojik altyapı, yatırımcıların analiz süreçlerini optimize ederek daha bilinçli yatırım kararları almalarına olanak tanıyor. Yapılan açıklamaya göre; ATP Tradesoft tarafından mikroservis mimarisiyle geliştirilen yeni nesil mobil uygulama, ölçeklenebilir ve esnek yapısıyla farklı finansal hizmetlerin entegrasyonunu kolaylaştırmayı hedefliyor. Modüler altyapı, yatırımcıların finansal işlemlerini daha hızlı ve verimli yönetmelerini sağlamayı hedeflerken; aracı kurumlar kendi geliştirdikleri uygulamaları da sisteme entegre ederek müşterilerine sunabiliyor. Kurumlar dijital hizmet kapasitelerini artırırken, yatırımcılara daha güvenli, hızlı ve kullanıcı dostu bir yatırım deneyimi sağlanabiliyor. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan ATP CTO’su İlyas Daşkaya, şunları söyledi: "Global piyasalara erişimin giderek önem kazandığı bir dönemde, yatırımcıların ve aracı kurumların teknolojik ihtiyaçlarına en ileri standartlarda yanıt vermeyi hedefliyoruz. ABD hisse senetlerine ilişkin yüksek kaliteli veri setlerini ATP Tradesoft’un güçlü teknolojik altyapısıyla birleştirerek daha kapsamlı bir analiz ve karar destek ortamı sunuyoruz. Dünya genelinde 400’ün üzerinde kuruluşa gerçek zamanlı ve tarihsel veri sağlayan FMP ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, küresel finans piyasalarına yönelik derinlikli veriyi daha erişilebilir hale getirerek kullanıcılarımıza önemli bir analiz avantajı sağlıyor." FMP COO’su Stuart Mooney ise iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "ATP ile yenilikçi finansal çözümlerini desteklemek üzere iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği, gelişmekte olan piyasalarda yüksek kaliteli ve erişilebilir finansal verilere yönelik artan talebi açıkça ortaya koyuyor. Ulusal ve uluslararası kullanıcılarına dünya standartlarında finansal araçlar sunan ATP’nin büyümesini desteklemeyi sabırsızlıkla bekliyoruz."
Bursa Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.