SAĞLIK - 18 Kasım 2020 Çarşamba 10:04

Evinden dışarı çıkmayanlar korona virüsü daha ağır geçiriyor

A
A
A
Evinden dışarı çıkmayanlar korona virüsü daha ağır geçiriyor

Mardin’de pandemi hastanesinde görevli dahiliye uzmanı Dr.

Mardin’de pandemi hastanesinde görevli dahiliye uzmanı Dr. Haydar Boynukara, dışarı çıkmayan ve aylarca evde izole olan vatandaşların, korona virüse yakalandıklarında hastalığı daha ağır geçirdiğini gözlemlediklerini söyledi.


Korona virüs vak’alarının arttığı kentlerden olan Mardin’de pandemi hastanesinde görevli dahiliye uzmanı Dr. Haydar Boynukara, korona virüse yakalanmamak için aylarca evlerinde izole olan vatandaşlara bağışıklık sistemlerini güçlendirmeleri konusunda uyarıda bulundu. Uz. Dr. Boynukara, dışarı çıkmayan ve aylarca evde izole olan vatandaşların, korona virüse yakalandıklarında hastalığı daha ağır geçirdiklerini söyledi. Uz. Dr. Boynukara, "Korona virüslü hastalar hastanemize geliyor. Aslında korona virüs bir gribal enfeksiyon. Ekimin son haftasıyla beraber vak’alar bölgemizde tekrardan artmaya başladı. Bizi en çok tedirgin eden şu an vak’a sayılarından öte ağır hasta sayısı. Ağır hasta sayısı arttıkça, zatürre olan hasta sayısı arttıkça, doğru orantı olarak ölüm oranı da artacaktır. Oran olarak zatürre hasta sayısı arttığı için ağır hasta sayısı artıyor ve dolayısıyla giderek ölüm oranının da arttığını görüyoruz. Özellikle ’Hocam biz evde tedbirimizi alıyoruz, bol miktarda C vitamini alıyoruz, bol miktarda sebze ve meyve tüketiyoruz’ diyen hastalarımız aynı zamanda bunlar çok panik yaptıkları için hastalığı ağır geçiriyorlar. Bir hastam ’Hocam ben 1-2 kilo limonu sıkıp içiyorum’ demişti. Biz o hastamızı muayene ettiğimizde o hastamızda korona virüs çıkmıştı. Bol miktarda C vitamini tüketmenin ya da başka bir vitamin almanın çok da bir faydasının olmadığını gördük.7-8 aylık tecrübemiz bize şunu gösterdi, özellikle ağır geçiren hastalardan 4-5 aydır evden çıkmadıklarını, meyve tükettiklerini duyduk. Şunu düşünüyorum, bunlar hiç virüsle karşılaşmadıkları için ani bir şekilde ve bol miktarda virüsle karşılaştıkları zaman daha kolay hastalanıyorlar. Bu hastalık daha fazla virüs yükü ile karşılaştığı için hastanın, hastalığı daha ağır geçirme ihtimali olduğunu düşünüyorum. Bu tabi bir varsayım şu an için ama tecrübemiz bunu gösteriyor. Yani aslında siz bu virüsle küçük küçük karşılaştığınız zaman bu bir aşı etkisi oluyor. Önemli nokta burası, sık dışarı çıkanlar, sık temas duygusu olan insanlarda bir nevi bir aşılanma etkisi olduğunu düşünüyorum. Ama çok dikkat edip, kendini çok izole eden, bol miktarda vitamin veya ilaç tüketen hastalarımızın korona virüsü daha ağır geçirdiğini görüyorum. Tek başına maske takmak, yani siz taksanız ve toplumun geri kalanı takmasa bile sizin taktığınız maske sizi yüzde 90 oranında korur. Karşıdaki de maske takarsa nerdeyse yüzde 98-99 oranında sizi koruyor. Sosyal mesafeye de dikkat ettiğinizde yüzde 100’e yakın bu virüsten korunmuş oluyoruz" dedi.


Korona virüse yakalanan Abdullah Semen isimli vatandaş yüksek ateş, iştahsızlık, uykusuzluk şikayetleri ile hastaneye gittiğini ve hastalığı çok zor geçirdiğini kaydetti. Semen, "Bütün vücudum yanıyordu, iştahım yoktu, gece uykusu yoktu. Çok zor durumdaydım. Lütfen dikkat etsinler. Kolay bir hastalık değil, herkesin başına gelebilir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.