EĞİTİM - 24 Haziran 2021 Perşembe 13:19

Mardin’de basın çalışanlarına sertifika töreni düzenlendi

A
A
A
Mardin’de basın çalışanlarına sertifika töreni düzenlendi

Basın İlan Kurumu (BİK) ve Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) işbirliğinde bilgi güvenliği, siber güvenlik konularında basın işletmelerinin farkındalıklarının ve bu konularda niteliklerinin artırılması amaçlanan ’Basın İşletmelerinde Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Bilinçlendirme Eğitimi’ projesinde eğitim alan kursiyerler için sertifika töreni düzenlendi.

Basın İlan Kurumu (BİK) ve Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) işbirliğinde bilgi güvenliği, siber güvenlik konularında basın işletmelerinin farkındalıklarının ve bu konularda niteliklerinin artırılması amaçlanan ’Basın İşletmelerinde Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Bilinçlendirme Eğitimi’ projesinde eğitim alan kursiyerler için sertifika töreni düzenlendi.


Özel bir otelin toplantı salonunda gerçekleşen törene; Vali Mahmut Demirtaş’ın yanı sıra, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Rıdvan Duran, Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Alanlı, Basın İlan Kurumu İnsan Kaynakları Müdürü Engin Öztürk, BİK Diyarbakır Bölge Müdürü Osman Başeğmez, BİK Mardin Temsilcisi Adnan Günbegi, eğitmen ve kursiyerler katıldı.


Eğitimde özellikle siber güvenliği tercih ettiklerini belirten BİK Genel Müdürü Rıdvan Duran, “Teknolojinin, internetin ve dijitalleşmenin gelişmesiyle birlikte bizim yazılı basının tiraj değerlerinin ne kadar düştüğünü sizlerde en az benim kadar biliyorsunuz. Artık bir dijitalleşme dönemine geçildi. Çünkü haberde hız önemli. En hızlı haberi ulaştıran en öne geçti. Çünkü bu algı operasyonlarının yapıldığı mecralar aynı zamanda farklı tehlikelerde var. Dünyada teknolojisi en iyi olan ülkelerde bile bu siber güvenlik bir sorun. Bizde kalkınma ajanslarımızla bu siber güvenlik açısından bu kalkınma ajansları ile yaptığımız dijitalleşme faaliyetlerinin 8’incisini gerçekleştiriyoruz. Ben bu vesileyle genel sekreterime ve sayın valimize çok teşekkür ediyorum. Ortak organizasyonumuzdan dolayı. Bu alanda da kendinizi korumayı, algı operasyonlarına kapalı olmayı ve her şeyden önce dijital güvenliğe kapalı olmayı size anlatım istedik” diye konuştu.



“Basın çalışanları her türlü takdiri hak ediyor”


Kamu adına gerçekleri araştırma ve doğru haberlerle kamuoyunu aydınlatma görevini layıkıyla yerine getiren basın çalışanlarının her türlü takdiri hak ettiğini vurgulayan Vali Mahmut Demirtaş, “Kuşkusuz sizler gece-gündüz, sıcak-soğuk demeden, mesai mefhumu gözetmeden, insanımızın bilgiye, habere anında ulaşması için insanüstü bir gayret göstermektesiniz. Toplumun gören gözü, işiten kulağı, kamu vicdanının sesi olarak görev yapmaktasınız. Basın meslek ve etik ilkeleri çerçevesinde, dünden bugüne çeşitlenen habere erişim kaynakları vasıtasıyla vatandaşlarımızın doğru, güvenilir ve tarafsız habere erişimini sağlamaktasınız. Ülkemizde demokrasi kültürünün kökleşmesi için ciddi bir vazife üstlenmektesiniz. O sebeple sizlerin şahsında, böylesine önemli bir vazifeyi yerine getiren tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; görevlerinizde kolaylıklar ve başarılar diliyorum.” dedi.



“Yakın gelecekte pek çok bilimsel ve teknolojik gelişmeye tanık olacağız”


Siber dünyanın risk, tehdit ve güvenlik açıklarına karşı sürekli teyakkuzda bulunduğuna dikkat çeken Vali Demirtaş, “Bugün, teknoloji ve bilgi çağının tam ortasındayız. Yeni dediğimiz bir gelişmeye alışamadan, teknolojinin bizlere sunduğu bir başka yenilikle karşı karşıya kalıyoruz. Haberin, bilginin, görüntünün bir noktadan bir noktaya saniyeler içinde transfer edildiği, hızın her şeyin önüne geçtiği zamanları yaşıyoruz. Öyle ki ülkeler, teknolojinin geldiği bu noktada devlet kurumlarını dahi vatandaşlarına daha seri hizmet verebilmek adına dijital mecralara, mobil uygulamalara taşıyor. Bunların ileride izleyeceğimiz filmin fragmanı olduğunu, yakın gelecekte yapay zeka başta olmak üzere pek çok bilimsel ve teknolojik gelişmeye tanık olacağımızı ise artık hepimiz biliyoruz. İşte iç içe giren bilim, teknoloji ve internet labirentinde, doğru ve gerçek bilgiye erişim ve erişilen bilginin güvenliğinin sağlanması da ciddi önem arz ediyor. Bu noktada siber güvenlik adı verilen güvenlik tedbirlerinin üst düzeyde sağlanması, bilgi ve veri güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Siber dünyanın risk, tehdit ve güvenlik açıklarına karşı sürekli teyakkuzda; hackerlara, siber aktivistlere ve yabancı istihbarat kurumlarının siber saldırılarına karşı uyanık olmamız icap ediyor. Bilgi çağının en önemli güvenlik gereksinimi olan siber güvenliği, kamu-özel sektör tüm kurumlarımızda olduğu gibi, basın işletmelerimizde de mutlak surette sağlamamız gerekiyor" şeklinde konuştu.


Eğitim programının basın sektöründe faaliyet sürdüren kurumlara siber güvenlik alanında yetkinliklerinin arttırılmasında ciddi katkılar sunacağına yürekten inandığını belirten Demirtaş, “Bu eğitimler sayesinde, basın işletmelerimizin hizmet kalitesinin artmasına katkı sağlayacak, kurumsal kapasitenin katlanmasına ve bunun doğru kullanımına da imkan tanıyacaktır. Tüm bunların çarpan etkisi ise vatandaşlarımızın doğru, güvenilir ve sağlıklı bilgiye erişimi anlamına gelecektir. Bu vesileyle “Basın İşletmelerinde Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Bilinçlendirme Eğitim Projesi”nin kentimize, bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyor; eğitim faaliyetinin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Törende, konuşmaların ardından kursiyerlerin sertifikalarını Vali Demirtaş, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Rıdvan Duran ile diğer protokol üyelerinden almasıyla program sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı. "Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.