EKONOMİ - 18 Ekim 2021 Pazartesi 09:38

Yıllar önce göç etmek zorunda kaldıkları köy terörden arındırılınca geri dönüşler başladı

A
A
A
Yıllar önce göç etmek zorunda kaldıkları köy terörden arındırılınca geri dönüşler başladı

Mardin’de terörden arındırılan köye geri dönen yöre halkı, yıllarca uzak durdukları bölgeye milyonluk binalar dikmeye başladı.

Mardin’de terörden arındırılan köye geri dönen yöre halkı, yıllarca uzak durdukları bölgeye milyonluk binalar dikmeye başladı.


Mardin’in Savur ilçesine bağlı Yenilmez köyünde 90’lı yıllarda terör nedeniyle köy halkı göç etmeye başladı. Köy terörden arındırılıp huzur ve güven ortamının sağlanması ile birlikte yurt içi ve yurt dışına göç eden köy halkı, köye geri dönmeye başladı. Devlet tarafından Yenilmez köyüne 10 milyon liralık yatırım yapılarak altyapı, üstyapı, su, elektrik ve çocuk parkının yapılmasının ardından köy halkının birçoğu maliyeti yüksek evler yapmaya başladı. Geri kalanı ise huzur ve güven ortamının sağlanması ile yaz aylarında köye tatil için geliyor. Şimdi ise köylüler Avrupa’da yaşayan Yenilmez köylü gençlerin geri dönmeleri için sosyal tesis yapılmasını istediklerini kaydetti.


90’lı yıllarda göçler başladığını söyleyen Yenilmez Köyü Muhtarı Hasan Oğuz, “90 ile 2000’li yıllar arasında bayağı bir göç oldu köyden. Ama şu an çok şükür köylümüz gelip kendine ev yaptı. Köyde huzur var. Herkes toprağına geri dönüyor çok şükür. 90’lı yıllarda terör nedeniyle köy tamamen boşaltılmadı ama 20-30 hane tek kalmıştı. Bizler köyümüzü yine terk edip gitmedik” dedi.



“Yokluk ve terörden dolayı köyün nüfusu azalmıştı”


Köydekilerin yüzde 70’inin Almanya’ya göç ettiğini bildiren Oğuz, “Yurt içine gitti. İzmir, İskenderun ve Adana’ya göç edenler oldu. Çok güzel şu anda köyde yeni binalar dikiliyor. Çok güzel evler yapılıyor. Köyümüze çok güzel yatırımlar yapıldı. Altyapı, üst yapı, içme suyu ve elektrik yapıldı” diye konuştu.


Herhangi bir sıkıntılarının kalmadığını ifade eden Oğuz, “Devlet köyümüze 10 milyona yakın yatırım yaptı. Şu an çok şükür köyümüz temizlendi. Bölgede terör sorunumuz kalmadı. Herkes kendine ev yapmaya başladı. Köyde herkes geri dönecek. Köyün yüzde 90’ı tarımla geçiniyor. Üzüm, arpa, buğday, kavunumuz var meşhur bunlarla geçiniyoruz. Köyümüz terörden arındırıldı. Geri göçler başladı. Tatil için gelenler var. Köy 90 hanelidir, 650 nüfuslu. Yazın ikiye üçe katlanmaktadır. Köylümüz tatil için köye geliyor” şeklinde konuştu.


Yaklaşık 30 seneden beri köyde olmadıklarını söyleyen Kadife Oğuz, “Almanya’da yaşıyorum. Önceden güvenlik olmadığı için biz buralara pek gelemiyorduk. Şimdi çok şükür, elhamdülillah güvenliğimiz sağlandı. Rahatlıkla, huzur içinde geliyoruz. Köyümüze çok güzel yatırımlar yapıldı, değişiklikler oldu. Onlardan çok memnunuz. Yani devletimizden Allah razı olsun ve bayağı değişimler oldu. Burayı terk edip gidenler geri geldi” dedi.



“Köyde çok güzel inşaatlar yapıldı”


Evlerinde huzur içinde oturduklarını vurgulayan Kadife Oğuz, “Yollarımız parke yapıldı. Altyapı yapıldı. Elektrik, su geldi. Önceden bunların hiçbiri yoktu. En güzel değişiklik yani milletimin böyle huzur içinde oturup dışarı çıkması. Çocukların o güvencesi bile bizi çok huzurlu ve mutlu ediyor. Onların böyle dışarıda oynamaları ve okula rahat gidip gelmeleri bizi bayağı etkiledi. En çok yani çocuklarımız ve gençlerimiz için değişimler oldu” diye konuştu.



“Gençlerimizin köye geri gelmesi için sosyal tesis istiyoruz”


Terör ve çevre baskısı nedeniyle 37 sene önce köyden göç eden Celal Oğuz, “Önce İzmir’e sonra Almanya’ya ailemi alıp gittim. Orada yaşıyoruz. Göç nedenimiz daha önceki Güneydoğu’nun sorunlarıdır. Bu sorunlar saymakla bitmiyor. Bunun adına terör diyebilirsiniz ağa baskısı, baba baskısı, abi baskısı yani çocukluğumuzu yaşayamıyorduk. Ben burada koşup oynadığımı hatırlamıyorum. Şu anda yapılan hizmetlerden dolayı memnunuz yeterli olmayabilir. Ama hiç yoktan yolumuz güzel yeni yapıldı. Parke taşları döşendi. Altyapı getirildi. Çocuklar için oyuncak parkı yapıldı. Gelen beğeniyor mutlu ama biz bir isteğimizi daha dile getirmek zorundayız. Köyün isteği bu benim değil, bir sosyal tesis istiyoruz. Yerde, zeminde hazır” şeklinde konuştu.


Sosyal tesis için 2000 metrekarelik bir alanları olduğunu vurgulayan Celal Oğuz, “Bu vakıftır, bizde hayır amacıyla bir şeyler topluyoruz ama baş edemiyoruz. Maliyeti yüksek geliyor. Biz bunlar yapıldıkça mesela gençlerimiz Almanya’dan geliyor. Mardin, Beyazsu, Hasankeyf ve Savur’da sosyal tesisler, çok güzel yerler var. Daha fazlasını istiyoruz Avrupa’dan gelen gençlerimizde bunları beğeniyor. Huzurlu gidiyor. Buraya alışmaları için geri getirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.
Balıkesir Burhaniye’de Gastronomide zeytinyağı deneyimi gerçekleştirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi (BUBFA) bünyesinde düzenlenen mesleki gelişim etkinlikleri kapsamında, Prof. Dr. Sabriye Çelik Uğuz’un dersi dahilinde "Sürdürülebilir Gastronominin İzinde Bir Lezzet Deneyi: Zeytinyağı ve Yemek Eşleşmesi" eğitimi gerçekleştirildi. Şef Aylin Yazıcıoğlu yürütücülüğünde düzenlenen etkinliğe, Fakülte Dekanı ve Gastronomi Kulübü Danışmanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban da katılım sağladı. Uygulamalı Bilimler Fakültesi Mutfağındaki etkinlikte, gastronomide sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olan yerel ve nitelikli ürün kullanımına dikkat çekilerek öğrencilerin bu bilinçle değerlendirme yapmaları hedeflendi. İlk aşamada öğrenciler, farklı coğrafyalarda yetiştirilen üç ayrı zeytinyağını tanıma ve değerlendirme fırsatı buldu. Ayvalık, Yamalak Sarısı ve Trilye zeytinlerinden elde edilen zeytinyağlarının aroma, koku ve tat özellikleri karşılaştırmalı olarak incelendi. Tadım sürecinin ardından öğrenciler üç gruba ayrılarak uygulama aşamasına geçti. Her grup, farklı zeytinyağları kullanarak enginar dolması hazırladı. Uygulama boyunca öğrenciler, kullanılan zeytinyağlarının yemeğe kattığı aroma, lezzet ve karakter farklılıklarını birebir deneyimleme fırsatı bulurken, aynı yemeğin farklı ürünlerle nasıl değişebildiğini gözlemledi. Bu süreç, uygulamalı öğrenme deneyimini zenginleştirerek mesleki becerilerinin gelişimine katkı sundu. Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, zeytinyağının gastronomide temel ve belirleyici bir unsur olduğunu vurgulayarak, farklı yörelere ait zeytinyağlarının tanınmasının öğrenciler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. İlban, sürdürülebilir gastronomi bilincinin bu tür uygulamalarla güçlendiğini belirterek, öğrencilerin çevreye duyarlı yaklaşımı deneyimlemesinin önemine dikkat çekti. Gerçekleştirilen tadım ve uygulama sürecinin, öğrencilerin ürünler arasındaki tat ve aroma farklarını ayırt edebilme becerilerini geliştirdiğini ve mesleki yetkinliğe doğrudan katkı sağladığını dile getirdi. Etkinlik sonunda Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, değerli paylaşımları ve eğitime sunduğu katkılardan dolayı Şef Aylin Yazıcıoğlu’na teşekkür belgesi takdim etti. Gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin zeytinyağına ilişkin duyusal analiz becerileri ile ürün bilgisini geliştirdiği ve uygulamalı mutfak deneyimi kazandığı verimli bir eğitim olarak tamamlandı.