EKONOMİ - 14 Haziran 2022 Salı 10:37

Mardin’de sulu tarım arazilerinde buğday rekoltesi sevindiriyor

A
A
A
Mardin’de sulu tarım arazilerinde buğday rekoltesi sevindiriyor

Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Mardin’de sulu tarım arazilerinde buğday hasadı sürerken yüksek rekolte çiftçinin yüzünü güldürüyor.

Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Mardin’de sulu tarım arazilerinde buğday hasadı sürerken yüksek rekolte çiftçinin yüzünü güldürüyor.


Mardin genelinde yaklaşık 3 milyon dönüm ekili alanın yüzde 70’i sulu tarım alanı. En büyük ilçesi Kızıltepe’de 806 bin dönüm tarım alanında buğday hasadı sürüyor. Geçen yıl il genelinde 1 milyon 200 bin ton buğday üretimi yapılırken bu sene çiftçiler 1 milyon 500 bin ton buğday rekoltesi bekliyor. Kızıltepe’de çiftçiler biçerdöverlerle hasatlarını yaparken buğdayda yüksek rekolte yüzleri güldürüyor. Çiftçi buğdayda dönüm başı 700 kilogram ürün elde ediyor.


Kızıltepe Hububat ve Ticaret Merkezi Başkanı Mehmet Şerif Öter, Mardin Ovası’nda 2 milyon dönüm alanda sulu tarım yapıldığını ve 1 milyon tonun üzerinde rekolte beklendiğini ifade etti. Öter, "Mardin Ovamızın yaklaşık 3’te 2’si suludur. Bu sulu alan çiftçilerimizin kendi imkanlarıyla açmış olduğu artezyen kuyularıdır. 2 milyon dönüme yakın sulu alanda 1 milyondan daha fazla buğday rekoltesi bekleniyor. Kaliteli buğday rekoltesi bekliyoruz. Çünkü dünyanın en kaliteli buğdayı Mardin Ovamızda üretilmektedir. Mardin Ovamız bereketlidir, Mezopotamya’nın merkezinde yer almaktadır" dedi.



"Buğday alım fiyatı iyi"


Türkiye Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday alım fiyatını da değerlendiren Öter, "Fiyatlar iyidir. TMO’nun vermiş olduğu fiyatlar üzerinden işlem görüyor. TMO 6 bin 50 ton başı da bin lira prim desteği verdi. Bununla birlikte 7 bin 50 oluyor. Ama şuan piyasada 8 bin TL’nin üzerinde piyasada buğday alıcı bulabiliyor" diye konuştu.


Dörtyol Mahallesi’nde buğday hasadını yapan 40 yıllık çiftçi Nihat Atay, "Bu sene rekolte iyi. Birkaç gün sonra gelen buğdaylarda daha yüksek olur. Verimi az olan buğday erken çıkar. Fiyatlar iyi de gübre, mazot ve elektrik fiyatlarına göre ucuz. Yani fiyatlarda bir sıkıntı yok. Girdi fiyatları çok yüksek, fahiş fiyatlar var. Şu an mazot 28’lere yükseldi, elektrik aynı. Tohumlar girdiler sürekli artıyor. Gübrenin fiyatı şu an 11-12’lerde" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, futbolda bir zihniyet değişikliği şart olduğunu belirterek, "Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" dedi. Fenerbahçe nisan ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılıyor. Toplantıya, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ve Divan Kurulu üyeleri katıldı. Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım da toplantıya katılım sağladı. Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şekip Mosturoğlu: "Futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır" Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yaptığı konuşmada futbol takımının dün yaşadığı puan kaybına değinerek, son yıllarda ulaşılamayan başarıya dikkat çekti. Mosturoğlu, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan elim hadise ile ilgili olarak Fenerbahçe camiası adına üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Hayatlarını kaybeden öğretmenlerimiz, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Olayda yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bugün burada dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın almış olduğu beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış adeta tek yürek olmuştuk. Dün Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda. Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek yada olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Neden. Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Şekip Mosturoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "Fenerbahçe tarihi boyunca zorlu dönemler yaşamış, ancak her defasında ayağa kalkmayı başarmış bir kulüptür. Bugün yaşadığımız hayal kırıklığı büyüktür, evet. Ama bu camianın gücü, tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar. İçinde bulunduğumuz zorluklardan ancak ortak akılla çıkabilmemiz mümkündür. Bugün burada yapmamız gereken en önemli şey, birbirimizi yıpratmak değil; ortak aklı korumak olmalıdır. Eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ama bu eleştirinin yapıcı olması, Fenerbahçe’ye zarar vermeyecek bir zeminde kalması hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki bu kulüp, en büyük gücünü birlikten alır. Ayrıştığımızda değil, omuz omuza durduğumuzda güçlüyüz. Bugün belki moralimiz bozuk, belki öfkeliyiz. Ancak unutmamamız gerekir ki camiamız, bizlerden tam da böylesine zor bir günde çözüm üretmemizi beklemektedir. Bu camia, mücadeleyi asla bırakmaz. Bugün üzülür, yarın yeniden ayağa kalkar. Çünkü Fenerbahçe’nin karakteri budur. Bugün yapılması lazım gelen ise hızla ayağa kalkmamızı sağlayacak fikir ve çözümleri üretmektir."