KÜLTÜR SANAT - 15 Haziran 2022 Çarşamba 12:55

Milattan önceye dayanan kök boya ve dek sanatı kumaşların üzerinde yaşatılıyor

A
A
A
Milattan önceye dayanan kök boya ve dek sanatı kumaşların üzerinde yaşatılıyor

Mardin’de varlığı milattan öncesine dayanan kök boya ve dek sanatı basmakalıplarla kumaşların üzerinde işlenerek can buluyor.

Mardin’de varlığı milattan öncesine dayanan kök boya ve dek sanatı basmakalıplarla kumaşların üzerinde işlenerek can buluyor.


Mardin’in Artuklu ilçesi Medrese Mahallesi’nde bulunan Çok Amaçlı Toplum Merkezi (ÇATOM)’da Mezopotamya Ovası’nda M.Ö. 3500 ve 4000 yıllarına dayanan kök boya kumaşlarda hayat bulmaya devam ediyor. Günümüzdeki modern dövme anlayışından çok farklı olarak geleneksel dövme anlayışı olan dek, bereketi simgeleyen başak motifleri ile artık insanların vücudunda değil, yine kumaşta yaşatılıyor.


ÇATOM’un faaliyetlerinden bahseden Medrese Mahallesi ÇATOM Yöneticisi Dilek Sınavu, “1996 yılından bugüne kadar Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP eylem planı sonucunda ortaya çıkan, aslında çok özel dev gibi toplumun yükseliş merkezine işaret eden kalkınma çalışmaları odaklı bir merkez. Ama bu merkezin çok önemli bir özelliği daha var. ÇATOM, kadınlara aslında hem meslek öğretip hem de yanı sıra istihdam alanına katılıma destek noktasında bir köprü görevi görüyor. Bu yıl dönem içerisinde 20 program tamamlanmış oldu. Bu 20 programın içerisine de kampanya projeleri de almak gerekir” dedi.


Kök boya ile basmakalıp desenlerin yapımı ve dek sanatı ile ilgili bilgi veren Sınavu, “Bunun bir özelliği Mardin’i en doğru şekilde anlatıyor olmasıdır. Mardin tarihi motifleri aslında buraya inove ve modernize edilmiş bir çalışma Artuklu, Selçuklu ve Abbasiler dönemlerine ait motifler ahşap kalıplara alınıyor ve kök boya yardımıyla kumaşa yansıtılıyor. Bir çalışma dek çalışması yörede teyzelerimizde amcalarımızda bol bol gördüğümüz Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ama her bir simgenin bir öyküsünün olduğu dek çalışması yapılıyor. Bu da bir inovasyon çalışması ve kumaşa yansıtılıyor. Bir tane söylemek gerekirse bereket damlası ve biz bunun aslında bölgede bir bereket getirdiğine inanıyoruz. Dek burada da mesela birlik ve beraberliği simgeleyen bir simge bulunmaktadır. Aslında dekte başak simgesi bereketi temsil eder. O yüzden çok yoğun kullanılır. Kök boyanın tarihçesine bakıldığı zaman M.Ö. 3500’lü yıllara dayandığı da görülmektedir. Hem Kurtalan hem de Mezopotamya Ovası’nda” diye konuştu.


Baskı programında gelir getirecek faaliyet dahilinde 20-25 kadının katılım sağladığını kaydeden Sınavu, “Benim saatlerde en tekstili konfeksiyon ve hediyelik eşya bazında kullanılıyor. Aslında burada şunu da söylemekte fayda olacaktır. Teknik atölyeyle de bir fiil işbirliği yapıyoruz. Tek keseler oluşturuluyor ve yine bir inovasyon çalışması olan bir çalışma iğne oyasının iki tane motifi içerisinde konuluyor ve teknik atölyenin misafirlerine hediye ediliyor” şeklinde konuştu.


Öğrencilerin her çeşit faaliyete yatkın olduklarını söyleyen usta öğretici Hamdiye Çoktan, “Öğrencilerim genelde baskı yapıyorlar. Dikiş dikenler, el işi yapanlar var. İğne oyası yapanlar oluyor. Onlarla bir bütün olmuşuz. Hep bir eksikliğimizi tamamlıyoruz birlikte. Bu da büyük bir mutluluk” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, futbolda bir zihniyet değişikliği şart olduğunu belirterek, "Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" dedi. Fenerbahçe nisan ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılıyor. Toplantıya, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ve Divan Kurulu üyeleri katıldı. Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım da toplantıya katılım sağladı. Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şekip Mosturoğlu: "Futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır" Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yaptığı konuşmada futbol takımının dün yaşadığı puan kaybına değinerek, son yıllarda ulaşılamayan başarıya dikkat çekti. Mosturoğlu, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan elim hadise ile ilgili olarak Fenerbahçe camiası adına üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Hayatlarını kaybeden öğretmenlerimiz, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Olayda yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bugün burada dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın almış olduğu beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış adeta tek yürek olmuştuk. Dün Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda. Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek yada olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Neden. Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Şekip Mosturoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "Fenerbahçe tarihi boyunca zorlu dönemler yaşamış, ancak her defasında ayağa kalkmayı başarmış bir kulüptür. Bugün yaşadığımız hayal kırıklığı büyüktür, evet. Ama bu camianın gücü, tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar. İçinde bulunduğumuz zorluklardan ancak ortak akılla çıkabilmemiz mümkündür. Bugün burada yapmamız gereken en önemli şey, birbirimizi yıpratmak değil; ortak aklı korumak olmalıdır. Eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ama bu eleştirinin yapıcı olması, Fenerbahçe’ye zarar vermeyecek bir zeminde kalması hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki bu kulüp, en büyük gücünü birlikten alır. Ayrıştığımızda değil, omuz omuza durduğumuzda güçlüyüz. Bugün belki moralimiz bozuk, belki öfkeliyiz. Ancak unutmamamız gerekir ki camiamız, bizlerden tam da böylesine zor bir günde çözüm üretmemizi beklemektedir. Bu camia, mücadeleyi asla bırakmaz. Bugün üzülür, yarın yeniden ayağa kalkar. Çünkü Fenerbahçe’nin karakteri budur. Bugün yapılması lazım gelen ise hızla ayağa kalkmamızı sağlayacak fikir ve çözümleri üretmektir."