SPOR - 23 Ekim 2022 Pazar 20:25

Mardin’de bisikletçiler, Dara Antik Kenti’nde pedal çevirdi

A
A
A
Mardin’de bisikletçiler, Dara Antik Kenti’nde pedal çevirdi

Mardin’de “Dara Antik Kenti MTB CUP XCO Dağ Bisikleti Şampiyonası”nın ikinci etabında sporcular, Efes Antik Kenti’ne benzerliği nedeniyle Mezopotamya’nın Efes’i olarak da anılan Dara Antik Kenti’nde pedal çevirdi.

Mardin’de “Dara Antik Kenti MTB CUP XCO Dağ Bisikleti Şampiyonası”nın ikinci etabında sporcular, Efes Antik Kenti’ne benzerliği nedeniyle Mezopotamya’nın Efes’i olarak da anılan Dara Antik Kenti’nde pedal çevirdi.


Valilik himayelerinde Mardin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından "Pedallar Medeniyetlerin Beşiği Mardin’de" sloganıyla kentin tarihi güzelliklerine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen “Dara Antik Kenti MTB CUP XCO Dağ Bisikleti Şampiyonası”nın ikinci etabında Oğuz Mahallesi’nde yer alan Dara Antik Kentinde oluşturulan zorlu parkurda ter döktü.


11 farklı kategoriden oluşan yarışmada 25’i kadın 150 sporcu, Oğuz Mahallesindeki dar sokakların yanı sıra tarihin gölgesinde oluşturulan parkurdaki zorlu arazi koşullarında yaklaşık 3 bin 600 metrelik parkurda her bisikletçi tur sayılarına göre ortalama 25 kilometrelik yolda pedal çevirdi.


Ödül töreninde konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Murat Süzen, bu yıl ilkini gerçekleştirdikleri organizasyonun çok kısa bir sürede uluslararası bir organizasyona dönüşeceğine inandığını söyledi.



“Bu tarz organizasyonları artırarak devam ettireceğiz”


Bu tür organizasyonların yapılmaya devam edeceğini belirten Süzen, “Mardin ve Dara Antik Kentindeki parkurlarımız çok güzel. Dünyaya örnek teşkil edecek güzel bir yerde yaşıyoruz. Bunun farkındayız. Sayın Valimizin önderliğinde elimizde ne geliyorsa yapıyoruz ve kararlı bir şekilde yapmaya devam ediyoruz. Bu şehir için bizim kalbimiz çarpıyor gerçekten. Bu şehrin insanları için bu şehrin daha müreffeh bir seviyeye gelmesi için bizim kalbimiz çarpıyor. Bu tarz organizasyonlar çok etkili ve etkin bir şekilde şehrimizde yapılmaya devam edecek. Kısa sürede profesyonel bir organizasyona imza attığımızı düşünüyorum. Valilik himayelerinde Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Bisiklet Federasyonumuz ile kısa bir sürede ama çok profesyonel bir organizasyona imza attığımızı düşünüyorum. Şehre kattığı anlamın farkındayız. Bu tarz organizasyonları artırarak devam ettireceğiz. Bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.


Master 35+ erkeklerde birinci olan Mehmet Can Balcı da, dağ bisiklet yarışını çok önceden beklediklerini aktararak, “Harika bir organizasyon oldu. Özveri ile hazırlanmış bir yarış. Antik Kent içerisinde unutulmaz bir anı oldu bizim için. Emeği geçen herkese binlerce kez teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.


Yarışmaya Mardin’den katılan Halil Demir, şampiyonanın Mardin’de düzenlenmesinin bisiklet sporu ve genç sporcular için önemli olduğunu ayrıca şehrin kültürel ile tarihi yerlerinin tanıtımı içinde ön ayak olduğunu söyledi.



“Uluslararası takvime adımızı yazdırdık”


Türkiye Bisiklet Federasyonu Mardin İl Temsilcisi Mehmet Samsa ise, dağ bisiklet yarışlarının dünyada sadece bazı şehirlerde yapıldığına dikkat çekerek Mardin’inde o şehirlerden biri olmasından dolayı şanlı olduklarını dile getirdi.


Amaçlarını Mardin’in daha iyi tanıtmak olduğunu ifade eden Samsa, “Mardin, bir sürü medeniyet ev sahipliği yapmış Dara Antik Kenti’nde yapılması çok anlamlıydı. Bizi çok mutlu etti. Bu yarışmamızın amacı Mardin’imizi daha iyi tanıtmak. Dara’mızı daha iyi tanıtmak için yapıldı. Uluslararası takvime adımızı yazdırdık. Bir dahaki seneye Uluslararası olarak yapılacak. Avrupa ve Dünya ülkelerinde buraya çok sayıda bisikletçi katılacak” şeklinde konuştu.


Yarışmada, Yıldızlar B Kızlarda Fatma Nisa Günaydın, Yıldızlar A Kızlarda Emine Irmak Sezer, Yıldızlar B Erkeklerde Necdet Günaydın, Yıldızlar A Erkeklerde Muhammed Ali Sünbül, master +35 erkeklerde Mehmet Can Balcı, master +40 erkeklerde Ercan Soylu, genç bayanlard Rana Başar, genç erkeklerde Arberk Güngör, u-23 erkeklerde Kenan Soylu Özkalbim, büyük bayanlarda Ayşe Çakır Şeker, büyük erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz birinci oldu.


Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Murat Süzen, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ve protokoldeki katılımcılar, dereceye giren sporculara ödüllerini verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
Samsun Çözünebilir lifler kolesterolü düşürebilir Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzelerin düzenli tüketilmesinin önemli olduğunu, çözünebilir liflerin kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebildiğini söyledi. Liv Hospital Samsun, Kardiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Yunus Amasyalı, Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak "Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su için. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir" dedi. Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığının edinilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75’i karaciğerde, yüzde 25’i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde ’plak’ adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemelidir" diye konuştu. Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30’unu yağlardan almak ve ’kötü’ yağları ’iyi’ yağlarla değiştirmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, "Doymuş ve trans yağların tüketimi ’kötü kolesterol’ olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağlardan alınan toplam kalorinin yüzde 10’unu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7’nin altına, kolesterol alımı ise günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür ’kötü’ yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken ’iyi kolesterol’ olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu ’iyi’ yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30’u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir" şeklinde konuştu. Kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Amasyalı, şunları söyledi: "Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada 4 yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir."