POLİTİKA - 21 Kasım 2022 Pazartesi 23:59

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kaymakçı: “Mardin, Avrupa ve NATO’nun güneydoğu sınırıdır”

A
A
A
Dışişleri Bakan Yardımcısı Kaymakçı: “Mardin, Avrupa ve NATO’nun güneydoğu sınırıdır”

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, "Zaman zaman farkında değiliz ama Mardin’in Avrupa’nın güneydoğu sınırı olduğunu, NATO’nun güneydoğu sınırı olduğunu da vurgulamak istiyorum.

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, "Zaman zaman farkında değiliz ama Mardin’in Avrupa’nın güneydoğu sınırı olduğunu, NATO’nun güneydoğu sınırı olduğunu da vurgulamak istiyorum. Bu coğrafya tarihi akışını değiştiren ve kuşaklara ilham veren bir coğrafya" dedi.


Mardin’de Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı tarafından Avrupa Birliği İletişim Stratejisi (ABİS) çerçevesinde yerel düzeydeki paydaşların AB üyelik sürecine olan destek ve katkılarını artırmak üzere 2021 yılında başlatılan "İl İl AB Buluşmaları" toplantılar dizisinin 12’ncisi düzenlendi. Toplantıda Erasmus+ programı ve Avrupa Dayanışma Programı, Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) Fonları, Kırsal Kalkınma Programı (IPARD), Jean Monnet Programı, Avrupa Koleji Burs Programları ile Birlik Programları çerçevesinde Mardin’deki kurum ve kuruluşların faydalanabileceği AB fırsatları tanıtıldı.



“Mardin, Avrupa ve NATO’nun güneydoğu sınırıdır”


Dışişleri Bakan Yardımcısı Kaymakcı, Mardin’in ülkenin zenginliğini yansıtan güzel bir şehir olduğunu belirterek, “Mardin’den Madrid’e kadar bir Avrupa ülkesiyiz. Zaman zaman farkında değiliz ama Mardin’in Avrupa’nın güneydoğu sınırı olduğunu, NATO’nun güneydoğu sınırı olduğunu da vurgulamak istiyorum. Bu coğrafya tarihi akışını değiştiren ve kuşaklara ilham veren bir coğrafya. Bundan sonra da Mardin ilimiz hem ülkemizin gelişmesi ve kalkınmasında hem de Avrupa coğrafyasında yerini ve önemini korumaya devam edecek” dedi.



“Biz, Avrupa Birliğine tam üye olmak istiyoruz”


Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin 8 temel boyutunun olduğuna değinen Kaymakcı, “Biz, Avrupa Birliği’ne üye olmak istiyoruz. Tam üye olmak istiyoruz. Türkiye’nin Avrupa Birliğine olma meselesi tamamen Türkiye’nin çıkarları ve egemenliğiyle ilgili bir konu. Biz bugün Avrupa kıtasında yaşıyorsak, Avrupa siyasi, ekonomik, ticari sisteminin parçasıysak bizim Avrupa Birliğinin karar alma mekanizmasının dışında olma lüksümüz yok. Bugün yapacağımız ticaretin standartları, almış olduğumuz üniversite diplomalarının denkliğine kadar birçok standartı Avrupa Birliği belirliyor. Bizim katılımdan başka bir seçeneğimiz yok. Avrupa Birliğine katılım her şeyden önce Türkiye’nin egemenliği ve çıkarları için bir zorunluluk. Avrupalı olup AB sisteminin dışında kalma lüksümüz yok. Onun için biz katılım konusunda kararlıyız. Katılım müzakerelerinde şu ana kadar biz 16 tane müzakere faslını açtık, bir faslı kapattık. Katılım müzakerelerinde siyasi engeller var. Ama bunlar aşılmayacak engeller değil. Türkiye’nin AB’ye AB’nin de Türkiye’ye gerçek anlamda ihtiyacı var” şeklinde konuştu.



“Amerika’dan sonra dünyada ikinci büyük ekonomiye sahip”


Avrupa Birliğinin Türkiye için özellikle ekonomik açıdan önemli olduğunu belirten Mardin Valisi Mahmut Demirtaş, “Avrupa Birliği ilk kuruluşunda ekonomik bir birlik olmakla birlikte daha sonra politik ve siyasi bir birlik olmaya başladı. Türkiye açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim dış ticaretle ilgili istatistiklere baktığımızda çok ciddi anlamda ihracat ve ithalatımızın olduğunu görüyorum. Türkiye’de yapılan ihracatın yüzde 41’nin Avrupa Birliği ülkelerinden olduğunu ve ithalatında yüzde 32’sinin yine Avrupa Birliği ülkelerinden olması bizim açımızdan çok önemli düşünüyorum. Tabii birlik, Amerika’dan sonra dünyada ikinci büyük ekonomiye sahip” dedi.


Toplantıya Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Vali Mahmut Demirtaş, Avrupa Birliği Başkanlığı ile Türkiye Ulusal Ajansının ilgili uzmanları, kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Misket elma tadında baklava Amasya’nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı. Tarihi şehirde 2 bin yıldır yetiştirilen ve coğrafi işaret alan misket elma, geleneksel Türk tatlısı olan baklavanın yapımında da kullanılmaya başlandı. Kabukları soyulan elmalar rendelenip pişirilerek püre haline getirildi. Fıstık yerine elma Geleneksel baklavanın yapımı gibi, merdanelerle açılan ince hamurların arasına fıstık veya badem eklemek yerine elmalar ile ceviz dizildi. İsteğe göre usta ellerin hüneriyle burma ya da midye görünümünde şekillenen hamurlar fırında kızartıldı. "Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık" Elma kokusunun buram buram hissedildiği lezzetin Amasya’nın mutfak kültürüne katıldığını belirten Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta şef Gönül Göl, "Bölgemizde 2 bin yıldır yetiştirilen elmayı artık baklavalarda kullanıyoruz. Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık. İncecik açtığımız hamurlar burulmasıyla kıtırlık kazanıyor. Bu işlem ayrı bir ustalık gerektiriyor" dedi. "Elma, kalp sağlığını korur" Elmanın faydalarına değinen Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde görevli Tuğçe Kalkan da, "Elma, kalp sağlığını koruyan, sindirimi düzenleyen lifli yapısı, güçlü antioksidanlar ve c vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendiriyor. Hafızayı güçlendiriyor" diye konuştu.
Mersin Akdeniz’de tehlike saçan metruk yapılar yıkılıyor Mersin’in Akdeniz ilçesinde, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan metruk yapılar, belediye ekipleri tarafından iş makineleriyle yıkılıyor. Akdeniz Belediyesi, çökme riski taşıyan ve uzun süredir kullanılmayan metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, yasal süreçleri tamamlanan Kazanlı ve Hürriyet mahallelerindeki harabe yapıların kontrollü yıkımını gerçekleştirdi. Ekipler, Kazanlı Mahallesi Mersin Caddesi ile Hürriyet Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve yıllardır atıl durumda olan yapıların yıkımı için harekete geçti. Çökme tehlikesi nedeniyle çevre sakinleri için risk oluşturan yapılar, iş makineleri yardımıyla kontrollü şekilde ortadan kaldırıldı. Çevre güvenliği sağlandı Yıkım çalışmaları sırasında Yapı Kontrol Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde; emniyet güçleri ve zabıta ekipleri tarafından çevre güvenliği sağlandı. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan molozlar kamyonlara yüklenerek mahallelerden çıkarıldı. Akdeniz Belediye Encümeni kararıyla gerçekleştirilen yıkımlara tanık olan mahalle sakinleri, uzun süredir tehlike oluşturan yapıların kaldırılmasından memnuniyet duyduklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti. Mücadele sürecek Akdeniz Belediyesi yetkilileri, kent estetiğini bozan, çevresel kirliliğe yol açan ve zaman zaman sosyal sorunlara neden olan metruk yapılarla mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Yetkililer, sahadaki ekiplerin tespitleri ve muhtarların talepleri doğrultusunda belirlenen, yasal işlemleri tamamlanan metruk yapıların, encümen kararının ardından kontrollü şekilde yıkılmayı sürdüreceğini ifade etti.
İstanbul Arnavutköy’de kadın kuaföründe "ödeme yapmadan kaçtı" iddiası İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir kadın kuaföründe işlem yaptıran kişi, yaklaşık 3 saat süren hizmetin ardından ödeme yapmadan iş yerinden ayrıldı. İşletmeci, durumu gece saatlerinde fark etti. Olay, Arnavutköy Bolluca Mahallesi’nde bulunan bir kadın kuaföründe meydana geldi. İddiaya göre, Nezahat Kocayiğit’in işlettiği kuaföre müşteri gibi gelen bir kişi, yaklaşık yarım saat sıra bekledikten sonra işlem yaptırmaya başladı. İşlemler sırasında farklı hizmetler de talep eden kadının, bu şekilde iş yerinde uzun süre vakit geçirdiği ve yaklaşık 3 saat boyunca saç ve makyaj işlemleri yaptırdığı belirtildi. Ardından da ödeme yapamadan kuaförden ayrıldı. Yoğunluk nedeniyle durumun fark edilmediğini belirten işletmeci Nezahat Kocayiğit, "Normal bir çalışma günümüzdü. Kendisi müşteri gibi içeriye girdi, yaklaşık yarım saat sıra bekledi. Daha sonra işlemlerini yapmaya başladık. Farklı işlemler de yaptıracağını söyleyerek burada vakit geçirdi. Yaklaşık 3 saat ilgilendik ve 2 bin TL’nin üzerinde işlem yaptık. O gün çok yoğunduk, ayrıca yakınımızın nişanı vardı, ona hazırlanıyorduk. Olay saat 17.00-18.00 civarında oldu ama biz dolandırıldığımızı gece 02.00’de fark ettik" dedi. Şahsın işlemlerin ardından iş yerinden ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği ifade edilirken, kadının kuaför dükkanına geldiği içeride sıra beklediği ve hızla dükkandan ayrıldığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.