SAĞLIK - 30 Ocak 2023 Pazartesi 10:35

Meyve suyu alırken bu etkenlere dikkat: Birçok hastalığı tetikleyebilir

A
A
A
Meyve suyu alırken bu etkenlere dikkat: Birçok hastalığı tetikleyebilir

Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doç.

Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, aşırı işlenmiş gıdaların tüketilmesiyle birçok hastalıkta yüzde 15 ile 30 arasında artışa neden olduğunu değerlendirerek uyarılarda bulundu.



Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, meyve sularının içindekiler kısmına bakılması gerektiğini belirterek, meyve suyu ifadesi sağlıklı bir içecek imajı verilmekte olduğunu söyledi. Oysa meyve suyu görünümünde olan ve ambalajları birbirine benzeyen dört grup hazır içecek ürün bulunmakta olduğunu aktaran Dr. Savaş, "Halk arasında bu dört grup içecek de meyve suyu olarak değerlendirilebilir. Bu dört grup ürünün içerikleri ve sağlığa muhtemel etkileri birbirinden tamamen farklıdır. Bu farkların çok iyi bilinerek hangi meyve suyunun tüketileceğinin tercih edilmesi gerekir. Ambalaj ve dış görünüş bakımından ilk bakışta birbirine çok benzeyen bu ürünler içerik olarak çok farklıdırlar dedi.



Bu dört grup ürünün içerikleri ve sağlığa muhtemel etkileri birbirinden tamamen farklı olduğunu kaydeden Dr. Savaş, "Bu farkların çok iyi bilinerek hangi meyve suyunun tüketileceğinin tercih edilmesi gerekir. Ambalaj ve dış görünüş bakımından ilk bakışta birbirine çok benzeyen bu ürünler içerik olarak çok farklıdırlar. Yüzde 100 meyve suyu yazan ürünler, sadece meyve suyu içerir. İçinde boya, tatlandırıcı ve benzeri gıda katkı maddeleri bulunmaz. Bazen koruyucu olarak limon tuzu diye bilinen sitrik asit eklenebilir. Bu sebeple, meyve suyu ifadesi öncelikli tercih sebebi olabilir. Meyve nektarı yazan ürünler ise genellikle yüzde 40-50 civarında meyve içerirken, ilave olarak çeşitli tatlandırıcılar eklenir" diye konuştu.



Bazı nektarlara katkı maddesi de eklenebileceğini dile getiren Dr. Savaş, "En doğal yapıda ve en az katkı maddesi içeren meyve nektarları, meyve suyundan sonra ikinci tercih olabilir. Kimyasal ve yapay tatlandırıcılar yerine doğal şeker eklenen meyve nektarları kısmen daha sağlıklı bir tercih olabilir. Meyveli içecekler ise yüzde 10-20 gibi az miktarda meyve içeriğine çeşitli ilave katkı maddeleri ile elde edilir. Katılan gıda katkı maddelerinin sayısı ve miktarı arttıkça, yüzde 100 meyve suyuna göre daha riskli duruma dönüşür. Meyve Aromalı içecekler ise çok az miktarda meyve içeren veya hiç meyve içermeyen, neredeyse tamamen gıda boyaları, çeşitli katkı maddeleri ve aromalarla meyve suyu görüntüsü verilmiş içeceklerdir. Doğal meyve suyuna en uzak ve en yapay karışım içeren ürün grubu meyve aromalı içeceklerdir" şeklinde konuştu.



"Meyveli içeceklerde ve meyve aromalı içeceklerde gördüğünüz renkler meyveden ziyade içindeki boyadan kaynaklanmaktadır" diyen Dr. Savaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu ürünler birçok gıda katkı maddesi içermektedir. Kimyasal ve yapay boyalar ve koruyucular, tatlandırıcılar, alkol içerme ihtimali olan aromalar ile karışık ve riskler barındırabilecek yapay bir içecek ortaya çıkmaktadır. Çoğunun içinde neredeyse hiç meyve yoktur ya da az miktarda meyve vardır. Kimyasal boya, yapay tatlandırıcı, kimyasal koruyucu, kimyasal karışımlı aroma ile meyve suyu görüntüsü, tadı ve kıvamı verilmiştir."



"Şeker hastalığı görülme sıklığının yüzde 15 arttığı gösterilmiştir"


Aşırı (ultra) işlenmiş gıdaların sürekli ve yüksek miktarda tüketilmesi sonucunda, obezite sıklığının arttığı, kalp damar hastalıklarının net olarak daha fazla görüldüğü, metabolizma bozukluklarını içeren hastalıkların yüzde 30 arttığı, sadece yüzde 10 daha fazla aşırı işlenmiş gıda tüketimi ile şeker hastalığı görülme sıklığının yüzde 15 arttığı gösterildiğine değinen Dr. Savaş, sözlerine şöyle devam etti:


"Ayrıca mide, bağırsak hastalıkları, depresyon, kanserler, bağışıklık kaybı ve astım gibi birçok hastalığın artışıyla aşırı işlenmiş gıda tüketilmesi ilişkilendirilmektedir. Bu sebeple en sağlıklı beslenme biçimi en doğal gıdaların tüketilmesidir. Özellikle bebeklerde ve çocuklarda, en az katkı maddesi içeren, en doğal ve en az işlemden geçmiş gıdaları tercih etmeliyiz. Çünkü yüksek miktarda kimyasal katkıya maruz kalmanın kalıcı zararları söz konusu olabilir."



Mutlaka meyve suyu tüketilecekse, sağlık risklerini göz önüne alındığında, öncelikle yüzde 100 meyve suyu, daha sonra meyve nektarı tavsiye edilebileceğini kaydeden Dr. Savaş, "Meyveli içecekler ve meyve aromalı içecekler çok çok az miktarda meyve içerdiklerinden ve birçok kimyasal gıda katkı maddesinin ilave edilme ihtimalinden dolayı insan sağlığı açısından riskli olabilir. Sağlıklı gıda tercihi için asgari bir bilgi gereklidir. Yüzde 100 meyve suyu, su, süt, ayran, bir dilim limon sıkılmış sade maden suyu gibi doğal içecekler çok faydalıdır. Düzenli tüketilebilir." ifadelerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gerçeğini aratmayan sahte ihbar ile Polis Teşkilatı’nın 181. Yıl dönümü kutlandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında mahalle sakinleri, polis ekiplerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı. Gerçeğini aratmayan "kavga ihbarı" ile olay yerine çağrılan ekipler, karşılarında konfeti, meşale ve pastalı kutlama bulunca şaşkınlık yaşadı. Sürpriz anlar böyle görüntülendi. İnegöl Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu ile İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları öncülüğünde hazırlanan sürprizde, mahalle sakinleri önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kavga ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olay yerine yaklaştığında, mahalle sakinleri rol gereği birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırıyormuş gibi yaptı. Kavgayı ayırmak için müdahale eden polis ekipleri, bir anda konfeti ve meşalelerle karşılandı. Ardından getirilen pasta ile polislerin 181. kuruluş yıl dönümü kutlandı. Pastayı üfleyen ekipler, duygu dolu anlar yaşarken mahalle sakinlerine teşekkür etti. Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu yaptığı açıklamada, "Bugün polis teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü. Biz de amirlerimize küçük bir şaka yapalım dedik. Ne mutlu bizlere ki böyle güzel polislere sahibiz. İnşallah her zaman şaka niyetli polislerimizi çağırırız. Hepsinden Allah razı olsun." dedi. İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları ise, "Polis teşkilatımızın yıldönümünü kutluyorum. Her şartta güvenliğimizi sağlıyorlar. Ahıska Derneği olarak tüm polislerimize teşekkür ediyoruz. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." ifadelerini kullandı. Polis memuru da mahalle sakinlerinin hazırladığı sürpriz için teşekkür ederek, "Mahallemizin yapmış olduğu 10 Nisan kutlaması ile ilgili sayın muhtarımıza ve mahalle halkına teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Her zaman bu şekilde güzel kutlamalarla karşılaşmak ümidiyle" dedi. Hazırlanan sürpriz kutlama, hem polis ekiplerinin hem de mahalle sakinlerinin yüzünü güldürdü.
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.