EKONOMİ - 16 Mart 2023 Perşembe 11:10

Tarım uzmanı uyardı: "Fazla sulama insan ve hayvan sağlığına zarar verebilir"

A
A
A
Tarım uzmanı uyardı: "Fazla sulama insan ve hayvan sağlığına zarar verebilir"

Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof.

Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan, tarımda yapılan sulamalara dikkat çekerek, aşırı tarımsal sulamanın insan ve hayvan sağlığına zarar verebileceğini söyledi.


Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan; tarımda damla ve yağmurlama sulama sistemlerinin kullanılması gerektiğine dikkat çekerek, fazla su verilmesi durumunda toprakta yıkanmalar meydana geleceğini ve bu durumun insan ve hayvan sağlığına zararlı bir durum olduğunu belirterek, “Fazla su verilmesi durumunda toprakta yıkanmalar meydana gelecektir ve bu durum insan ve hayvan sağlığına zararlı bir durumdur. Aşırı yağışlardan dolayı oluşan sel felaketlerinin bitkisel ve hayvansal üretim açısında oldukça olumsuz yan etkileri var. Mevcut ekili alanları zarar görmesi, verimin düşmesine sebebiyet verdiği gibi birçok hayvanın telef olması söz konusu olabilir” dedi.



“7 milyon hektar alanda sulama yapma imkanımız var”


Türkiye’de tüketilen su miktarının dörtte üçünün tarımda sulama amaçlı kullanıldığını aktaran Prof. Doğan, “Ülkemiz yaklaşık olarak 24 milyon hektar ekim alanına sahiptir. Bunun sadece 7 milyon hektarında sulama yapma imkanımız vardır. Türkiye’de tüketilen yıllık su miktarına baktığımız zaman yaklaşık olarak 57 milyar metre küp olarak bir su kullanımı söz konusudur. Bunun yaklaşık olarak 43 milyar metre küpünü tarım arazilerinde sulamada kullanıyoruz. Mevcut orana baktığımız zaman bu oran yüzde 77’sine denk gelmektedir. Geriye kalan 14 milyar metre küp su ise sanayi ve içme suyu olarak kullanılmak olup buda tüketilen suyun yüzde 23 oranına denk gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde bu oran biraz daha farklıdır. Gelişmiş ülkelerde farklılık göstermekle birlikte yüzde 30 ile yüzde 50 arasında değişiklik gösterebilir. Bu durum şunu göstermektedir ki ülkemizde kullanılan mevcut suların dörtte üçünü sulama da kullanıyoruz. Burada tarımda sulamanın suyun önemi ön plana çıkmaktadır” diye konuştu.



“Yüzeylerde tuzlaşma ve çoraklaşma meydana gelir”


Karık ve sarmal sulama yapıldığı zaman su kaybının çok fazla olduğunu kaydeden Prof. Doğan, şöyle konuştu:


“Karık ve salma sulama yapıldığı zaman su kaybı çok fazla olmaktadır. Bu durumlarda ekonomik anlamda su tüketimi söz konusu değildir. Bunlara alternatif olarak bizim sulama tesisleri inşa edilirken modern ve tasarrufu en yüksek yağmurlama ve damlama sistemleri tercih edilmelidir. Türkiye geneli ve bölgemizde yağmurlama ve damla sulama sistemlerini kullanmamız gerekiyor. Sulama da kapalı sistem basınçlı borulu sulamaya geçilmesi ile iletim kayıpları minimum seviyeye indirilmekte ve tarla içi sulama sitemleri ile önemli ölçüde su tasarrufu sağlanacaktır. Böylelikle, yağmurlama sulamalarda yüzde 35 damla sulamalarda ise yüzde 35 oranında su tasarrufu sağlanabilmektedir."


"Bitkilerin gelişimi için su önemlidir, köklerinin su alması gerekiyor" diyen Doğan, "Sulu tarımda esas amaç toprakta yeterince rutubet bulundurarak bitkinin su ve besin maddelerini alımını sağlamaktır. Sulama yapılırken 10-15 santim toprak katmanında buharlaşma yolu ile atmosfere karışır ve bitki kökleri istediği suyu alamaz. Bitkilerin asıl kök bölgeleri 15-45 santim arasındadır. Bu bölgedeki nemin önemli bir kısmı kökler aracılığı ile alınır ve yapraklardan olan terleme ile atmosfere verilir. Bu şekilde sulama yapılırsa bitkiler daha çok su alacaktır. Aşırı derece verilecek olan su toprakta, taban su seviyesine ulaşır ve toprakta mevcut olan tuzlanmayı arttırır. Artan tuzlanma oranı toprak yüzeyine çıkmaya başlar böylelikle bu yüzeylerde tuzlaşma ve çoraklaşma meydana gelir. Daha sonraki dönemde ise erozyona maruz kalmaktadır” şeklinde konuştu.



“Bu durum insan ve hayvan sağlığına üzerinde olumsuz etki yapmaktadır”


Aşırı sulama sonucunda oluşan diğer etken ise, bitkinin kök bölgesinde biriken suyun fazlalığı nedeniyle oksijen miktarının azalması ve bitki besin elementinin alınamaması sonucu olarak bitki gelişimin olumsuz etkilenmesine bağlı olarak verim düşüklüğüne neden olmakta olduğunu dile getiren Doğan, "Sulama aralıkları da bitkiler için önem arz etmektedir. İlk etapta bitki türüne göre sulamam yapmamız gerekiyor. Örnek verecek olursak bir mısırı ile yer fıstığının su ihtiyaçları farklıdır. İkinci etapta ise gelişme dönemlerinde su vermemiz gerekiyor, bazı kritik periyotlar var bitki gelişiminde. Bu dönemlerde suyun fazla verilmesi gerekmektedir ki bitkiden istediğimiz düzeyde verim alalım" ifadelerinde bulundu.


Bölgenin de iklim ve toprak özelliği sulamada önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:


"Fazla su verilmesi durumunda bitkiye verilen gübre ve pestisitlerin topraktan yıkanmalar meydana gelecektir ve bu durum insan ve hayvan sağlığına üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Aşırı yağışlardan dolayı oluşan sel felaketlerinin bitkisel ve hayvansal üretim açısında oldukça olumsuz etkileri var. Mevcut ekili alanları zarar görmesi, verimin düşmesine sebebiyet verdiği gibi birçok hayvanın telef olması söz konusu olabilir. Tarım arazilerinin tarım dışında kullanılmaması gerekiyor."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Kul Dilemma’ filminin galası ilgiyle karşılandı Beyoğlu’ndaki Tarihi Atlas Sineması’nda ‘Kul Dilemma’ filminin galası yapıldı. 10 Nisan’da vizyona girecek filmin galasını oyuncular ve davetliler birlikte izledi, film ilgiyle karşılandı. Beyoğlu’nda bulunan Tarihi Atlas Sineması içerisinde 10 Nisan’da izleyiciyle buluşacak olan ve izleyenlere farklı türden gerilim yaşatmayı hedefleyen "Kul Dilemma" filminin galası gerçekleşti. Galaya filmin Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, Yapımcı Tufan Şengül, filmin oyuncularından Mustafa Konak, Yiğit Çelebi, Gürkan Öz, Özlem Çınar, Sadi Celil Cengiz, Tayfun Sav ve çok sayıda davetli katıldı. 3 gün sonra vizyonda olacak film, gösterimde katılımcılardan büyük beğeni aldı. "Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum" Mehmet Fetihler Sultanı dizisiyle ekranlarda bilinen genç ve yetenekli oyuncu Mustafa Konak, filmdeki oynadığı karaktere ve film sürecine değindi. Konak, "Karakter güzel bir karakterdi yani hiç konuşmamasına rağmen o sahnedeki derinlikleriyle beni etkileyen bir karakter oldu. Bu role uygun görüldüm, bu sayede şu an buradayım. Böyle bir filmde yer almak benim için çok kıymetli bir deneyim. Yani Kemal karakterinden bahsedecek olursam konuşmayan, filmde de hiç konuşmuyor zaten, daha böyle kendi kafasında hayat yaşayan bir karakter. Ekipteki herkes çok güzeldi. Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekibe, yönetmenimize, yapımcımıza herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Mehmet Fetihler Sultanı dizisi hakkında kendisine yöneltilen soruya ise Konak, "Orası hakkında konuşmasak daha iyi olur çünkü şu an Kul filmine geldik madem, burayla konuşalım o zaman hiç oraya girmeyelim" yanıtını verdi. Sanatçı Tayfun Sav ise oynadığı karaktere ve filmin diğer projelerden farklı olduğuna değinerek, "Bu rol gerçekten benim arzu ettiğim bir karakterdi ve kasta uygun bir rol. Okuma provasında baktığımız zaman gerçekten insanlar kendi karakterlerin içindeki rollere cuk oturuyordu. Küçük oyuncumuz da çok şekerdi, çok sevimliydi. Bir de sürpriz oyuncularımız var. Hayatın parçasında olan renklerden bir tanesi. Rolüm biraz müzik gibiydi. O müziğin içinde şartlar ve koşullar insanı olduğu için performansımız daha da güzel oldu. Takdir seyircinin. Korku ve gerilim filmi Türkiye’de korku üzerine kuruluyor. Bu bir tık üstü, gerilimin daha farklı bir versiyonu. Seyirci gerilime yönelirse aralanan hikayeler çok daha farklı oluyor. Gizemli, ihtiyacı olan bir film bu ve benim düşünceme göre biz bir ilki başlattık. Devamı da gelir başka yapımcılar tarafından" dedi. "Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz" Farklı türden işler ortaya koymak istediğini dile getiren filmin yapımcısı Tufan Şengül, "Bu bizim ilk projemiz, heyecan doluyuz. Amacımız sektörde yetenekli işler yapmak. Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz ve kendimizi sektöre farklılıklar getireceğiz. Birincil amacımız bu" dedi. "Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" Genç oyuncu Mustafa Konak’ın içerisinde bulunduğu projeyi desteklemek amacıyla galada bulunduğunu söyleyen oyuncu Mustafa Kaya ise, "Vallahi biz şu an Şehzade Mustafa’nın yeni çektiği projeye destek amaçlı buradayız. İzlemedik, inşallah güzel bir iş çıkmıştır. Yani herkese emeğine sağlık. Gerçekten inanıyorum, güzel bir proje olmuştur. Mustafa bizim canımız. İnşallah iyi bir izlenim bırakır. Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" şeklinde konuştu. "Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır" Mustafa Konak’a desteğini belirten oyuncu Ümit Çırak ise, "Ben bugüne kadar Mustafa’nın bir sürü projesinde kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu projede birlikte çalışmadık ama bundan önceki bir sürü projesinde birlikte çalıştık. Kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu yıllardır devam eden birliktelik, epey bir yıldır birlikte devam ediyoruz. Biliyorum ki Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Umarım bütün seyirciler de onun yeteneğini ve oyunculuğunu beğenirler. İyi seyirler diliyorum" dedi. "Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum" Son olarak konuşan filmin yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, "Bu projenin en önemli özelliği Türkiye’de gerilim yapmaya çalışmak. Tam korku değil, dramatik anlatı yapısını kullanıyorum ama birilerini korkutmaya da çalışmıyorum. Arada böyle gerginlik oluşturarak Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Bence en büyük farkı bu. Mustafa çok yakışıklı bir çocuk. Yüzü çok güzel. İki tane farklı ifadeyi kullanabilir. Hem güzel yüzlülüğü yakışıklı, kastına uygun hem de isterseniz onun gözlerini büyük gösterip daha iyi bir oyunculukla korku ve gerilim filmlerinde oynatabilirsiniz. Dramatik anlatıyı istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz bir yüze sahip. Ayrıca iyi bir oyuncu. Bizim filmimizde oynadığı için çok teşekkür ederim, çok mutluyum. Bence güzel iş yaptık" dedi.
Konya Selçuklu’da Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, sağlık alanındaki yatırımlarına yenilerini ekleyerek 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış gerçekleştirdi. İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nin açılışı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi sağlık alanındaki yatırımlarını sürdürerek ilçenin sağlık altyapısını güçlendiriyor. Bu alanda önemli projelere imza atan Selçuklu Belediyesi, son olarak Türkiye’ye örnek olan İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’ni ilçeye kazandırdı. Bu kapsamda Konya’ya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İlk Adım Ebe Gebe Okulu Aile Buluşması’na katılarak Selçuklu Belediyesi’nin hayata geçirdiği iki önemli sağlık tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Başkan Pekyatırmacı: "Güçlü aile yapısı bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen İlk Adım Ebe Gebe Okulu projesinin ilk uygulamasını 2019 yılında hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bugüne kadar binlerce anne adayımız okulumuzdan hizmet aldı ve eğitmenlerimizin destekleri ile hamilelik süreçlerini de doğum süreçlerini de en sağlıklı şekilde tamamladı. Sağlıklı gebelik, sağlıklı doğum ve sağlıklı çocukla birlikte, güçlü aile yapısı da bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak. İl Sağlık Müdürlüğümüz ile birlikte Işıklar Mahallesi’nde bulunan Mahperi Hatun Sosyal Tesisimizi yeniden düzenledik ve zemin katını Sağlıklı Hayat Merkezi, 1. katını da Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulu olarak tefriş ettik. Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulumuzun Konya’mızda bu önemli sürecin yaygınlaştırılması noktasında çok büyük katkıları olacak. Şehrimize, ilçemize ve ailelerimize hayırlı olsun" dedi. "Hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde kıymetli yatırımları hizmete sunuyor olmanın ayrı bir anlam ve değer ifade ettiğini kaydeden Başkan Pekyatırmacı, "Selçuklu Belediyesi olarak, tüm hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine en hızlı, en güvenli ve en nitelikli şekilde ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda ilçemizde son 7 yılda 10 adet Aile Sağlığı Merkezi, 4 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ve 1 adet GETAT merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Ayrıca yapımı devam eden ve proje aşamasında olan 6 adet Aile Sağlığı Merkezi ile 1 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu bulunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kıymetli yatırım da işte bu anlayışın somut bir tezahürü. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi olarak iki ayrı bölümden oluşan bu sağlık tesisi, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu sağlık tesisiyle birlikte; hayatın her evresine dokunan kapsamlı bir sağlık vizyonunu hep birlikte ortaya koymuş oluyoruz. Bu vesileyle, Konya’mıza yapılan sağlık yatırımlarındaki katkıları dolayısıyla Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na; bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde iş birliği içerisinde çalıştığımız İl Sağlık Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza, mühendislerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. Bakan Memişoğlu: "Konya’mızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda" İlk Adım Ebe Gebe Okulu Projesi’nin, gebe eğitimlerinin sahadaki olumlu örneklerinden biri olduğunu belirten Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da, "Bugün Konya’mızda yürüttüğümüz eğitim süreçlerine dahil olan anne adaylarımızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda. Bu oran, tüm Türkiye’ye örnek olması gereken bir tablodur. Bu güzel projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan, emek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir" Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, sağlık sisteminin temel taşı olan koruyucu hekimlik ve birinci basamak sağlık hizmetlerini ülke genelinde daha da yaygınlaştırdıklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, "Eser siyasetimizin birer nişanesi olarak her geçen gün yeni merkezleri, yeni tesisleri milletimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Bugün Konya’mızda açılışını gerçekleştirdiğimiz Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz de işte bu şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir. Bu kıymetli eseri inşa ederek belediyecilik anlayışımızı Konya’da en güzel şekilde sergileyen Selçuklu Belediyemize yürekten teşekkür ediyorum. Sağlık tesislerimizin ülkemize, milletimize ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Dua edilmesi ve kurdele kesiminin ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet her iki merkezde incelemelerde bulundu.