KÜLTÜR SANAT - 23 Şubat 2026 Pazartesi 12:39

3 buçuk yaşında piyano çalmaya başladı, 8 yaşında satrançta 3 şampiyonluk yaşadı

A
A
A
3 buçuk yaşında piyano çalmaya başladı, 8 yaşında satrançta 3 şampiyonluk yaşadı

Mardin’in Merkez Artuklu ilçesinde yaşayan 8 yaşındaki Muhammet Emir Çelik, küçük yaşına rağmen hem piyano hem de satrançta gösterdiği başarılarla dikkat çekiyor.


4 yaşında başladığı piyano eğitiminde kısa sürede büyük ilerleme kaydeden Emir, 3 yıl üst üste satranç turnuvalarında birincilik elde etti. İkinci sınıf öğrencisi olan Emir, yaklaşık 4,5 yıldır piyano çaldığını belirterek, ilk zamanlarda zorlandığını ancak zamanla enstrümana alıştığını ve sevgisinin her geçen gün arttığını söyledi. Üzgün olduğunda piyanonun başına geçtiğini ifade eden Emir, "Çalmaya başlayınca bir anda mutlu oluyorum. Piyano beni çok mutlu ediyor. Fazıl Say ile Gülsin Onay’ı örnek alıyorum" dedi.



"Emir kendini mücevher gibi hissettirdi"


Müzik öğretmeni Oya Oğuzhan ise Emir’in yeteneğini ilk dersten itibaren fark ettiklerini belirtti. Oğuzhan, "Bazı çocuklar vardır ki inci gibi bir anda çıkar ve onun gerçekten altının dolu olduğunu anlarsınız. Emir de bana mücevher gibi hissettirdi kendini. Yeteneğini fark ettiğimde çok heyecanlanmıştım ve hemen ailesiyle paylaştım bu durumu. Daha sonra hemen başlattık ve o süreçten beri devam ettiriyoruz. Çok da güzel ilerliyoruz. Yaşına göre muhteşem buluyorum. Bu çok özel bir yetenek. İlk piyanonun başına oturduğundan beri keşfettiğimiz bir şeydi bu. Aynı şekilde devam ettik ve çok güzel bir şekilde ilerliyoruz. Teknik açıdan neredeyse yetişkin seviyesinde. Deşifre yapıp kendi kendine çözüm yapabiliyor. Bütün notaları ve süre değerlerini biliyor. Eserleri analiz edip solfej yaparak kendisi çalabilecek durumda" diye konuştu.


Emir’in başarısında aile desteğinin büyük rol oynadığını vurgulayan Oğuzhan, "Ailesinin desteği çok önemli. Zaten bana ve Emir’e yolu açan onlar oldu. Ailesine özellikle teşekkür ediyorum. Bu süreçte çok büyük katkıda bulundular, yoluna eşlik ettiler. Bizim her dönem sonu konserlerimiz oluyor, yarışma programlarını da takip ediyoruz. İnşallah ileride Emir’i çok iyi yerlerde göreceğiz" şeklinde konuştu.


Anne Sibel Çelik de oğlunun piyanoya tesadüfi bir şekilde başladığını anlatarak, bir arkadaş ziyaretinde org çalarken ilgisini fark ettiklerini söyledi. O dönemde 4 yaşında olan Emir’in isteği üzerine eğitime başladıklarını belirten Çelik, haftada bir gün ders aldıklarını ve evde düzenli tekrar yaptıklarını kaydetti.



"Tarifi olmayan bir duygu"


Emir’in okul sorumluluklarını aksatmadan her gün piyano çalıştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu:


"Haftada bir gün piyano dersine gidiyoruz. Özellikle ders günlerinde, derste öğrendiği parça ya da egzersizleri mutlaka evde tekrar ettiriyorum. Genel olarak ise Emir, okul sorumluluklarını ve ödevlerini yerine getirdikten sonra piyanosunun başına geçip dosyasını açıyor ve şimdiye kadar öğrendiği tüm parçaları ve egzersizleri baştan sona en az bir kez tekrar ediyor. Sorumluluk bilinci yüksek bir öğrenci olduğu için bana çok fazla iş düşmüyor, kendisi güzel bir rutin oluşturdu. Bir ailenin çocuğuna verebileceği en büyük destek, ona kendini ifade etme fırsatı vermektir. İlgi ve yeteneklerini keşfedebileceği alanlar oluşturmaktır. Bu konuda hem maddi hem manevi destek olmaya çalışıyoruz. İki defa sahneye çıktı. Bu hissi anlatmak gerçekten çok zor, tarifi olmayan bir duygu. Çocuğunuzu sahnede, kendine güvenerek ve severek yaptığı bir işte mutlu görmek gururdan çok daha fazlasını hissettiriyor. O mutluluğu iliklerinize kadar yaşıyorsunuz.’’


Piyanonun yanı sıra satrançta da başarılı olduğunu aktaran anne Sibel Çelik, "Satranca da piyanoya başladıktan sonra yöneldi. Satrancın çocukların zeka gelişimi açısından çok faydalı olduğunu düşündüğüm için başlattık. Gerçekten derslerine bile yansıdığını fark ediyorsunuz. Bu alanda da Emir hem ilgisini hem yeteneğini konuşturdu ve başarısını turnuvalarda gösterdi. Mardin genelinde Türkiye Satranç Federasyonu Mardin Temsilciliği tarafından düzenlenen turnuvalarda üç yıl üst üste kendi yaş kategorisinde birincilik kazandı" ifadelerini kullandı.



3 buçuk yaşında piyano çalmaya başladı, 8 yaşında satrançta 3 şampiyonluk yaşadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’den Gesi ve Erkilet hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy tarafından hazırlanan Kayseri’nin Gesi ve Erkilet bölgelerinin ilçe statüsüne kavuşturulmasını öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Teklifte, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk gerekçe gösterilerek, söz konusu bölgelerin müstakil birer ilçe haline getirilmesinin hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Kayseri’nin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekilen teklifte, özellikle Kültepe gibi merkezlerin şehrin köklü geçmişini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu tarihsel birikimin günümüzde artan nüfus ve ekonomik gelişimle birlikte yeni bir idari düzenlemeyi gerekli kıldığı belirtilirken, Gesi ve Erkilet bölgelerinin sahip olduğu potansiyelin altı çizildi. Teklifte Erkilet’in, Hıdırellez Tepesi, Hızır İlyas Köşkü ve Yamula Barajı gibi önemli noktalarıyla dikkat çektiği, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile eğitim alanında da gelişim gösterdiği ifade edildi. Gesi’nin ise tarihi dokusu, doğal yapısı ve kültürel değerleriyle öne çıkan bir yerleşim alanı olduğu kaydedildi. Kanun teklifinde, yeni ilçelerin kurulmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha planlı yürütülmesi, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin, Kayseri’nin genel kalkınmasına katkı sunacağı ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yardımcı olacağı ifade edildi.
Kayseri Bu proje ile suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılacak Kayseri’de, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer alacağı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Suç bataklığını kurutmadan rahat yok" dedi. Kayseri Valiliği himayelerinde, Kocasinan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer aldığı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Çiçek, "Biz Kayseri’de suç oranlarının azaltılması, evlatlarımızın tehlikelere karşı terk edilmemesi için mücadele ettiğimizi defalarca haykırdık. Hepinizin bildiği gibi Kayseri’de çocuklarımız için bir proje ortaya koyduk. Bugün 66 ERVA Spor Okulu’na ulaştık. 16 bin öğrenciye ulaştık. Bu 16 bin öğrenci aktif lisanslıdır. Bu Türkiye’nin en büyük sportif projelerinden biridir. Göktim Akademi 13 atölyeye ulaştı. Göktim Akademi ile mühendislik alanına meraklı çocuklarımızı teknolojiyle buluşturmak için imkânlar oluşturuyoruz. Bunların yanında hiçbir evladımızı ayırmadan, suça karışmış olan çocuklarımızı; bir şekilde dezavantajlı ortamlarda büyümüş ve yaşanan süreçler nedeniyle suçla aşırı şekilde iç içe olmuş çocuklarımızı ne yapacağız? Bununla ilgili Kocasinan Kaymakamlığımızla bir proje gerçekleştirdik. İl Aile ve Sosyal Hizmetler bu konuda çok büyük bir gayret gösteriyor. Aile Müdürlüğümüzün de tecrübelerine dayanarak Kocasinan Kaymakamlığımızla "Sensiz Olmaz" projesini ortaya koyduk. Bakın, 15 yaşında 23 suç kaydı olan; henüz 17 yaşında olup 32 suç kaydı bulunan çocuklarımız var. Kendi hayatlarını yok ettikleri gibi yarın gelip bizim ve sizin evlatlarımızla şehirde bambaşka meselelerle karşımıza çıkmaları da muhakkaktır. Bu çocuklarımızın bir şekilde o ortamdan kurtarılması gerekiyor. En azından İbrahim A.S.’ın ateşine su taşıyan karınca gibi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Biz ilk başladığımızda sadece suça karışan çocukları o ortamdan çekip çıkarmak için yola çıktık. Ancak bir eve gittiğimizde, evdeki üç çocuğun da suça karıştığını ve annenin hapiste olduğunu gördük. "Sensiz Olmaz" projesi, bütün bu projelerle birlikte, en son noktada çocuklarımızdan bir tekini bile o ortamdan kurtarabilirsek bunu başarı sayacağımız bir meseledir" dedi. "Bataklığı kurutmadan rahat yok" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, suçun önüne geçmek için sineklerle tek tek uğraşmak yerine bataklığın kurutulması gerektiğini söyleyerek, "Bugün bir bakanlık gelip de valimize ‘Sen neden ERVA’yı kurmadın?’ diye bir soru sormaz. İstese olmazdı fakat bizde ERVA var. Çeşitli illere gidiyoruz, konuşmalar yapıyoruz, insanları dinliyoruz. Burada biz, Kayseri olarak ne kadar övünsek azdır. Bu durumda Valimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız gerçekten bir uyum ve dayanışma içinde. Kimseyle yarış içerisinde değiliz; şehrimizi layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen samimiyeti gösteriyoruz. Kayseri dışında olan bazı gelişmeler var. Her yıl özetlemek gerekirse, 2000 yılı ile bugün arasında ne fark var? İletişim ve ulaşım farkı var. İstanbul’dan Ankara’ya telefon edeceğiz diye bir günümüzü harcıyorduk. Kayseri’den İstanbul’a gitmek en iyi şartlarda 12 saat sürüyordu. İletişim hızlandı, ulaşım hızlandı. Sosyal medya öyle bir ortam ki iyisi de var, kötüsü de var. Sosyal medyayı kullanarak dil, matematik, tarih öğrenebilirsiniz. Fakat diğer taraftan kumar dâhil her işe girebilirsiniz. Bunların hepsinin yönetimi için çalışmamız lazım. Bizim sineklerle tek tek değil, bataklıkla uğraşmamız lazım. Bataklığı kurutmadan rahat yok. 4-12 yaş arasındaki eğitim çok önemli. Buna ‘Bed-i Besmele’ diyorlar. Bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gün olduğunda okula başlıyor. Bu çocuk geldiğinde değerler sistemi ve her şey inançla başlıyor. İnançlar topluluğu, dinî ve millî inançlar toplumun, bizim de değerler sistemimizi meydana getiriyor. Değerler sistemi de sizin tutumunuzu meydana getiriyor. Tutum, sizin davranışlarınızı belirliyor. İşin başlangıcından itibaren çocuklarımıza millî ve manevi değerlerimizi ortaya koymakta fayda var. Biz dünkü devlet değiliz. Bizim 2 bin 500 yıllık büyük Türk hakanlığı geçmişimiz var. Bu değerler sisteminden varacağımız yer, pratik sonuç olarak otokontroldür. Herkesin başına polis, herkesin başına savcı koyamayız. Onun için başlangıçta çocuğa değerler sistemini yükleyeceksiniz. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün duvarında yazılı olduğu gibi: ‘Herkesin vicdanı kendi polisidir. Polis, vicdanı olmayanların peşindedir.’ Anneye babaya gerek kalmadan çocuk kendi kararını verebilmeli: ‘Benim bu saatte eve gitmem gerekir, ben sigara içmem, kopya çekmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam’ gibi çocuğun kendi kendini kontrol edebilmesi için bizim 4-12 yaşta mutlaka eğitimi kullanmamız lazım. Bizim 5-10 yıllık geleceğimizin temelinde bu var" ifadelerini kullandı.