ASAYİŞ - 14 Mart 2025 Cuma 13:13

Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırının ilk duruşması görüldü

A
A
A
Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırının ilk duruşması görüldü

Mardin’de 4 ay önce meydana gelen silahlı ve sopalı saldırı sonucunda 1 kişinin yaralanarak sakat kaldığı olayla ilgili olarak, 2’si tutuklu olan sanıkların yargılanmasına başlandı.


Duruşma, Kızıltepe 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar S.S. ve S.S. ile yaralanan Devran Pulat, tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Olay günü eşine saldıranları durdurmak için silah çeken Ebru Pulat tanık olarak verdiği ifadesinde şunları söyledi:


"Ben tanıklık yapacağım konuyu anladım, ben bu konu hakkında daha önceden beyanda bulunmuştum, önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay günü araçta kızımla birlikte eşim Devran’ı bekliyorduk. Devran aracın yanına gelince 4-5 kişi ellerinde bulunan sopalarla eşimi darp etmeye başladılar. Bunun görünce arabada bulunan silahı alıp araçtan indim. Amacım eşimi korumaktı. Herhangi bir şekilde silahı da ateşlemedim. Ben bu şahısları simaen tanımıyorum. SEGBİS sisteminde görülen şahıslar da olay yerindeydi ve eşimi darp ettiler. Bu şahıslara benzeyen başkaca şahıslar da vardı. Eşim yerde bulunduğu sırada bir araç geldi, araçtan ateş edilmeye başlandı. Bu sırada çok sayıda silah sesi duydum. Bu esnada ara sokakta bekleyen iki kişi daha vardı ancak ateş edip etmediklerini görmedim. Çok fazla silah sesi vardı. Daha sonra kızımla birlikte orada bulunan bir iş yerine sığındık. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir.’’


"Olayın şokuyla yanlış yazılmış olabilir ancak silah olay yerinde yerde değil araçtaydı, ben de araçtan aldım" diyen Ebru Pulat, "Eşimi darp eden şahıslar kafasına ve sırtına vuruyorlardı. Eşim bu esnada cenin pozisyonuna geçmişti. Olay esnasında ben silahı elime alınca eşimi kurtarmak amacıyla bırakın eşimi yoksa ateş ederim diye bağırdım. Darp eden grup önce dağıldı fakat benim ateş etmediğimi görünce tekrar eşime saldırmaya devam ettiler. Daha sonra eşimin arkadaşı olan Hamdullah silahı eline aldı. O da silahı bırakıp kaçtı. Hamdullah ateş etmedi. Silah sesi araç geldikten sonra duyuldu. Ben bu esnada çocuğu alıp kaçmaya çalışıyordum" dedi.


Saldırıya uğrayan Devran Pulat ise "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ettiğini vurgulayarak, Olaydan önce Serhat ve Seyfettin, Sercan ve yanlarında tanımadığım iki kişi evimize saldırdı. Olay günü Serhat’ı evimin yakınında gördüm. Şüphelendim. İkametimden arabamla ayrıldım. Takip edildiğimi fark ettim. Abimi aradım ve beni takip ettiklerini söyledim. Daha sonra işlerim sebebiyle Kızıltepe Belediyesi’ne gittim. Aracıma döndüğümde tanımadığım bir şahıs bana elini uzattı, bu esnada aniden 4-5 kişinin saldırısına uğradım. Serhat ve Seyfettin de beni darp etti. Eşim ve kızım da araçtaydı. Araçtan indiler. Eşim arabada bulunan silahı çıkarttı. Şahıslar silahı görünce kaçışmaya başladılar. Daha sonra araç geldi. Aracı Sercan kullanıyordu. Araçtan bana ateş etti. Bu esnada yerdeki silahı gördüm. Elime aldım. Yine Şeyhmus da elindeki silahla dükkanların bulunduğu bölgeden bana ateş etti. Araçta değildi. Ben olay esnasında abluka içerisine alınmıştım. Elimden ve vücudumun çeşitli bölgelerinden kurşun yediğim için silahı kullanabilecek durumda değildim. Ateş etmedim. Orada bulunan şahıslarla birlikte arabaların etrafında 2-3 tur attık. Bu şahısların kim olduğunu bilmiyorum. Ben sadece Şeyhmus’u biliyordum, onun elinde de silah vardı. Diğer şahıslar seni hastaneye götürelim dediler. Ancak ben bu şahısları tanımadığım için gitmek istemedim. Aracıma binerek olay yerinden ayrıldım ve karakola gittim. Üzerime suç isnadını suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ederim, olay nedeniyle karşı taraftan sanıktan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum dedi. Ben Şeyhmus Aydoğan’ı olay esnasında tanımıyordum. Elinde silah olduğu için beni darp eden ve beni silahla yaralayan şahıslardan olduğunu düşündüm. Şeyhmus da bana gel seni hastaneye götürelim demişti, silahı da gördüğüm için kabul etmedim dedi’’ diye konuştu.


Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık S.S., olayla ilgili daha önce ifade verdiğini belirterek, "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ederim. Olay günü muhasebe işlerim sebebiyle olayın olduğu yere yakın bulunmaktaydım. Bir arbede olduğunu gördüm. Silah sesi duydum. Baktığımda köylüm olan Devran Pulat’ın orada olduğunu gördüm. Ne olduğunu anlamak amacıyla yanına gittim. Devran Pulat’ı sakinleştirmeye çalıştım ancak o bana elindeki silahı doğrulttu. Kesinlikle Devran Pulat’a yönelik yaralama suçunu işlemedim. Kimseyle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmedim. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat isimli şahıstan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum, görüntü inceleme tutanağını kabul etmiyorum, kesinlikle müştekiye yönelik bir darp eyleminde bulunmadım. Bu husus görüntüler incelendiğinde de anlaşılacaktır’’ ifadelerini kullandı


Diğer tutuklu sanık S.S. ise "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay günü otogara gidip zeytin bırakacaktım. Çevrede bulunan iş yerlerine zeytin olup olmadığını sorarak gidiyordum. Olay günü kardeşim Seyfettin’in de mali müşavirlikte işi olduğunu biliyordum. Yürüdüğüm esnada kalabalığı gördüm. Silah sesi duydum. Ben gittiğimde kavga sona ermişti, bu nedenle kimler vardı bilmiyorum. Ben yanlarına gittiğimde Devran Pulat bana elindeki silahı doğrulttu. Benim elimde sopa, silah herhangi bir eşya yoktu. Olay günü de üzerimde gri renkte trenç kot ve kot pantolon vardı. Pantolonun rengini tam olarak hatırlamıyorum. Benim müştekiye yönelik herhangi bir eylemim olmadı. Kavganın neden kaynaklandığını ve yaralamanın kim tarafından gerçekleştirildiğini bilmiyorum. Ben olay günü tesadüfen oradan geçtim. Devran Pulat ile, ne benim, ne de ailemin arasında herhangi bir husumet yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat’tan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde savunma yaptı.


Mahkeme sonrası açıklama yapan avukat Mustafa Göğüş, "Yaralama adı altında açılmış bir iddianamenin davası için geldik. Soruşturma aşamasında savcılık, müştekinin biri kafa bölgesinden, toplam on mermi giriş/çıkış deliği bulunan yaralanmasını, adam öldürmeye teşebbüs değil yaralama olarak takdir ettiğini söyledi ve nitelikli yaralamadan dava açtı. Ancak bugün Asliye Ceza Mahkemesi duruşmasında öldürücü bölgeleri hedef aldığı gözetilerek sanıkların adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ihtimali düşünülerek ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildi. Adam öldürme ile adam yaralama arasındaki ayrım şöyle belirleniyor. Yargıtay kararlarına göre, bir saldırgan öldürücü bölgeleri hedef almışsa ki bunlar baş ve vücut bölgesi gibi bölgelerdir. Burada adam öldürme suçu var sayılıyor. Bizim dosyamızda da mağdur çok fazla fişek isabeti almış. Bunlardan biri omuz bölgesi, diğeri ise elmacık kemiğinden girip çene kemiğinden çıkmış. Burada adam öldürme suçunun varlığı konusu tartışmasızdı. Geç de olsa adalet yerini buldu. Şahıslar hala tutuklu. Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" şeklinde konuştu


Avukat Sibel Çelik ise ’’Bugün Mardin Kızıltepe’de Asliye Cezada bir duruşmaya katıldık. Basına da yansıdığı üzere müvekkilimiz Pulat ailesinin mensubudur. Eşi ve çocuğunun yanında daha önceden pusu kurarak tasarlanmış bir saldırıya maruz kalmıştır. Bu kişilerin Asliye Cezada yargılanması gerektiğine dair hukuksuz bir karar bugün Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılmış, Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlikle gönderilmiştir. Müvekkilimiz açısından bu haliyle karardan memnunuz" diye konuştu


Müşteki sanık Devran Pulat’a yönelik kasten yaralama suçuyla ilgili, görüntü kayıtları, yaralanma bölgesi, silahın elverişliliği ve tanık ifadeleri dikkate alınarak, davada suçlamaların ağırlaştırılma ihtimali göz önünde bulunduruldu. Yapılan değerlendirmeler sonrasında, taraflar arasındaki husumet, hedef alınan bölgelerin öldürücü bölgeler olması nedeniyle, sanıklar hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmaları muhtemel nedeniyle, davanın görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.


Mardin’in Kızıltepe ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde, 4 Kasım 2024’te yaşanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüşmüş Devran Pulat, eşi ve çocuğuyla birlikte 6 kurşunla yaralanmıştı. Olay anına ait görüntülerde, bir grubun Devran Pulat’a sopalarla saldırdığı, yere düştükten sonra yardımına koşan eşinin, kızının da olayın içinde yer aldığı görülmektedir. Saldırganlar, vatandaşların araya girmesinin ardından araçla geri dönüp Devran Pulat’a ateş açmıştı. Yaralı Devran Pulat’ını Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırıldığı tedavi sonrası ise taburcu edildiği ve vücudundaki 2 kurşunun çıkarılamadığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında saldırıya karışan 2 sanığın ise tutuklandığı, diğer sanıkların yakalanması için çalışmalar devam ettiği belirlendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTSO’nun UR-GE gücü Bursa’yı küresel pazarlara taşıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO’nun öncülüğünde hayata geçirilen projeler, firmaların küresel pazarlara daha planlı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla açılmasını sağlayan güçlü bir kümelenme modeli sunuyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. Bursa iş dünyası küresel pazarlarda Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’dan en iyi uygulama örnekleri BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından "Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri" arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. 2025 yılında da yoğun dış ticaret trafiği BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. Bursa yerli ve milli üretim kapasitesiyle gücünü artıracak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, "Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor" dedi. "Yeni UR-GE projelerimizle sektörlerimize destek vermeyi sürdüreceğiz" BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, "UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, "Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.