ASAYİŞ - 11 Aralık 2025 Perşembe 20:48

Mardin’de zincirleme kaza: 4 ölü, 5 yaralı

A
A
A

Mardin’de 2 hafif ticari araç ve 1 otomobilin karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, Ömerli ilçesi Taşgedik Mahallesi mevkiinde 50 NC 075 plakalı otomobil ile 34 FRL 583 ve 47 ADS 185 plakalı hafif ticari araçlar çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, kolluk kuvvetleri, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kazada, Suna Fidan, Mehmet Nur Fidan, Gülbahar Fidan ve Ramazan Fidan hayatını kaybederken Semire D., Selahattin D., Ahmet F., Mehmet F. ve Mehmet Nur Ü. yaralandı.

Kaza ile ilgili inceleme devam ediyor.

Mihdi Aydoğan - Tayfur Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Babasından öğrendiği mesleğini çocuklarına öğretiyor Gaziantep’te 7 yaşındayken babasından öğrenmeye başladığı bakırcılık mesleğini 13 ve 15 yaşındaki çocuklarına öğreten Mustafa Cengiz, çocuklarını hem okutmanın hem de meslek sahibi yapmanın mücadelesini veriyor. Nesiller boyu devam eden bakırcılık mesleğini 33 yıl önce babasından öğrenen 40 yaşındaki Mustafa Cengiz, babasından öğrendiklerini kendi çocuklarına öğretip mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Mesleğe henüz 7 yaşında başlayan ve 13 yaşındaki oğlu Alper ile 15 yaşındaki oğlu Ahmet Cengiz’e de aynı yaşta mesleği öğreten Mustafa Cengiz, çocuklarıyla birlikte mesleğini severek sürdürüyor. İlkokul öğrencisiyken tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda babasından mesleğin inceliklerini öğrenen Mustafa Cengiz, babası gibi kendisi de mesleğini çocuklarına öğretmenin gururunu yaşıyor. Çocuklarını hem okutmanın hem de meslek sahibi edinmenin mücadelesini veren Cengiz, babasından öğrendiklerini kendi çocuklarına öğretip mesleğin unutulmasını engelliyor. Birçok meslek grubunda olduğu gibi bakırcılık mesleğinde de başta gelen sorunlardan olan çırak ve yetişmiş eleman bulma sorununa da böylece çözüm bulan Cengiz’in çocukları Alper ve Ahmet Cengiz de dede ve baba mesleğini öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Babaları meslekte kendilerini geliştiren ve meslekteki el becerileriyle yılların ustaların taş çıkartan Alper ve Ahmet Cengiz, hem okula gidiyor hem de babalarının dükkanında meslek öğreniyor. Babalarının izinden giden ve babalarıyla birlikte bakıra şekil veren Alper ve Ahmet Cengiz, becerileriyle dikkat çekiyor. 7 yaşındayken mesleği babasından ve amcasından öğrendiğini belirten Mustafa Cengiz, "Ben 32 yıldır bakırcılık mesleğini yapıyorum. Çocukluk yaşımdan beri bu mesleğin içerisindeyim. Deden oğula ve toruna mesleğimizi sürdürüyoruz. Çocuklarımla birlikte baba mesleğimizi devam ettiriyoruz. Birçok meslekte olduğu gibi bizimde meslekte de eleman sıkıntısı var. Bundan dolayı biz kendi çocuklarımıza mesleği öğretiyoruz. Kendi çocuklarımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Yabancı gelip bu mesleği yapmıyor. Bizde bundan dolayı kendi çocuklarımıza mesleği öğretmeye karar verdik. Çocuklarla birlikte mesleği sürdürmeye çalışıyoruz. Çocuklar hem okula gidiyor hem de atölyemizde bakırcılık mesleğini öğreniyor. Bu şekilde hem çocukların eğitimden geri kalmamasını hem de meslek sahibi olmasını sağlıyoruz. Bizim dönemde de böyleydi. Hem okula giderdik hem de babamızın yanına gelip meslek öğrenirdik. Şu an kimse bu tür meslekleri öğrenmek istemiyor. Yabancılar yanımıza gelip çalışmıyor. Gücümüz ancak çocuklarımıza yetiyor" dedi. Lise 1’inci sınıf öğrencisi Ahmet Cengiz de babasının mesleğini öğrendiği için çok mutlu olduğunu belirterek, "Bakırcılık mesleğini öğreniyorum. Babamın yaptığı mesleği yapıyorum. İlkokuldan beri hem okula gidiyorum hem de babamın yanına gelip meslek öğreniyorum. Hem okumak hem de çalışmak istiyorum. Bu şekilde babamın mesleğini geliştirmek istiyorum. Meslek altın bileziktir" diye konuştu.
Bursa Uludağ’da sömestr ve hafta sonu yoğunluğu birleşti Türkiye genelinde okulların sömestr tatiline girmesiyle birlikte Uludağ zirvesi turist akınına uğradı. Yurdun birçok yerinden yarıyıl tatilini fırsat bilen aileler zirveye çıkmak için telesiyej önlerinde sıra beklerken, zirvede ise ateş başında sucuk ekmek keyfi yaptı. Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte yoğunluk başladı. Hava sıcaklığı sıfırın altında -7 derecelerde seyrederken kar kalınlığı ise 78 santimetre olarak ölçüldü. Yılbaşını yüzde 80 doluluk oranıyla geçiren zirvede sömestr tatiliyle birlikte, 8 bin 500 yatak kapasitesine sahip 20 otel ve kamuya ait 7 misafirhanede doluluk oranı yüzde 90’a ulaştı. Hafta sonu zirveye çıkmak isteyen yerli ve yabancı turistler telesiyejler önünde metrelerce kuyruk oluşturdu. Dakikalarca sıra bekleyen tatilciler zirvede kayak keyfinin yanı sıra ateş başında sucuk ekmek ve salep içerek karın keyfini yaşadı. Öğrenciler ve aileler pistlerde snowboard ve kayak keyfi yaparken, bazı günü birlikçilerde poşet ve yanlarında getirdikleri kızaklarla doyasıya eğlendi. "Uludağ, kayak merkezleri arasında en çok kar yağışı alan merkez" Uludağ’ın kendine has iklimiyle yoğun kar yağışı aldığını belirten turizm işletmecisi Mustafa Özdemir, "Uludağ’a kar biraz geç geldi. Ama şu anda karın kalitesi çok iyi, dolayısıyla pistlerimiz de kayak yapmaya müsait. Kayak merkezlerinde en fazla kar yağan yer Uludağ’dır. Ayrıca Uludağ’ın iklimi kendine has özel bir iklim. Dolayısıyla Türkiye’den ve dünyanın birçok noktasından tatilciler burayı tercih ediyor. Şu anda da ciddi bir yoğunluk var. Bizler aylar öncesinden hazırlığımızı tamamladık. Burada tatilcilerimizin keyifli vakit geçirmesi için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Eksi 7 derecede sucuk ekmek keyfi Ateş başında sucuk ekmek keyfi yapan Esin Bulut, "Şu an Uludağ zirvesindeyiz ve hava eksi 7 derece, ateş başında sucuk ekmek keyfi yapıyoruz. Hava oldukça soğuk ama Uludağ’ın enerjisi bambaşka. Burada arkadaşlarımızla dans ediyoruz. Yemek sonrası kış aylarının vazgeçilmezi salep içerek ısınmaya çalışacağız. Her zaman geldiğimiz bir yer değil ama gelmişken de keyfini çıkarmak istiyoruz" dedi.
Düzce 12 yaşındaki çocuk 8 yıldır öksürüyor DÜZCE (İHA) – Düzce’de yaşayan 12 yaşındaki Hasan Emre, 8 yıldır dinmeyen öksürük krizleri yüzünden ne gece uyuyabiliyor ne de okula odaklanabiliyor. Kullandığı kortizonlu ilaçlar nedeniyle kilo aldığını ve çok sevdiği futboldan uzaklaştığını söyleyen Hasan Emre, "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde beni geriletiyor" dedi. Aziziye Mahallesi’nde ikamet eden ortaokul öğrencisi Hasan Emre Özkul’un 4 yaşındayken başlayan öksürük şikayeti, son 4 yılda şiddetlenerek krizlere dönüştü. Okulda, evde ve uykuda sürekli öksürük nöbetleri geçiren Özkul, hem eğitim hayatında düşüş yaşıyor hem de yaşıtları gibi sosyal aktivitelere katılamıyor. Hasan Emre’nin ailesi, gitmedikleri doktor kalmamasına rağmen teşhis konulamayan hastalık için yetkililerden yardım bekliyor. "Tıbbi olarak çare bulamadık" Anne Emine Özkul, oğlunun hastalığına tıbbi olarak bir türlü çare bulunamadığını söyledi. Çocuğunun okul hayatına sağlıklı devam edemediğini belirten anne Özkul, "Yıllardır gece, gündüz bu durumu yaşıyoruz. Çocuğum okul hayatına sağlıklı devam edemiyor. Bu öksürük çok küçük yaşta başladı. 8 yıldır öksürük krizleri var ama son 4 yıldır bu şekilde fazlalaştı. Alerji dediler, 3 alerji doktoruna götürdüm. Maalesef alerjisi yok. Tıbbi olarak bir şey yapamadılar. Sadece deneme ilaçlar veriyorlar. O ilaçlar kortizonlu ağır ilaçlar. Çocuğumu sağlık olarak da etkilemeye başladı" dedi. "Okul ve sosyal hayatı her geçen gün kötüye gidiyor" Oğlunun derslerinde eskiden çok başarılı olduğunu ancak hastalığı nedeniyle notlarının düştüğünü ifade eden Özkul, "Benim çocuğum zayıf bir çocuktu. Kilo aldı. Oyun oynayamıyor. Futbolu çok seviyor, futbol oynayamıyor. Benim çocuğum bu şekilde çocukluğunu yaşayamıyor. Ortaokula başladığında ilk 10 öğrenci ilk 20 öğrenci içindeydi. Şuanda ders notları maalesef git gide düşüyor. Buna rağmen kendisi mücadele ediyor. Derslerini bırakmıyor" diye konuştu. "Nereye götüreceğimi de, kime gideceğimi de bilmiyorum" Gittikleri hastane tecrübelerini de anlatan Özkul, şöyle konuştu: "Alerji doktorları çocuğumda alerjik bir durum olmadığını söylediler. En son gittiğim alerji doktoru da alerjik durumun bu şekilde olmayacağını söyledi. Çocuk göğüs doktoruna götürdüm. Çok zor buldum. Maalesef ülkemizde çocuk göğüs doktoru çok nadir. Onda da nefes borusunun yumuşak dokuda olduğu söylendi. Ben tıbbi olarak bilmiyorum ama boğazda yaprak bir bölüm varmış. Onun bir tık büyük olduğu söylendi. Ben gerekiyorsa ameliyat edilmesini istedim. Ameliyatlık bir durum olmadığı söylendi. Kulak, burun, boğaz tarafından kurula girdi ve tahlillerin temiz olduğu söylendi. Artık çaresiz kaldım. Büyükşehire, Hacettepe ya da Marmara Üniversitesi hastanelerine gitmem söylendi. Ben nereye götüreceğimi de bilmiyorum, kime gideceğimi de bilmiyorum çünkü bütün doktorlara götürdüm. Artık ben de konuşurken oğlum bu haldeyken tıkanıyorum. Gece, gündüz bu şekildeyiz." "Benim çocuğum bu şekilde yaşamını yürütemez" Çocuğunun sağlığına kavuşmasını istediğini söyleyen anne Emine Özkul, "Sadece bir doktor vücudunda farklı bir cisim olabileceğini söyledi. Bunun araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor" Hastalığı nedeniyle çok sevdiği futboldan uzak kaldığını dile getiren Hasan Emre Özkul ise "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor, hayatımı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde geriletiyor. En sevdiğim oyun olan futbol dahi oynayamıyorum. Bu öksürük beni gece de uyutmuyor. Çözüm bulamıyorlar. Kortizonlu ilaçlar bana kilo aldırdı. Dışarı çıkamadığım için kilo aldım" dedi.
Gaziantep Halit Acar üçüncü kez DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı seçildi DEİK İş Konseyleri 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulları kapsamında, Halit Acar, DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanlığına üçüncü kez, daha önce iki dönemdir başkan yardımcılığını yaptığı, DEİK Orta Doğu ve Körfez Bölgesi Koordinatör Başkanlığına ise ilk kez seçildi. Aynı gün düzenlenen Ticari Diplomasi Ödülleri Töreni’nde ise Türkiye-Irak İş Konseyi, "Medya Görünürlüğü" kategorisinde ödüle layık görüldü. 2024-2025 yılları boyunca Türkiye-Irak ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla yoğun ve çok boyutlu bir çalışma yürüten Türkiye-Irak İş Konseyi, yıl içerisinde Irak’ın farklı şehirlerinde üst düzey temaslarda bulundu. Irak Başbakanlığı, ilgili bakanlıklar, yatırım kurumları, yerel yönetimler ve özel sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmeler, iki ülke iş dünyası arasındaki diyaloğun güçlendirilmesine katkı sağladı. Özellikle Ağustos-Eylül döneminde düzenlenen geniş katılımlı Bağdat iş heyeti ziyareti, Türkiye’den yaklaşık 40 iş insanını Iraklı muhataplarıyla bir araya getirirken, yatırım, altyapı, sanayi, lojistik ve ticaret başlıklarında somut iş birliği alanlarının ele alınmasına imkan tanıdı. Ziyaret kapsamında Irak Cumhuriyeti Başbakanı ile gerçekleştirilen görüşme, siyasi iradenin ticari iş birliğine verdiği desteğin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. Yine 2024’te geniş katılımla gerçekleştirilen Musul, Erbil Necef ve Kerbela İş İnsanları heyeti, Iraklı mevkidaşları ile bir araya gelerek iş ortaklıklarını geliştirdi. 2024-25 yılları boyunca JETCO süreci, ekonomi forumları, paneller, webinarlar ve ikili iş görüşmeleri aracılığıyla ticari diplomasiyi sahaya taşıyan İş Konseyi, aynı zamanda Kalkınma Yolu Projesi, lojistik entegrasyon, vize süreçleri, ödeme kanalları ve taşımacılık konularını da düzenli olarak gündeme getirdi. Irak’ın tümüne uzanan yerel kalkınma girişimleri çerçevesinde yürütülen temaslar, Türkiye-Irak iş birliğinin coğrafi olarak da yaygınlaşmasına katkı sundu. Ticari Diplomasi Ödülleri kapsamında "Medya Görünürlüğü" alanında alınan bu ödül, Türkiye-Irak İş Konseyi’nin sahada yürüttüğü çalışmaların kamuoyunda güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koydu. İş Konseyi, 2022 yılında "Medya Görünürlüğü", 2023 yılında "Üstün Performans" ve 2024 yılında "Networking" kategorilerinde ödüllendirilmiş; bu yıl alınan ödülle birlikte üst üste dördüncü kez Ticari Diplomasi Ödülleri kapsamında takdir edilmiş oldu. Bu tablo, İş Konseyi’nin istikrarlı, görünür ve sonuç odaklı çalışma anlayışını ortaya koyuyor. Yeni dönemde Türkiye-Irak İş Konseyi’nin öncelikleri arasında; iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi, iş dünyaları arasındaki temasların artırılması ve ticari diplomasinin sahada somut sonuçlar üretmeye devam etmesi yer alıyor. 2026 yılında da mevcut çalışma başlıklarının daha ileri taşınması hedefleniyor.