KÜLTÜR SANAT - 10 Aralık 2023 Pazar 13:06

Midyat’ta dünyanın ilk ’Telkâri Müzesi’ turistleri ağırlıyor

A
A
A
Midyat’ta dünyanın ilk ’Telkâri Müzesi’ turistleri ağırlıyor

Mardin’in Midyat ilçesinde dünyanın ilk Telkâri Müzesi, tarihi binada ziyaretçilerini ağırlıyor.


İlçenin Akçakaya Mahallesi Ulus Caddesi üzerinde bulunan Telkâri Müzesi’nde Bizans, Roma, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserler yer alıyor. Midyat Belediye Başkan Yardımcısı Ali Alptekin, dünyada ilk ve tek Telkâri Müzesi’ni tanıtmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, binanın Midyat’ın ilk belediye başkanlarından Süryani Gelle Hirmız’ın ailesi tarafından 1850’li yıllarda inşa edilen ve daha sonraki dönemde Midyat Belediyesi’ne kazandırılan bir yer olduğunu söyledi. Milattan önce yaklaşık 3 binli yıllardan itibaren gümüşün işlendiği topraklarda Belediye Başkanı Veysi Şahin’in özel girişimleri sonucu bu sanatı sürdürmek amacıyla müzenin kurulduğunu ifade eden Alptekin, "Müzenin içinde bulunan eserler de Anadolu ve Mezopotamya’nın binlerce yıllık gizemli tarihini barındırmaktadır. Gümüşün sahip olduğu anti-bakteriyel özelliğinden dolayı ilk dönemlerden itibaren hem mutfak malzemelerinde, hem süs eşyalarında kullanılmıştır. Hatta Romalılar döneminden itibaren de özellikle süs havuzlarında suyun yosun tutmasını önlemek için kullanılmıştır. Müzemizde bulunan mutfak ve süs malzemeleri de, adeta bunu doğrular niteliktedir" dedi.


Telkâri sanatının Midyatlı Süryani ustalarının usta-çırak ilişkisi ile tarihten beri şekillenen el işlemeleri olduğunu aktaran Alptekin, şöyle konuştu:


"El emeği göz nuru ve bin bir emekle ustaların elinde ince ince şekillenen bir sanattır. Evet, ince ince diyoruz çünkü 950 derecede eritilmiş gümüşün 22 mikrona kadar küçültülmesi yani inceltilmesi ile işlenen bu zarif teller telkâri ustaları elinde yeni şekillere bürünerek hayat buluyor. Midyatlı telkâri ustaları geleneksel teknikleri gerçekten büyük bir ustalıkla kullanarak bitki desenleri, geometrik sembollerle, bilezikler, kolyeler, küpeler, yüzükler, kemerler, tespihler, anahtarlıklar, dini semboller içeren objeler, mutfak objeleri ve farklı şekillerde süslenen takı ve süs eşyalarını kullanır."


Müze bünyesinde kurulan telkâri atölyesi sayesinde misafirlerin ve ziyaretçilerin bu sanatın üretim aşamasını canlı bir şekilde görebileceğini kaydeden Alptekin, "Hatta beğendikleri parçaların yapımına bizzat katılarak iştirak da edebilirler. Müzemiz bünyesinde eski eserlerin sergilenmesi yanında üretim ve satış bölümlerimiz de mevcuttur. Bu yüzden de telkâri müzesi için telkâri anavatanında hayat buluyor dersek yerinde olur. Anadolu ve Mezopotamya’nın kesişme noktasında bulunan kadim kentimiz Midyat’ın geçmişten beri ilim ve kültür merkezi olması yanında sanat ve zanaat merkezi de olmuştur. Belediye çalışmalarımızda, bunların önemine dikkat çekerek hem coğrafi işretler kısmında da telkâri sanatının patent kaydını yapmış bulunmaktayız. Telkâri Müzesi ile birlikte yapmış olduğumuz kültürel çalışmalarımızın büyük bir çoğunluğu kentin hafızasının yaşaması ve canlı bir şekilde gelecekteki nesillere aktarılması açısından da son derece önemlidir’’ şeklinde konuştu.



Midyat’ta dünyanın ilk ’Telkâri Müzesi’ turistleri ağırlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.