GÜNDEM - 11 Aralık 2025 Perşembe 11:21

Midyat’ta "koruyucu aile hizmet modeli" bilgilendirme toplantısı düzenlendi

A
A
A
Midyat’ta "koruyucu aile hizmet modeli" bilgilendirme toplantısı düzenlendi

Mardin’in Midyat ilçesinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından "Koruyucu Aile Hizmet Modeli Bilgilendirme Toplantısı" düzenlendi. Etkinlik, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında Midyat Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Midyat Kaymakamı Mehmet Kaya, koruyucu aileliğin toplumsal önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:


‘’Bugün burada, bir çocuğun hayatına dokunmanın ve ona bir yuva sıcaklığı sunmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlamak için bir aradayız. Koruyucu ailelik bir çocuğa sadece kapınızı değil, kalbinizi açmaktır. Devletimiz, ailesi yanında bakımı mümkün olmayan her çocuğu emanet bilinciyle korur. Ancak sevgi, şefkat ve güven bir ailenin sıcak ortamında yeşerir. İşte bu noktada koruyucu ailelerimiz, devletimizin en güçlü destekçileridir. Özellikle hanımefendilere seslenmek istiyorum bir çocuğun elinden tutmak, onun hayat yolculuğuna yön vermek hem insani hem toplumsal açıdan çok büyük bir iyiliktir. Bir çocuğun hayatı değiştiğinde, aslında geleceğimiz değişir. Halihazırda koruyucu ailelik yapan tüm ailelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Henüz bu konuda düşünen vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki; sosyal hizmet birimlerimiz sürecin her aşamasında yanınızdadır."


Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Murat Karaaslan ise 2025 Aile Yılının getirdiği sorumluluklara değinerek koruyucu aile hizmetinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi. Karaaslan, ‘’Hedefimiz toplumda koruyucu aile hizmetini yaygınlaştırmak ve koruyucu ailelik hakkında farkındalık oluşturmak, her bireyin bu değerli sorumluluğun bir parçası olmasını teşvik etmek ve koruyucu aile hizmetinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamaktır. Çünkü bir çocuğun hayatına dokunmak, sadece o çocuğun değil, tüm toplumun geleceğini güzelleştirmektedir. Mardin’de faaliyet gösteren üç ayrı kuruluşumuzda çocuklarımıza sıcak bir yuva ortamı sunuyoruz. Merkezlerimize bağlı evlerde toplam 142 çocuğumuzun bakım ve korumasını devlet güvencesiyle sürdürmekteyiz. İlimiz genelinde 35 koruyucu ailemiz yanında 56 çocuğumuz, Midyat ilçemizde ise 7 koruyucu ailemizin yanında 12 çocuğumuzun bakımı sağlanmaktadır. Temel hedefimiz; bu sayıları artırarak, kurum bakımındaki her bir çocuğumuzu sıcak bir aile ortamı ile buluşturmaktır" dedi.


Konuşmaların ardından koruyucu aileler deneyimlerini anlattığı programda, uzmanlar da korunma ihtiyacı olan çocukların tanımı, hizmet modelleri ve koruyucu ailelere sunulan desteklerle ilgili sunum yaptı.


Toplantıya, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Alptekin, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Baykara, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Deniz, kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, koruyucu aileler ve gönüllüler katıldı.



Midyat’ta "koruyucu aile hizmet modeli" bilgilendirme toplantısı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek önceliğimizdir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Ramazan ayının birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vesile olmasını temenni etti. Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini ve artık eski küresel ve liberal dünyanın olmadığını aktaran Yılmaz, "Uluslararası kuralların, kurumların zayıfladığı, ülkelerin korumacı eğilimlerinin güçlendiği, güç siyasetinin ön plana çıktığı, ‘güçlüysem istediğimi yapabilirim’ gibi bir anlayışın dünyada giderek hakim hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu çok iyi bir dönem değil. Bunu tasvip ettiğimiz için söylemiyorum ama bu gerçeği de görmemiz lazım. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Eski düzen, eski kurallar giderek zayıflıyor ve yeni bir düzen de ortada yok. Dolayısıyla bu tür dönemler, en tehlikeli dönemlerdir. Bunun temelinde ne var diye baktığınız zaman dünyada ekonomide yeni bir güç dağılımı var. Çin başta olmak üzere Uzakdoğu’nun yükselişi, dünya ekonomik hiyerarşisinin dönüşümü siyasi gerilimleri de besliyor. Dünyanın bu yeni ekonomik gerçekliğiyle siyasal gerçekliği örtüşmüyor. Dolayısıyla bir çatışma ortamı içindeyiz. Ekonomideki bu güç dağılımı siyasette de jeopolitik gerilimleri besliyor. Bölgemizde de bunu yaşıyoruz, görüyoruz, dünyanın birçok farklı bölgesinde de bu gerilimlere şahit oluyoruz" ifadelerine yer verdi. Dünyada belirsizliklerin yükseldiği ve risklerin arttığı bir dönemde ülkelerin kendi iç cephelerini güçlendirmeleri gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada daha öngörülebilir politikaların izlenmesi, sağlıklı, sağlam ve ihtiyatlı politikalarla hareket etmenin önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın içinde bulunduğu bu riskli dönemde Türkiye’nin realiteleri gördüğünü ve bu doğrultuda orta ve uzun vadeli hedefleri belirlediklerini dile getiren Yılmaz, bu hedeflere dönük çabayı kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaptı. "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" Ekonomi politikalarında son dönemlerde istikrarı daha fazla ön plana çıkardıklarını belirten Yılmaz, "Malum dünya bir pandemi yaşadı. Pandemi sonrasında hala etkilerin belli oranlarda devam ettiğini söyleyebiliriz. 2020-2024 dönemine baktığımızda dünya ekonomisi kümülatif olarak 100 iken ancak 115 olabilmiş. Aynı dönemde Türkiye ekonomisi 100 iken 130 olmuş. Dünyanın iki katı kadar bir büyüme kaydetmiş. Dolayısıyla reel ekonomi tarafında güçlü bir performans ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim. Bu süreçte finansal açıdan istikrarsızlıklar yaşadık. Enflasyon oranımız yükseldi, dolayısıyla reel ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları olabildiğince koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir. Başta enflasyon oranını aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor. Bu konuda da belli bir mesafe almış durumdayız. 2024’ün Mayıs ayında enflasyon 75 buçuğa kadar yükseldi. O günden bu güne 45 puan civarında enflasyon oranında düşüş var" diye konuştu. Temel mallarda yüzde 17’lere kadar enflasyon oranının indiğini söyleyen Yılmaz, özellikle kira, eğitim gibi kalemlerde de giderek iyileşme gördüklerine dikkati çekti. "2026 yılı özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılının özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını dile getirerek, "Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda ama bir taraftan da bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz. Reel sektör içinde özellikle emek yoğun şirketlerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Bu sektörlerimize dönük politikalar izliyoruz" dedi. "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak" Enflasyonla beraber büyümeyi de dengeli bir şekilde sürdürdüklerine vurgu yapan Yılmaz, "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak. Kişi başına gelirimiz 18 bin dolara yakın mertebelerde gelecek diye tahmin ediyoruz. Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11’inci büyük ekonomisi olacak" açıklamasında bulundu. Para politikası ve maliye politikasını eşgüdüm içerisinde uyguladıklarını kaydeden Yılmaz, Orta Vadeli Programda bütüncül bir politika setini ortaya koyduklarını ve buna göre hareket ettiklerini belirtti. Ayrıca Yılmaz, para politikası ve maliye politikası dışında yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalarında çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Hep birlikte ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere taşıyacağımıza gönülden inanıyoruz" Sağlıklı para ve maliye politikaları başta olmak üzere arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yola devam edeceklerine dikkati çeken Yılmaz, "Doğru bir program izliyorsanız elinizde olmayan, kontrol edemediğiniz faktörler sizi bir miktar geciktirebilir veya olumlu bir sürprize hızlandırıcı etki yapabilir ama asıl etkili olan sizin kendi programınızdır, ortaya koyduğunuz hedeftir. Onu kararlı bir şekilde uygularsanız bir ay önce veya üç ay sonra hedeflerinize ulaşırsınız. Biz de bu anlayış içinde sabırla, kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Burada da kamu, özel sektör, sivil toplum hep birlikte dünyanın bu zorlu döneminde ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere hep birlikte taşıyacağımıza da gönülden inanıyoruz" dedi.