ÇEVRE - 25 Temmuz 2025 Cuma 10:51

Mısır ekimi yasağına rağmen kaçak sulama, enerji altyapısını tehdit ediyor

A
A
A
Mısır ekimi yasağına rağmen kaçak sulama, enerji altyapısını tehdit ediyor

Dicle Elektrik, kuraklıkla mücadele kapsamında mısır üretimine getirilen yasağa rağmen üretim yapan ve kaçak elektrikle sulama gerçekleştiren çiftçilerin, hem enerji altyapısını hem de su kaynaklarını tehdit ettiğini açıkladı.


Şirketten yapılan açıklamada, özellikle Mardin ve Şanlıurfa’da bazı üreticilerin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yasağına rağmen ikinci ürün olarak mısır ektiği belirtildi. Açıklamada, kaçak sulama yoluyla enerji şebekesine ciddi yük bindiği ifade edilerek, "Sadece 100 dönüm mısır üretimi için ortalama 130 bin kilovatsaat elektrik tüketiliyor. Bu da 366 bin TL’lik elektrik maliyeti anlamına geliyor. Toplam gider içinde elektriğin payı yüzde 35. Bu elektrik tüketimi aynı zamanda binlerce vatandaşın aylık elektrik tüketimine denk geliyor. Bu yük, bölgesel enerji altyapısında ciddi baskı oluşturuyor. Mevzuata uygun olmayan sulama faaliyetleri sürerse, uzun süreli kesintiler kaçınılmaz hale gelebilir" denildi.



"Yasağa rağmen 613 bin dekarda mısır ekildi"


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" kapsamında 11 il ve 50 ilçede mısır ekimini kısıtladığı hatırlatılan açıklamada, buna rağmen Mardin’de 3 bin 762 üreticinin 613 bin dekardan fazla alanda mısır ektiğinin tespit edildiği belirtildi. Dicle Elektrik uzmanları, yasaya rağmen yapılan bu üretimlerin hem su krizini derinleştirdiğini hem de enerji şebekesi üzerinde onarılmaz etkiler bırakabileceğini belirtti. Yetkililer, "Enerji arzının sağlıklı sürdürülebilmesi için üretimin iklim ve altyapı şartlarına göre planlanması gerekir. Mısır gibi yüksek su isteyen ürünler yerine, daha az enerji ve su tüketen alternatiflere yönelmek kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.



Mısır ekimi yasağına rağmen kaçak sulama, enerji altyapısını tehdit ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yunusemre’de dışarıdan gelen stantlara kapılar kapandı Yunusemre Belediyesi, ilçe sınırları içinde yöresel ürün pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Kararın yalnızca Mesir Festivali döneminde, oda başkanlarının onayıyla esnetileceği bildirildi. Yunusemre Belediyesi, ilçe esnafını korumaya yönelik dikkat çeken bir karara imza attı. Semih Balaban, bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde "yöresel ürünler pazarı, fuar, panayır" adı altında hiçbir şirket, kurum ya da kişiye stant açma ve ticari faaliyet izni verilmeyeceğini açıkladı. Belediye Başkan Yardımcıları Ali Kuyumcu ve Haydar İzci’nin de katıldığı toplantıda, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter ile ilgili oda başkanları hazır bulundu. Toplantı sonrası Başkan Balaban ile MESOB Başkanı Geriter ortak açıklama yaptı. "Esnafımızın yanındayız" Göreve geldikleri günden bu yana esnafın yanında olduklarını vurgulayan Başkan Balaban, alınan kararın ortak akılla şekillendiğini belirtti. Balaban, "Manisa’da yaşayan, Manisa’da kazanan ve katma değer üreten esnafımızın yanında olmak bizim görevimiz. Yaptığımız istişareler sonucunda önemli bir karar aldık. Bu kararı belediye meclisimizden de geçireceğiz. Bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde hiçbir yerde yöresel ürünler pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Başkan Balaban, yalnızca Manisa Mesir Macunu Festivali döneminde istisna uygulanacağını belirterek, bu süreçte de hangi esnafın stant açacağına oda başkanlarının karar vereceğini ifade etti. Kararın belediye tarafından tek taraflı alınmadığını dile getiren Balaban, "Esnafımızın rehberliğinde, ortak akılla bu adımı attık. Belediyemizi halkımızla ve odalarımızla birlikte yönettiğimizin somut göstergesidir" diye konuştu. MESOB Başkanı Hasan Geriter ise Ramazan ayının bereketine dikkat çekerek, alınan kararın yıllardır çözüm bekleyen bir soruna nokta koyduğunu söyledi. Alınan kararın Manisa esnafına hayırlı olmasını dileyen taraflar, bundan sonraki süreçte de esnafla dayanışma içinde hareket edeceklerini vurguladı.
Eskişehir Afetlere hazırlık süreklilik gerektiren bir devlet politikası Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğunu belirterek "Ülkemizin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi ve her an hazırlıklı olması hayati bir zorunluluktur" diye belirtti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında bir değerlendirme yaptı. Bildirici, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, hem insan kaynağımızla hem de teknolojik altyapımızla muhtemel afet senaryolarına karşı hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz. Bildiğiniz üzere, restorasyonunu tamamlayarak Müdürlüğümüz envanterine kattığımız Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırımız ve tam donanımlı UMKE araçlarımız sahamızda aktif olarak görev yapmaktadır. Afet anında en büyük ihtiyacımız olan kesintisiz iletişimi, 112 acil istasyonlarımız ve hastanelerimizle olan koordinasyonu doğrudan olay yerinden sağlayacak güce ve teknolojiye sahibiz. Temennimiz, bu devasa araçlara ve ekiplerimize hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasıdır. Ancak muhtemel bir kriz anında; devletimizin tüm imkanlarıyla, araçlarımızla ve sağlık çalışanlarımızın üstün gayretiyle vatandaşımızın hemen yanı başında olacağımızı herkesin bilmesini isterim. Bu vesileyle geçmiş depremlerde yitirdiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyor, ülkemize afetsiz yarınlar diliyorum" dedi. Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, sağlık ekiplerinin afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarına aralıksız devam edileceği açıklandı.