KÜLTÜR SANAT - 28 Ekim 2023 Cumartesi 13:56

Telkari sanatı tarihe meydan okuyor

A
A
A
Telkari sanatı tarihe meydan okuyor

Geçmişi 3 binli yıllara dayanan telkari sanatı Mardin’de tarihe meydan okurcasına ayakta duruyor.


Kelime kökeni tel işçiliği anlama gelen ve amcasından devraldığı sanatı 35 yıldır ayakta tutan telkari ustası Gabriel Oktay, bu bunun Mardin ve Midyat bölgesinde daha çok işlenen bir el sanatı olduğunu söyledi. Süryani usta Gabriel Oktay, "Telkari sanatı 30 mikron ile 18 mikron arasındaki incelikle işlenen telef verilen yani tel işçiliğini verilen bir isimdir. Midyat’ta gümüş, Mardin’de ise altın yapılmıştır. Genelde bu sanatı Süryaniler yapmaktadır. Dönemin moda motifleri telkari modelini genişletmiştir. Bir dönem gelinler için gümüş kemer istenirdi. Eskiden gelin alındığı zaman gümüş kemer istenirdi. Gümüş kemer çok talep edilirdi. Bu yüzden telkari el işçiliği sanatı konusunda ilerleme kaydedildi. Halen de yapılmaya devam ediliyor" dedi.


Amca mirası olarak bu sanatı devam ettirdiğini dile getiren Oktay, "Mesleği öğrenmeye 8 yaşında amcamın yanında başladım. Şu an 45 yaşındayım ve hala bu sanatı devam ettirmekteyim. Amcam kuyumcu ustasıydı ondan öğrendim. Şimdi biz de gelecek nesillere aktarmaya çalışacağız. Bizim mesleğimiz biraz sabır isteyen bir iştir. Sabırsız insanların yapabileceği bir şey değil. Bayağı bir sabır gerekir. Arada sırada yaralanmalar oluyor ufak tefek dezavantajları var. Kimyasallar ile çalışıyoruz. İnsanın ruhuna iyi gelen bir sanat. Bu sanatı seven, bu sanatı işlemek isteyen insanlar hem sabırlı olmayı öğreniyor, hem insani ilişkilerde de daha iyi oluyor. Yani insanın ruhunu okşayan bir sanat diyebilirim" şeklinde konuştu.


El işi olması nedeniyle 40 yaş üstü turistlerin daha çok ilgisini çektiğini ifade eden Oktay, "Turistlerin ilgisini çekiyor fakat çok ince bir el sanatı olduğu için devamlı kullanmaya uygun takılar değil. O yüzden bazıları beğeniyor bazıları beğenmiyor. 40 yaş üstü müşterilerimiz daha çok telkari ince el sanatlarına önem verdikleri için daha böyle motifleri tercih ediyor. Döküm dediğimiz, el sanatı çok fazla gerektirmeyen tek bir kalıp halinde çıkarabilen modellerdir. Tabi ki onların da artık var olması gerekiyor. Çünkü günümüzde el sanatları artık aşırı maliyetli olduğu için çok yüksek fiyatlara çıkıyor. İnsanlar alamıyor" diye konuştu.



Yetiştirecek çırak bulamıyorlar


Çırak bulma konusunda sıkıntı yaşadıklarını söyleyen Oktay, "Çırak yetiştirmek artık çok güç. Günümüzde çocuklar maalesef sanata yönelmiyorlar. Sabır isteyen bir iş olduğu için herkes okuma peşinde. Herkes mühendis olursa, sanat yapacak kimse kalmaz. Üniversitenin çoğaltılması haricinde mesleki eğitimlere daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Sadece telkari sanatında değil diğer sanatlar da çırak yetiştirecek insan bulunmuyor" dedi.



Telkari sanatı tarihe meydan okuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uluslararası Tiyatro Festivali’nde, "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" sahibini buldu Adana’da 25’incisi düzenlenen Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali’nin resmi açılışında "Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü" oyuncu Meral Çetinkaya’ya verildi. Kentteki bir otelde gerçekleştirilen açılış törenine Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Adana Valisi Mustafa Yavuz ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı katıldı. Festivalin açılışında konuşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise organizasyonun uluslararası bir sanat buluşmasına dönüştüğünü belirterek, "Festivalin sahnelenen oyunlarının ötesinde kurduğu bağlar ve buluşturduğu kültürlerle Adana’yı uluslararası bir sanat merkezine dönüştürdü. Her yıl salonları dolduran binlerce sanatseverle tiyatronun sınır tanımız gücünü ortaya koymuştur" diye konuştu. Tiyatro sanatına uzun yıllar emek veren isimlerin onurlandırıldığı "Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü" de sahibini buldu. 2005 yılından bu yana verilen ödülün bu yılki sahibi oyuncu Meral Çetinkaya oldu. Çetinkaya, törende yaptığı konuşmada, "Dünya Tiyatro Günü’nde böyle bir ödül almaktan büyük mutluluk duyuyorum. Devlet Tiyatroları ve Sabancı Vakfı çok önemli bir festivali gerçekleştirmiş ve devam ettiriyor. Umarım nice yıllara devam eder. Tiyatro birbirimizi kollayacağımız, kucaklayacağımız sanat. Sanat iyileştirir. Yaşasın tiyatro, yaşasın sanat. Gerçekten bu yaşımda bana böyle umut verdiniz." dedi.