KÜLTÜR SANAT - 10 Haziran 2016 Cuma 09:59

Mezar Taşı Yazıları Toplumun Tarihini Anlatıyor

A
A
A
Mezar Taşı Yazıları Toplumun Tarihini Anlatıyor

Mezar taşlarına yazılar, şiirler, özlü sözler, atasözleri, dualar kimi zaman insanları şaşırtırken, kimi zaman düşündürüyor, kimi zaman ise duygulandırıyor. Prof. Dr. Nilgün Çıblak Coşkun, "Bir toplumun tarihini araştırmak istiyorsanız, tarih araştırması içerisinde toplumların mezarlıklarına ve mezar taşlarına mutlaka değinmek gerekir diye düşünüyorum" dedi.
Mezar taşlarına yazılan yazılar, şiirler, özlü sözler, atasözleri, türkü sözleri ve dualar toplumun belki de tarihini anlatıyor. Yazılan her bir yazı birbirinden farklı anlamlar yüklerken, insanların geçmişinde de bahsediyor. Mezar taşları ve yazılarıyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Mersin Üniversitesi (MEÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilgün Çıblak Coşkun, mezar taşının ölen kişinin varlığının belirtilmesi, yattığı yerin korunması amacıyla konulduğunu söyledi. Her kültürde mezar taşları şekillerinin birbirinden farklı olabildiğini belirten Coşkun, "Mezar taşları insanoğlunun belki de insanlık tarihinin en eski, kalıcı yapılarıdır demek mümkün. İnsanlar yaşadıklarını öncelikle yaşadıkları yerin kayalarına, mağara duvarlarına işlemişler. Öncelikle bilgisini, görgüsünü, inancını işleyerek kendisinden sonra gelen nesillere de bu yönüyle kalıcı birer iz bırakmışlar. Mağara duvarlarına çizilen bu resimler, figürler zaman içerisinde mezar taşlarına da işlenmeye başlamış figür olarak. Çeşitli resimlerle mezar taşlarının işlendiğini görüyoruz. Ama yazının bulunmasıyla beraber bu mezar taşındaki resimlerin figürlerin yerini yazının da yer almaya başladığını görüyoruz" şeklinde konuştu.
"MEZAR TAŞLARINA BAKILARAK TOPLUM YAŞANTISININ HER TÜRLÜ İPUCUNA RASTLAYABİLİRİZ"
Mezar taşı yazılarının sadece bizim kültürümüzde olmadığını kaydeden Coşkun, "Dünyanın pek çok kültüründe mezar taşlarına çeşitli resimler, figürler, yazılar oluşturma geleneği vardır. İnsanlık tarihinin bilinen en eski ve görkemli mezarları, Mısır piramitleridir. Piramitlerin odacıklarında duvarlara birtakım mitolojik motiflerin yanında ölenin kim olduğunu, hayatta iken yaptıklarını, başarısını, önemini yansıtan figürler resmedilmiş. Hatta bunlara o dönemin hayat sahneleri de eklenmiştir. Kültürümüzde ise bilinen ilk yazılı mezar taşı yazıları Orhun Abideleri, Yenisey Yazıtlarıdır. Göktürkler döneminden kalan bu anıt mezarlardan söz etmek gerekir. İslam dininde ise bu mezar taşları, mezar taşları dikme, mezar taşlarına çeşitli figürler verme, çizme, resimler yapma ilk dönemlerde pek yaygın olmadığını görüyoruz. Emeviler ve Abbasiler döneminden sonra mezarların biraz daha önemli hale getirildiğini, mezar taşlarının üzerlerinin çeşitli şekiller, yazılarla daha gösterişli bir hale getirildiğini de görüyoruz. Anadolu’nun çeşitli yerlerindeki mezar taşlarına bakıldığında toplum yaşantımızın çeşitli unsurlarına dahil hemen hemen her türlü ipucuna rastlayabiliriz. Ölen kişinin doğum tarihi, ölüm bilgileri verildiği gibi bir bakıyorsunuz ölen kişinin kendi ağzından hayatla ilgili duygu ve düşüncelerinin bile sıralanabildiğini görürsünüz mezar taşlarında. Hem ölmüş olan kişinin ağzından bir takım ifadeler vardır hem de geride kalanların duygu ve düşüncelerini de bulabilirsiniz" diye konuştu.
"BİR TOPLUMUN TARİHİNİ ARAŞTIRMAK İSTİYORSANIZ MUTLAKA MEZAR TAŞLARINA DEĞİNMEK GEREKİR"
Mezar taşlarının her toplum için ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Coşkun, şöyle devam etti:
"Aslında mezar taşları bir toplumun sosyal tarihi dışında, bir toplumun duygu ve düşüncelerini, inanç yapısını, hayata bakışını, özlemlerini, yaşadıklarını, başından ne gibi olayların geçtiğini bize bu konuda bilgiler veren en önemli malzemelerdir. Bir toplumun tarihini araştırmak istiyorsanız, tarih araştırması içerisinde toplumların mezarlıklarına ve mezar taşlarına mutlaka değinmek gerekir diye düşünüyorum. Aslında insanoğlu tüm yaşamını taşlara işlemiş. Hem inancını yansıtmış hem de yaşamını yansıtmış. Ahlat mezar taşlarına bakıldığında Türklerdeki mezar taşı işleme sanatının incelikleri daha net şekilde görülebilir diye düşünüyorum. Toplumumuz, hayatında neyi yaşamışsa, başından ne gibi olaylar geçmişse bunları mezar taşlarına işlemiş. Mezar taşları toplumların tarihinin belirlenmesinde araştırmacılara kaynaklık edecek olan en önemli malzemeler arasında yer alıyor. Bu mezar taşlarındaki atasözleri, deyimler, şiirler, bir takım beddualar, dualar aslında tüm bir yaşanmışlığın özeti şeklindedir."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da yeni yıl denetimlerinde 30 aranan şahıs yakalandı Alanya’da vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içinde girmelerini sağlamak amacıyla yılbaşı gecesi boyunca kolluk kuvvetlerince geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü, Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin katılımıyla ilçenin dört bir yanında yapılan uygulamalarda toplam 586 kolluk personeli görev aldı. Denetimlerde İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden 313 polis memuru ve 82 çarşı ve mahalle bekçisi olmak üzere 395 personel 37 ekiple, İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan 138 personel 35 timle, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan ise 53 personel görev yaptı. Yılbaşı tedbirleri kapsamında yapılan çalışmalarda, jandarma bölgesinde 11, emniyet bölgesinde 14 olmak üzere çeşitli suçlardan aranan toplam 25 şahıs yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Trafik uygulamalarında yapılan GBT sorgularında ayrıca 5 aranan şahıs daha yakalandı. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde ise jandarma bölgesinde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen 2 şahıs yakalandı. Şahısların ikametlerinde yapılan aramalarda 93 gram kokain, 1 adet hassas terazi, 1 adet sentetik hap, suçtan elde edildiği değerlendirilen 123 bin 690 TL ve bin 915 Euro para, 7 adet ziynet eşyası, 1 adet avukat kimliği ile 1 adet tabanca, 2 şarjör ve 14 adet fişek ele geçirildi. Öte yandan Emniyet bölgesinde yürütülen çalışmalarda ise uyuşturucu madde ticaretinden 5 şahıs yakalanırken, 676 kullanımlık sentetik kannabinoid, 10 adet extacy ve bin 100 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri tarafından 2 bin 984 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde 30 sürücüye alkollü araç kullanmaktan, 38 sürücüye kask takmamaktan işlem yapılırken, toplam 211 araç sürücüsüne cezai işlem uygulandı, 28 araç trafikten men edildi.
Tunceli 8 yıllık evlat hasreti yılbaşında son buldu: Tunceli’de 2026’nın ilk bebeği "Sahra" dünyaya gözlerini açtı Yeni yılın ilk dakikalarında dünyaya gelen Sahra bebek, 8 yıldır çocuk sahibi olma hayali kuran Çelik ailesine büyük mutluluk yaşattı. Tedavisiz gelişen gebelikle dünyaya gelen Sahra, Tunceli’de yılın ilk bebeği oldu. Yeni yılın ilk dakikaları, hastanede sevinç ve duygusal anlara sahne oldu. Saat 00.47’de dünyaya gelen Sahra bebek, hem Tunceli’de 2026 yılının ilk bebeği olma özelliğini taşıdı hem de 8 yıldır çocuk sahibi olma özlemi yaşayan Çelik ailesinin hasretini sona erdirdi. Uzun yıllar boyunca tedavi süreci geçirmesine rağmen sonuç alamayan aile, umutların tükendiği bir dönemde kendiliğinden gelişen gebelikle büyük bir mutluluk yaşadı. Yeni yılın ilk doğumunun gerçekleşmesiyle birlikte hastanede çifte mutluluk yaşanırken, Sahra’nın dünyaya gelişi sağlık çalışanları tarafından da büyük sevinçle karşılandı. "Kızımız bizi kendiliğinden tercih etti" Anne Mevlüde Çelik, "Evliliğimizin 8’inci senesindeyiz. Normalde polikistik over rahatsızlığım vardı. Sürekli tedavi gördüm, hiçbir sonuç alamadık. Kızımız bizi kendiliğinden tercih etti. Hiçbir tedavi görmüyorken hamile olduğumu Bursa’da öğrendim. 6 aydır buradayız. Eşimin görevi dolayısıyla geldik ve kızımız da burada doğmayı tercih etti" şeklinde konuştu. "Kızımız 2026’nın bize hediyesi" 8 yıldır görülen tedavilerden sonuç alamadıklarını belirten Baba Dursun Çelik, "Kızımız 2026’nın bize hediyesi. Allahu Teala bize Sahra’yı hediye etti. Ona ne kadar şükretsek azdır. Biz evleneli 8 yıl oldu. O kadar tedavi gördük, hastanelere gittik. Hiçbir cevap alamadık ve sonuç göremedik. Kafamızda bitirdik, artık olmayacak diye bırakmıştık. Sonra bir sabah böyle bir habere uyandık. Sevinçten havalara uçtuk. Allah isteyen, bekleyen herkese nasip etsin. Çok güzel bir duygu. Rabbim kimseyi bekletmesin. Gerçekten sabreden derviş muradına erermiş, bu söz boşuna söylenmemiş. Sahra’nın anneannesi ve dedesinin de bugün doğum günü" dedi.