YEREL HABERLER - 22 Temmuz 2016 Cuma 12:22

Tarsus darbeye karşı tek yumruk

A
A
A
Tarsus darbeye karşı tek yumruk

15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından tüm yurtta olduğu gibi Mersin’in Tarsus ilçesinde birlik mesajları devam ediyor.
Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can’ın düzenlediği birlik toplantısına AK Parti, CHP ve MHP ilçe başkanları ile temsilcilerinin yanısıra belediye meclis üyeleri katıldı.
Ayana Restaurant’ta düzenlenen toplantıda konuşan MHP İlçe Başkanı Ertuğrul Bodur, “Bu millet tarihin her devrinde, çayını, çorbasını, sırtındaki urbasını dili, rengi kültürü ne olursa olsun tüm insanlıkla paylaşmıştır, ancak vatanını paylaşmamıştır. Bizim vatanımıza ve milletimize karşı ayrı bir hassasiyetimiz var. Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan herkese çok iş düşmektedir. Tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi Allah’ın inayetiyle bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve dünyanın en kıymetli ve güzel rejimi olan demokrasimize sahip çıkacağız. Cenab-ı Allah birliğimizi, dirliğimizi, güzelliğimizi bozdurmasın” dedi.
CHP İlçe Başkan Yardımcısı İbrahim Ceber ise, “15 Temmuz günü yaşadığımız o korkunç gecede hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet , yakınlarına sabır ve yaralılara şifa diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bayrağımıza, vatanımıza, birliğimize, demokrasimize kısaca geleceğimize kast eden darbecileri lanetliyorum. 15 Temmuz gecesi elindeki bayrağından başka hiçbir materyal bulunmayan ve tankların önüne kendilerine siper eden ve bu uğurda hayatlarını kaybeden AK Parti, MHP, CHP parti gözetmeksizin mücadele veren tüm halkımızın önünde saygıyla eğiliyorum. Uğruna nice şehitler canlar verdiğimiz bu bayrak bu vatan bizim. CHP olarak katılımcı çoğulcu demokrasiden yana ve parlamenter rejimden yana tavrımızı net bir şekilde koymuşuzdur. Bugün burada bir arada olmamıza sebep olan sayın Şevket Can’a teşekkür eder saygılarımı sunarım” diye konuştu.
AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Yıldız’da, 15 Temmuz 2016 tarihi Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini söyledi. Yıldız, “Ama bunun yanında milletin sadece eline Türk bayraklarını alarak tankların ve topların karşısında göğsünü siper etmesi de Türk milletinin demokrasiye, bayrağa, vatana, namusa verdiği önemi bir göstergesi olarak ta tarihe altın harflerle yazılmayı hak etmiştir. 15 Temmuz gecesi bu haberi alır almaz bizler sokaklara döküldük. Bu demokrasi mücadelesinde kendisini yalın ayak sokağa atıp, mermilerin tankların önünde kendisini siper edip şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk Milletine baş sağlığı diliyoruz. Ve bu olayda yaralanan 1500-2000 civarındaki vatandaşlarımıza da Allah’tan acil şifalar diliyorum. Bu darbe Türk demokrasi hayatına, bizlerin izzet ve şerefi olan, sembolümüz olan Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk milletinin kurum ve kuruluşlarına karşı yapıldığını belirtmek istiyorum. Bu toplantıyı tertip eden Tarsus Belediye Başkanı sayın Şevket Can’a da ayrıca huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bizler meydanlarda nöbetimize devam ediyoruz. Sizleri de AKP ilçe başkanı sıfatımla, bir vatandaş olarak bu meydanlara davet etmeyi zaruri görüyorum” şeklinde konuştu.
Belediye Başkanı Şevket Can ise Türk milletinin birliğini ve huzurunun hiç kimsenin bozamayacağını belirten darbeye kalkışanların en ağır cezanın verilmesini istedi. Can, “15 Temmuz günü Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yer alan azınlık bir grubun milli iradeyi, millet olarak taşıdığımız tüm kutsal değerleri hiçe sayarak, milli varlığımızın yıkılması amacıyla ülke yönetimine el konulması girişimine hepimiz şahit olduk. Bu kalkışma ile millet iradesine hain bir saldırı yapılmış, demokrasi rafa kaldırılmak istenmiş, başta Genelkurmay başkanı olmak üzere kuvvet komutanları rehin alınmış, genelkurmay karargahı ve bazı askeri tesisler işgal edilmiştir. Gazi Meclisimiz bombalanmış, birçok vatan evladımız açılan ateş ve bombalar neticesinde şehit olmuştur. Emniyet binaları, devlet televizyonu, özel kanallar , istihbarat kuruluşları, yollar köprüler, hava limanları, askeri üs ve bölgeler ablukaya alınmış peşpeşe saldırıya uğramıştır” dedi.
Karanlık eylemin Türk milletine yapıldığını altını çizen Başkan Can, şunları dile getirdi:
“Bu karanlık darbe girişimi yalnızca seçilmiş hükümet veya milletvekillerini değil Türk Milletinin tamamını hedef almıştır. Aslında o gece yaşananlar darbe teşebbüsü olduğu kadar, aynı zamanda kalleş ve kanlı bir terör saldırısı olarak tarihteki yerini alacaktır. Milli iradeye sürülmek istenen kara leke, yine milletimizin azim ve kararlılığıyla püskürtülmüş ve hainlerin emellerine ulaşmasına engel olunmuştur. Hiçbir çete, hiçbir paralel yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir darbe heveslisi emeline ulaşamayacak bu tür eylemlerin sonu her zaman hüsran olacaktır. Siyasi ve etnik aidiyetimiz ne olursa olsun, hepimiz Türk milletinin mensubuyuz. Hepimiz bu cennet vatanın korku tanımaz neferleriyiz. Ülkemize kast eden vatan hainlerinden bu yaptıklarının hesabının sorulacağına ve en ağır şekilde gerekli cezalarına alacaklarına inanıyoruz. Küçük bir azınlığın, gözbebeğimiz olan Türk silahlı Kuvvetlerinin tamamını zan altında bırakmasına, TSK’nin onuru ile oynanmasına ve itibarsızlaştırılmasına izin verilmeden, TSK içerisindeki bu hainlerin temizlenmesi ülkemizin geleceği açısından çok önemli bir husustur. Hiçbir şeyden haberi olmayan Mehmetçiği sokaklara çıkaranlar, ardından da linç edilmelerinin önünü açanlar, dahası insanımızı birbirine düşürmeyi planlayanlar işledikleri suçların son zerresine kadar hesabını vermelidir. Biz bu kanlı eylemleri yaparak vatana ihanet içerisinde olanları TSK mensubu olarak görmüyoruz. Zor günlerimizde birbirine kenetlenen ve demokrasiye inanan insanlarımızın demokrasiye olan inançlarının sarsılmaması açısından, bundan sonra bu tür yapılanmaların önüne geçmek için alınacak tedbir ve çalışmaların hukuk kuralları içerisinde kalınarak yapılması, olaylarla hiçbir ilgisi bulunmayan masum kişilerin zarar görmemesi için azami hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu vesile ile Milli iradeye karşı çıkarak Masum vatandaşlarımıza kurşun sıkan, milli kurum ve kuruluşları bombalayan; bu kapsamda, polis, asker ve sivil halktan 240 evladımızı şehit edip, darbe girişiminde bulunan kendini bilmez vatan hainlerini bir kez daha şiddetle lanetliyoruz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Fabrikanın dereye bıraktığı atık, mahalleliye eylem yaptırdı Sakarya’nın Ayazı ilçesinden geçmekte olan ve bölgedeki birçok köyün tarım için kullandığı dere, iddiaya göre gıda fabrikasının atıkları sebebiyle kirli akıyor. Yıllardan beri kötü koku ve dere pisliğinden isyan eden mahalleli, fabrikanın önüne kadar yürüyüş eylemi yaptı. Kzıılcıkorman Mahallesi’nden geçen ve çevre mahallelerden geçerek Mudurnu Deresi ardından da Sakarya Nehri üzerinden Karadeniz’e dökülen derenin, bölgede bulunan GSF Gıda Sanayi Fabrikaları’nın atıklarından dolayı yıllardan beri kirli aktığı iddia edildi. Adeta siyaha bürünen derenin yıllardır bir çözüme kavuşturulmadığı için duruma tepki gösteren mahalle halkı, fabrikanın önüne kadar yürüyerek eylem gerçekleştirdi. Fabrikanın önünde toplaşan mahalle sakinleri ellerindeki ‘Balıklar öldü sıra çocuklarda’, ‘Yeter artık 40 yıl oldu, bıktık’, ‘Doğaya zulüm insana zulümdür’ pankartlarıyla yaptığı yürüyüşte ise jandarma ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Mahallelinin tek istediği ise fabrikanın arıtma cihazını aktif hale getirip bölgenin pislik ve kötü kokudan arındırılması. “Artık ceza da işe yaramıyor” İnsanların mağdur olduğunu belirten mahalle sakini Mehmet Gülşen, “Deremiz hali çok kötü ve yıllardan beri biz bu çileyi çekiyoruz. Dere yakınlarında okul var ve birçok çocuk kötü kokudan dolayı sınıflara giremiyor. Derenin hemen kenarında Kur’an kursu var ve buraya çocuklar gelemiyor. Zamanında biz bu derede yüzerdik şimdi ise siyahlaştı. Köyün içinden geçeni geçtim D-100 kara yolundan geçen insanlar bile kokuya dayanamıyor. Artık köyümüzün ismi ‘Pis kokulu köy’ kaldı. Burada kahvehaneler, lokantalar var kimse buralara gelemiyor. Geçtiğimiz Cuma günü atık suyu bırakan fabrikaya ceza kesildi ve 2-3 gün kapalı kaldı ama bugün yine atık, yine koku var artık ceza da işe yaramıyor” dedi. “Kokusu ile pisliği artık bizi bezdirdi ve gerekli olan her yere müracaatımızı yaptık” Yaklaşık 40 yıldan beri kokudan rahatsız olduklarını belirten Kızılcıkorman Mahallesi Muhtarı Mecid Kızıldağ, “Mahallemizin içinden geçmekte olan tarla seviyelerini düşürmek için açılan kanalda 1982 senesinde açılan bu fabrika ürettiği nişasta ve glikoz üretiminin atıklarını kanalımıza bırakıyor. Burası 1982 senesinde açıldı ve o günden bu güne kadar kanala akıtıyor pisliklerini. Kokusu ile pisliği artık bizi bezdirdi ve gerekli olan her yere müracaatımızı yaptık. Dilimizin döndüğünce insanlara anlattık ama hiç kimse bir çare bulamadı ev bu günlere kadar geldik. Çevre mahalle sakinleri muhtarları herkes burada ve bu işten muzdarip, biz de bunu dile getirmek için yürüyüş gerçekleştirdik. Bizim kimseyle sorunumuz yok, art niyetimiz yok. Fabrikanın üretim yapması gerekiyorsa üretimini yapsın ama arıtmasını çalıştırsın. Bu fabrikadan 100-150 kişi ekmek yiyorsa diğer taraftan yoldan geçenler hariç 3 bin, 5 bin kişi kokuyu çekmek zorunda bırakılıyoruz. Muhtarlıkta benim dördüncü dönemim gelen her kaymakama, belediye başkanına ve valiye yani bu işte etkisi olabilecek herkese anlatmaya çalıştım ama herkes topu başkalarına attı. Sağ olsunlar yeni gelen vali ve kaymakam bize sahip çıktı, biz de mahalle halkı olarak düzen içinde eylem yaptık” diye konuştu. “İnsanlar evinde dururken, sokakta gezerken maske takıyor” Mahalle halkının çoğunun maske taktığını aktaran Kızıldağ, “Sinekler öyle bir hale geldi ki eşek arısı gibi oldu. Burada insanlar pencerenin camlarını açamıyor, misafir ağırlayamıyor hatta kanala yakın olan insanlar daha kötü durumda. Ben muhtar olarak utanıyorum. Buradan kim kime sıkıntı oluşturarak para kazanıyorsa haram olsun. İnsanlar evinde dururken, sokakta gezerken maske takıyor artık çünkü kokudan durulmuyor. Ben muhtarlık dönemimde defaten temizlettim ama yine de pislik içinde kalıyor” şeklide konuştu.