KÜLTÜR SANAT - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 12:18

Başkan Seçer: "2019’dan sonra Mersin’de çok şey değişti"

A
A
A
Başkan Seçer: "2019’dan sonra Mersin’de çok şey değişti"

Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile eşi Meral Seçer, Mezitli Cemevinin düzenlediği Muharrem Ayına özel ‘Aşure Lokması Paylaşım Programı’na katıldı.


Alevi inancının en kutsal dönemlerinden biri olan Yas-ı Matem Muharrem Ayı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, birlik, dayanışma ve paylaşma duyguları ön plana çıktı. Başkan Seçer ve Meral Seçer, cemevinde bir araya geldikleri vatandaşlarla aşure paylaşımında bulundu. Muharrem Ayı oruçlarının kabul olması temennileriyle birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği etkinlik, Hüseyin Bakır Dede’nin Aşure Gülbengini okunması ile başladı. Gülbengin okunmasının ardından, ilahi okundu ve semahlar dönüldü.


Dünya tarihi boyunca tıpkı Kerbela’da olduğu gibi acıların, adaletsizliklerin bitmediği dönemlerin olduğunu ve toplumların bu durumlarla mücadele ettiğini dile getiren Başkan Seçer, "Teslim olanlar ebediyete kadar zulüm yaşar, müstemleke olurlar. Ama Mustafa Kemal Atatürk gibi dik duranlar, emperyalizme karşı mücadele edenler, bunun için halkı bir araya toplayanlar, örgütleyenler, gerçeği anlatanlar, özgürlüğün ne değerli bir kavram olduğunu halkla benimseyenler mutlaka toplumlarını, ülkelerini çok daha güzel günlere getirirler. Tıpkı bugün bizim yaptığımız mücadele gibi. Bir aradayız, sizlerleyiz. Enerjimize enerji katıyorsunuz" dedi.



"2019’dan sonra Mersin’de çok şey değişti"


Mersin’de 2019 yılından sonra çok önemli değişimler yaşandığının altını çizen Seçer, kentte herkesin kardeşçe, birlik, beraberlik ve huzur içerisinde yaşadığını söyledi. Bu değişimin kendisine oy veren vatandaşların öngörüsü ile başladığını dile getiren Seçer, "2019’dan sonra Mersin’de çok şey değişti. Güneş balçıkla sıvanmaz. Sizin ferasetiniz, sizin desteğiniz, sizin öngörünüzle oldu. Sizin tercih ettiğiniz insanlar bu şehre önce adaleti getirdi, ‘ayrım olmaz’ dedi. Bize gelen kaynaklar sizlerin vergileri. Sizden vergi toplanırken etnik yapınızı kimse sormaz, herkes vergi öder. Biz de hizmet yaparken ‘siz nesiniz, necisiniz, hangi bölgedensiniz, hangi etnik yapıdansınız, hangi inanç grubundasınız’ diye sorgulayamayız, buna hakkımız da yok. Hepimiz bir aradayız. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu, şerefli, eşit vatandaşlarıyız. Bugüne kadar böyle anladık, inandık, bundan sonra da böyle devam edecek" ifadelerini kullandı.



"Mersin, olduğu noktanın çok üstünde değere sahip bir şehirdir"


Mersin ile gurur duyduğunu ve Mersin’in Türkiye’ye örnek bir şehir olduğunu söyleyen Seçer, herkesin fahri birer elçi olarak gittiği yerde Mersin’i anlatması gerektiğini belirtti. Mersin’in bilinmeyen ve tanınmayan kent kimliğinden kurtulduğunu vurgulayan Seçer, "Mersinin önemi, özelliği bilinmiyordu ama anlatıyoruz, anlatacağız. Hepimiz birer fahri elçiyiz, Mersinimizi anlatacağız. Mersin; bilindiği, olduğu noktanın çok üstünde değere sahip bir şehirdir. Herkes bunu bilmeli. Mersin’in marka değerini artırmalıyız. Buranın bir barış ve kardeşlik, bir arada yaşamanın kenti olduğunu sadece Türkiye’de değil dünyaya anlatmalı ve aktarmalıyız" sözlerine yer verdi.



"Geleceğimiz aşure gibi bereketli olsun"


Konuşmasının sonunda Alevi Kültür Dernekleri Mezitli Cemevi Yönetim Kuruluna da teşekkür eden Seçer sözlerini "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak kendileriyle bazı konularda iş birliği içerisindeyiz. Önümüzdeki günlerde umut ediyorum, eksikler de tamamlanır. Alevi canlarımızın, ibadet yeri olma hakkına sahip olan bu cemevinin, çok daha güzel şartlar altında vatandaşlarımıza, canlarımıza hizmet vermesi dileğiyle, tuttuğunuz oruçlar hak katında kabul olsun. Aşure lokmanız kabul olsun. Geleceğimiz aşure gibi bereketli olsun. Birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin refahı daim olsun. Sizleri seviyoruz, sizler için varız, sizler için çalışmaya devam edeceğiz" diyerek tamamladı.


Konuşmaların ardından katılımcılara aşure dağıtımı gerçekleştirilirken, program yerel sanatçılar Çiğdem Akdoğan, Eren Koç ve Ceren Günalan’ın sahne aldığı konser ile sona erdi.



Başkan Seçer: "2019’dan sonra Mersin’de çok şey değişti"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.