ÇEVRE - 03 Ekim 2025 Cuma 17:45

Başkan Seçer: "JICA’nın Türkiye-Japonya iş birliğine katkı sunmasını çok değerli buluyorum"

A
A
A
Başkan Seçer: "JICA’nın Türkiye-Japonya iş birliğine katkı sunmasını çok değerli buluyorum"

Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, TBB heyetiyle birlikte Japonya’da afet risk azaltma ve atık yönetimi uygulamalarını yerinde inceledi. Tokyo, Shibuya, Ishinomaki ve Sendai’de yapılan ziyaretlerde kentsel dönüşüm, sismik güçlendirme ve enkaz yönetimi konularında bilgi alındı.


Başkan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği ile Japonya Uluslararası İş Birliği Ajansı ile ortak yürütülen ‘Yerelde Afet Risk Azaltma ve Atık Yönetimi Kapasitesinin Artırılması Projesi’ kapsamında Japonya’ya çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Seçer’in başkanlığındaki heyet, kentsel planlama, yeniden inşa, sismik güçlendirme ve enkaz atığı yönetimi gibi önemli konular içeren proje çerçevesinde, Japonya’nın Tokyo, Shibuya, Ishinomaki ve Sendai şehirlerini ziyaret etti. Heyet, Japonya’nın afet yönetimi uygulamalarını yerinde inceleyerek, yeniden toparlanma sürecinde edinilen deneyimlerden faydalandı.



Tokyo Büyükelçiliği ve Shibuya Belediyesi ziyareti


Heyet Tokyo’da ilk olarak Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul’u ziyaret etti. Ardından Shibuya Belediyesinde Kentsel Dönüşüm Koordinatörü Morita Katsuya Yukohiro heyete sunum yaparken, Shibuya İstasyonu çevresindeki kentsel dönüşüm ve yeniden yapılanma alanlarında incelemelerde bulunuldu.



2011 depremi ve tsunami etkileri yerinde görüldü


Heyet, 2011’deki Büyük Doğu Japonya Depremi ve tsunaminin etkilediği Ishinomaki şehrinde Afet Anıt Müzesi ve hasar gören Kadonowaki İlkokulunu ziyaret etti. Ayrıca, Machuzukuri Manbow Şirketi Kentsel Gelişim Birim Müdürü Tomohiro Kariya, yeniden yapılanma ve bölgeyi canlandırma çalışmaları hakkında bilgi verdi.


Sendai Belediyesi ile yapılan toplantıda Bölgesel Afet Önleme Planı, kurumlar arası koordinasyon ve vatandaşlara yönelik eğitim çalışmaları ele alındı. Katılımcılar, Sendai Şehri Kriz Yönetim Bürosu Afet Azaltma Teşvik Biriminin sunduğu VR gözlükler aracılığıyla deprem simülasyonu ile ihtimal senaryoları deneyimledi. TBB heyeti, Japonya Afet Müdahale Sistemleri Genel Şirketler Birliği (JDTS) tarafından yapılan sunum ile 2011 depremi sonrası uygulanan atık yönetimi stratejileri hakkında bilgilendi. Asbest içeren yapı malzemelerinin bertarafı gibi kritik konulara dair iyi uygulama örnekleri paylaşıldı.



Sismik yenileme uygulamaları incelendi


Saha ziyaretleri kapsamında katılımcılara Japonya- Itabashi Belediyesi tarafından yürütülen ‘Depreme Dayanıklı Yenileme Teşvik Planı’ hakkında da bilgi verildi. Programda, bu çalışmaların uygulamadaki örneklerini yerinde gözlemlemek amacıyla Takashimadaira Konut Kompleksi ziyaret edilerek kompleksin sismik yenileme süreçleri ve elde edilen sonuçlar heyetle paylaşıldı.



"Deneyimleri paylaşmak çok önemli"


Başkan Seçer, yaptığı açıklamada, sahadaki teknik ziyaretlerin çok faydalı olduğunu belirtti. Doğu Japonya depreminin ve deprem sonucu ortaya çıkan tsunaminin verdiği zararları yerinde görme imkanı bulduklarını anlatan Seçer, Türkiye’nin de Japonya gibi deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, bu ziyaretin iki ülke arasında karşılıklı öğrenmeye açık çok sayıda deneyim sunduğunu ifade etti. Seçer, "Deprem bizim de önemli sorun alanlarımız içerisinde bir afet ve bu konuda mukayese şansımız oldu. Biz de aynı afetleri yaşadık. Hem kendi uygulamalarımızın Japonya’daki uygulamalarla karşılaştırılması hem de burada incelediğimiz bazı uygulamaların Türkiye’de uygulanabilirliğini görmemiz, önümüzdeki süreçte yapacağımız çalışmalar kapsamında çok faydalı olacaktır" dedi.



"JICA’nın Türkiye-Japonya iş birliğine katkı sunmasını çok değerli buluyorum"


Japonya’nın afetlerden ders çıkararak mevzuatlarında değişikliğe gittiğini, dirençli şehirler oluşturmak için kapsamlı adımlar attığını vurgulayan Seçer, "Başta imar mevzuatlarında depreme dayanıklı konutlar yapmak için önemli şartlar getirmişler, denetimlerini artırmışlar, halkla, sivil toplum örgütleri, kamu kurumları ve özel sektörle iş birliği halinde bu konuda çalışmalarını sürdürmüşler" diye konuştu. Seçer, JICA ile yürütülen iş birliğine dairde açıklamalarda bulunarak, "Önümüzdeki süreç içinde hem Türkiye Belediyeler Birliğimiz özelinde bazı ortak projeksiyonlar yapmaları hem de genel anlamda Türkiye-Japonya iş birliğine katkı sunmalarının çok değerli olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"Atıkları yönetemediğiniz zaman çevre sağlığını tehdit ediyorsunuz"


Seçer, ziyaretin özellikle afet sonrası atık yönetimi, geri dönüşüm ve çevre sağlığına zarar vermeden gerçekleştirilen bertaraf yöntemleri konusunda teknik bilgiler sunduğunu kaydetti. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Türkiye’de atık yönetimi sorunu yaşandığını dile getiren Seçer, "Atıkları yönetemediğiniz zaman çevre sağlığını tehdit ediyorsunuz. Doğanızdan yeraltı sularına ve insan sağlığına kadar birçok olumsuz çevre faktörlerini bir araya getirmiş oluyorsunuz" ifadelerine yer verdi. Öte yandan Seçer, söz konusu ziyaretlerin Türkiye’de yapılacak çalışmalara önemli bir referans olacağını da vurguladı.



"Bilgi birikimimizi artırmamız lazım"


Seçer, afet yönetiminin sadece kriz anını değil, öncesindeki hazırlık ve risk azaltma süreçlerini kapsaması gerektiğinin altını çizerek "Bu konularda daha hazırlıklı olmamız, bilgi birikimimizi artırmamız ve uygulamalarımızı daha iyi yapmamız lazım. Bu ziyaretler de afet öncesi, afet anı ve afet sonrası için çok önemli bilgiler edinmemizi sağlıyor. Japonya hükümetine ve JICA’ya teşekkür ediyoruz" dedi.


TBB heyetinin Japonya programı JICA Genel Merkez ziyaretiyle son buldu.



Başkan Seçer: "JICA’nın Türkiye-Japonya iş birliğine katkı sunmasını çok değerli buluyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.