POLİTİKA - 22 Ekim 2025 Çarşamba 11:32

Başkan Seçer: "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler"

A
A
A
Başkan Seçer: "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler"

TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ankara’da düzenlenen ‘Kadın Dostu Kentler Programı 3. Fazı Lansmanı’na katıldı. Seçer, Mersin’in pilot belediyelerden biri olduğunu vurgulayarak, "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler" dedi.


Ankara’da düzenlenen ‘Kadın Dostu Kentler Programı 3. Fazı Lansmanı’na Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yanı sıra; Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, AB-Türkiye Delegasyonu İşbirliği Bölümü Başkanı Maria Luisa Wyganowski, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, program ortağı belediyelerin başkanları ve kamu, sivil toplum ve akademi dünyasından üst düzey temsilciler ile çok sayıda büyükelçinin katıldığı etkinlik açılış ve video gösterimi ile başladı.



"Şehirler; kadınların güvenle yaşadığı bir yerleşim alanı olduğunda herkes için daha yaşanabilir bir hale gelir"


Başkan Seçer, programda yaptığı konuşmasında TBB olarak ana faydalanıcısı oldukları ‘Kadın Dostu Kentler Programı 3. Fazı Lansmanı’nda bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. Fazı; bize yalnızca teknik hedefler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda herkesin güvenli ve erişilebilir kentlerde yaşayabileceği bir geleceği gerçeğe dönüştürme imkânı veriyor" ifadelerini kullandı. Belediyelerin, vatandaşın hayatına doğrudan dokunan kurumlar olarak, dönüşümün en güçlü taşıyıcısı konumunda yer aldığının altını çizen Seçer, "TBB olarak biz, kendimizi sadece bu programın bir ortağı değil, aynı zamanda bu vizyonun yayılmasında öncü güç olarak görüyoruz. Bu program, kadınların ve kırılgan grupların haklarını görünür kılarken, yerel yönetim anlayışımızı, toplumsal sorumluluğumuzu ve kentlerimizin yaşam kalitesini yeniden tanımlıyor. Çünkü biliyoruz ki şehirler, kadınların ve kız çocuklarının güvenle yaşadığı bir yerleşim alanı olduğunda, aslında tüm vatandaşlar için daha adil, güvenli ve yaşanabilir bir mekân haline gelir" diye konuştu.


TBB olarak kentleri yalnızca fiziksel mekanlar olarak görmediklerini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin hüküm sürdüğü alanlar olarak görmek istediklerini belirten Seçer, bu konuda şehirlerin yeniden şekillendirilmeleri noktasında belediyelere katkı sunma kararlılığında olduklarını ifade etti. Seçer, "‘Kadın Dostu Kent’ olma iradesini ortaya koyarak birliğimiz ile protokol imzalayan 25 pilot belediyenin, bu protokolleri yalnızca bir belge olarak görmediklerine yürekten inanıyorum" sözlerine yer verdi.


Bu anlayışın yereldeki en somut örneklerini hayata geçiren, kendisinin de büyükşehir belediye başkanı olduğu ve program kapsamında pilot belediyelerden biri seçilen Mersin’den de söz eden Seçer, "Belediye Meclisimiz bünyesinde kurulan ‘Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’, ‘Yerel Eşitlik Birimi’ ve paydaşlarımızla oluşturduğumuz ‘Yerel Eşitlik Konseyi’; eşitlik politikalarının kalıcı bir kurumsal zemine oturmasını sağladı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairemiz ikinci ’Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı uygulamaya aldı. Sosyal Politikalar Ofisimiz çerçevesinde bugüne kadar içerisinde Büyükşehir Belediyesi, il ve ilçe belediyeleri dahil 30 belediyeye kadına yönelik hizmetlerimiz ve iyi uygulama örneklerimiz konusunda deneyim paylaşımı ve mentörlük desteği sunduk" dedi. Seçer, talep eden tüm belediyelerin, bu alanda bilgi ve uygulama paylaşımı için Sosyal Politikalar Ofisi ile iletişime geçebileceklerinden de söz etti.



"Bizim için eşitlik sadece bir hedef değil, kent yönetiminde değişimi kalıcı kılmanın yoludur"


Mersin Büyükşehir Belediyesi kadın istihdam oranının göreve geldikleri 6,5 yıl öncesinden bugüne mukayese ile yüzde 18’lerden yüzde 26’lara çıktığını vurgulayan Seçer, "Kadın kooperatifleri, tarımsal destekler, okuma-yazma kursları, danışma merkezleri ve meslek kursları gibi projelerle kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda güçlenmesine öncülük ediyoruz. Bizim için eşitlik sadece bir hedef değil; kent yönetiminde değişimi kalıcı kılmanın yoludur" şeklinde konuştu.



"Pilot belediyelerde hayat bulan bu yaklaşım zamanla tüm Türkiye’de yaygınlaşacak"


İmzalanan protokollerin aynı zamanda ‘Kadın Dostu Kentler Programı’nın bir marka haline gelerek her ilde uygulanma vizyonunun somut bir göstergesi olacağını da kaydeden Seçer, " ‘Kadın Dostu Kent’ markası, kadınların ve kırılgan grupların hak ve ihtiyaçlarının gözetildiği, güvenli ve erişilebilir kent anlayışının simgesi haline gelecektir. Pilot belediyelerde hayat bulan bu yaklaşımın zamanla tüm Türkiye’de yaygınlaşacağına ve kentlerin eşitlik, kapsayıcılık ve güven odağında dönüşmesini sağlayacağına canı yürekten inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.



"TBB olarak en büyük sorumluluğumuz ‘Kadın Dostu Kentler’ markasını kalıcı ve yaygın hale getirmek"


Programın 2. Fazından elde edilen güçlü deneyimler ile 3. Fazda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsallaştırmayı ve yerel eşitlilik mekanizmalarını kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Seçer, "Program kapsamında belediyelerde Yerel Eşitlik Birimleri, Kurulları ve Komisyonlarından oluşan katılımcı bir yapı kurulacaktır. Ardından belediyeler, STK’lar ve kamu kurumlarının eşit temsiliyle Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulanması sağlanacaktır. Tüm taraflara yönelik kapsamlı bir eğitim ve kurumsal destek programı hayata geçirilirken, TBB liderliğinde yerel eşitlik mekanizmalarının sürdürülebilirliği güvence altına alınacaktır. Proje ayrıca STK’lara kurumsal güçlendirme desteği sunacak, belediyelerin bütçelerinde eşitlik mekanizmalarına yer açılmasını teşvik edecek ve ‘Kadın Dostu Kent’ markasıyla farkındalığı artıracaktır" dedi.


TBB olarak en büyük sorumluluklarının deneyim ve iyi uygulamaları kalıcı hale getirerek yaygınlaştırmak olduğunu belirten Seçer, ‘Kadın Dostu Kentler’ markasını da tüm belediyelerce erişilebilir kılmayı hedeflediklerinin altını çizdi.



"Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler"


"Kadınların güçlendiği bir kent, toplumun da güçlendiği kenttir" diyerek konuşmasını sürdüren Seçer, ‘Kadın Dostu Kent’ markası olan kentlerin dayanışmanın, güvenin ve eşitliğin kök saldığı yerler haline geleceğini belirtti. Seçer, "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler, yarının liderleri bugünden daha cesur ve umut dolu adımlar atabilir. Bu büyük vizyon yolculuğunda projemizden desteklerini esirgemeyen başta Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu olmak üzere; Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’na, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’na, belediyelerimize, STK’lara ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. ‘Kadın Dostu Kentler’ markasının ülkemize, kentlerimize ve en çok da kadınlara hayırlı olmasını diliyorum" sözleri ile konuşmasını sonlandırdı.


Etkinlikte ayrıca, BM Nüfus Fonu Türkiye Temsilci Mariam A. Khan, AB Türkiye Delegasyonu İşbirliği Bölümü Başkanı Maria Luisa Wyganowski ile Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan da birer konuşma yaptılar.


Program; UNFPA Türkiye ve TBB ortaklığı, Avrupa Birliği’nin finansal desteği ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülecek.



Başkan Seçer: "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da miniklerin tekne orucu heyecanı Yıldırım Belediyesi, Ramazan’ın manevi coşkusunu çocuklara yaşatmak için tekne orucu iftarı düzenledi. Oruç tutmanın mutluluğunu yaşayan minikler, arkadaşlarıyla birlikte iftar yaptı. Yıldırım Belediyesi, Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan tekne orucu geleneğini bu Ramazan’da da devam ettiriyor. Yıldırım’da 6-10 yaş arası çocuklar arasında düzenlenen tekne orucu etkinliğine katılan çocuklar, oruç tutmanın heyecanını yaşadı. Çocukları oruç ibadetine alıştırmak ve Ramazan’ın manevi değerini hissetmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikte minikler, öğle namazını müteakip okunan ezanla birlikte tekne oruçlarını açtı. İftarlarını yapan çocuklar daha sonra Yıldırım Belediyesi’nin kendileri için hazırladığı eğlenceli dolu etkinliklere katılarak unutulmaz bir gün geçirdi. Kadim bir gelenek Tekne orucunun kadim bir gelenek olduğunu belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi olarak evlatlarımıza orucu ve ibadeti sevdirmek amacıyla bu yıl da tekne orucu etkinliği düzenledik. Çocuklarımızı erken yaşta ibadete alıştırmak çok önemli. Tekne orucu geleneği ile evlatlarımız hem oruca hem de Ramazan’ın manevi iklimine alışmış oluyorlar. Yarım günlük oruçlarını tutan çocuklarımızı kutluyorum. Ramazan’ın feyzi ve bereketi hanelerimizden eksik olmasın" ifadelerini kullandı. Çocuklarımızın Ramazan ayını sabır, paylaşma ve iyilik bilinciyle dolu, özel bir zaman dilimi olarak hatırlamalarını amaçlıyoruz. "Tekne Orucum" etkinliği ile geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın gönüllerinde Ramazan’a dair güzel hatıralar bırakmayı hedefliyoruz. Program içeriği: Ramazan ayı; paylaşmanın, sabrın, şükrün ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Büyükler için olduğu kadar çocuklarımız için de bu ay; manevi değerlerle tanışma, empati kurma, yardımlaşmayı öğrenme ve ibadet bilinci kazanma açısından önemli bir fırsattır. Özellikle 6-10 yaş aralığındaki çocuklarımızın "tekne orucu" geleneğiyle Ramazan’ı tecrübe etmeleri, onların hem aileleriyle hem de toplumsal değerlerimizle güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlamaktadır. Yıldırım Belediyesi olarak Ramazan ayının manevi iklimini çocuklarımızla buluşturmak amacıyla bu yıl "Tekne Orucum" etkinliğini hayata geçiriyoruz. Etkinlikte, tekne orucu tutan çocuklarımız için Ramazan ayı içerisinde yer alan hafta sonlarında, saat 12.00’de özel bir iftar programı gerçekleştirilecektir. Programımızda geleneksel kültürümüzün vazgeçilmez unsurlarından Karagöz-Hacivat gösterisi, sihirbaz ve palyaço performansları yer alacak; çocuklarımıza balon ve taç dağıtımı yapılacaktır. Hem eğlenceli hem de öğretici içeriklerle zenginleştirilen programımız, Ramazan’ın manevi atmosferini çocuklarımızın dünyasına neşe ve bilinçle taşıyacaktır.
Bursa Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. "Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız" sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, "Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz" dedi. Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. "Barışın savunucularıyız" Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, "Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız" şeklinde konuştu. Demir açıklamasını, "Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür" sözleriyle noktaladı. Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.
Malatya Battalgazi’de 8 Mart’a özel kadın emeği sergisi Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde kursiyerlerin giyim, seramik ve kuaför kurslarında hazırladığı el emeği ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergilendi. Battalgazi Belediyesi’ne bağlı Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde eğitim alan kadınların hazırladığı ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen sergide bir araya getirildi. Giyim, seramik ve kuaför kurslarında eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca ortaya koyduğu çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Kursiyerlerden Esra Kara, Kadın Yaşam Merkezi’nde kadınların hem üretim yapma hem de kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu belirterek Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’a teşekkür etti. Kara, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla hazırlanan sergide kursiyerlerin el emeği ürünlerinin yer aldığını ifade ederek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kara, "Güçlü kadın güçlü toplum demektir. Kadınlar toplumu şekillendiren bireylerdir. Kadının olduğu her yer güzelleşir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun." dedi. Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi Giyim Öğretmeni Ruhsan Apaydın ise merkezde kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenlendiğini belirterek kadınların hem meslek öğrenebileceği hem de sosyal faaliyetlerde bulunabileceği bir ortam oluşturulduğunu ifade etti. Apaydın, "Merkezimizde giyim, kuaför ve seramik gibi kurslarımız bulunuyor. Kadınlarımızın hazırladığı el emeği ürünleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergide bir araya getirdik. Kadının olduğu her yer güzelleşir. Bu vesileyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" diye konuştu.
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden baharı müjdeleyen atölye Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Marteniçka atölyesi’, kadınlara Balkan kökenli geleneksel bir bileklik kültürünü tanıma ve uygulama fırsatı sundu. Atölye çalışmalarıyla Osmangazi’deki vatandaşları üretime ve kültürel paylaşımına teşvik ederek, kent yaşamına değer katan Osmangazi Belediyesi, baharın gelişini müjdeleyen ‘Marteniçka Atölyesi’ni gerçekleştirdi. Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen atölyede kadınlar, marteniçka bilekliklerini yaparak el becerilerini geliştirme şansı buldu. Samimi ve keyifli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte kadınlar, marteniçka geleneğinin kökeni, anlamı ve Balkan kültüründeki yeri hakkında da bilgilendirildi. "Baharın gelişini semboller" 1 Mart’tan itibaren baharın gelişini müjdeleyen bir Balkan kültürü olan marteniçkanın yapımına ilişkin keyif dolu bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Marteniçka Atölyesi Eğitmeni Ece Gündüz, geleneğe ilişkin verdiği bilgilerde "Marteniçka, Balkanlar’dan gelen, baharın gelişini sembolleyen bir bileklik kültürüdür. Kırmızı ve beyaz renklerindedir. Kırmızı rengi, sağlığı, bolluğu ve bereketi sembolize ederken, beyaz rengi de saflığı ve uzun ömürlülüğü sembolize eder. Bu bilekliği bileğimize takarız ve sonrasında bir leyleği gördüğümüzde, bilekliği bir ağaç dalına asarız." ifadelerini kullandı. Eğitmen Ece Gündüz, desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a da teşekkürlerini sunarak, baharın bolluk, bereket ve sevgiyle geçmesi temennisinde bulundu. Atölyeye katılan kadınlar da, etkinliğin kendileri için hem öğretici hem de keyifli geçtiğini ifade ederek Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.