GÜNDEM - 28 Ağustos 2025 Perşembe 10:42

İkinci kez evlat acısı yaşamamak için ’topuk kanı’ aldırmayınca mahkeme tedbir kararı verdi

A
A
A
İkinci kez evlat acısı yaşamamak için ’topuk kanı’ aldırmayınca mahkeme tedbir kararı verdi

Mersin’de bir aile, ilk çocuklarında yaşadıkları ölümle biten acı nedeniyle ikinci çocuklarına topuk kanı testi yaptırmak istemeyince, açılan davada sağlık tedbiri uygulanmasına karar verildi. Aile karara itiraz etti ancak bir sonuç alamayarak süreci beklemeye başladı.


Murat ve Elif Kınış çiftinin 17 Temmuz’da dünyaya gelen oğulları Ömer için sağlık müdürlüğü ile aile arasında ’topuk kanı testi’ krizi yaşandı. Aile, ilk çocuklarında ’topuk kanı testi’ ile başlayan ve ölümle biten acı süreç nedeniyle bu kez yeni doğan bebeklerine testi yaptırmak istemedi. Topuk testi yaptırılmaması nedeniyle kurumun açtığı dava sonucu mahkeme, küçük Ömer için sağlık tedbiri uygulanmasına karar verdi. İlk bebeklerinde yapılan ’topuk kanı testi’ sonrası yanlış teşhisler konularak ağır tedaviler uygulandığı için kızlarını kaybettiklerini ileri süren çift yaşadıkları travmanın etkisiyle ikinci çocukları için aynı riski almak istemediklerini söyledi.


Açılan dava sonucu mahkemenin, küçük Ömer için sağlık tedbiri uygulanmasına karar verdiğini ifade eden baba Murat Kınış, "Biz bu sağlık tedbiri uygulanmasına itiraz ettik, gerekli sebepleri yazdık, ilettik. Ama mahkeme tarafından reddedilmiş" şeklinde konuştu.



"Daha önce doğan kız çocuğumuzdan topuk kanı vermiştik"


Baba Murat Kınış, 2018 yılında yaşadıkları olayın hayatlarını altüst ettiğini belirterek, "Daha önce doğan kız çocuğumuzdan topuk kanı vermiştik. Verilen topuk kanında bize fenilketonüri diye bir genetik hastalığın değerlerinin yüksek olduğu söylenildi. Sağlık ocağından çağırıldık, bize evraklar verildi. Adana Balcalı Hastanesi’ne yönlendirdiler. Hastaneye gittiğimizde çocuğun yatışının yapılması gerektiğini, yoğun bakımda kalması gerektiğini söylediler. Çocuğumuzun yatışını yaptık, orada tekrardan yeni bir test yapıldı. Ankara’dan gelen fenilketonüri testiyle alakalı hiçbir şey yoktu. Bu sefer Adana Balcalı Hastanesi’nde tirozinemi adlı genetik hastalığın olduğu söylendi. Ankara’daki hastalıkla ilgili hiçbir şey yoktu. Çocuğumuz hastanede 16 gün boyunca yattı. Hastaneye gitmeden önce 14 gün boyunca bizim yanımızdaydı, herhangi bir rahatsızlığı, sıkıntısı yoktu, gayet sağlıklıydı. 16 gün hastanede yattıktan sonra uygulanan ağır tedaviler sonucunda çocuğumuzu kaybettik" dedi.



"Mahkemenin verdiği kararın iptalini istiyoruz"


Baba Kınış, yaşadıkları sürecin ardından otopsi talep ettiklerini belirterek, "Yapılan otopside tirozinemi ile fenilketonüri adlı genetik hastalıkların hiçbirinin olmadığını, çocuğumuzun sağlıklı olduğunu ortaya koydular" şeklinde konuştu.


Hastanede uygulanan tedaviler yüzünden daha önceki çocuklarını kaybettiklerini ileri süren Kınış, yeni doğan bebeklerine aynı acıyı yeniden yaşamamak için topuk kanı testine izin vermediklerini söyledi. Kınış, "Topuk kanından çıkan sonuçların kesinliği ve garantisi yoktur. Bizim orada bir canımız gitti. Aynı duruma tekrar düşmek istemiyoruz" diye konuştu.


Konuşmasını sürdüren baba Kınış, "Mahkemenin verdiği kararın iptalini, Sağlık Bakanlığı’nın verdiği kararın iptalini istiyoruz. Topuk kanı alınmasını istemiyoruz. Sonuçlara güvenmiyoruz, inanmıyoruz. Bir kere canımız yandı, bir daha yanmasını istemiyoruz. Daha önce sağlıklı bir çocuğumuzu kaybettik" ifadelerine yer verdi.



"Kan aynı kan, illa topuk olunca testler değişmiyor"


Çocuklarının sağlık kontrollerini sürekli yaptıklarını anlatan anne Elif Kınış ise, "Gerekli bütün tahlillerimiz, testlerimiz, her şeyi yaptık. Sağlık ocağından tut, özel hastaneye kadar ne gerekiyorsa her şeyi yapıyoruz. Yani çocuğumuz konusunda hiçbir şeyi kısmıyoruz. Ben cahil bir insan değilim. Sağlık meslek lisesi mezunuyum. Hemşirelik diplomam da var. Ben daha önce kadın doğum bölümünde staj yaparken erken doğan çocukların topuğundan kan gelmediği zaman biz kolundan alıp bu testleri yapmıştık. Topuk kanının illa topuktan alınması gerekmiyor. Kan aynı kan. İlla topuk olunca testler değişmiyor. Biz buna karşıyız aslında" dedi.



"Müvekkil tedbir kararını kendisine tebligat gelince öğrendi"


Şehir dışında olduğu için yazılı açıklama gönderen çiftin avukatı Muhammed Said Altuntaş ise müvekkillerinin haklı gerekçeler nedeniyle çocuğundan topuk kanı alınmasına rıza göstermediğini vurguladı. Av. Altuntaş, mahkemenin ise aileye danışmadan aldığı sağlık tedbiri kararına itiraz ettiklerini ifade ederek, "Mersin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) uyarınca mahkemeden sağlık tedbiri kararı talep edilmiş. Mahkeme bu talep doğrultusunda hiçbir şekilde aileyi bilgilendirmeden ve duruşma açmadan dosya üzerinden tedbir kararı vermiş. Müvekkil tedbir kararını kendisine tebligat gelince öğrendi" diye konuştu.



"Testlere güvensizlik duyduğunu ifade ettik"


Tedbir kararına karşı itirazlarını içerir dilekçeyi sunduklarını belirten Av. Altuntaş, "Dilekçede öncelikle müvekkilin 2018 yılında doğan ilk çocuğundan topuk kanı alındığını, akabinde hastalık şüphesiyle yoğun bakıma alındığını, yoğun bakımdaki ağır müdahalelere dayanamayarak vefat ettiğini, fakat otopsi raporunda herhangi bir hastalık tespit edilmediğini, yani aslında uygulanan ağır tedaviler nedeniyle çocuğun öldüğünün sabit olduğu, bu nedenle testlere güvensizlik duyduğunu ifade ettik. Tıbbi araştırmalarda bu testin yanlış sonuç verebildiğinin kanıtlandığını ortaya koyduk. En önemlisi sırf topuk kanı verilmedi diye bir ceza kanunu olan ÇKK uyarınca tedbir kararı verilemeyeceğini, zira kanunda bahsedilen sağlık tedbirinin ihmal ya da istismar edilen çocuklar hakkında, tedavi niteliğinde müdahale gerektiren durumlar için öngörüldüğünü, somut durumda bu anlamda korunmaya muhtaç nitelikte bir çocuk olmadığını, nitekim topuk kanı testinin tarama niteliğinde bir işlem olup tedavi olmadığını ifade ettik" ifadelerini kullandı.


Duruşma açılmadan ve aileye söz hakkı verilmeden sadece ilgili kurumun talebi üzerine tedbir kararı verilmesinin yanlış olduğunu ve buna yönelik emsal mahkeme kararları sunduklarına da dikkat çeken Altuntaş, "5 sayfalık itiraz dilekçesi sunulmasına rağmen itiraz mercii olan mahkeme tarafından bu beyanlara hiçbir şekilde itibar edilmeden ret kararı verildi" diye bilgi verdi.



İkinci kez evlat acısı yaşamamak için ’topuk kanı’ aldırmayınca mahkeme tedbir kararı verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Yahyalı Belediyesi’nden modern ulaşım atağı Yahyalı Belediyesi tarafından İsmet Mahallesi’nde yürütülen altyapı ve üstyapı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İsmet Mahallesi’nde elektrik hatlarının yer altına alınması ve altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından sıcak asfalt öncesi hazırlıklara geçildi. Bu kapsamda eski asfaltın söküm işlemleri freze makinası ile başlatıldı. Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, devam eden asfalt çalışmalarını yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Öztürk, İsmet Mahallesi’nde altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından sıcak asfalt çalışmalarına başladıklarını söyledi. Başkan Öztürk; "Yahyalı’mıza bir güzelliği daha kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Öncelikle yapılan hizmetin İsmet Mahallemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Çalışmalar süresince göstermiş oldukları sabırdan dolayı İsmetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Çalışmalar süresince vatandaşların göstermiş olduğu sabır ve anlayışa teşekkür eden Başkan Öztürk, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile uyum içerisinde önemli hizmetlere imza attıklarını ifade etti. Başkan Öztürk açıklamasında; "Büyükşehir Belediyemiz ile dayanışma içerisinde ilçemize çok güzel hizmetler yapıyoruz. Memduh Başkanımız her zaman ilçelerimizin yanında olmuş, desteğini hiçbir zaman esirgememiştir" ifadelerini kullandı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Başkan Öztürk, çalışmalarda emeği geçen belediye personeline de teşekkür etti. Fen İşleri Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin yoğun gayret gösterdiğini belirten Öztürk, sıcak asfalt çalışmaları öncesinde doğalgaz, elektrik, su ve kanalizasyon altyapı çalışmalarının tamamlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Başkan Öztürk açıklamasının sonunda; "İnşallah çalışmalarımızı kısa süre içerisinde tamamlayarak Kurban Bayramı öncesinde veya sonrasında mahallemizi sıcak asfalt konforuyla buluşturmaya çalışacağız" ifadelerine yer verdi. İsmet Mahallesi’nde sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte vatandaşların daha güvenli, modern ve konforlu bir ulaşıma kavuşması hedefleniyor.
Samsun Samsun Büyükşehir Belediyesi 110 cankurtaran alacak Samsun’da yaz aylarının gelmesiyle 15 Mayıs itibarıyla sahillerde 110 cankurtaran görevlendirilecek. Gümüş bröve sahibi yüzücü gençlerin itfaiyeye müracaatı bekleniyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, 15 Mayıs itibarıyla plajlarda sezon hazırlıklarına başlıyor. Samsun Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanlığı Müdahale Şube Müdürü Rıza Zengin, Terme’den Yakakent’e kadar uzanan geniş bir hatta cankurtaran hizmeti verileceğini belirtti. Şube Müdürü Rıza Zengin, "Önümüzde yaz sezonu başlayacak. Birinci derecede tabii ki en önemli hizmet alanı sahiller oluyor. Bu sene 15 Mayıs itibariyle bu hizmeti başlatacağız. Hazırlık süresini bir 15 gün sürdüreceğiz. Terme’den Yakakent istikametine kadar valiliğimizin belirlediği yüzülebilir alanlarda cankurtaran hizmetini vermeye devam başlayacağız. Büyükşehirimizin şu anda 19 adet belirlediği mavi bayrak plajlı alanlarda da bu hizmeti aktif bir şekilde sürdüreceğiz" dedi. 110 cankurtaran görev yapacak Gümüş bröveli gençlere çağrı yapan Zengin, "Bu sene 110 personeli hedefledik. Tabii ki gümüş bröve yüzen personeli istihdam etmek noktasında bazen temininde güçlük çekiyoruz. Bu hizmete gönüllü olan gençlerimizi bekliyoruz. Gümüş brövesini olan arkadaşlarımız bizlere müracaat ederse yaklaşık 1 Haziran – 15 Eylül arası onları çalıştırmak isteriz" diye konuştu.
Karabük Karabük merkezli 14 ilde yapay zeka destekli dolandırıcılık çetesi çökertildi Karabük merkezli 14 ilde düzenlenen "Sarmal" operasyonunda, yapay zeka destekli sahte içeriklerle vatandaşları dolandırdığı iddia edilen 23 şüpheli yakalandı. Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile ilgili birimlerce, dolandırıcılık olaylarının önlenmesine yönelik çalışma yürütüldü. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen soruşturmada, şüphelilerin sosyal medya üzerinden başta endüstriyel makineler olmak üzere çeşitli ürünleri piyasa değerinin altında göstererek vatandaşları dolandırdığı belirlendi. Şüphelilerin, dolandırıcılık faaliyetlerinde inandırıcılığı artırmak amacıyla yapay zeka kullanarak sahte fatura, irsaliye, iş yeri ve ürün teslimat fotoğrafları oluşturduğu, bu yöntemle 90 kişiyi mağdur ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında "Sarmal" adı verilen planlı operasyon düzenlendi. Karabük merkezli Diyarbakır, Eskişehir, Batman, İstanbul, Adana, Konya, Antalya, Hatay, Gaziantep, Kütahya, Edirne, Mersin ve Aydın’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, örgüt lideri ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, dolandırıcılıkta kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda telefon ve dijital materyale el konuldu.
Ankara Gaziantep merkezli operasyonlarda 293 milyon liralık kara para ağı çökertildi Gaziantep merkezli 6 ilde yürütülen dev soruşturmada narkotik bağlantılı kara para ağı deşifre edildi. MASAK raporlarıyla desteklenen operasyonda piyasa değeri 293 milyon 400 bin lira olan mal varlığına el konulurken, çok sayıda şüpheli için düğmeye basıldı. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün yürüttüğü soruşturma kapsamında, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna yönelik detaylar ortaya çıktı. 13 Kasım 2025 tarihinde başlatılan soruşturmada MASAK raporları doğrultusunda geniş çaplı bir finansal inceleme yapıldığı belirtildi. Dosyada 24 öncül suç şüphelisi ve 33 aklama şüphelisi olmak üzere toplam 57 kişinin yer aldığı öğrenildi. Şüphelilerin 293 milyon 400 bin lira olan mal varlıklarına el konuldu Soruşturma çerçevesinde piyasa değeri 293 milyon 400 bin lira olan mal varlığına müdahale edildi. Lüks klasmanda yer alan Porsche, Audi, BMW, Mercedes ve Land Rover marka toplam 32 araç ile birlikte 25 taşınmaz için satılamaz ve devredilemez şerhi konuldu. Dairelerden düğün salonlarına kadar uzanan geniş bir mülk ağı dikkat çekerken, 29 şüpheli şahıs ile 4 şirkete ait banka hesaplarının da bloke edildiği belirtildi. 8 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonlarda, 30’u Gaziantep’te olmak üzere toplam 36 şüpheli hedef alındı. TCK 282 kapsamında yürütülen operasyonlarda şu ana kadar 18 kişinin gözaltına alındığı açıklanırken, firari şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü edinilen bilgiler arasında yer aldı. Toplam 49 şahıs hakkında işlem başlatıldı Öte yandan örgütlü narkotik ticareti yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik daha geniş kapsamlı bir operasyonun da detayları ortaya çıktı. Gaziantep merkezli olmak üzere Mersin, Ankara, Şanlıurfa, Adana ve Malatya’yı kapsayan operasyonlarda toplam 49 şahıs hakkında işlem başlatıldığının altı çizildi. Operasyon kapsamında 13 şüphelinin halihazırda cezaevinde tutuklu bulunduğu, 20 kişinin ise yakalanarak gözaltına alındığı açıklandı. Güvenlik güçlerinin kalan şüphelilerin izini sürdüğü de edinilen bilgiler arasında yer aldı.
Erzurum ANKA çocuk destek programı Erzurum bölge toplantısı tamamlandı Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen ANKA 3.0 Uygulayıcı Eğitimi Programı, 6 ilden 66 meslek elemanının katılımıyla tamamlandı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, çocuk koruma hizmetlerinin niteliğini artırmak amacıyla düzenlenen "ANKA 3.0 Uygulayıcı Eğitimi Programı" sona erdi. 04-08 Mayıs 2026 tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleştirilen programa; Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars, Elazığ ve Erzurum illerinden çocuk hizmetleri alanında görev yapan yaklaşık 66 meslek elemanı katıldı. İki ayrı salonda eş zamanlı yürütülen eğitimlerde 9 eğitici görev aldı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü temsilcileri de katılarak eğitim süreçlerini yerinde takip etti. ANKA Çocuk Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen eğitimlerde; çocukların psikososyal gelişimlerinin desteklenmesi, risklerin erken tespiti, koruyucu ve önleyici müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi, travma odaklı yaklaşım yöntemleri ve kriz anlarında uygulanacak mesleki müdahale süreçleri ele alındı. Programla, çocukların bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan hizmet anlayışının güçlendirilmesi, sosyal, duygusal ve davranışsal gelişimlerinin desteklenmesi, güvenli yaşam becerilerinin artırılması ve sahada görev yapan meslek elemanlarının uygulama yeterliliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Eğitim süresince uygulamalı çalışmalar, grup etkinlikleri ve vaka değerlendirmeleri gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla katılımcıların mesleki bilgi ve deneyimlerinin artırılmasının yanı sıra farklı illerden gelen personel arasında bilgi paylaşımı ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlandı. Programın kapanışında konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, çocuk koruma hizmetlerinin hassasiyet, bilgi ve uzmanlık gerektiren önemli bir alan olduğunu belirtti. Aykut, düzenlenen eğitimlerin sahada yürütülen hizmetlerin niteliğine katkı sağlayacağını ifade etti. Çocukların üstün yararını esas alan çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Aykut, "Güçlü çocuk, güçlü gelecek anlayışıyla çalışmalarımıza aynı hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz." dedi. Program, eğitimcilere teşekkür belgeleri ve katılımcılara katılım belgelerinin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.