EKONOMİ - 16 Nisan 2024 Salı 09:59

Kilosu 50 TL’ye kadar düştü: Çilekte açıkta hasat zamanı

A
A
A

Çilek üretiminin önemli merkezlerinden Mersin Silifke'de açıkta hasat başlamasıyla birlikte 120 TL'ye ulaşan ürünün fiyatı 50 TL'ye kadar düştü.

Türkiye'nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin'de örtü altında turfanda birçok ürünün kış mevsiminde hasat edilmesinin ardından açıkta hasatlara başlandı. Özellikle 20 bin dönüm arazide yılda yaklaşık 80 bin ton çilek üretiminin gerçekleştirildiği Silifke ilçesinde ise açıkta hasada geçildi. Açıkta hasadın başlamasıyla fiyatlar da düştü. Yaklaşık 1 ay öncesinde kadar market ve pazarlarda 120 TL'ye kadar satılan çileğin fiyatı 50 TL'ye kadar geriledi. Yüzlerce kadına ekmek kapısı olan çilek hasadı, aynı zamanda üretici için iyi bir gelir kapısı oluyor. Üretilen çilekler Türkiye'nin her tarafına gönderilirken, bazı ülkelere de ihraç ediliyor.

Kilosu 50 TL’ye kadar düştü: Çilekte açıkta hasat zamanı

Geçen yıl Eylül ayında ekimin yapıldığını belirten işçi çavuşlarından Mevlüt Coşkun, "Bu ay itibarıyla da hasadını yapmaktayız. Zaten Silifke'miz çileği ile meşhur herkes bilir. Haziran'ın 15'ine kadar sürekli hasadımız devam edecek. Dönüm başına sezonda 4-5 ton hasat yapılıyor" dedi.

Kilosu 50 TL’ye kadar düştü: Çilekte açıkta hasat zamanı

İlçelerinde kışın topraksız tarım ve seralarda da çilek üretiminin yapıldığına dikkat çeken Coşkun, ilkbahar ve yazın ise açıkta üretimlerin sürdüğünü kaydetti.
Açıkta çilek hasadına başladıklarını belirten üretici Rukiye Kuz, "Bahçemizi Ağustos ayında hazırladık, Eylül ayında diktik. Diktiğimiz günden itibaren de uğraşıyoruz. Şu anda 50-60 TL'den satıyoruz. Bizim yetiştirdiğimiz çilek hem yurt içine hem de yurt dışına gidiyor" ifadelerini kullandı. 

Kilosu 50 TL’ye kadar düştü: Çilekte açıkta hasat zamanı

Halil İbrahim Varlı - Veli Gürgah

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi Manisa’da FETÖ’ye yönelik 3 Nisan’da düzenlenen operasyonda yakalanan 47 şüpheliden 44’ü gözaltına alındı. 6 Nisan’da gözaltına alınan şüphelilerden 21’i tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 47 şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada, terör örgütünün Manisa genelinde yeniden hücre yapılanmasını genişletmek için yaptığı çalışmalar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında edinilen bilgilere göre; terör örgütünün ilde kadın ve erkek yapılanması şeklinde iki farklı yapı kurduğu ve kadın yapılanmasının doğrudan sözde "il imamına" bağlı çalıştığı belirlendi. Yeni haberleşme araçları Signal Güvenlik güçlerinin takibine takılmamak için örgüt üyelerinin yüz yüze görüşmekten ziyade FETÖ tarafından temin edilen cihazlar ile "Signal" ve benzeri uygulamalar üzerinden görüşmelerini sağladığı tespit edildi. FETÖ’nün yeni hedefi ortaokul öğrencileri Soruşturmada en fazla dikkat çeken detaylardan birisi de terör örgütünün yeniden eleman kazanma stratejisi oldu. Örgütün yeni hedefinin ortaokul öğrencileri olması dikkat çekti. FETÖ tarafından ortaokul öğrencilerinin içinden seçilen öğrencilerin, özel öğretmenler aracılığıyla "KINALAMA" adı verilen yöntemle özel yetiştirilmesinin planlandığı belirlendi. Paravan şirketler aracılığıyla örgüte maddi kaynak sağlanıyor Yurt dışı bağlantılı şirketler üzerinden yapılan para transferleri de soruşturmada dikkat çeken bir diğer detay oldu. FETÖ tarafından "arsa alım satımı" adı altında yurt dışında kurulu bir şirket üzerinden gönderilen para sisteme sokularak, örgüte maddi destek sağlanıyor. Örgütün güncel olarak finans ve eğitim başta olmak üzere tüm eylemlerine devam ettiği ve İzmir bölgeye bağlı olarak faaliyet yürüttüğü de tespit edildi. Terör örgütüne yapılan baskınlarda yaklaşık 22,5 milyon lira değerinde altın, döviz ve Türk lirası ele geçirildi. Terör örgütü, cezaevindeki üyelerinin ailelerine de düzenli yardım yaparak, kendisine olan bağlılığı diri tutmaya çalışıyor. Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi 3 Nisan’da düzenlenen operasyonda yakalanan 47 şüpheliden 44’ü gözaltına alındı. 6 Nisan’da gözaltına alınan şüphelilerden 21’i tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi. Yetkililer, FETÖ/PDY’nin Manisa yapılanmasına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.
Denizli Çameli Belediye Meclisinden kırsal mahalle kararı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek Madde 3’ü ile 7254 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında, kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan yönetmeliği doğrultusunda Çameli ilçesi sınırları içerisinde bulunan mahallelerin kırsal yerleşim özelliği taşıyıp taşımadığının tespiti konusu Çameli Belediye Meclisinde görüşülmüştür. 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren yasal düzenleme çerçevesinde, mahalle muhtarlarımızın talepleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; Çameli merkez mahalleler hariç köyden dönüşen tüm mahallelerin kırsal mahalle statüsünde kalmasının uygun olduğuna Belediye Meclisinde oy birliği ile karar verilmiştir. Alınan bu karar, ilgili mevzuat gereği Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gönderilecek olup, nihai karar Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilecektir. "Tek amacımız kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanmasıdır" Bu karar ile amaçlarının kırsal alanda vatandaşların desteklenmesi olduğunu belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan; "Bu karar ile temel amacımız; kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın desteklenmesi, kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanma ya devam etmesinin sağlanmasıdır. Alınan kararın ilçemize ve tüm mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz" dedi.
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.