EKONOMİ - 27 Şubat 2026 Cuma 10:24

Mersin Büyükşehir Belediyesinden çölyak hastalarına Ramazan desteği

A
A
A
Mersin Büyükşehir Belediyesinden çölyak hastalarına Ramazan desteği

Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılından bu yana sürdürdüğü ‘Çölyak Hastalarına Destek Projesi’ kapsamında her ay 930 çölyak hastasına 3 kilogram glütensiz un ve 16 rulo glütensiz ekmek ulaştırırken, Ramazan ayında hazırladığı ‘Glütensiz Ramazan Dayanışma Paketi’ ile özel beslenme ihtiyacı bulunan vatandaşların sofralarına ek destek sağlıyor.


Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde 2020 yılından bu yana sürdürdüğü ‘Çölyak Hastalarına Destek Projesi’ ile glütensiz beslenmek zorunda olan vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Proje kapsamında hazırlanan ve içerisinde 3 kilogram glütensiz un ile 16 rulo glütensiz ekmek bulunan destek paketleri, her ay 930 çölyak hastasına ulaştırılıyor.



Çölyak hastaları, kendilerine en yakın mahalle mutfağından paketlerini teslim alabiliyor


Sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği projeyle yıl boyunca çölyak hastalarına düzenli destek sağlayan Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında dayanışma çalışmalarını daha da artırarak ‘Glütensiz Ramazan Dayanışma Paketi’ hazırladı. Ramazan’ın bereketini çölyak hastalarının sofralarına taşıyan paketlerde, 1 litre ayçiçek yağı, 2 adet 400 gramlık glütensiz makarna, 1 adet 400 gram glütensiz arpa şehriye, 250 gram glütensiz kek karışımı, 80 gram glütensiz bisküvi, 60 gram glütensiz çikolata, 2 adet 140 gram glütensiz puding, 250 gram glütensiz çikolatalı tahıl topları, 50 gram glütensiz cips, 100 gram glütensiz susamlı çubuk kraker ve 100 gram glütensiz gofret yer alıyor.


Glütensiz ürünlerin fiyatlarının piyasada oldukça yüksek olması ve bu ürünlere ulaşımın her zaman kolay olmaması nedeniyle vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesinin sunduğu bu destekten büyük memnuniyet duyuyor. Özellikle temel gıda ürünlerini kapsayan paketler, çölyak hastalarının bütçesine de önemli katkı sağlıyor. Çölyak hastası vatandaşlar, kendilerine en yakın mahalle mutfağından belirlenen gün ve saatlerde paketlerini teslim alabiliyor.



"Çölyak hastalarının, sağlıklı ve güvenli beslenme hakkına erişimlerini kolaylaştırıyoruz"


Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında sosyal hizmet uzmanı olarak görev yapan Yasemin Özbek Cilasın, 2020 yılından bu yana çölyak hastalarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal destek çalışmalarını aralıksız olarak sürdürdüklerinden söz etti. Glütensiz beslenmek zorunda olan vatandaşlara her ay düzenli olarak glütensiz gıda kolisi desteği sağladıklarından bahseden Cilasın, "Bugün geldiğimiz noktada, 930 çölyak hastası vatandaşımıza düzenli olarak ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Glütensiz un ve ekmek desteğinin yanında, bu aya özel ‘Glütensiz Ramazan Dayanışma Paketi’ni de vermekteyiz. Bu destek yalnızca ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda çölyak hastası bireylerin, sağlıklı ve güvenli beslenme hakkına erişimini destekleyen güçlü bir sosyal sorumluluk projesidir. Amacımız, özel beslenme ihtiyacı bulunan vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve bu süreçte kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmamaktır" dedi.



Mersin Büyükşehir Belediyesinden çölyak hastalarına Ramazan desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. Zafer Asım Kaplancıklı: "Atılan her adım, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürdü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" diye konuştu.