ASAYİŞ - 11 Mart 2026 Çarşamba 09:10

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon: Gözaltılar var

A
A
A
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon: Gözaltılar var

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarına karıştığı iddia edilen bazı kişilere yönelik operasyon başlatıldı.


Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarına yönelik operasyon yaptı. Operasyona çerçevesinde polisin belediyede arama yaptığı öğrenilirken, bir çok şüpheli hakkında ise gözaltı kararı olduğu öğrenildi.



Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon: Gözaltılar var

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Ertaş: "Erzurum’un kurtuluşunda bir Alperen olan Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi kahramanlık destanı yazmıştır" Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yayımladığı mesajla 12 Mart Erzurum’un kurtuluşunu kutlarken kurtuluş mücadelesinde "Alvar İmamı" olarak nam yapan, sufi ve şair Muhammed Lütfi Budak’ı öne çıkardı. TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, 12 Mart’ta Kâzım Karabekir Paşa’nın komutasındaki Türk ordusuyla gerçekleşen Erzurum’un kurtuluşunun, Azerbaycan’ın da kurtuluş ve kuruluş muştusu olduğunu, Türk ordusunun Bakü’yü kurtaran Kafkas İslam ordusunu kurduğunu hatırlattı. Başkan Ertaş açıklamalarına şöyle devam etti: "Erzurum şehirden öte vatandır. Erzurum’un kurtuluşu Anadolu’nun da kurtuluşudur. Yıkılmış olanlarla beraber etrafında elli civarında tabya bulunan ve Anadolu’nun kilidi olan Erzurum, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kuruluş meşalesinin yakıldığı aziz bir vatandır ki Erzurum Kongresi millî mücadelemizde çok mühim yere sahiptir. Her 12 Mart’ta anmamız gereken bir isim de vardır ki o da bir sufi, bir eren, bir alp olan Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi’dir. Erzurum’un kurtuluş sürecinde Alvarlı Muhammed Lütfi Efe’nin mücadelesi bir kahramanlık destanıdır" dedi. "Ruslara ait bir silah deposunu ele geçirildi" Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi, 12 Şubat 1916’da Rusların Erzurum ve çevresini işgale başlamaları üzerine babasıyla birlikte Erzurum’a yerleştiğini hatırlatan Ertaş, "Rus istilası süresince Yavi köyünde imamlık yapmıştır. Rusların çekilmeye başlamaları ve Ermenilerin katliama girişmeleri üzerine Yavi’den ve komşu köylerden topladığı 60 kişilik bir kuvvetle (Can Verenler Milis Kuvvetleri) Ermenilere karşı koymuş, mücadelesinde başarı göstererek, Oyuklu köyü yakınlarında Ruslara ait bir silah deposunu ele geçirmiştir. Daha sonra Türk ordusuna katılarak 12 Mart 1918 günü Erzurum’a girmiş, aynı gün babası şehit olmuştur" şeklinde konuştu. Alvar Köyü’ne yerleşti Erzurum’un kurtuluşundan sonra tekrar Hasankale’ye dönen Muhammed Lütfi Efendi, Hasankale’ye bağlı Alvar köyüne yerleştiğini vurgulayan TDED Şube Başkanı Murat Ertaş, " Bir Nakşibendî Hâlidî şeyhi olarak 1939’a kadar bu köyde, bu tarihten sonra da Erzurum’da bölge halkını irşad ile meşgul olmuş, kendisi de muhterem babası gibi bir 12 Mart’ta (1956) baki aleme göç etmiştir. Bu vesileyle Erzurum’da Rus işgali ve Ermeni çetecilerin katliamında can veren, o günleri yaşayıp vefat eden halkımızın, Kazım Karabekir Paşa ve ordusunun ve bir alperen olan Alvarlı Muhammed Lütfi’nin Efendi’nin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Ceddimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyoruz" diye konuştu.
Bayburt Aynı kubbe altında iki nesil: Hafız oğul mukabele okuyor, imam hatip baba namaz kıldırıyor 15 yaşındaki Bayburtlu hafız Yusuf Aslan, tarihi Yakutiye Camii’nde mukabele okurken, babası İmam Hatip Enis Aslan yaklaşık 28 yıldır aynı camide vakit, cuma ve teravih namazlarını kıldırıyor. Baba ve oğul, ramazan ayının manevi atmosferini aynı camide birlikte yaşıyor. Bayburt’ta hafızlığını 13 yaşında tamamlayan Yusuf Aslan, Yakutiye Camii’nde mukabele okuyor. Babası Enis Aslan’ın uzun yıllardır imam hatip olarak görev yaptığı camide Kur’an-ı Kerim okuyan genç hafız, çocukluk hayalini gerçekleştirmenin sevincini, baba Enis Aslan ise oğluyla aynı kubbe altında bulunmanın gururunu yaşıyor. 1913-1915 yılları arasında inşa edilen, cami ve minaresi tamamen kesme taştan yapılan Yakutiye Camii’nde ramazan ayı boyunca sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde Kur’an-ı Kerim okunuyor. Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan ve kentte en çok tercih edilen camiler arasında gösterilen tarihi yapıda sürdürülen mukabele geleneği, genç hafızların katkısıyla devam ediyor. Bayburt Anadolu İmam Hatip Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi Yusuf Aslan, 13 yaşında Zinnet Taştan Kur’an kursunda hafızlığını tamamladı. Küçük yaşlardan beri camiyle iç içe bir hayat sürdüğünü belirten Aslan, babasını ve hocalarını örnek alarak, bu yolda ilerlemek istediğini belirtti. "Allah izin verirse babamın yolundan gitmeye gayret edeceğim" Yakutiye Camii’nde mukabele okumanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu söyleyen Aslan, hafızlık sürecini 2 sene önce tamamladığını ifade etti. Babası ile hocalarının Kur’an-ı Kerim okuyuşundan etkilenerek bu yola yöneldiğini aktaran Aslan, çocukluk hayalinin gerçeğe dönüştüğünü dile getirdi. Bayburt Anadolu İmam Hatip Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi olan Aslan, Zinnet Taştan Kur’an kursunda hafızlığını tamamladığını ardından hafızlık belgesini aldığını belirtti. Hafız olmanın kendisi için büyük bir nimet olduğunu kaydeden Aslan, "Yakutiye Camii’nde mukabele okuyorum. Babam Enis hoca, o da hafız. Onun yolundan ilerlemek istiyorum. Küçüklüğüm camide geçti. Babam ve hocalar Kur’an okurken hep onlara özenmiştim. Büyüdüğümde ben de buralarda okumak istiyordum. Allah bu hayalimi gerçekleştirdi ve artık ben de bu camide hatim okuyorum. Allah izin verirse babamın yolundan gitmeye gayret edeceğim" dedi. "Yusuf’un yaşında ben de bu camide hatim okudum" Yakutiye Camii’nde uzun yıllardır görev yaptığını belirten İmam Hatip Enis Aslan ise oğlunun bugün aynı camide mukabele okumasının kendisi için ayrı bir sevinç olduğunu söyledi. Bayburt’ta 40 yıldır görev yaptığını, 28 yıldır da Yakutiye Camii’nde görev yaptığını ifade eden Enis Aslan, hayatının büyük bölümünün bu camide geçtiğini kaydetti. Oğlunun bugün mukabele okuduğu yaşlarda kendisinin de aynı camide hatim okuduğunu söyleyen Aslan, o yıllarda yaptığı duanın zamanla karşılık bulduğunu vurguladı. Cami çevresinin o dönem bugünkü gibi düzenli olmadığını belirten Aslan, genç yaşta burada görev yapmayı arzuladığını, yıllar sonra da bu camide hizmet etme imkânına kavuştuğunu söyledi. Kendisinin de 16 yaşındayken aynı camide hatim okuduğunu yineleyen Aslan, "O yıllarda caminin etrafı, bahçesi, çevresi pek namaz kılmaya uygun değildi. Böyle tarla diyoruz ya aynı o cinstendi. O gün 16 yaşında şöyle demiştim, ‘Allah bana burada bir görev nasip etse de bu caminin etrafı, içi, dışı nasıl yapılıyormuş, nasıl bakılıyormuş insanlara göstereyim.’ Dilimizle de söyledik, sadece kalbimizle düşünmedik. Demek ki o gün söylediğimiz dua yerine geçti ve Cenab-ı Hak yıllarca burada görev yapmayı bize nasip etti" diye konuştu. "Aynı safta, aynı kubbe altında olmak rabbimin büyük lütfu" Hafız olan oğluyla aynı camide bulunmanın büyük bir sevinç kaynağı olduğunu vurgulayan Enis Aslan, en çok da Yusuf’un hafızlık yolunu seçmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Oğlunun kendisini örnek alarak camilere, dine, topluma ve millete hizmet etme arzusu taşımasının ayrı bir gurur verdiğini söyleyen Aslan, bütün evlatların yolunun açık olması için dua etti. Aslan, "Hafız evladım Yusuf ile birlikte aynı camide hatim okuma, aynı camide ibadette bulunma, aynı safta, aynı kubbe altında, aynı havayı tenefüs etme imkânını bizlere verdiği için rabbime sonsuz şükür ediyorum. En çok sevindiğim nokta, evladımın babasının hafızlığını örnek alıp onun da hafız olması, ben de bu camilere, bu dine, bu topluma, bu millete, bu devlete hizmet edeceğim konusunda babasını örnek almasıdır. En önemli husus budur. Allah bu konuda bütün evlatlarımızın da hafız Yusuf’un da yolunu açık eylesin inşallah" ifadelerini kullandı. Yakutiye Camii’nde yıllardır sürdürülen mukabele geleneği, bu Ramazan’da da baba ve oğulu aynı çatı altında buluşturdu. Biri uzun süredir cemaate namaz kıldıran imam hatip, diğeri ise aynı camide mukabele okuyan genç bir hafız olan Aslan ailesi, tarihi camide kuşaktan kuşağa taşınan manevi bağın dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
İstanbul AK Parti İstanbul’dan 39 ilçenin 961 mahallesinde lokum ikramı AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, Ramazan ayı boyunca İstanbul’un 39 ilçesinde ve 961 mahallesinde teravih namazı sonrası vatandaşlara lokum ikramında bulunuyor. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Ramazan çalışmaları kapsamında ilçe teşkilatları sahada aktif olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Ramazan ayının manevi atmosferini ve dayanışma ruhunu İstanbullularla paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler çerçevesinde, İstanbul’un dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geliniyor. Program kapsamında İstanbul’un simgeleşmiş tarihi camilerinden mahallelerdeki yerel camilere kadar kentin farklı noktalarında teravih namazı sonrası vatandaşlara lokum, salep, çay ve su ikramı yapılıyor. Cami çıkışlarında kurulan mobil ikram stantları vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Teşkilat mensupları tarafından gerçekleştirilen ikram programları sayesinde Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu mahallelerde canlı tutulurken, vatandaşlarla kurulan gönül bağları da güçleniyor. "Ramazan’ın bereketini İstanbullularla paylaşıyoruz" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Ramazan ayı boyunca yürütülen çalışmaların İstanbul’un her mahallesinde devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Teşkilatlarımızla birlikte İstanbul’un 39 ilçesinde ve 961 mahallesinde vatandaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz. Teravih namazı sonrası camilerimizin önünde gerçekleştirdiğimiz lokum ikramlarıyla hem Ramazan’ın bereketini paylaşıyor hem de hemşehrilerimizle gönül köprüleri kuruyoruz. AK Parti teşkilatları olarak Ramazan ayı boyunca İstanbul’un her köşesinde vatandaşlarımızla buluşmaya, onların sofralarına, dualarına ve muhabbetine ortak olmaya devam edeceğiz." İstanbul genelinde yürütülen Ramazan faaliyetlerinin ve gelenekselleşen ikram programlarının Ramazan ayı boyunca tüm mahallelerde aralıksız şekilde devam edeceği belirtildi.
Bursa İştahsız çocuklara renkli tabaklar ve doğru alışkanlıklar Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklarda sıkça rastlanan iştahsızlık problemine karşı ailelerin bilinçli yaklaşım göstermesi gerektiğini vurgulayarak, beslenmeyi eğlenceli hale getirmenin ve doğru zamanlamanın bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, ’Çocuğum çok zayıf, hiçbir şey yemiyor’ diyenlerden biriyseniz, çocuğun yemek alışkanlıklarını yeniden ele almanın iyi olacağını söyledi. Çocuklarda iştahsızlığın göz ardı edilmemesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Ciğerli, "Psikolojik ya da fizyolojik nedenler bu sorunun kaynağı olabilir. Mutlaka bir sağlık taraması yapılmalı. Eğer herhangi bir sağlık problemi yoksa doğru zamanlama ve uygun besin seçimiyle bu durum aşılabilir" dedi. Sunum şekli çocukların iştahını açabilir Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklara yiyecekleri farklı ve eğlenceli şekillerde sunmanın önemine dikkat çekerek şu önerilerde bulundu; "Gülen yüzlü tabaklar, sebzelerle yapılmış figürler, çiçek şeklindeki yumurtalar gibi sunumlarla çocuğun tabağına ilgisini çekebilirsiniz. Masallar eşliğinde yapılacak keyifli sohbetlerle beslenmenin önemini anlatabilirsiniz." Yemek saati birlikte geçirilen kaliteli zaman olmalı Ailece yenen yemeklerin çocuklar için bir rutin oluşturduğunu belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Yemek zamanlarını sadece beslenme değil, birlikte geçirilen kaliteli bir zaman haline getirmek çocuğun yemek alışkanlıklarını olumlu etkiler. Sofrada tüm ailenin bir arada olması çok önemlidir" şeklinde konuştu. Sıvı tüketimine dikkat, porsiyonlara özen Yemekten önce ve yemek sırasında sıvı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, midenin sıvı ile dolmasının doygunluk hissine neden olacağını ve bu yüzden gıda tüketiminin azalabileceğini söyledi. Ayrıca fazla büyük porsiyonlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Çocuğun yemek hazırlığına dâhil edilmesinin iştah üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade eden Ciğerli, "Malzeme seçiminden hazırlık sürecine kadar çocuğu işin içine katmak hem yemekle bağ kurmasını sağlar hem de ilgisini artırır. Sofrada ona teşekkür edin, katkısını takdir edin. Bu, iştahla yeme isteğini artıracaktır" dedi. Ekran karşısında yemek yemekten kaçının Diyetisyen Ciğerli, çocukların yemek sırasında ekran başında olmaması gerektiğinin altını çizerek, "Sırf yemek yesin diye çocuğun karşısına çizgi film açmak, onun ne yediğinin farkına varmasını engeller. Bu da sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmasını zorlaştırır" dedi. Her çocuğun yeme alışkanlığının farklı olduğunu belirten Ciğerli, "Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Onun kendi beslenme yolculuğuna saygı gösterin. Sevmediği bir yiyeceği hemen zorlamayın, zaman zaman sofrada görmesini sağlayarak aşinalık kazandırabilirsiniz" diye konuştu. Sonuç: "Sabır, ilgi ve doğru alışkanlıklar başarı getirir" Diyetisyen Veysel Ciğerli, ailelere sabırlı olmalarını tavsiye ederek, "Çocuğun iştahını artırmak için baskı kurmadan, yemek zamanlarını eğlenceli hale getirerek ve sağlıklı alışkanlıklar kazandırarak uzun vadeli başarı sağlanabilir" dedi.