KÜLTÜR SANAT - 28 Mart 2026 Cumartesi 13:14

Mersin Şehir Tiyatrosu Dünya Tiyatro Günü’nü sahnede kutladı

A
A
A
Mersin Şehir Tiyatrosu Dünya Tiyatro Günü’nü sahnede kutladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü sahnede seyirciyle birlikte kutladı. ‘5 Gün 5 Oyun’ seçkisi kapsamında sahnelenen oyunlar yoğun ilgi görürken, yayımlanan bildiride tiyatronun toplumsal rolüne vurgu yapıldı.


Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Şehir Tiyatrosu sanatçı kadrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ‘5 Gün 5 Oyun-27 Mart Dünya Tiyatro Günü Seçkisi’ seçkisi ile sahnede kutlamanın mutluluğunu yaşarken, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisini de kendilerini izlemeye gelen seyircilerle paylaştı. Dünya Tiyatro Gününde ‘Buzlar Çözülmeden’ oyunu sahnelenirken, salon seyircilerle dolup taştı. Oyuncuların performansı seyirciler tarafından dakikalarca alkışlandı.


Kurulduğu günden bu yana binlerce seyircinin alkışını toplayan ve birbirinden güzel oyunların mimarı olan Şehir Tiyatrosu sanatçı kadrosu, tamamı ücretsiz olan oyunları Mersin’in yanı sıra birçok şehirden de gelen misafirin beğenisine sundu. 24-28 Mart tarihleri arasında 5 gün boyunca süren programda sanatçıların performansları izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü seyircilerin alkışları eşliğinde sahnede ve sahne arkasında kutlama şansı yakalayan sanatçılar, ‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni de seyircilerle paylaştı.



"Atatürk’ün açtığı yolda, tiyatronun niteliğini korumak ve yeniden değerlendirmek bugün de gereklidir"


Gelen seyirciler ile ‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni paylaşan Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, "Tiyatro her dönem içinde var olduğu dünyanın şartlarıyla birlikte düşünülmesi gereken ve insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğan bir söz söyleme alanıdır. Bu nedenle her an yaşananlardan asla bağımsız değildir. Toplumsal ve fikri tüm durumlarla birlikte yeniden şekillenir ve değişen şartlar karşısında kendini yeniden inşa eder. Bugün, dünyanın farklı coğrafyalarında ifade biçimleri dönüşürken ve sözün alanı yeniden tanımlanırken, tiyatronun varlığı bir ifade ve görünürlük alanı olarak daha da zenginleşmiş ve belirginleşmiştir" dedi.


Erdönmez, tiyatronun evrensel yönüne ve farklılıkları bir araya getiren yapısına da değinerek, "27 Mart, dünyanın her yerinde, farklı dillerde ve farklı kültürlerde üretilen tiyatronun aynı gün ve aynı nedenle varlık gösterdiği, ortak bir ihtiyaç etrafında buluştuğu, aynı anda perde açtığı gündür. Bu ortaklık, tiyatronun sınırlarını aşan yapısını ve insanla kurduğu doğrudan ilişkiyi ortaya koyar. Tiyatro, farklılıkların bir arada var olabildiği, düşüncenin görünür hale geldiği ve insanın kendisine ve başkasına bakabildiği bir alan olarak varlığını bu ortaklık üzerinden sürdürür" ifadelerini kullandı.


Tiyatronun gelişimindeki sorumluluğa da dikkat çeken Erdönmez, "Sanatı bir toplumun gelişiminin vazgeçilmez bir parçası olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, tiyatronun bu niteliğini korumak ve onu çağın şartlar içinde yeniden değerlendirmek her zaman olduğu gibi bugün de gereklidir. Bu nedenle tiyatro, değişen dünyayı anlamaya çalışarak kendini geliştirmek ve yeni söz üretmeye devam etmekle varlığını sürdürecektir. Toplumsal ve evrensel sorumluluğu bugün çok daha büyüktür" şeklinde konuştu.



Mersin Şehir Tiyatrosu Dünya Tiyatro Günü’nü sahnede kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum MHP Milletvekili Aydın, STRATCOM 2026 zirvesinde konuştu MHP Erzurum milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl 5.’si organize edilen uluslararası iletişim platformu olan STRATCOM 2026 Zirvesine katıldı. İstanbul’da gerçekleşen zirvede 50’den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve konuşmacı farklı temalar etrafında buluşarak stratejik iletişim alanını şekillendiren temel meseleleri ele aldı. Erzurum Milletvekili ve AGİTPA Terörle Mücadele Özel Komisyonu Başkanı Kamil Aydın konuşmacı olarak katıldığı panelde oldukça önemli noktalara değinerek ve dijital platformların kötüye kullanımının gençler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dün itibarıyla, AGİTPA Terörle Mücadele Özel Komisyonu tarafından düzenlenen bir "Okul diyalogu" programından dönen Aydın, bu programda özellikle yeni nesil terörizm konusu ele alındığını, bu yeni tehdidin dijital medya platformlarının ve özellikle sosyal medyanın kullanımıyla yakından ilişkili olduğunu belirtti. Konuşmasında, tarih boyunca iyi ile kötü, doğru ile yanlış, erdem ile cehalet arasındaki mücadelenin devam ettiğini ifade eden Kamil Aydın, teknolojinin de bu mücadelenin bir parçası haline geldiğini dile getirdi. Teknolojik gelişmelerin insanlık yararına kullanılabileceği gibi kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebildiğini belirterek, özellikle dijital medya alanındaki riskleri işaret etti. "Günümüzde yaşanan küresel gelişmelerde; savaşlarda, kaoslarda ve krizlerde gördüğünüz üzere teknoloji tarafsızdır. Onu iyi yapan da kötü yapan da, insanların onu nasıl kullandığıdır." sözleriyle konuşmasına devam eden Aydın, nükleer enerjinin, başlangıçta insanlığa fayda sağlamak amacıyla geliştirildiğini ancak bugün bunun kötüye kullanımı da ciddi bir tehdit haline geldiğini anımsatarak aynı durumun dijital medya ve sosyal medya platformları için de geçerli olduğunun altını çizdi. Dijital medya ve sosyal platformların terör örgütleri tarafından kullanılarak özellikle gençlerin hedef alındığını vurgulayan Aydın, 2026 Küresel Terörizm Endeksi verilerine de değinerek terör eylemlerinin önemli bir kısmının 14-17 yaş aralığındaki gençler tarafından gerçekleştirildiğine vurgu yaptı. "Yanlış bilgi ve dezenformasyon büyük bir tehdit oluşturuyor" diyen Aydın, dijital platformlarda yayılan içeriklerin gençler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi. Yanlış bilginin çoğu zaman kasıtsız yayıldığını, dezenformasyonun ise bilinçli şekilde zarar vermeyi amaçladığını ifade etti. AGİT Parlamenter Asamblesi bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi vererek, gençlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Farklı ülkelerde düzenlenen diyalog programlarının olumlu sonuçlar verdiğini belirten Başkan, gençlerin "bağımsız bireyler olarak görülme" talebinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Gençlerin dijital ortamda maruz kaldığı içeriklerin yönlendirici etkisine dikkat çeken Kamil Aydın, aile, okul ve devlet kurumlarının iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirtti. "Yasaklamak yerine eğitmek zorundayız" diyen Aydın, medya ve bilgi okuryazarlığının önemine işaret etti. Açıklamasının sonunda, dijital zorbalık ve şiddet eğilimlerinin küçük yaşlarda başlayarak büyüyebileceğine dikkat çeken Aydın, toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısında bulundu.
Samsun Samsun TSO personeline üretken yapay zekâ eğitimi Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) personeline, 2026 yılı eğitim planı çerçevesinde, "Gen AI ile Akıllı Çalışmanın Temelleri" adı altında, "Üretken Yapay Zekâ Temel Eğitimi" verildi. TSO personeline yönelik kurum içi eğitimlerine, "Gen AI ile Akıllı Çalışmanın Temelleri" adı altında, "Üretken Yapay Zekâ Temel Eğitimi" başlıklı çalışmayla devam edildi. Eğitmen Zeycan Lerna Öztürk tarafından verilen yılın ikinci eğitimine, Samsun il ve ilçelerdeki oda/borsa personelleri de katıldı. Personelin çalışma süreçlerinde verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen eğitim kapsamında özelleştirilmiş yöntemlerle yapay zekânın kişisel ve profesyonel süreçlere nasıl entegre edilebileceği ele alındı. Seminer kapsamında katılımcılara; yazışmaların hazırlanması, veri analizi, rapor oluşturma, sunum hazırlama ve günlük iş süreçlerinin hızlandırılması gibi birçok alanda kullanılabilecek yapay zekâ araçları hakkında uygulamalı örneklerle geniş bir perspektifte bilgiler paylaşıldı. Eğitmen Zeycan Lerna Öztürk ayrıca, yapay zekâ kullanımındaki riskler ve yasal düzenlemeler hakkında da katılımcıları aydınlattı. Murzioğlu: "Yapay zekâ stratejik bir gereklilik" Eğitim hakkında bilgi veren Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Üyelerimize daha iyi ve kaliteli hizmet sunabilme adına kurum içi eğitim çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu çerçevede 2026 yılı için planladığımız bir eğitim çalışmasını daha yapmış bulunmaktayız. Üye memnuniyeti bizim önceliklerimizin arasında başta gelmektedir. Bugün işlediğimiz yapay zekâ konusu da artık hayatımızın her alanında yer alıyor ve iş dünyamız için de stratejik bir gereklilik haline geldi. Günümüzde yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; her alanda daha hızlı, daha doğru ve daha stratejik adımlar atmasını sağlayan önemli bir araçtır. Biz de personelimizin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunmayı amaçlayarak böyle bir eğitim düzenledik. Kurum içi eğitimlerimize, üye memnuniyet odaklı olarak devam edeceğiz" dedi.