ASAYİŞ - 14 Temmuz 2025 Pazartesi 10:20

Mersin’de arazi dolandırıcılığı iddiası: Köylüler organize çetenin hedefi oldu

A
A
A

Mersin’in merkez Mezitli ilçesine bağlı Davultepe ve Tece mahallelerinde köylü vatandaşların, taşınmaz satışları sırasında organize bir dolandırıcılık çetesi tarafından mağdur edildiği iddia edildi. Avukat Kübra Erşahin ile mağdurlar, daha fazla mağduriyetin ortaya çıkmaması ve şüphelilerin yakalanması için yetkililere çağrıda bulundu.

İddiaya göre, bölgedeki arazilerin imara açılmasıyla birlikte dolandırıcılar devreye girdi. Özellikle limon üreticisi köylüleri hedef alan çete üyeleri, zengin iş insanı kılığında taşınmaz sahiplerine ulaşarak satın alma vaadinde bulunuyor. Görüşmeler sırasında ciddi ve güvenilir bir gözlem bırakan şahısların, belediye rayiç bedeli üzerinden düşük miktarlarda kapora yatırarak tapu işlemleri için ikna sağladıkları ileri sürüldü. Tapu devri sırasında da sahte banka çalışanları tarafından mağdurların telefonla aranarak, "paranız hesaba geçti ama kara para incelemesine takıldı" denildiği, bu şekilde tapu devirlerinin gerçekleştirildiği belirtildi.

"Tapu devri yapıldıktan sonra telefonlarına ulaşılamıyor"

Avukat Kübra Erşahin, çetenin organize şekilde hareket ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu kişiler müvekkillerim gibi yaklaşık 25-30 kişiyi dolandırmış durumda. 100 bin TL’lik kapora yatırıp, tapu devrinde sahte dekont ve telefon aramalarıyla insanları kandırıyorlar. Tapuda imzayı attırdıktan sonra ise bir daha ulaşılamıyorlar. Aynı kişilerin birbirine bağlı oldukları, MERNİS kayıtlarında aynı adreslerde göründükleri tespit edilmesine rağmen tutuklanmıyorlar." Erşahin, tüm kamera görüntüleri, banka kayıtları ve tanık ifadelerinin dosyaya eklendiğini ifade ederek, adaletin artık mağdurlar lehine işlemesi gerektiğini belirtti.

Mersin’de arazi dolandırıcılığı iddiası: Köylüler organize çetenin hedefi oldu

"Adalet istiyoruz"

Mağdurlardan Anayurt Mahalle Muhtarı Musa Ural, bölge halkının ciddi şekilde mağdur edildiğini vurgulayarak, "Şu an mahallemde çok sayıda vatandaş dolandırıldı. Hâlâ aynı kişiler tarafından telefonla aranıyorlar. Daha fazla insanın mağdur olmaması için bir an önce bu çetenin yargı önünde hesap vermesini istiyoruz" dedi.

"Babamdan kalan tek yerimi dolandırdılar"

Mağdurlardan Mustafa Keskin ise babasından kalan tek taşınmazın elinden alındığını anlatarak, "27 milyona anlaştıklarını söylediler. Tapuda imzayı attım, ama paramı alamadım. Ertesi gün duyduk ki yerimi 7 milyona başkasına satmışlar. Adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Aynı çete beni de kandırmaya çalıştı"

Aynı kişilerin kendisini de dolandırmak istediğini belirten Yakup Keskin, "Beni de aradılar. Sahte banka dekontu gösterip ‘parayı gönderdik, hesaba yarın düşer’ dediler. Ama biz tapuda imzayı atmadık. Biri doktor, biri emlakçı, biri haritacı gibi davranıyorlar. Aslında bunlar bir arazi mafyası" dedi. Avukat Erşahin ve mağdurlar, konunun daha fazla can yanmadan çözülmesi ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için yetkililere çağrıda bulundu. Arazi çetesinin mağdurları, şüphelilerin yakalanması için suç duyurusunda bulunurken, dolandırıcılığın boyutunun bir küç yüz milyonu bulduğu belirtiliyor.

Fevzi Demircan 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.