ÇEVRE - 01 Mart 2026 Pazar 11:09

Mersin’de baharı yaşatan nergis çiçekleri gelir kaynağı oldu

A
A
A
Mersin’de baharı yaşatan nergis çiçekleri gelir kaynağı oldu

Mersin’in Mut ilçesinde doğada kendiliğinden yetişmesinin yanı sıra son yıllarda kültür bitkisi olarak da yetiştirilen nergis çiçekleri, kış ortasında baharı yaşatırken, kadınların yeni gelir kaynağı oldu.


Mut ilçesinde doğayı beyaza bürüyen nergis çiçekleri, kokusuyla olduğu kadar görüntüsüyle de bahar özlemini gidermeye yetiyor. Aralık ayında başlayıp mart ayında sona eren nergis çiçekleri, kokusu ve görüntüsüyle satışı kolay olan bir çiçek.


Nergis çiçeği, çiçeklerin içerisinde en güzel kokuya sahip olan ve en hassas çiçeklerden birisi olarak tanımlanıyor. Halk dilinde fulya şeklinde de isimlendirilen nergis, bazı yerlerde ise aşk çiçeği olarak biliniyor.


Mut ilçesinde üretici Güllü Topal, 2 dönümlük bahçesinden 4 bin boğum nergis hasat etmeyi umduğunu söyledi. Her bir boğumda 50 adet nergis çiçeği olduğunu ve 200 liradan sattığını belirten Topal, "Ben bu işi bir yıldır yapıyorum. Soğanlarımı diktim bu senede çiçekleri oldu. Çiçeklerde bir boğumda 50 tane var ve 200 liraya veriyorum. Seneye inşallah daha çok verecek. Çiçeklerinden ve soğanlarından yararlanacağım, onlar çoğalacak. Çok güzel bir meslek ve çok severek başladım. Mis kokulu çiçeklerimizle böyle devam edeceğim. Çevreme de köylülerime de tavsiye ediyorum. Zaten çok heveslendiler, gördüler onlarda dikmeyi düşünüyorlar. Geçimimin bir kısmını bununla sağlayacağımı düşünüyorum. İleriki yıllarda daha da çoğaltacağım, soğanlarından ekip çoğaltacağım. Daha büyük bir geçim sağlayacağız artık bu sayede, herkese tavsiye ediyorum" dedi.



Mersin’de baharı yaşatan nergis çiçekleri gelir kaynağı oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzonspor, 48 golün 15’ini kafayla attı Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’de bu sezon attığı 48 golün 15’ini kafa vuruşlarıyla kaydederek hava toplarındaki üstünlüğünü ortaya koydu. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında sahasında Fatih Karagümrük’ü 3-0 mağlup eden Trabzonspor, söz konusu gollerin tamamını kafa vuruşlarıyla attı. Onuachu 1 ve Nwaiwu’nun 2 golüyle sahadan 3 puanla ayrılan Karadeniz ekibi, hava toplarındaki hakimiyet konusunda zirvede yer aldı. 48 gol atan Karadeniz ekibinin 15 kafa golüyle hava toplarındaki etkinliği, takımın en önemli kozlarından biri oldu. 2.01’lik dev forvet etkisi Trabzonspor’un hava toplarındaki üstünlüğünün en önemli etkenlerinden biri ise takımın Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu oldu. 2.01 metrelik boyuyla Nijeryalı golcü ligde 18 golle krallık yarışında zirvede yer alırken, söz konusu gollerin 7’sini kafayla ağlara gönderdi. Onuachu, 5’i penaltı olmak üzere 11 golü de ayakla attı. Onuachu’nun ardından bu alanda Augusto, golcü oyuncuyu takip etti. Brezilyalı oyuncu 4 kafa golüyle takımına katkı verirken, devre arası takıma katılan Nijeryalı futbolcu Nwaiwu 2, Stefan Savic ve sezon içinde takımdan ayrılan Sikan da 1’er kez kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı. Uzun boylu ve fiziksel olarak güçlü oyuncularını etkili kullanan Trabzonspor, özellikle duran toplarda ve kenar ortalarında rakip savunmalara zor anlar yaşattı. Hava toplarındaki bu üstünlük, skorlara da yansıdı. Bordo-mavililer birçok maçta kilidi açan ya da sonucu belirleyen golleri kafa vuruşlarıyla buldu.
Gaziantep Dr. Öztaş’tan gebelik döneminde oruç tutma konusunda önemli uyarılar Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sonay Öztaş, gebelik döneminde oruç tutma konusunda anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öztaş, karar sürecinde en belirleyici unsurun anne ve bebek sağlığı olduğunu vurguladı. Gebelik ve emzirme döneminde dini açıdan kolaylık sağlandığını hatırlatan Op. Dr. Sonay Öztaş, "Normal şartlarda sağlıklı bir yetişkin uzun süreli açlığa dayanabilir. Ancak gebelikte metabolizma hızlanır, enerji ihtiyacı artar ve kan şekeri daha hızlı düşer. Biz hekimler gebelerimize az ve sık beslenmelerini öneriyoruz" dedi. "Uzun süreli açlık risk oluşturabilir" Uzun süreli açlığın gebelikte bazı riskler oluşturabileceğini belirten Dr. Öztaş, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yağ dokusunun parçalandığını ve kanda keton adı verilen maddelerin arttığını ifade etti. Bu maddelerin bebeğe uzun vadeli etkileri konusunda kesin veriler bulunmasa da risk ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. "Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Gebelikte artan kan hacmi ve bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısı nedeniyle su ihtiyacının da arttığını dile getiren Op. Dr. Öztaş, "Uzun süre susuz kalmak tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında etkilenmeye ve ciddi halsizliğe yol açabilir" uyarısında bulundu. "Her gebe için aynı cevap verilemez" "Gebe oruç tutamaz mı?" sorusuna net bir "evet" ya da "hayır" yanıtı verilemeyeceğini belirten Dr. Öztaş, değerlendirmelerin kişiye özel yapılması gerektiğini söyledi. Eğer gebelik sağlıklı ilerliyorsa, anne adayında diyabet, hipertansiyon, kalp ya da böbrek hastalığı gibi ek bir rahatsızlık yoksa ve gebelik düşük riskli gruptaysa; doktor kontrolünde bireysel değerlendirme yapılabileceğini belirten Öztaş, riskli gebeliklerde, gebelik şekeri olanlarda, tansiyon problemi yaşayanlarda veya bebekte gelişme geriliği bulunan durumlarda ise oruç tutmanın önerilmediğini ifade etti. "Sahur şart, dengeli beslenme şart" Oruç tutmaya karar veren gebelerin mutlaka sahur yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Sonay Öztaş, günlük alınması gereken sıvı miktarının iftar ile sahur arasında tamamlanmasının önemine dikkat çekti. Sahur ve iftarda aşırı yemek tüketiminin hazımsızlık ve gereksiz kilo artışına yol açabileceğini hatırlatan Öztaş, dengeli ve kontrollü beslenmenin önemini vurguladı. Son olarak anne adaylarına çağrıda bulunan Öztaş, gebelik döneminde oruç tutmak isteyenlerin mutlaka takiplerini yapan hekim ve sağlık personeline danışmaları, mümkünse diyet desteği alarak süreci planlamaları gerektiğini sözlerine ekledi.