KÜLTÜR SANAT - 30 Ocak 2026 Cuma 11:16

Mersin’de ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi sanatseverlerle buluştu

A
A
A
Mersin’de ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi sanatseverlerle buluştu

Mersin’de kadın emeğiyle yaşatılan iğne oyası mirası, çağdaş sanatla buluşurken, Başkan Vahap Seçer, sivil toplumun demokrasi ve kültürel değerlerin yaşatılmasındaki önemine dikkat çekti.


Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında, Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde kadın emeğiyle yaşatılan iğne oyası mirasının çağdaş sanatla buluşmasından ilham alan sanatçı Sevim Şanlı’nın ‘Sessiz Mirasın Sesi’ adlı kişisel resim sergisine katıldı. Mersin Güzel Sanatlar Galerisi’nde ziyarete açılan sergide, sanatçı Şanlı’ya ait toplam 150 eser yer alırken, eserlerde yağlı boya resimler üzerine iğne oyası işlemeleri uygulanarak geleneksel kadın emeği çağdaş sanatla buluşturuldu.



"Belediyeler ve başkanları millet iradesinin tecelli ettiği en önemli kurumlardır"


Konuşmasına kadınların toplumdaki önemine değinerek başlayan Başkan Seçer, hem Türkiye’yi hem de dünyayı yaşanılan sıkıntılardan kadınların kurtaracağına inandığını söyledi. Demokrasi adına değerlendirildiğinde belediyelerin ve belediye başkanlarının millet iradesinin tecelli ettiği en önemli kurumlar olduğunu belirten Seçer, "Vatandaş belediye başkanı üzerinden kendini yönetecek, yerel hizmeti verecek kişileri seçiyor. Bu nedenle belediye başkanı şehrini çok iyi bilmeli. O şehrin dinamiklerini, demografisini, toplumsal yapısını, hassasiyetlerini bunları iyi ölçebilmeli. Nihayetinde yerelde uygulayacakları hizmetlerin, alacakları kararların temelinde o bilgi birikimi yatıyor" dedi.


Kentin büyükşehir belediye başkanı olarak Mersin’i tek kelimeyle özetlemesi istenmesi halinde ‘Mersin benim için Türkiye’dir, Türkiye’nin izdüşümüdür’ cevabını vereceğini aktaran Seçer, "Toplumsal, siyasal ve ekonomik açıdan Türkiye ne yaşıyorsa minyatürünü Mersin’de görebiliyorsunuz. Çünkü Mersin kültürlerin buluşma noktası. Mersin homojen bir demografi değil. Kent merkezi binlerce yıllık bir tarih değil. Sonradan bazı dinamiklerin tetiklediği etkiler sonucu gelişmiş, büyümüş ve serpilmiş bir kent. Anadolu’nun her köşesinden farklı renkleri burada bir şekilde buluşturmuş ve bir potada eritmiş, çok farklı bir yapı ortaya çıkarmış. Bugünkü Mersin, sinerjisi, enerjisi ve bereketi çok yüksek değerli bir kenttir" diye konuştu.



"İğne oyası yüzyıllardır Anadolu kadınının sessiz bir dili oldu"


Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ise ‘Sessiz Mirasın Sesi’ resim sergisinin çok kıymetli olduğunun altını çizerek, kültürel miras olan iğne oyası ile çağdaş sanatın birbiriyle harmanlandığı çok özel bir sergide bir arada olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade etti. Meral Seçer, "İğne oyası yüzyıllardır Anadolu kadınının sessiz bir dili oldu. Kadınlar çoğu zaman duygularını, hissettiklerini, konuşamadıklarını, üzüntülerini ve sevinçlerini sessizce iğne oyasında motifler halinde sundular, kendileri ve komşuları bunları kullandılar" şeklinde konuştu.


Bu motiflerin en güzel yanının ise ilhamını doğadan alması olduğunu kaydeden Meral Seçer, "Kadınlar, duygularıyla doğadaki renkleri, çiçekleri, kuşları, böcekleri ve doğanın var ettiği tüm nesneleri resmettiler ve bunları motif haline getirdiler. Bu yüzden bizim için çok kıymetli bir miras" ifadelerini kullandı.


Bu sergi ile iğne oyasına farklı bir bakış açısı getirip, daha görünür olmasını sağlamayı amaçladıklarını ifade eden Meral Seçer, "Bu miras aslında yüzyıllardır kullanılmış olmakla birlikte, son yıllarda giderek unutulmaya yüz tutmuş durumda. İnsanın kendi köklerine ve mirasına sahip çıkması her zaman için o insanı ve toplumu güçlendiren unsurlardır. İğne oyasına başka bir bakış açısı getirmeliyiz. İğne oyası sadece evlerde kullanılan değil ya da sadece yaş almış insanlarımızın yaptığı değil, gençlerimizin de bunu yapması için bir farkındalık oluşturmamız gerekiyor’ dediğimizde bu serginin kararını aldık. Sevinç Hanım aylar boyunca buna emek verdi" diyerek çok güzel bir çalışmanın ortaya çıktığından söz ederek, Şanlı’yı kutladı.


Konuşmaların ardından, protokol üyeleri ve iğne oyası yapımında emeği geçen üretici kadınların katılımı ile kurdele kesilerek 31 Ocak tarihine kadar açık olacak olan ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi ziyarete açıldı. Açılışın ardından sergiyi gezen Başkan Seçer, mirasın ilmek ilmek işlendiği iğne oyasının yağlı boya ile tuvalde buluştuğu ‘12 Ay’ ve ‘Emanet’ isimli tabloları satın alarak sergiye destek verdi.



Mersin’de ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi sanatseverlerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.