EKONOMİ - 30 Mart 2026 Pazartesi 10:14

Mersin’de tekstil atıkları kadın emeğiyle yeniden hayat buluyor

A
A
A
Mersin’de tekstil atıkları kadın emeğiyle yeniden hayat buluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde hayata geçirilen ‘Sürdürülebilir Tekstil Projesi’ kapsamında, tekstil atıklarının geri dönüştürülerek sıfır atığın hedeflendiği çalışmalar sürerken, üretici kadınlara verilen eğitimlerle hem çevresel farkındalık artırılıyor hem de kadın emeği ekonomiye kazandırılıyor.


Yaşanılan iklim krizi etkilerini azaltmak adına kentteki tüm paydaşlar ile ortak hareket eden Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında yapılan ‘Mersinden Kadın Kooperatifi Sürdürülebilir Tekstil Projesi’ kapsamında eğitimler veriliyor. Kadının emeğini görünür kılmak, emeği kazanca dönüştürmek ve aynı zamanda iklim krizi risklerini de en aza çekmek için, sıfır atık konusunda kadınları toplumun öncüleri olarak belirleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi, üretici kadınlara sıfır atık eğitimleri vererek hem üretimde hem de sosyal yaşamda sürdürülebilir bir dünyanın kapılarını aralıyor.


Çukurova Kalkınma Ajansı’nın başlattığı Sürdürülebilir Büyüme ve Yeşil Dönüşüm Hızlandırıcı Hibe Desteği’ne (SoGreen) başvurarak, ‘Sürdürebilir Tekstil Projesi’ isimli projesi kabul edilen Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi, proje ile tekstil atıklarını yeniden dönüştürerek atığı sıfıra indirmeyi hedefliyor. Kadının emeğinin görünür kılınmasını ve kazanç sağlamasını da sağlayan proje ile bölgesel kalkınmanın ve kooperatifleşmenin de önü açılıyor. Proje kapsamında hali hazırda üretimin her aşamasına değen kadın emeği, gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmayı da mümkün kılıyor.


Proje kapsamında, ‘Sıfır Atık ve Yeşil Dönüşümde Kadının Gücü’ mottosuyla Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığında Sıfır Atık Yönetimi ve Denetimi Şefi ve Yeşim Dönüşüm Ofisi Sorumlusu olarak görev yapan Zeki Altun tarafından üretici kadınlara eğitim verildi.


Altun, kaynağında atıkların ayrıştırılması ile yeşil dönüşüm odağında atık olarak değerlendirilen ürünlerin bir ham madde niteliği taşıdığını da ifade etti. Altun tarafından eğitimde, Bilim Merkezinin çalışmaları hakkında da bilgiler verilirken, iklim değişikliği ile mücadele konusunda oluşturmaya çalıştıkları farkındalık anlamında bilgiler paylaşıldı. Altun, eğitime katılan kadınlara da seslenerek, "Değişim sizden başlıyor" dedi ve atıkların nasıl değerlendirilmesi gerektiği konularında kendilerine sundukları desteklerden dolayı teşekkür etti. Çoraptan oyuncak yapımının da sıfır atıkla mücadeleye sunduğu katkıdan söz eden Altun, kadınların gücüne vurgu yaptı ve Mersinden Kadın Kooperatifi’ne de teşekkürlerini iletti.



"Yeşil dönüşüm, sıfır atık ve çevreyle ilgili farkındalık etkinlikleri yapacağız"


Projenin Mersin, Türkiye ve dünya için çok kıymetli olduğunun altını çizen Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, "Küçük bir başlangıç olabilir ama her şeyin bir başlangıcı ve farkındalığı olması çok kıymetli. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, Çukurova Kalkınma Ajansı’nın SoGreen Projesine başvurmuştuk ve projemiz kabul gördü. Paydaşımız ise Mersin Büyükşehir Belediyesi. Proje boyunca yeşil dönüşüm, sıfır atık ve çevreyle ilgili farkındalık etkinlikleri yapacağız" diyerek, bu proje kapsamında yapılan etkinliklerden birinde buluştuklarını söyledi.



"Projenin amacı, sürdürülebilir ekonomiyi destekleyen bir kooperatif kültürü oluşturmak"


Kadınların sıfır atık noktasında farkındalık elde etmesinin topluma da sirayet edeceğini belirten Seçer, "Bu projenin temelleri, uzun yıllardır Mersin Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız ‘Evimiz Atölye Projesi’ üzerine inşa edilmiştir. Evimiz Atölye bir geri dönüşüm projesidir. Kadın istihdamına destek veren bu proje ile elyafları ikinci el çoraplarla oyuncak haline dönüştürüyorduk. Bunun için çok emek verildi. Çok basit gibi gözüken bir proje ama çok emek isteyen de bir projeydi. Bu anlamda emek veren tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.


Meral Seçer ayrıca, kadınların çoraptan ürettikleri oyuncakların sıfır atıkla yapıldığını ve bu kapsamda Mersinli kadınlarda bir farkındalık oluşturulduğunu söyleyerek, "Projenin amacı, sürdürülebilir ekonomiyi destekleyen bir kooperatif kültürü oluşturmak ve bu yolla kadın istihdamını destekleyecek uygulamalar geliştirmektir" diye konuştu.



Mersin’de tekstil atıkları kadın emeğiyle yeniden hayat buluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Pazaryeri’nin sesi Gaziantep’te yükseldi Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları tarafından Gaziantep’te düzenlenen ’Kadınlarla Yükselen Dirençli Şehirler’ programına katılarak ilçeyi başarıyla temsil etti. Program kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Gaziantep’in ilk kadın milletvekili olan Fatma Şahin ile bir araya gelen Başkan Tekin, tecrübe paylaşımının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından kadın belediye başkanlarının bir araya geldiği programda, yerel yönetimlerde kadın gücünün önemi bir kez daha vurgulandı. "Pazaryeri ilçemiz için hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizi paylaşarak istişarelerde bulunduk" ’Kadınlarla Yükselen Dirençli Şehirler’ programına sonrasın bir değerlendirme yapan Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, "Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in engin tecrübelerinden faydalanma imkânı bulduk. Pazaryeri ilçemiz için hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizi paylaşarak istişarelerde bulunduk. Bu tür programlar, şehirlerimizin geleceği adına çok kıymetli kazanımlar sağlıyor" dedi. Öte yandan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan’a ve ev sahibi olarak programa öncülük eden Başkan Fatma Şahin’e teşekkür eden Tekin, Pazaryeri için daha güçlü ve dirençli bir şehir vizyonuyla çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Kadınların şehir yönetiminde daha aktif rol almasının önemine dikkat çekilen program, katılımcılar arasında kurulan güçlü iletişim ağı ve paylaşılan vizyon ile dikkat çekti. Pazaryeri Belediyesi’nin geliştirdiği projelerin de ilgi gördüğü program, ilçenin geleceği adına umut verdi.
Mersin Finansal özgürlüğün yeni rotası sigorta fonları TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, finansal özgürlüğün yalnızca gelir artışıyla değil, vergisel avantajların doğru kullanılmasıyla mümkün olduğunu belirterek, döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarının ailelere ’miras niteliğinde’ güvence sunduğunu söyledi. Alkış, özellikle bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin doğru planlama ile uzun vadeli döviz bazlı bir varlığa dönüştürülebileceğini vurguladı. Genç profesyoneller ve bordrolu çalışanlar için hayati öneme sahip döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarında vergi avantajı ve bekleme maliyetine dikkat çeken Alkış, finansal planlamada en büyük riskin erteleme alışkanlığı olduğunu ifade etti. Maaştan kesilen vergilerin kişisel birikime dönüştürülebileceğini belirten Alkış, erken yaşta sisteme girmenin önemine işaret etti. "Ertelediğiniz her yıl mirasınızdan 5 bin dolar siliyor" Gençlerin sigortayı ’masraf’ olarak görmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savunan Abdulcelil Alkış, bekleme maliyeti analizlerine göre 25 yaşında sisteme giren bir kişi ile 35 yaşında başlayan kişi arasında yalnızca zaman değil, sağlanan koruma açısından da büyük bir fark oluştuğunu söyledi. Alkış, "25 yaşında başlayanla 35 yaşında başlayan arasındaki fark, sağlanan koruma açısından 170 bin dolarlık devasa bir kayıptır. Ertelediğiniz her yıl, aslında gelecekteki tazminatınızdan 5 bin doları siliyorsunuz" dedi. "Vergi indirimiyle gider yönetimi, sigortayla gelecek inşası" Klasik yatırım araçlarının ötesine geçen bu sistemin hem bir ’gider yönetimi’ hem de ’gelecek inşası’ aracı olarak kullanılabileceğini belirten Alkış, Gelir Vergisi Kanunundaki düzenlemelerin ’vergi kaldıracı’ etkisi oluşturduğunu ifade etti. Bu sayede prim ödemelerinin vergi matrahında indirim imkanı doğabildiğini dile getiren Alkış, sistemin aynı zamanda yaşam kaybı riski gerçekleşmesi halinde aileye bırakılacak döviz bazlı bir miras niteliği taşıdığını vurguladı. Sigorta fonları 2026’nın finansal özgürlük rotası Türkiye’de ’yastık altında’ tutulan varlıkların finansal sisteme kazandırılmasının makroekonomik açıdan kritik öneme sahip olduğunu belirten Alkış, sigorta acentelerinin bu dönüşümde köprü görevi üstlendiğini söyledi. Alkış, "Türkiye’nin yastık altında bekleyen yaklaşık 400-500 milyar dolar değerindeki varlığının sisteme dahil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Gelir Vergisi Kanununun 63. ve 89. maddeleri kapsamında sunulan ’vergi kaldıracı’, özellikle yüksek gelir grubundaki çalışanlar için yüzde 40’a varan vergi iadesi imkanı tanıyor. Bu avantaj, ödenen primin neredeyse yarısının devlet tarafından finanse edildiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Maaşınızın vergisini geleceğinize yatırın" Bordrolu çalışanlar için yüzde 40’lık vergi arbitrajı fırsatına dikkat çeken Alkış, şahıs sigorta primlerinin matrahtan düşülmesiyle hem birikim yapıldığını hem de vergi yükünün hafifletildiğini belirtti. Alkış, bugün atılacak bir imzanın, uzun vadede yüz binlerce dolarlık finansal güvence anlamına geldiğine dikkat çekti. Sıfır kayıplı enstrüman ve döviz bazlı güvence Prim iadeli hayat sigortalarının enflasyona karşı güçlü bir kalkan olduğunu vurgulayan Alkış, vatandaşın "Ödediğim primler yanar mı" endişesine de yanıt verdi. Alkış, "Bu sistemde kanserden kalp krizine, organ nakline kadar sözleşme kapsamındaki kritik hastalıklar gerçekleşirse toplu ödeme yapılır. Poliçe süresince sağlıklı kalınması halinde ise ödenen primler döviz bazlı olarak geri alınır. Vergi avantajıyla birleştiğinde bu model ’sıfır maliyetli’ bir yatırıma dönüşür" ifadelerini kullandı. TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu’nun projeksiyonlarına göre; bireylerin sigortayı maliyet yerine döviz bazlı varlık olarak değerlendirmesi, kurumların çalışanlara grup hayat ve kritik hastalık sigortalarını yan hak olarak sunması, devletin acentelerin finansal danışmanlık rolünü güçlendirmesi ve sektörün prim iadeli ürünleri çeşitlendirmesi önerildi. Alkış, "Finansal özgürlük artık yalnızca kazanılan gelirle değil, mevcut gelirin ne kadarının vergi yerine geleceğe yönlendirildiğiyle ölçülmektedir. Vergi kaldıracı bu dönüşümün en güçlü anahtarıdır" dedi.