EĞİTİM - 11 Kasım 2025 Salı 09:50

Mersin’de ücretsiz tiyatro kursuna yoğun ilgi

A
A
A
Mersin’de ücretsiz tiyatro kursuna yoğun ilgi

Mersin’de Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz tiyatro kursuna bu yıl 7’den 60’a 250 kişi katılırken, kursiyerler hem sahne eğitimi alıyor hem de özgüven ve ifade becerilerini geliştiriyor.


Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen ‘Tiyatro Kursu’, yoğun ilgiyle devam ediyor. Şehir Tiyatrosu oyuncuları tarafından verilen kurslardan, bu yıl 250 kursiyer faydalanıyor. 7 yaşından 60 yaşına kadar geniş yaş aralığındaki katılımcıların yer aldığı kurslarda öğrenciler, yaş gruplarına göre özel olarak oluşturulan sınıflarda eğitim alıyor.


Macit Özcan Spor Tesislerinde düzenlenen ve 7-9, 10-13, 14-17 ve 18 yaş üstü olmak üzere 4 ana grup oluşturulan eğitimlerde, gelişim düzeyine uygun tiyatro çalışmaları yürütülüyor. Cumartesi günleri 10.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşen kurslarda öğrenciler temel tiyatro eğitiminin yanı sıra; sahne disiplini, doğru ifade ve özgüven alanlarında da kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Eğitim sürecinde her grup kendi oyununu hazırlayarak, yıl sonunda sahneye çıkacak. Ocak ayına kadar sürecek derslerin ardından da oyun çalışmaları başlayacak.



"Her grup yıl sonunda kendi tiyatro oyununu çıkartacak"


Şehir Tiyatrosu oyuncularından Ümit Adıgüzel, tiyatro kursunun 3. haftasında olduklarını ve yoğun bir katılımla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Şu anda 250 öğrencimiz var. 7 yaştan başlıyor, 18 yaş ve üstüne kadar gruplandırdık. 7-9, 10-13 yaş gruplarımızı 2’şer sınıfa ayırdık. 14-17 yaş grubumuz ve 18 yaş üstü grubumuz da var. 50-60 yaşa kadar katılımcılarımız mevcut. Kursumuz cumartesi günü sabah 10.00’da başlıyor, akşam 19.00’a kadar devam ediyor" dedi.


Her grubun, kendi içinde yıl sonunda oyun çıkartacaklarını belirten Adıgüzel, "Ocak ayından sonra oyun çalışmaları başlayacak. Ocak ayına kadar ders alacaklar. 17 yaş grubundaki gençlerimizden yeteneği olan ve konservatuvar isteyenler de ayrıca ayrıştırılıp, onlar da konservatuvar sınavlarına hazırlanacaklar. Hocalarımızın hepsi Şehir Tiyatrosunun oyuncuları" diye konuştu.


Tiyatro kursunun sosyalleşme, zaman yönetimi, kendini doğru ifade edebilme ve özgüven gelişimi açısından çok fayda sağladığını sözlerine ekleyen Adıgüzel, "Bu sayede okuma alışkanlıkları da artmaktadır. Başkanımız da zaten kültür ve sanat konularında çok hassas. Kısacası Mersin Büyükşehir Belediyesinde sanat dolu dolu devam ediyor" ifadelerine yer verdi.



Mersin’de ücretsiz tiyatro kursuna yoğun ilgi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de sosyal hizmetleri için 774 milyon TL’lik dev bütçe İnsan odaklı belediyecilik anlayışıyla onlarca sosyal destek projesini hayata geçiren Denizli Büyükşehir Belediyesi, bütçesini vatandaşın sofrasına, eğitimine ve sağlığına yönlendirerek sosyal hizmetlerde yeni bir dönem başlattı. Başkan Çavuşoğlu, ihtiyaç sahibi her kesime dokunduklarını belirterek, "Bu şehirde hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" mesajı verdi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, göreve geldikleri günden bu yana sosyal hizmetlere ayırdıkları bütçeyi açıkladı. Şehrin sadece binalarla değil, huzur ve dayanışmayla büyüyeceğini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu sosyal belediyecilik odaklı bir anlayışla hayata geçirdikleri projeleri anlattı. Denizli’de ilk kez hayata geçirdikleri Horoz Kart’tan emekli desteklerine, yeni doğan yardımından HPV aşısına, çocuk gelişim merkezlerinden ilkokula giden çocuklara beslenme desteğine kadar dev bir bütçeyi vatandaşın doğrudan sofrasına, eğitimine ve sağlığına yönlendirdiklerini kaydeden Başkan Çavuşoğlu, insan odaklı onlarca projeyle ihtiyaç sahibi tüm kesimlerin yanında yer aldıklarını söyledi. "Hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" Sosyal hizmetleri çok önemsediklerini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Göreve gelirken geride hiç kimseyi bırakmayacağımızın sözünü vermiştik ve bunu her geçen gün büyütüyoruz. Herkesin ve her kesimin geride bırakılmadığı bir sistem inşa ediyoruz. Biz bu kenti yönetirken sadece fiziki projelere değil insan hayatına dokunmaya da odaklanıyoruz. Bu şehirdeki hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek. Hiç bir anne ‘Çocuğum nasıl beslenir?’ diye düşünmeyecek. Çünkü bugün birbirimizin elinden tutmaya, yanımızdakine omuz vermeye ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Her bir kuruş vatandaşın huzuru ve refahı için ‘Mutlu İnsanların Şehri Denizli’ vizyonuyla çalıştıklarının altını çizen Başkan Çavuşoğlu, "İnsanlar güne huzurla ve güvenle başlayamazsa, dünyanın en güzel binalarını verin onları mutlu edemezsiniz. Çocuğuna süt alamayan anneyi bina yaparak mutlu edemezsiniz" dedi. Kaynakların doğru, yerinde ve adaletli kullanılmasının öncelikleri olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Her bir kuruşu vatandaşın huzuru ve refahı için harcıyoruz. Denizli’nin parası artık Denizli halkının cebine, mutfağına ve çocuklarının geleceğine gidiyor. Şehrin kaynaklarını bu zor günlerde yanımızdaki insana omuz vermek için harcıyoruz" ifadelerine yer verdi. İşte insan hayatına dokunan projelerden bazıları Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığının hayata geçirdiği ve sürdürdüğü sosyal hizmet projelerinin bazıları şöyle: "Horoz Kart, emeklilere yönelik ramazan ikramiyesi, yeni doğan yardımı, çocuk gelişim merkezleri, beslenme yardımı, mobil ikram araçları, hane yardımları, gıda kolisi, ısınma desteği, taşınma desteği, 65 yaş üstüne ücretsiz tamirat desteği, bebek çantası, bebek bezi (0-2 yaş) ve bebek maması desteği, evlilik desteği, kırtasiye paketi, ortaokul, lise ve MESEM öğrencilerine ulaşım desteği, test kitabı ücreti desteği, YKS sınav ücreti desteği, HPV aşısı desteği, çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımı, hasta yatağı ve hasta bezi desteği, alzheimer, demans, zihinsel engelli ve otizm tanılı vatandaşlara takip cihazı, asker çantası desteği, asker ailelerine yemin töreni için yol ve yemek desteği, Evde Bakım ve Sağlık Koordinasyon Merkezi, Sevgi Eli ve Aşevi."
Düzce Vali Makas’tan Cumayeri’ne sorunları yerinde dinledi Düzce Valisi Mehmet Makas, il protokolü ile birlikte Cumayeri ilçesine çıkarma yaptı. Kaymakamlık ve belediye ziyaretlerinin yanı sıra esnafla buluşan Vali Makas, "Düzce Sohbetleri" toplantısında muhtarların taleplerini tek tek not aldı. Vali Mehmet Makas, ilçe ziyaretleri kapsamında Cumayeri’nde bir dizi temas ve incelemelerde bulundu. Makas, Cumayeri programına Kaymakamlık ziyareti ile başladı. Cumayeri Kaymakamı Şeyma Şendur ve Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu tarafından karşılanan Vali Makas, ilçedeki kamu yatırımları hakkında bilgi aldı. Kaymakamlık ziyaretinin ardından sokağa inen Vali Makas, ilçe esnafını selamlayarak hayırlı kazançlar diledi. Yol boyunca vatandaşlarla samimi bir şekilde sohbet eden Makas, kendisine iletilen talepleri bizzat dinleyerek çözüm için gerekli birimlere talimat verdi. Belediye çalışmaları incelendi Esnaf ziyaretleri sonrası Cumayeri Belediyesi’ne geçen Vali Makas, Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu’nu makamında ziyaret etti. İlçede belediye eliyle yürütülen projeler ve yerel hizmetler hakkında istişarelerde bulunuldu. "Düzce sohbetlerinde muhtarlar söz aldı Ziyaretin en önemli duraklarından biri Cumayeri Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen "Düzce Sohbetleri" toplantısı oldu. İl ve ilçe birim müdürlerinin de katılım sağladığı toplantıda Vali Makas; mahalle ve köy muhtarlarıyla bir araya geldi. Toplantıda söz alan muhtarlar, bölgelerindeki sorunları ve ihtiyaçları doğrudan Vali Makas’a iletme fırsatı buldu. Sorunları tek tek dinleyen ve not alan Vali Mehmet Makas, kamu hizmetlerinin köylere ve mahallelere en hızlı şekilde ulaştırılması noktasında kararlılık mesajı verdi. Program, toplu fotoğraf çekimi ve karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.
Edirne Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti Türkiye’nin Avrupa ile olan demir yolu ulaşımını modern standartlara taşıyacak Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ilk etabı çerçevesinde yer alan Çerkezköy-Kapıkule hattında test sürüşlerinin ilki başarıyla gerçekleştirildi. Projenin ilk etabı olan Çerkezköy-Kapıkule etabında çalışmalar tamamlanmak üzereyken, belli bölümlerde test sürüşleri gerçekleştirilmeye başlandı. Edirne Merkez Tren Garında ilk deneme seferi başarıyla gerçekleştirildi. Güzergâh üzerinde geliş ve gidiş olmak üzere test sürüşleri başarılı şekilde gerçekleştiriliyor. Projede neredeyse sona gelindi. Projenin ilk etabı çerçevesinde yer alan Çerkezköy-Kapıkule hattında test sürüşleri başladı. Toplam 153 kilometre uzunluğundaki bu kesimde altyapı ve üstyapı imalatlarının yanı sıra demir yolu bakım ve kontrolünü sağlayacak teknik sistemlerin kurulumu tamamlandı. Tüm bu çalışmaların bitirilmesinin ardından hatta belirlenen noktalarda deneme seferleri yapılmaya başlandı. Yüksek hızlı tren setleriyle gerçekleştirilen testlerde, trenler güzergâh boyunca çift yönlü olarak hareket ettirilerek hattın performansı ve güvenliği detaylı şekilde incelendi. Yapılan sürüşlerde hem teknik donanım hem de hat dayanıklılığı kontrol edildi. Üç ana bölümden oluşan Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi; Kapıkule-Çerkezköy arasında 153 kilometre, Çerkezköy-Ispartakule arasında 67 kilometre ve Ispartakule-Halkalı arasında 8,4 kilometrelik hatları kapsıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Edirne’nin hızlı tren ağı üzerinden İstanbul’a doğrudan bağlanması hedefleniyor. Bu sayede yolcu taşımacılığında seyahat süresinin 4 saatten 1 buçuk saate düşmesi planlanırken, yük taşımacılığında ise sürelerin 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya kadar gerilemesi öngörülüyor. Saatte 200 kilometre hıza uygun olarak inşa edilen, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli yeni demir yolu hattı sayesinde hem yolcu hem de yük trenleri aynı güzergâhı etkin şekilde kullanabilecek. Projenin devreye alınmasıyla birlikte, tarihi İpek Demir Yolu’nun Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan hattında önemli bir bağlantının daha tamamlanması ve bölgenin lojistik gücünün artırılması amaçlanıyor.
İstanbul Vodafone, 4 büyük televizyon kanalında önemli bir 5G testi gerçekleştirdi Vodafone, Türkiye’de her il ve ilçeyi ilk günden ve aynı anda 5G teknolojisiyle buluşturduğunu noter huzurunda kanıtlamak için 4 büyük televizyon kanalında önemli bir 5G testi gerçekleştirdi. Demet Evgâr ve Cengiz Bozkurt’un sunduğu "Vodafone’la Türkiye’nin 5G Durumu" adlı programda, 81 ilde 922 ilçe tek tek görüntülü aranarak ve canlı konum alınarak Vodafone 5G’nin var olduğu gösterildi. Ana haberlerin yanı sıra "Sevdiğim Sensin" ve "Taşacak Bu Deniz" gibi sevilen dizilere de entegrasyonlar gerçekleştirildi. Dünyada en fazla ülkede 5G hizmeti sunan operatörlerden olan Vodafone, Türkiye’de de her il ve ilçeyi ilk günden ve aynı anda 5G teknolojisiyle buluşturdu. Vodafone, 5G’deki kapsama gücünü kanıtlamak amacıyla 4 büyük televizyon kanalında önemli bir 5G testi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre; iki gün boyunca yayınlanan özel haber çalışmalarında, 81 ilde 922 ilçe tek tek görüntülü aranarak ve canlı konum alınarak Vodafone 5G’nin var olduğu noter huzurunda kanıtlandı. Demet Evgâr ve Cengiz Bozkurt sundu Birinci gün, Kanal D, NOW TV, ATV ve TRT 1 ana haberlerde "Vodafone’la Türkiye’nin 5G Durumu" adıyla yayınlanan mini program, başarılı oyuncular Demet Evgâr ve Cengiz Bozkurt’un sunumuyla gerçekleştirildi. Programda, 24 saat içinde 81 ilde 922 ilçeyi tek tek arayacak bir ekip ve her aramadaki Vodafone 5G bağlantısını onaylayacak noterler hazır bulundu. Bir hava durumu programı gibi kurgulanan programda, Türkiye’nin tüm bölgelerindeki 5G durumu aktarıldı ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile bir bağlantı gerçekleştirildi. Önceliklerinin her zaman en yeni ve en gelişmiş teknolojileri Türkiye ile buluşturmak olduğuna dikkat çeken Engin Aksoy, "5G’yi de ülkemize getirmek için son 5 yılda büyük bir özveriyle çalıştık ve hep şuna inandık: 5G’nin ilk günden itibaren 81 il ve 922 ilçemizin tamamına ulaşması, ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızın ve kurumların 5G’nin faydalarına erişebilmesi gerek. 5G lansmanına bu motivasyonla hazırlandık. Vodafone olarak, 5 kıtada 5G deneyimine sahip, dünyada en çok ülkede 5G hizmeti sunan bir numaralı operatörüz. Bu global gücümüzü, Türkiye’ye yatırım ve hizmet odağımızla ve teknolojiyle hayatları dönüştürme vizyonumuzla birleştirdik ve çok başarılı bir lansmana imza attık" diye konuştu. İkinci gün, Türkiye’nin en büyük 5G testlerinden birinin noter onayı sonuçları bir VTR yayınıyla tüm ülkeyle paylaşıldı. Bir kez daha yayına bağlanan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, sonuçların sürpriz olmadığını belirterek şu mesajları verdi: "Son 5 yılda altyapımıza 100 milyarı TL’yi aşkın yatırım yaptık, kapasitemizi 3 katına çıkardık. Altyapımızı dünyadaki en yeni 5G uyumlu cihazlarla yeniledik. 5 kıtadaki 5G deneyimimizden de öğrendiğimiz çok şey oldu. Grubumuzun dünyadaki en büyük 5G lansmanını Türkiye’de yapmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Dünyada kademeli olarak gerçekleştirilen 5G lansmanını ilk günden aynı anda gerçekleştirmeyi başardık." Sevilen dizilere entegrasyon Vodafone, ana haberlerde yayınlanan içeriklerin yanı sıra aynı gün yayınlanan ve çok izlenen dizilere de entegrasyonlar gerçekleştirdi. Buna göre, 2 Nisan’da Star TV’de "Sevdiğim Sensin" dizisinde, 3 Nisan’da ise TRT 1’de "Taşacak Bu Deniz" dizisinde senaryo entegrasyonları oldu. Dizilerin başrol oyuncuları, sanki televizyon izlerken Vodafone’un programına denk gelmişler gibi davranarak Vodafone 5G mesajları verdi.
İstanbul Bahçeşehir Koleji "Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu" düzenledi Bahçeşehir Koleji tarafından düzenlenen, erken çocukluk döneminde aile, okul ve değerlerin öneminin vurgulandığı "Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu", Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ve Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç’un katıldığı sempozyumda, okul öncesi eğitimin önemi vurgulandı. Taşel: "Okul öncesi eğitimle ilgili mesafe katetmiş durumdayız" Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Erken çocukluk eğitimi eğitimin orijinidir. Orijini kaybettiğiniz anda düzgün bir daire çizemezsiniz. Onun için erken çocukluk eğitimi konusunda çok büyük hassasiyetlerim var. Dünyanın en zor şeyi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir. Dünyanın en zor şeyi genel geçer etik değerleri çocuklara zamanında ve yerinde kazandırmaktır. Bunun için de okul öncesi eğitim son derece önemli. 4+4+4 sistemine geçerken de hep istediğimiz şey okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesiydi. Bunun mücadelesini hala veriyoruz. Allah’a şükür bu konuda iyi bir mesafe katedilmiş durumda. Türkiye’de yaş gruplarını da dikkate alarak söylediğimizde bu eğitimin dışında kalan yüzde 10-15 oranında çok az bir öğrencimiz kaldı. Eğitimin içinde kalan öğrenci oranını inşallah gelecekte yüzde 98’e yüzde 100’e çıkarmanın çabası içinde olacağız" dedi. Güner: "Öğretmenin en güzel yolu rol model olmaktır" Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, çocuklara erken yaşta değerler yüklemenin doğru bir rol model olmaktan geçtiğini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "Bizler çocuğa erken yaşta değeri yükleyeceğiz ama bu değer sistemini yeni kuşaklara aktarırken nasıl bir yol izleyeceğiz? Hangimiz ebeveynleri tarafından 3-5 aylıkken ‘Sana Türkçe öğreteceğim’ gibi bir olaya muhatap olduk. Biz aslında yaşayan bir süreç içerisinde kavramsal becerilerimizi geliştirmeye başladık. Dolayısıyla değerlerin öğretim süreci de ‘Gel ben sana değer öğreteceğim’ demekle olmuyor. Değer öğretmenin en güzel yolu ebeveynlerin rol model olmasıdır. Dolayısıyla bizim ebeveynler, eğitimciler olarak topluma birey kazandırırken yapacağımız en önemli iş, kendi değer sistematiğimizin meşru bulduğu bireyler olarak örnek olabilmemiz. Eğer bunu yapamıyorsak bireylere sözlü olarak değer yükleyebilmemiz çok mümkün olmayacaktır." Yentür: "Dünya, açık hava dersliğine dönüştü" Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise, "Günümüz dünyası şunu göstermiştir: Dünyanın açık hava dersliğine dönüştüğüne ve bu dersliğin dışında eskiden candan söylenen sözlerin artık ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz. O yüzden eğitimciler olarak, anne-babalar olarak günümüz dünyasının deyimiyle kendimize bir format ve sürüm atmamız gerektiğinin, topyekün olarak dünyanın bu işe el atması gerektiğinin çok elzem bir konu olduğunu düşünüyoruz. Çok acı bir şekilde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar aslında bu toplumda hiç de alışık olmadığımız, kabullenemeyeceğimiz olayların, sosyolojik olarak yansımasının da kaçınılmaz olduğunu maalesef gösterdi. Bu noktada yapılan bu çalışmaları çok kıymetli buluyoruz" diye konuştu. Hüseyin Yücel: "Eğitim, akademik başarıdan ibaret değil" Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, "Bugün dünya, bilgiye ulaşmanın en kolay olduğu dönemini yaşıyor. Ama aynı zamanda değerlerin en çok sınandığı bir çağdan geçiyoruz. Bu yüzden artık şunu çok net ifade etmeliyiz: Eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Gerçek eğitim, insanı insan yapan değerleri inşa etmektir. İşte tam da bu nedenle, eğitim anlayışımızı yeniden ve güçlü bir şekilde tanımlamak zorundayız: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu Erdem-Değer-Eylem yaklaşımı da bu bakış açısının çok kıymetli bir yansımasıdır. Bilmek yetmez, sindirmek gerekir. Anlamak yetmez, hayata geçirmek gerekir" dedi. Dr. Özlem Koç: "Gelecek, değerleriyle dünyaya anlam katan nesiller yetiştiren ulusların olacak" Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç konuşmasında, "Öğretmenlik mesleği Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin vurgu yaptığı gibi aslında sadece bilgiden ibaret değil. Öğretmenlik mesleği, bir çocuğu milli, manevi, evrensel değerlerle bir bütün olarak dünyaya hazırlamak adına ve erdemi karaktere, davranışa dönüştürmek adına rehberlik yapma mesleğidir. Bahçeşehir Koleji’nde bizler, eğitim-öğretim süreçlerimizi tüm bu anlayışla yürütüyoruz. Öğrencilerimizin akademik süreçlerini bilim temelli geliştirme hedefiyle adım atıyoruz. Ama en az bunun kadar, ruhsal, duygusal, etik gelişimlerini de önümüze alıyoruz. Elbette milli, manevi ve evrensel değerleri pekiştirecek eğitim-öğretim ortamları çocuklarımız için sağlamayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Gelecek, değerleriyle dünyaya anlam katan, bilimle güçlenen milli, manevi ve evrensel değerlerle yetişmiş nesiller büyütebilen ulusların olacak ancak. O yüzden bu anlamlı temaya katkı sunan tüm katılımcılarımıza ve misafirlerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi. Rektör Hatipoğlu: "Erken çocukluk dönemi, çocuklarımızın en kritik evresidir" Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, "Çocuklarımızın nasıl bir dünyada, hangi değerlerle büyüyeceğini birlikte düşünmek için bir aradayız. Bu yönüyle sempozyum, eğitim liderlerimiz ve ailelerimiz için düşünme ve üretme üzerine güzel bir zemin sunmaktadır. Erken çocukluk dönemi, çocuklarımızın en kritik evresidir. Çünkü her biri karakterinin ve değer dünyasının şekillendiği bir süreçten geçmektedir. Bu süreçte çocuğun hayatında iki temel rehber bulunur. Bunlardan bir tanesi aileleri, bir tanesi eğitim kurumlarıdır" şeklinde konuştu. Sempozyumda, 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Özer, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi ve Aile" konusunda sunum yaptı. Ardından gerçekleşen moderatörlüğünü Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcısı Nil Çiçek’in yaptığı panelde ise "Erken çocuklukta aile, okul ve değerler" başlığı altında İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülden Uyanık, BAU Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Psikolog Dr. Nilüfer Devecigil konuşma yaptı.