GÜNDEM - 21 Ocak 2026 Çarşamba 10:07

Mersinli Yörük kızı, baba mesleğiyle kültürünü yaşatıyor

A
A
A
Mersinli Yörük kızı, baba mesleğiyle kültürünü yaşatıyor

Mersin’de üniversite eğitimini tamamladıktan sonra şehir hayatını geride bırakarak köydeki ailesinin yanına dönen Yörük kızı, hayvancılık yaparak üretime katılırken, Yörük kültürünü sosyal medyada da yaşatıyor.


Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Kayrakkeşli Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki üniversite mezunu Ayşe Erden, kent yaşamında aradığını bulamayınca rotasını doğup büyüdüğü köyüne çevirdi. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünden mezun olan Erden, şehir hayatının kendisine uygun olmadığına karar vererek ailesiyle birlikte köyde yaşamayı tercih etti. Yaklaşık 5 yıldır aktif olarak hayvancılıkla uğraşan Erden, gününün büyük bölümünü koyun, keçi ve ineklerle geçiriyor. Özellikle doğum dönemlerinde yoğun bir mesai yürüten Erden, hem üretime katkı sağlıyor hem de ailesinin geçimine destek oluyor.


Sabahın erken saatlerinde başlayan günlük tempoda hayvanların beslenmesi, yavruların bakımı ve süt sağımı gibi işleri üstlenen Erden, köy yaşamının zorluklarına rağmen doğayla iç içe bir hayat sürmekten memnun olduğunu dile getiriyor. Boş zamanlarında ise günlük hayatını ve Yörük kültürünü anlatan videolar çekerek sosyal medya üzerinden paylaşıyor.



"Hayvanları otlatırken üniversiteyi kazandım"


Eğitim sürecini ve köye dönüş kararını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlatan Erden, "Hayvanları otlatırken üniversiteyi kazandım. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemlerini okudum. Bir yıl hazırlıkla beraber 5 yıl eğitim gördüm. 2020 senesinde pandemiyle birlikte mezun oldum. Şehir hayatının bana göre olmadığına karar verdim. Sonra 2021 senesinde formasyon eğitimi aldım, belki öğretmenlik yapabilirim diye. En azından çocuklara bir şey öğretmek bana iyi gelir diye düşündüm. Öğretmenlik yaparken de staj dönemimde, kesinlikle şehirde yapamayacağıma karar verdim ve tamamen köye dönüş yaptım. Şu an 5 senedir ailemle birlikte hayvancılık yapıyoruz" diye konuştu.



"Bütün günümüz hayvanlarla geçiyor"


Ayşe Erden, günü sabah erken saatlerde başlayan yoğun bir tempoyla geçirdiğini belirterek, "Şu an tam hayvanlarımızın doğum sezonu. Sabah saat 07.30 gibi kalkıyoruz, önce annelerin karınlarını doyuruyoruz. Eğer doğum yapanlar varsa onlara ayrı ilgi gösteriyoruz. Sonra yavruları annelerle buluşturup onların karınlarını doyuruyoruz. Şu an havalar çok soğuk. Yavruların aç kalmaması gerekiyor yoksa yavruları kaybedebiliriz. O yüzden yavrulara şu an büyük bir önem veriyoruz. Bütün günümüz hayvanlarla geçiyor, bizde koyun da var, inek de var, keçi de var, hepsiyle ilgileniyoruz" ifadelerini kullandı.



"Ben bayrağı devralan çocuğum"


Hayvancılığı tercih etmesinin en önemli nedeninin aile geleneği olduğunu belirten Erden, Yörük kültürünü yaşatmak ve tanıtmak amacıyla uzun süredir sosyal medya üzerinden içerik ürettiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Neden bu mesleği seçtim? Zaten baba mesleğiydi. Ben bayrağı devralan çocuğum. Biz Yörük’üz, genimizde var. Ailemin mesleğini devam ettirmek istiyorum. Üniversitedeyken arkadaşlarım gelip burada benimle tatil yapıyorlardı, kültürü yaşıyorlardı. Bir arkadaşım ’Ayşe, bunu kesinlikle sosyal medyaya taşımalısın’ dedi. 5 senedir sosyal medyada içerik üretiyorum. Hem kendi hayatımı aktarıyorum hem de Yörük kültürünü anlatmaya çalışıyorum. Hollanda’dan gelen misafirlerimiz bile var. Sadece yavruları sevmek veya çadır hayatını görmek için yaylaya geliyorlar."



"Köye dönüşteki en büyük katkı babamın manevi desteği oldu"


Köye dönüş sürecinde en büyük motivasyonunun babasının manevi desteği olduğunu vurgulayan Erden, "Babam da şehirde hayat kurma seçeneği varken köyü tercih etmişti. ’Nerede mutluysan orada hayatını devam ettir’ dedi. Babamın kemikleşmiş bir müşteri kadrosu vardı, kurbanlık, peynir, süt. Biz de bu işi büyüterek daha fazla kitleye hizmet veriyoruz" şeklinde konuştu.



"Benim gerçekten burada yaşamak istediğimi görünce destek oldular"


Sosyal medyada farklı tepkilerle karşılaştığını anlatan Erden, zamanla bu eleştirilerin yerini destek mesajlarının aldığını söyleyerek, "İlk başlarda ’o kadar okumuşsun neden köye döndün’ diye tepkiler vardı. Ama sonra benim gerçekten burada yaşamak istediğimi görünce destek oldular. Benim gibi genç olup şehre gitmiş ama geri dönmek isteyen arkadaşlarım da var" ifadelerini kullandı.



"En büyük hayalim ekolojik bir çiftlik kurmak"


Geleceğe dair hedeflerini de paylaşan Erden, "En büyük hayalim ekolojik bir çiftlik kurmak, insanlar gelsin, bu hayatı deneyimlesin, bir çocuk bir doğuma şahit olsun istiyorum" dedi.


Kızlarının eğitim almasını her zaman öncelik olarak gördüklerini belirten baba Müslüm Erden, üniversite sürecinin ardından alınan köye dönüş kararını ailece kabullendiklerini ifade ederek, "Ben çocuklarıma ’biz köyde kaldık, imkanlarımız yoktu, okuyamadık. Sizi okutalım’ diye elimizden geldiği kadar uğraştık, okuttuk. Üniversiteyi bitirdi. Kızım daha mesleğe başladığı zamanlarda ’baba ben bu mesleği yapamayacağım, köyde hayvancılık yapacağım’ dedi. Hayatta insan sevdiği işi yaparsa başarılı olur. ’Sevmediğin bir işle uğraşma. Zevk aldığın, hoşuna giden işi yapacaksın ki hayatta başarılı olabilesin’ dedim. O da okulunu bitirdikten sonra geri köye döndü. Şimdi bana yardımcı oluyor, kendi işini kendi yapıyor. Memnunuz, birbirimizi seviyoruz. O da benim gibi doğayı seviyor. Sevdiği için de inşallah ileride daha da başarılı olacağına inanıyorum" dedi.



Mersinli Yörük kızı, baba mesleğiyle kültürünü yaşatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de çocuklar Başkan Tuncer’le uçurtma uçurdu Mersin’in Mezitli ilçesinde 23 Nisan etkinliklerinde çocuklarla bir araya gelen Başkan Ahmet Serkan Tuncer, oyunlar oynayıp uçurtma uçurarak bayram coşkusuna ortak oldu. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklarla bir araya gelerek bayram coşkusunu birlikte yaşadı. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Tuncer, onlarla sohbet edip oyunlar oynadı, uçurtma uçurarak bayramın neşesine ortak oldu. Renkli görüntülere sahne olan buluşmada çocukların mutluluğu ve heyecanı dikkat çekti. Çocukların yüzlerindeki bir gülümsemenin her şeyden daha kıymetli olduğunu ifade eden Başkan Tuncer, onların sevgiyle, güvenle ve sağlıklı şartlarda büyümesi, geleceğe umutla bakabilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen en anlamlı günlerden biri olduğunu vurgulayan Tuncer, "Bugün burada çocuklarımızla bir arada olmak, onların neşesine ortak olmak bizim için büyük bir mutluluk. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir geleceğin temeli, mutlu ve sağlıklı bireyler olarak yetişen çocuklarımızdır. Onların gözlerindeki umut, yarınlarımızın en büyük güvencesidir. Bizler de bu bilinçle hareket ediyor, çocuklarımızın daha iyi şartlarda büyüyebilmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Çocuklarımızın sadece eğitimde değil, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda da kendilerini geliştirebilecekleri ortamları oluşturmak bizim en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Her bir çocuğumuzun eşit fırsatlara sahip olduğu, kendini özgürce ifade edebildiği, güvenli ve sevgi dolu bir kent ortamı oluşturmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki çocuklarımız ne kadar güçlü ve mutlu olursa, geleceğimiz de o kadar aydınlık olacaktır" dedi. Başkan Tuncer, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, sağlıklı ve mutlu bir gelecek temennisinde bulundu.
Sinop Sinop’ta 135 bin fide toprakla buluşuyor Sinop’ta "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi(TAKEP)" kapsamında düzenlenen törenle, il genelinde dağıtılacak 135 bin sebze fidesinin ilk etabı üreticilere teslim edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen TAKEP projesi kapsamında Sinop’ta atıl ve nadas arazilerini berekete dönüştürecek dev fide dağıtım programı başlatıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen törenle, domates, biber ve hıyar fidelerinin dağıtım süreci başladı. Törende konuşan Vali Yardımcısı Ali Osman Bulat, kendisinin de bir çiftçi olduğunu vurgulayarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde tarımsal alanda çok büyük dönüşümlere şahit olduk. Bugün 2 milyon TL bütçeli, yüzde 75’i Bakanlık hibesi olan projemizi gerçekleştiriyoruz. Kendim de bir fındık üreticisi olarak mazot, gübre ve sigorta gibi birçok desteği bizzat görüyorum. Destekler çocukluğumuzdan bu yana inanılmaz bir boyuta çıktı. Bize sadece üretmek kalıyor, geri kalan tüm sorunlar devletimiz tarafından karşılanıyor. Bugün merkez ilçede 69 üreticimize ilk etapta 20 bin fidan dağıtıyoruz; il genelinde ise toplamda 135 bin fidan toprakla buluşacak. İnşallah bu fidanlar bereketlensin ve üretime dönüşsün" dedi. İl Tarım ve Orman Müdürü Fatih Önlem ise yeni destekleme modellerine değinerek, "Bakanlığımızın planlı üretim modeliyle desteklemelerimiz daha sade hale getirildi. Artık temel destek kapsamında mazotun yarısı, gübrenin ise 4’te 1’i karşılanacak. Köylerde aldığımız şikayetlerden yola çıkarak tarımın merkezine suyu koyan bir planlama modeline geçtik" diye konuştu. Arazisi parçalı olan üreticilere müjde veren Önlem, "Hisseli veya veraseli araziler nedeniyle destekten yararlanamayan çiftçilerimiz için ekenin yararlanacağı bir modele geçtik. Muhtarımıza imzalatacağınız basit bir taahhütnameyle ‘burayı ben ekiyorum’ dediğinizde desteklemeden yararlanabileceksiniz. Kapımız sizlere her zaman açık, çayımız hazır. En ufak sorununuzda sizleri ağırlamaktan mutlu oluruz" ifadelerini kullandı. Ekonomiye 19 milyon liralık katkı Dağıtılan 135 bin fidenin üretime geçmesiyle Sinop’ta yaklaşık 480 bin kilogram ürün elde edilmesi öngörülüyor. Bu hamlenin kent ekonomisine yaklaşık 19 milyon 200 bin TL’lik bir gayri safi hasıla kazandırması hedefleniyor. 2021 yılından bu yana uygulanan TAKEP projelerinin toplam bütçesi ise bu etapla birlikte 9 milyon 740 bin TL’ye ulaştı.
Rize Recep Uçar: "Hafta sonu bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında oynayacağı Kayserispor karşılaşmasının önemine dikkat çekerek, "Şunu söylemeliyim ki hafta sonu bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor" dedi. Çaykur Rizespor, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında oynayacağı Kayserispor karşılaşmasının çalışmalarını sürdürdü. Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gerçekleşen antrenman sonrası Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar gazetecilerin sorularını yanıtladı. Recep Uçar, Kayserispor ile oynayacakları maçın zor geçeceğine değinerek, "Fenerbahçe maçı sonrası dünden hazırlıklarımıza, hafta sonu Kayseri maçı için yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Bugünkü antrenmanımızı tamamladık. Evet, Fenerbahçe maçını oynadık. Bizim için sonucunda mutlu olduğumuz bir maç oldu. Daha iyisi olabilir miydi? Kesinlikle daha iyisi de olabilirdi ama şu an itibarıyla son haftalarda yakaladığımız momentumu devam ettirmek istiyoruz. Şimdi hafta sonu maçımız Kayseri ile. Benim daha önce de görev yaptığım bir kulüp, şehir. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor hafta sonunda. Son 4 maç artık, ligin telafisi olmayan haftalarını oynuyoruz. Onların son 4 maçın üçünü içeride oynayacak olmaları onlar adına bir avantaj. Dolayısıyla o şehri, o takımı iyi bilen birisi olarak da bizi nasıl bir ambiyansın, nasıl bir oyunun beklediğinin de farkında olan bir insanım. Ama hem fiziksel hem zihinsel anlamda da Fenerbahçe maçı kadar en az zor olacak bir maç bence. Ama biz yoğun bir şekilde hazırlıklarımızı en iyi şekilde yapıp oraya da gidip son haftalarda yakaladığımız momentumu da devam ettirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Yakaladıkları serinin devam etmesini istediklerini sözlerine ekleyen Uçar, "Son 4 maçımızı evimizde oynadık ve kazandık. Bu bizim adımıza güzel. Deplasmanlarda da son haftalarda kötü sonuçlar almıyoruz; bu da iyi. Ama her ne kadar onların kendilerine göre bir düşmeme, ligde kalma hedefi varsa da Çaykur Rizespor olarak biz de hedefleri olan bir takımız. Şu an itibarıyla 37 puanla ligin 8. sırasında yer almaktayız. Bu seneki net amacımız ligi en azından bulunduğumuz yeri koruyabilmek. 3 puanlı sistemde baktığımızda kulübümüzün 8. sırada bugüne kadar bitirmediği bir durumdu. Oyuncularımızla beraber bu hedefe ulaşmak istiyoruz, bunu başarmak istiyoruz. İnşallah amacımız en güzel şekilde hazırlanıp yakaladığımız momentumu devam ettirip taraftarımızın yüzünü de hafta sonu güldürüp hedefimize bir adım daha yaklaşmak" cümlelerine yer verdi.