EKONOMİ - 26 Şubat 2026 Perşembe 14:16

MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor"

A
A
A
MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor"

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye sanayisinin kalite ve rekabet gücünü artırdığını ancak mevcut küresel ticaret koşullarında yetersiz kaldığını belirterek, "2026 dünyasında bu gömlek bize dar gelmeye başladı. Gümrük Birliği mutlaka güncellenmeli" dedi.


MTSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir’in konuk olduğu toplantıda, küresel ticaretteki dönüşüm, Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleri ve Türkiye’nin rekabet gücü ele alındı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanımayı öngören ’Made in Europe’ yaklaşımını değerlendirdi. Türkiye ihracatının büyük bölümünün Avrupa’ya yapıldığını hatırlatan Çakır, söz konusu düzenlemelerin Türk dış ticaretinde daralma riski oluşturduğunu vurguladı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’yi gümrük oranları ve maliyetler açısından dezavantajlı konuma düşürdüğünü kaydeden Çakır, "1996’da imzalanan Gümrük Birliği sanayimizde ciddi bir dönüşüm sağladı, kalite ve rekabet gücümüzü yukarı taşıdı. Ancak bugün gelinen noktada mevcut yapı; sanayi, tarım, lojistik, hizmetler ve e-ticaret alanlarında Türkiye’yi sınırlıyor" ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu korumasının hayati önem taşıdığını belirten Çakır, "Güvenilir ülke statüsü ticaretimizin sürdürülebilirliği açısından kritik. 2026’da dişimizi tırnağımıza katıp Avrupa’da elde ettiğimiz pazarlarımızı korumalıyız. Bu pazarlarda olmamız şart" dedi.



"Yeşil Mutabakat’a uyum zorunluluk"


Çakır, Yeşil Mutabakat ve karbon ayak izi düzenlemelerine uyumun artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade ederek, çevresel kriterlere uyum sağlanmaması halinde yalnızca ihracatın değil, yabancı yatırımların da olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Çakır, firmaların hem Yeşil Mutabakat’a hem de yeni ticari düzenlemelere hızla adapte olması gerektiğini dile getirdi.



"Risk alırken iki kez düşünmeliyiz"


Ekonomide zorlu bir süreçten geçildiğini belirten Çakır, iş dünyasına temkinli hareket etme çağrısında bulundu. Risk yönetiminin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Çakır, finansmana erişim konusunda yürütülen çalışmalara da değindi. Nefes kredisi çalışmalarının sürdüğünü, yeni kredi paketinin gündemde olduğunu kaydeden Çakır, istihdam ve ihracat odaklı finansman desteklerinin devam ettiğini ve bunların önümüzdeki günlerde duyurulacağını söyledi.


Toplantı, meclis üyelerinin sektörel değerlendirmelerinin ardından sona erdi.



MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. "Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürüldü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" dedi.