EKONOMİ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 11:09

Süs bitkileri Mersin tarımında alternatif ürün oluyor

A
A
A
Süs bitkileri Mersin tarımında alternatif ürün oluyor

İklim koşulları ve pazar yapısındaki değişimlerin tarımsal üretimi etkilemesiyle birlikte Mersin’de katma değeri ve ihracat potansiyeli yüksek alternatif ürünlere yönelim hız kazandı. Bu kapsamda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersin Agropark iş birliğinde hayata geçirilecek ’Çukurova Flora’ Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi için ilk adım atıldı.


Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi ’Çukurova Flora’ için ilk tanıtım ve istişare toplantısı Tarsus TSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Tarsus TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Koçak ve Agropark Genel Müdürü Murat Hocagil’in katıldığı toplantıda proje detayları, hedefler ve yol haritası paylaşıldı.



Bölünmüş arazilerde katma değerli üretim hedefi


Çukurova’nın avantajlı iklim yapısı, uzun vejetasyon süresi ve uluslararası pazarlara erişim kolaylığı üzerine kurulan proje ile üreticilerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması, sürdürülebilir ihracat kapasitesinin geliştirilmesi ve bölgenin süs bitkileri alanında uluslararası ölçekte güçlü bir üretim ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleniyor.


Proje kapsamında, bölünmüş küçük tarım alanlarında katma değeri yüksek bir alternatif olarak süs bitkileri üretiminin yaygınlaştırılması planlanıyor. Sektörde faaliyet gösteren firmaların ihracatlarının sürdürülebilir şekilde artırılması, şirket içi yapılanmalarının ihracat stratejilerine uygun hale getirilmesi ve insan kaynağı, dış ticaret ile pazar araştırması alanlarında yetkinlik kazandırılması amaçlanıyor.


Bu çerçevede ihtiyaç analizleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, küme tanıtım çalışmaları, yurt dışı pazarlama organizasyonları ile alım heyeti programları gerçekleştirilecek.



"Tarımda katma değerli ürünlere yöneliyoruz"


Toplantı sonunda değerlendirmede bulunan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, iklim krizinin tarımı doğrudan etkilediğini belirterek, narenciyenin bölgenin ana ürünü olmasına rağmen mevcut koşullarda rekabetçi yapısını korumasının zorlaştığını ifade etti.


Çakır, MTSO olarak uzun süredir narenciyeye alternatif, katma değeri yüksek ürünler üzerine çalıştıklarını vurgulayarak, "Süs bitkileri sektörü, yapımı tamamlanan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın devreye girmesiyle birlikte hem ihracat potansiyeli hem de sürdürülebilirlik açısından bölgemiz için önemli bir fırsat sunuyor. Çukurova Flora UR-GE Projesini bu dönüşümün somut ve stratejik bir adımı olarak görüyoruz" dedi.


Proje ile bölgedeki üreticilerin süs bitkileri alanında yeni pazarlara açılması ve tarımda katma değerli üretimin artırılması hedefleniyor.



Süs bitkileri Mersin tarımında alternatif ürün oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Baraj taştı, köy tamamen sular altında kaldı Sivas’ta etkili olan yoğun yağışların ardından baraj kapaklarının açılmasıyla Kızılırmak taştı, Zara ilçesine bağlı Canova köyü sular altında kaldı. Sivas’ta son günlerde etkili olan yoğun yağışlar, kar sularının erimesi barajlardaki su seviyesinin yükselmesine neden oldu. İmranlı Sulama Barajı’nda doluluk oranının artması üzerine tahliye kapakları açılırken, bırakılan su Kızılırmak’ta taşkına yol açtı. Meydana gelen taşkın sonucu Zara ilçesine bağlı Canova köyü yerleşkesi sular altında kaldı. Köyde birçok ev su baskınına maruz kalırken, vatandaşlar evlerinde mahsur kaldı. Köye ulaşımı sağlayan yolun da sular altında kalması nedeniyle köye giriş ve çıkışlar güçleşti. Köy halkı, ulaşımını traktörlerle sağlamaya çalışırken, durumun Devlet Su İşleri Müdürlüğü’ne bildirilmesi üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Ekipler, hem tahliye çalışmalarını yürütmek hem de su seviyesini kontrol altına almak için çalışma başlattı. "Her tarafı su bastı" Yaşanan su taşkını nedeniyle mağdur olduklarını ifade eden köy sakinlerinden Nurettin Cantürk, "Bütün su geldi, her tarafı bastı. Araziyi ve evleri de bastı her şey açıkta görünüyor. Zararımız çok fazla. Traktörler battı ve çıkaramıyorlar. Sabahtan beri uğraşıyoruz. Kurtarabildiğimizi kurtardık, kurtaramadıklarımız öyle duruyor. Allah’tan gelen bir afet, bilemiyoruz nasıl olacak" dedi.
Malatya 3 çocuk annesi kadın ürettiği ekmeklerle aile bütçesine katkı sağlıyor Malatya’da 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Hatice Koç, yaklaşık 10 yıldır yaptığı geleneksel bilik ekmeği ile hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de yöresel lezzeti yaşatıyor. Yeşilyurt İlçesi’nde yaşayan Hatice Koç Tecde Mahallesi’nde kendi imkanlarıyla kurduğu küçük işletmede üretim yaparak aile ekonomisine katkı sunuyor. Bilik ekmeğinin geçmişinin oldukça eskiye dayandığını belirten Koç, "Bilik ekmeği, Tecde başta olmak üzere Yeşilyurt, Gündüzbey ve çevresinde eskiden imece usulüyle yapılırdı. Komşular toplanır, tandırlarda kışlık ekmeklerini hazırlarlardı. ‘Bilik’ kelimesi de küçük ekmek anlamına geliyor" dedi. Yaklaşık 10 yıldır bu işi yaptığını ifade eden Koç, "Ben 50 yaşındayım. Bu işi hem bir meslek olarak görüyorum hem de aile ekonomisine katkı sağlamak için yapıyorum. Eşime destek oluyorum. Çocuklarımı okuttum, evlendirdim, halen de üretmeye devam ediyorum" şeklinde konuştu. "Tercih sebebi katkısız olması" Bilik ekmeğinin tamamen doğal ürünlerle hazırlandığını söyleyen Koç, "Ekmeğimizin içerisinde zeytinyağı, ayçiçek yağı, tereyağı, yumurta, süt, haşhaş ve susam var. Katkı maddesi yok. Bu yüzden çok tercih ediliyor. Lezzeti de oldukça beğeniliyor" ifadelerini kullandı. Talebe yetişmekte zorlandığını belirten Koç, haftada iki gün üretim yaptığını kaydederek, "Sabah erken saatlerde üretime başlıyorum. Saat 08.00’den itibaren müşteriler gelmeye başlıyor. Yapsam her gün satar ama gücüm nispetinde haftada iki gün yapabiliyorum" dedi. Tanesi 20 TL’den sofralara lezzet katıyor Ürünlerini kendi dükkânında, küçük marketlerde ve sipariş üzerine sattığını belirten Koç, bilik ekmeğinin tanesini 20 TL’den satışa sunduğunu söyledi. Yaz aylarında pestil ve benzeri ürünler de yaptığını aktaran Koç, "Bu iş sezonluk. Yazın farklı ürünler yapıyoruz, kışın ise bilik ekmeğine yöneliyoruz. Bu işi gücüm yettiği sürece devam ettirmek istiyorum" şeklinde konuştu. Gençlerin bu tür geleneksel mesleklere yeterince ilgi göstermediğini de dile getiren Koç, "Keşke yeni nesil de bu işi sahiplenip devam ettirse. Ama şimdilik bizler yapmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Balıkesir Mimarlar Bigadiç’te Hassa Mimarlar Ocağı’nın mimari eserlerini inceledi Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi tarafından, Türk mimarlık tarihinin en büyük dehası Mimar Sinan’ı anmak amacıyla Bigadiç ilçesine kapsamlı bir teknik gezi düzenlendi. Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 60’a yakın öğrenci ve akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Osmanlı klasik dönem eserleri teknik bir bakış açısıyla incelendi. Mimar Sinan’ın vefatının 438. yıl dönümü anısına düzenlenen teknik gezi, hem akademik bir inceleme hem de tarihi mirasın korunması adına önemli bir iş birliğine sahne oldu. Geziye katılan mimarlar Mimar Sinan’ın yaşadığı dönemde onun Hassa Mimarlar Ocağı’nın mimari anlayışını yansıtan eserleri inceledi. Kasım Paşa Camii için restorasyon mutabık kararı Gezi kapsamında ilk durak olan Kasım Paşa Camii ve Hamamı’nda, Hassa Mimarlar Ocağı’nın mimari anlayışı üzerine detaylı saha analizleri yapıldı. Yapının özgünlüğünü yansıtan kare planlı ve merkezi kubbeli kurgusu üzerinde duran uzmanlar ve öğrenciler, eserin günümüzdeki durumu hakkında teknik değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğin en önemli çıktısı ise, Kasım Paşa Camii’nin tarihi dokusuna sadık kalınarak, orijinal haliyle restorasyon edilmesi konusunda taraflar arasında sağlanan fikir birliği oldu. Mimarlar Teknik ekibi, günün devamında Bigadiç Kalesi’nde incelemelerde bulundu. Orta Çağ Anadolu savunma mimarisinin önemli bir örneği olan kale, topoğrafya ile kurduğu uyum, taş örgü sur duvarları ve stratejik konumlandırma teknikleri açısından genç mimar adaylarına ders niteliğinde bir örnek sundu. "Ben Mimar Sinan" Söyleşisi ile geleceğe vizyon Günün sonunda gerçekleştirilen "Ben Mimar Sinan" başlıklı söyleşi ve teknik değerlendirme toplantısında, mimarlık mesleğinin etik değerleri ve tarihi eserleri koruma bilinci üzerinde duruldu. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve akşam yemeği ile sona erdi. Etkinlik sonrası açıklamalarda bulunan yetkililer; akademik bilgi birikimini saha deneyimiyle birleştirmeyi amaçladıklarını belirterek, bu tür çalışmaların şehrin kültürel mirasına sahip çıkma noktasında kilit rol oynadığını vurguladı.