ÇEVRE - 20 Ocak 2026 Salı 07:23

Termometreler eksiyi gördü, zirai don nöbeti başladı

A
A
A

Mersin'in bazı bölgelerinde hava sıcaklığının gece yarısından itibaren eksiyi görmesiyle birlikte üreticiler zirai dona karşı örtü altındaki ürünlerini korumak için soba yakarak önlem almaya başladı. Domates üretimi ile ön planda olan Erdemli ilçesinde 200 rakımda termometre eksi bir dereceyi görünce yakılan sobaların başında sabaha kadar nöbet tutuldu.

Türkiye'nin bir çok alanda olduğu gibi tarımda da önemli üretim merkezlerinden olan Mersin'de kış mevsiminde örtü altına üretim sürüyor. Sahil kıyısındaki ilçeler başta olmak üzere kent genelinde örtü altında domatesten salatalığa, çilekten muza kadar bir çok ürün yetiştiriliyor. Kış mevsimi nedeniyle hava durumunu yakından takip eden üreticiler ürünlerini soğuktan korumak için ise zaman zaman nöbet tutmak zorunda kalıyor. Meteorolojinin bugün için uyardığı soğuk hava ve zirai don nedeniyle termometreler sıfırı görmeden hazırlıklarını tamamlayan üreticiler, sobaları yaktı sabaha kadar nöbet tuttu. Erdemli ilçesinde domates üretiminin yoğun olarak yapıldığı Üçtepe Mahallesi'nde de gece yarısından itibaren etkisini gösteren soğuk hava nedeniyle seralarda sobalar yakılarak önlem alındı. Dışarısının eksi birleri gördüğü bugünde üreticiler, içerideki sıcaklığı 3 derecenin altına düşürmedi.
Üreticilerden Hatice Çelik, "Biz burada şuanda sebzelerimiz üşümesin diye sobalarımızı yakıyoruz. Domateslerimiz zarar görmesin diye sabaha kadar bekliyoruz. Ben evimizin yanındaki seralarımızdaki sobaları yakıyorum. Çocuklarımda Köşkerli civarındaki seraları yakıyor. Böylece birbirimize yardım ediyoruz" dedi.

"Seraların ısısını en az 3-4 derecede tutmamız gerekiyor"

Üçtepe Mahalle Muhtarı Mehmet Koç ise meteorolojinin uyarısıyla mahallesinde ele ele vererek zirai don nöbeti tutuklarını söyledi. Mahalle halkının yüzde 80'inin domates üreticiliği yaptığına değinen Koç, "Özellikle meteorolojinin bilgi vermesiyle örtü altı üreticilerimiz sabaha kadar zirai don nöbeti tutuyor. Sobaları yakmadığımız takdirde kalitelerimiz bozuluyor, zarar ediyoruz. Onun için çiftçilerimizle ayaktayız, nöbet tutuyoruz. Seraların ısısını en az 3-4 derecede tutmamız gerekiyor. Vatandaşımızın zirai donla ilgili zarar görmemesi için elimizden gelen desteği veriyoruz, uyarıyoruz kendilerini. Onlarda bilinçli çiftçi oldukları için sobalarını yakıp sabaha kadar nöbet tutuyorlar" diye konuştu.
Zirai don riskinin Perşembe günü sabah saatlerine kadar devam etmesinin beklendiği bildirildi.

Hüseyin Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Tren Garı’ biliniyordu, av köşkü çıktı Muğla’nın Dalaman ilçesinde 1900’lü yılların başında Mısır Valisi Abbas Hilmi Paşa tarafından yaptırılan, yıllardır tren garı olarak bilinen ve Mısır’ın İskenderiye şehrine yapılacak tren garı ile Dalaman’a yapılacak av köşkü projelerinin karışması sonucu yanlışlıkla inşa edildiği öne sürülen yapının aslında av köşkü olduğu ortaya çıktı. TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) arazisi içerisinde yer alan yapı, uzun yıllar boyunca ‘Demiryolu olmayan yere yapılan tren garı’ olarak anıldı. Bu iddia, zamanla Dalaman’ın en bilinen şehir efsanelerinden biri haline geldi. Söz konusu binanın tren garı olarak planlanmadığı, av köşkü amacıyla inşa edildiği açıklandı. Mimari yapısı nedeniyle tren garını andıran bina hakkında, projelerin karıştığı ve yapının yanlışlıkla Dalaman’a yapıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Dalaman eski Belediye Başkanı Şevket Durmuş, projelerin karışmasının mümkün olmadığını, yapılan projenin doğru olduğunu, geçmiş yıllarda TİGEM arazisi içinde yük taşımak amacıyla tren raylarının bulunduğunu söyledi. Binanın iç kısmının ‘Tren Garı’ ile bir ilgisinin bulunmadığını belirten Durmuş, "Bu binanın yapılış tarihi 1908’li yıllara dayanıyor. Yapılış amacı da idari ve av binası olarak düşünülüyor. Ama benim dedemden duyduğum, burada trenin çalıştığı, yani sadece işletme içerisinde yük taşımak amacıyla trenin çalıştığıyla ilgilidir. Bir zaman sonra, herhalde tahminim Hilmi Abbas Paşa’dan sonra, tren rayları köylüler tarafından, diğer bazı kişiler tarafından sökülüyor ve kaldırılıyor. Hatta benim babamın evinde iki tane tren rayından kalan demir şu anda var. İşletmenin içerisinde de bir miktar eskiden kalan tren rayı demirlerinden olduğunu biliyorum. Proje karışması falan söz konusu değil burada. Av köşkü ve idari bina olarak yapılıyor. Bina Dalaman çiftliği arazisi içerisinde yük taşımak için de tren kullanılıyor. Ya şimdi tren garı bir başka yerleşim birimlerine gitmesi lazım böyle bir garın olması için. Öyle bir şey de yok. Tren sadece bu bölgede, TİGEM arazisi içerisinde kullanılıyor. Hem biliyorsunuz size Muğla’nın hiçbir tarafına, hiçbir ilçesine, bir yerleşim birimine trenin gelmesi söz konusu değil" dedi. Binanın geçmişi Osmanlı döneminde, Mısır Valisi olarak atanan Abbas Hilmi Paşa, mülkiyeti 1874’te kendisine geçen Dalaman’daki arazilerinde çalışmaları için çok sayıda Mısırlı ve Sudanlı işçi getirir. Paşa, 1908’de Dalaman’a av köşkü, Valisi olduğu Mısır’ın İskenderiye şehrine de tren istasyonu yaptırmak ister ve planları Fransızlara verir. Fransızların av köşkü ile tren garı projelerini karıştırdıkları, Mısır yerine Dalaman’a yapılan ve halk arasında ’Dünyanın tren geçmeyen tek istasyonu’ olarak bilinen bina yapılır. Bina, günümüzde TİGEM hizmet binası olarak kullanılıyor.
Ankara Ankara’da şehit anısına yaptırılan hayrat çeşmesine zarar verildi: Aile tehdit edildiğini iddia etti Ankara’da Şehit Cengizhan Kaplan adına ailesi tarafından yaptırılan hayrat çeşmesine kimliği belirsiz kişi veya kişilerce zarar verilip, aile tehdit edildiklerini iddia etti. Ankara’nın Elmadağ ilçesine bağlı Aşağıkamışlı Mahallesi’nde, 15 Ağustos 2021’de şehit olan Cengizhan Kaplan adına ailesi tarafından yaptırılan hayrat çeşmesine kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce zarar verildi. Şehit ailesi, akrabaları olan C.K.’nin, çeşmenin yapılmasının ardından şehidin halasını arayarak üzerinde yer alan isimliğin kaldırılmasını istediğini, aksi halde "kan dökülür" şeklinde tehditte bulunduğunu iddia etti. Daha önce de herhangi bir maddi beklenti olmaksızın birçok hayrat yaptıklarını belirten Kaplan ailesi, yaşanan saldırıya tepki gösterdi. Şehit Cengizhan Kaplan’ın kardeşi Oral Kaplan, abisinin adına yaptırılan çeşmeye zarar verilmesiyle ilgili sorumluların cezalandırılması için yetkililere çağrıda bulundu. "O taşı sökmezsen sonu kötü olur, kan dökülür" Şehit abisi adına yaptırdıkları çeşmedeki isimliğin kaldırılması için akrabası C. K. tarafından tehdit edildiklerini söyleyen Oral Kaplan, "Abim, Cengizhan Kaplan 15 Ağustos 2021 yılında Kuzey Irak’ta şehit olmuştu. Biz de abim şehit olduktan sonra adına birden fazla çeşme yaptırdık. Ormanlık alanlara, mera alanlarına, milletin koyunu, kuzusu, hayvanı, su içsin diye çeşme yaptık. Bu çeşmeyi 15 Aralık 2025 tarihinde yaptırdıktan sonra halam çeşmenin taşını, bizim de bir hayrımız olsun diye kendisi taktırdı. Olaydan birkaç gün sonra bizim köyün sakinlerinden bir şahıs halamı arayarak o taşı sök, o taşı sökmezsen sonu kötü olur, kan dökülür şeklinde ifadeler kullanmış. Bunun üzerine halam olay büyümesin diye babamdan habersiz bir şekilde eniştemle beraber aynı gün gece saat 23.00 gibi gelip taşı sökmüş. Söktükten sonra babama haber veriyor. Babam da olaydan 2 hafta sonra taşı tekrardan aynı şekilde yerine monte ediyor. Taşı monte ettikten sonra halamı arayan aynı şahıs bu sefer de diğer halamı arıyor kardeşine söyle o taşı oradan söksün şeklinde konuşuyor. Sonrasında biz bir çoban tarafından çeşmenin kırıldığını öğreniyoruz. Bu olay üzerine, gerekli yerlere annem ve babam ifade verdi" dedi. "Birden fazla çeşme yaptırdık ama o şahıs bize engel oluyor" Su sorununa bir çözüm olarak çeşme yaptıklarını ifade eden Kaplan, "Biz birden fazla çeşme yaptırdık ama o şahıs bize engel oluyor. Ankara kırsalında zaten kuraklık mevcut, biz de ormanlık alanlara, tarımsal olmayan yerlere, yol kenarlarına çeşme yaptık ki insanlar, kurtlar, kuşlar, hayvanlar su içsin. Başka bir amacımız, maksadımız yok. Bu işi hayır olarak yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Çeşmeye bunları yapan ya da yaptıran kişilerin gerekli cezaları almasını ve mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz" diye konuştu.