GÜNDEM - 06 Kasım 2025 Perşembe 09:28

Torosların eteğinde zorlu ’kömür’ mesaisi

A
A
A

Mersin’in Silifke ilçesinde bir çok aile, Toros dağlarının eteğinde meşe ağaçlarından elde ettikleri zorlu kömür üretimi ile geçimlerini sağlıyor. Ateşin başında nöbet tutan, tozun içinde çalışan aileler, yıllardır bu şekilde ekmeklerini helalinden kazanarak yaşamlarını sürdürüyor.

Türkiye’nin bir çok alanda önemli üretim merkezlerinden Mersin’in yüzde 53’ü orman varlığı farklı üretimleri de ortaya çıkarıyor. Bu üretimlerden biri de ’meşe kömürü’ olarak dikkat çekiyor. Toros dağlarının eteklerinde tapulu arazilerde de yetişen meşe ağaçları sayesinde özelikle 20-25 kişilik kalabalık aileler tarafından üretilen kömür zahmetiyle biliniyor. Silifke ilçesi Keşli Türkmenli Mahallesi’nin bin 500’lü rakımlarında Saraç ailesi de altın ve kara elmas olarak adlandırdıkları meşe kömürünün üretimini yapıyor. Dededen toruna bir çok aile üyesinin birlikte mesai yaptığı mangal kömürü üretimi sayesinde aile 33 yıldır aralıksız geçimlerini yaktıkları kömür ocakları sayesinde sağlıyor.

Torosların eteğinde zorlu ’kömür’ mesaisi

"Zahmetli ve tehlikeli bir iş"

1992 yılında meşe kömürü üretimine başladıklarını belirten baba Sait Saraç, Silifke ilçesinin Toros dağları eteklerinde ailesiyle birlikte mangal kömürü ürettiklerini söyledi. Mangal kömürünün her ağaçtan olduğunu anlatan Saraç, Adana ve Mersin’in bazı yerlerinde narenciye ağaçlarından üretilen kömür ile meşeden üretilen kömürün bir olmadığına dikkat çekerek "Pınar meşenin kömürü çok kalitelidir" dedi. Süreci anlatan Saraç, "Odunlar kesildikten sonra depoya geliyor, ortalama 15 ile 22 gün arasında yanıyor. Yanıp bittikten sonra üzerine naylon koyuyoruz, ateş çıkmasın hava almasın diye. Hava almadan biz kömürleri 10 gün soğutuyoruz ardından çıkarıp satışa hazırlıyoruz. Zahmetli ve tehlikeli bir iş. 24 saat nöbet tutuyoruz, arada 2 saat uyuyabilirsin ama hava rüzgarlı ise en fazla yarım saat veya bir saat zarar vermez. Ondan sonra zarar verir, odunlar kül olur kimseye fayda sağlamaz" diye konuştu.

Torosların eteğinde zorlu ’kömür’ mesaisi

Yerinde 35-42 TL, marketlerde 2 katına

Yılda 80 ile 150 ton arasında üretim yaptıklarına da değinen Saraç, bu sene hava sıcak olduğu için üretimin 80 ton civarında kaldığını kaydetti. Meşe kömürünün toptan kilogram satış fiyatının 35 ile 42 TL arasında olduğunu da belirten Saraç, "Türkiye genelinde kömür piyasası budur. Yalnız bazı market ve bakkalların önünde çok yüksek fiyatlara satıyorlar. Ben burada ailece çalışmama rağmen yüzde 20 ile 30 arasında ancak bir kazancım oluyor ancak bizden 35 ile 40 arasında alınan kömürleri 80 ile 150 arasında satabiliyor. Arada çok fark var. Vicdanlarına bırakıyorum. Bence çok uçurum bir fark var. Bütün ürünlerde bunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. Ocak yaktıkları zaman gece gündüz sürekli nöbet tuttuklarını ve sürekli toz içinde çalıştıklarını anlatan Sinan Esen ise kendi işleri olduğu için başlarında kimse olmadığını rahat çalıştıklarını ifade etti.

Torosların eteğinde zorlu ’kömür’ mesaisi

Halil İbrahim Varlı-Murat Şengi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."