MAGAZİN - 20 Mayıs 2019 Pazartesi 12:59

İngiltere güzeli Muğla’ya hayran kaldı

A
A
A
İngiltere güzeli Muğla’ya hayran kaldı

Muğla’ya, turizm tanıtım filmleri çekimine katılmak için gelen 2018 İngiltere güzeli Alisha Cowie, bölgeye hayran kaldı.

Muğla’ya, turizm tanıtım filmleri çekimine katılmak için gelen 2018 İngiltere güzeli Alisha Cowie, bölgeye hayran kaldı.


Cowie, Dalyan Kanalı, Kaya Mezarları, Sultaniye Kaplıcaları, Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER), Kayaköy Açık Hava Müzesi’nde tanıtım çekimlerine katıldı. Göcek 12 Adalarda mavi tura çıktı. Ölüdeniz’de paraşütle atlayış yaptı.


İngiltere güzeli Alisha Cowie, özellikle gençlerle ilgili sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığını söyledi. Tanıtım projesinin parçası olmaktan heyecan duyduğunu belirten Cowie; “10 yıl önce Türkiye’ye gelmiştim. Türkiye inanılmaz güzel bir ülke. İnsanlar çok cana yakın ve çok misafirperver. Gördüğüm doğal ve tarihi güzellikler beni çok etkiledi. Özellikle insanların bana gösterdiği ilgi inanılmazdı.” diye konuştu.


İngilizlerin tatil için Türkiye’yi sıklıkla tercih ettiğini ve bu anlamda popüler bir ülke olduğunu söyleyen Cowie; “Neden popüler olduğunu anlayabiliyorum çünkü eşsiz güzellikleri olan bir bölge. Buraya gelen İngilizlerin neden geldiğini çok daha iyi anladım. Herkese mesajım mutlaka gelip burayı görmeleri.” dedi.


İngiltere’de yayınlanacak tanıtım filmi çekimlerini organize eden firmanın yetkilisi Ali Keskin, projenin çok ses getireceğine inandıklarını dile getirdi. Cowie’nin sosyal medyada çok aktif ve İngiltere magazinin de sıklıkla yer alan bir isim olduğunu aktaran Keskin, İngiltere’nin en önemli blog yazarlarının proje yer aldığını ifade etti.



Tedavisi tamamlanan kaplumbağayı denize bıraktı


İngiltere güzeli Alisha Cowie, DEKAMER’de kaplumbağaları inceledi. Tesis bünyesinde “Hasan Efe” ve 6 aylık “Miska” isminde 2 kaplumbağanın tedavisini yapan DEKAMER ekibine yardım etti ve 6 aylık Miska’yı bakımının yapıldığı havuza bıraktı. Cowie, DEKAMER’de tedavisi tamamlanan “Yeşil Yol” adındaki 6 yaşındaki yeşil deniz kaplumbağasını İztuzu Plajı’nda denize bıraktı.



Bölgenin tanıtım yüzü olan Cowie, yapılan programın ikinci gününde 12 adalarında içinde olduğu mavi yolculuk turuna çıktı. İngiltere Güzeli Göcek Limanı’ndan hareket etti. Tur esnasında 12 adalarda verdiği mola sırasında denizin maviliği ve ormanların yeşilliği arasındaki eşsiz manzara eşliğinde yoga yaptı. Bölgede çeşitli çekimlere katılan Cowie, yoğun programının yorgunluğunu akşam Dalyan’da attı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.