KÜLTÜR SANAT - 24 Ağustos 2020 Pazartesi 11:40

Hekate kutsal alanında sütunlar ortaya çıkıyor

A
A
A
Hekate kutsal alanında sütunlar ortaya çıkıyor

Türkiye’nin ilk Türk müzecilerinden ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosu ile ünlü Osman Hamdi Bey tarafından 1891-1892 yıllarında ilk kazı çalışmalarının yapıldığı Lagina antik kentinde yeniden başlayan kazı çalışmaları Bakanlık ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğinde devam ediyor.

Türkiye’nin ilk Türk müzecilerinden ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosu ile ünlü Osman Hamdi Bey tarafından 1891-1892 yıllarında ilk kazı çalışmalarının yapıldığı Lagina antik kentinde yeniden başlayan kazı çalışmaları Bakanlık ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğinde devam ediyor.


Yunan mitolojisine göre; ’baş tanrı Zeus’un gökyüzü, denizler ve yeraltından yetkilendirdiği tek tanrıça olan ’Hekate’ adına Muğla’nın Yatağan ilçesi Turgut Mahallesi’nde Lagina antik kentinde inşa edilen Hekate kutsal alanında kazı çalışmaları Bakanlık, Kaymakamlık ve Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın (GEKA) mali desteği ile devam ediyor.


Pagan inanışının kutsal merkezi olarak kabul edilen ve siyasi merkez olarak Stratonikeia antik kentine bağlı Lagina antik kentinde günümüzde halen Pagan inanışına sahip yerli ve yabancı turistler Eylül ayında antik kente gelerek geceleri dolunayın çıkması ile Hekate’nin doğum günü kutlamalarına katılıyor.



Sütunlar ayağa kaldırılıyor


Stratonikeia antik kentinin kazı başkanlığını da yürüten Lagina Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, antik kentteki sunakların ayağa kaldırılma çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Söğüt, “Stratonikeia’da yürüttüğümüz kazı çalışmalarının yanında Lagina Hekate kutsal alanında da arkeolojik kazılar, restorasyon ve konservasyon çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada antik dönemden günümüze farklı yapılar ve çalışmalar var. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) projesi kapsamında Yatağan Kaymakamlığı ile birlikte burada yürüttüğümüz projelerde Lagina’nın Kuzey Sunağındaki sunağın kaldırılması çalışmalarımız devam ediyor. Birinci basamağı tamamladık. İkinci ve üçüncü basamak sütunları proje kapsamında yerleştireceğiz. Burası da çok ziyaretçi alan yerlerimizden birisi” dedi.



Dini törenler yapılıyordu


Ziyaretçilerin antik kente geldiklerinde Hekate kutsal alanının etrafını çeviren sunağın nasıl olduğunu, insanların nerede güneşten, yağmurdan korunduklarını birebir görebileceklerini belirten Söğüt, “Projenin önemli ayaklarından birisi de burada gerçekleşiyor. Antik dönemde burası bir bilim merkezi idi, yani kutsal alandı. Siyasi merkez olarak Stratonikeia antik kentine bağlıydı. Antik dönemde burada bir tören olacağı zaman genç kızlar buradan çıkıp Stratonikeia’ya kadar yürüyorlardı ve bağlılıklarını bildirip tekrar geri geliyorlardı. Yürüyenler içeresinde önde anahtar taşıyan genç bir kız, arkasında onu takip eden ve ilahiler söyleyen bir gruptan oluşurdu. Bu siyasi merkez ile dini merkez arasındaki bağlantının anlaşılması açısından en önemli merkezlerden birisi burası” dedi.



Dönemin en büyük kutsal alanı


Lagina’daki kutsal alanın o dönemde bölgenin en büyük kutsal alan olduğunu ve burada savaşın değil, barış mesajları verildiğini belirten Prof. Dr. Söğüt, “Yaklaşık 2 bin 100 yıl önce buraya tapınaklar inşa edildiğinde o dönemin en büyük tapınağı kutsal Hekate adına inşa ettiler. Hatta o dönemde Anadolu ile Roma arasındaki barışın tescillenmesi anlamında hep bizim savaşır olarak bildiğimiz Amazonlar ilk defa burada barış halinde yaşadılar. Yani buradaki yapılarda da yine aynı şekilde o dönemin en meşhur mimarı tarafından yapılmış olan bu yapılarda da insanlara barış ile savaşın sonlanması ile ilgili bir takım mesajlar veriyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Hayalden Gerçeğe Fikir Yarışması" finali gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Hayalden Gerçeğe Fikir Yarışması"nın final ve ödül töreni Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Programa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Emre Çömlekçi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sağlık, biyoteknoloji, inovasyon, çevre ve sürdürülebilirlik gibi birçok alanda geliştirilen yenilikçi fikirlerin değerlendirildiği yarışmada genç girişimciler projelerini jüri karşısında sunma fırsatı buldu. Final programında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edilirken, yarışmada ilk 5’e giren projelere girişimcilik ve kuluçka desteği sağlanacağı belirtildi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük Anadolu Üniversitesi’nin öğrenci odaklı yapısına vurgu yaparak gençlerin üretmeye, düşünmeye ve cesaretle hayallerinin peşinden gitmeye devam etmeleri gerektiğini söyledi. Büyük, hayal kurmanın önemli olduğunu belirterek genç girişimcileri projelerinden dolayı tebrik etti. Programın açılışında konuşan Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Emre Çömlekçi ise gençlerin hayallerini ve hedeflerini doğru anlamanın önemine dikkat çekerek yarışmanın temel amacının öğrencilerin fikirlerini hayata geçirebilmelerine katkı sunmak olduğunu ifade etti. Çömlekçi ayrıca yarışmaya destek veren kurum ve sponsorlara teşekkür etti. Yarışmada Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğrencileri Tunar Guluyev ve Royal Hasanov, "İHA ve Afet ve Acil Durumlar İçin Merkeziyetsiz Uçan Haberleşme Altyapısı" projesiyle birincilik ödülünü kazandı. Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Büşra Ünal "Akıllı Sofra" projesiyle ikinci olurken, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri Yusuf Ensar Çelik ve Burak Haseki "Seyton Yapay Zekâ Destekli Satış Simülasyonu" projesiyle üçüncü oldu. Program, dereceye giren projelerin yer aldığı sergi alanının gezilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Ahşap oyma sanatı, bu kursla gelecek kuşaklara aktarılıyor Selçuklu Devletinden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatı, Kastamonu’da açılan kurs ile gençlere öğretiliyor. Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Kastamonu El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle "Ahşap Şekillendirici Kursu" açıldı. "Ormancılık ve Tabiat Turizmi" alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel birikimini uygulamaya dönüştürme misyonu doğrultusunda yürütülen kursa 15 kursiyer katıldı. 412 saat sürecek kurs kapsamında katılımcılara, ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin tanıtımı ve kullanımı, temel yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik uygulama işlemlerine yönelik bilgi ve beceriler kazandırılacak. Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü kapsamında açılan kursta, kursiyerlerin, alçak ve yüksek yüzey oymacılığı tekniklerini uygulayabilme, motifleri simetrik ve tekrarlı biçimde yüzeye aktarabilme ve ahşap yüzeylerde estetik bütünlük oluşturabilme becerilerinin geliştirilmesi de hedefleniyor. Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan ahşap oyma sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak kursta verilen eğitimler, bölgenin ahşap üretim potansiyeline uygun nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlayacak. "Kursiyerlere 412 saat boyunca kapsamlı eğitimler verilecek" Kurlsa ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Ahşap Kültürünü Araştırma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim üyesi Mehmet Karamanoğlu, "Kursumuzda, katılımcılara geleneksel el işçiliği ile çağdaş uygulama becerilerini bir arada kazandırmayı hedefliyoruz. Kursiyerler ağaç malzeme bilgisi, motif ve desen hazırlama, markalama teknikleri, oyma kalemlerinin kullanımı, yüzey oyma uygulamaları, perdah, boya ve vernik işlemleri gibi birçok konuda hem teorik hem uygulamalı eğitim alacaklardır. Bunun yanında alçak ve yüksek yüzey oymacılığı, motiflerin simetrik ve tekrarlı uygulanması ve estetik yüzey oluşturma gibi alanlarda da teknik yetkinlik kazanmaları amaçlanmaktadır" dedi. "Nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından önemli" Ahşabın Kastamonu’nun ekonomik ve kültürel yapısında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Karamanoğlu, Kastamonu Üniversitesi’nin ‘Ormancılık ve Tabiat Turizmi’ ihtisaslaşma alanındaki akademik birikimini sektörle buluşturduklarını belirterek, "Özellikle gençlerin ve üretime katılmak isteyen bireylerin geleneksel ahşap işleme tekniklerini öğrenerek yeni tasarım anlayışlarıyla birleştirmesi, gelecekte katma değerli ürünlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu yönüyle kursumuzun, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi açısından da önemli bir işlev üstleneceğine inanıyoruz. Üniversite-kamu iş birliğiyle gerçekleştirilen bu eğitim programının, ilerleyen süreçte farklı ahşap işleme alanlarında yeni eğitim ve üretim modellerine de örnek olmasını hedefliyoruz. Ayrıca ahşap kültürünün yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceğin sürdürülebilir üretim anlayışının da önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. "Bu mirası gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz" Ahşap oymacılığının tarihine değinen Karamanoğlu, "Ahşap oymacılığına baktığımızda, geçmiş dönemlerden çok farklı mimari ve mobilya süsleme sanatları söz konusudur. Bunlar Roma dönemi, Rönesans dönemi gibi çok farklı tarihi dönemler olmakla birlikte mobilya işçiliği ve oymacılığı çok farklı aşamalardan geçmiştir. Ahşap oymacılığını önemli kılan en önemli hususlardan bir tanesi Türk Osmanlı süslemesinin özellikle geometrik şekillerin aşırı derecede yaygın olması açısından kültürel bir mirasa sahibiz. Bu mirası kursumuz vasıtasıyla da gelecek kuşaklara aktarma hedefi içerisindeyiz" şeklinde konuştu. "Kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkartacağım" Kursta eğitim alan Gülçin Boz ise aldığı eğitimler sayesinde önemli bilgiler edindiğini kaydederek, "Bir ahşap ürünün şekillendirme aşamalarını öğrendim. İlerleyen zamanlarda yine öğrendiğimiz bilgileri kullanarak bir ahşap ürünü ortaya çıkaracağız. Yani kendi el emeğim, göz nurum bir sanat eseri ortaya çıkarmış olacağım. Bu da benim için manevi anlamda çok güzel bir duygu" ifadelerini kullandı. "Her gün kursa gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum" Uzun süredir ilgi duyduğu ahşap sanatlarında kurs sayesinde kendisini geliştirme fırsatı bulduğunu belirten Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gülizar Cengiz de, "Ağacı sevdiğim için ahşabı da seviyorum. Bir de bu iş biraz sabır gerektiriyor. Ahşaba kibar davranmanız gerekiyormuş, onu öğrendim. Ahşaba daha usul yaklaşmanız gerekiyor. Eğer biraz fazla derine gitmeye çalışırsanız kırılıyor. Onun için yavaş yavaş, kibar kibar müdahale etmek gerektiğini öğrendim. Benim için güzel oldu. Her gün buraya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İşim bitse de bir an önce kursa gitsem diyorum" dedi.
Trabzon AKUT’tan Mekap’a teşekkür ziyareti Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, afet bölgelerindeki arama-kurtarma operasyonlarında AKUT ekiplerine bot desteği sağlayan Türkiye’nin köklü markalarından Mekap’a teşekkür ziyareti gerçekleştirdi. AKUT Yönetim Kurulu Sayman Üyesi İbrahim Orhan Umut, Trabzon Ekip Lideri Köksal Ofluoğlu ve gönüllülerin katıldığı ziyarette, Mekap Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender’e teşekkür belgesi takdim edildi. AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, Selçuk İskender’e Trabzon ekibi tarafından Kahramanmaraş’ta deprem sahasındaki operasyonlarda kullanılan bir Mekap botunun yer aldığı anı düzenlemesi de hediye etti. Botun yer aldığı kutunun üzerinde, "Mekap tarafından AKUT’a bağışlanan bu bot, Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere birçok operasyonda kullanılarak yüzlerce insanın hayatının kurtarılmasına katkı sağlamıştır. Değerli destekleri için MEKAP’a şükranlarımızı sunarız" yazısı dikkat çekti. AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, Mekap’ın tüm Türkiye’deki AKUT ekiplerine verdiği destek nedeniyle teşekkür ederek "Afet bölgelerindeki operasyonlarımız, sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda doğru ekipman ve sarsılmaz bir lojistik destek gerektiriyor. Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere birçok operasyonda, en zorlu arazi koşullarında ekiplerimizin güvenle adım atmasını sağlayan şirketiniz, sadece bir bot desteği vermemiş, operasyonel gücümüze güç katmıştır. Bu dayanışma ruhu, en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Sayın Selçuk İskender nezdinde tüm Mekap ailesine minnettarız" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren MEKAP Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender ise iş birliğinin devam edeceğini belirterek "Ülkemizin yaşadığı zor günlerde, canla başla çalışan arama-kurtarma ekiplerimize bir nebze de olsa katkı sağlayabilmek bizim için bir vatandaşlık göreviydi. Bugün bizlere takdim edilen, o zorlu sahada kullanılmış, can kurtaran AKUT gönüllülerinin giydiği botun yer aldığı bu özel hediye fabrikamızın en nadide köşesinde yerini alacaktır. MEKAP olarak, toplumsal sorumluluk bilincimizle afetlerle mücadelede her zaman gönüllülerimizin ve AKUT ekiplerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.