GÜNDEM - 06 Ocak 2026 Salı 14:49

Bodrum Belediyesi Çağrı Merkezi’ne bir yılda 187 bin 331 arama yapıldı

A
A
A
Bodrum Belediyesi Çağrı Merkezi’ne bir yılda 187 bin 331 arama yapıldı

Bodrum Belediyesi Çağrı Merkezi ve Saha Çözüm ekipleri, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği çalışmalarla binlerce kişiye ulaşıp talep, öneri ve şikayetlerini dinledi.



Bodrum Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Çağrı Merkezi, her yıl olduğu gibi 2025 yılında da binlerce vatandaşın talep, öneri ve şikâyetini kayıt altına alarak ilgili müdürlüklere iletti. Bodrum Belediyesi sorumluluğunda olmayan konu ve talepler de kayıt altına alınarak Muğla Büyükşehir Belediyesi ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına yönlendirildi.



Yapılan çalışmalar kapsamında 2025 yılı içerisinde Çağrı Merkezi’ni 187 bin 331 vatandaş ararken, 4 bin 500 saatin üzerinde görüşme gerçekleştirildi. Toplam 55 bin 792 talep alınırken, bu taleplerin yüzde 87’si sonuçlandırıldı. Web sitesi ve e-posta üzerinden alınan 3 bin 425 talebin yüzde 82’s’i çözüme kavuşturuldu. WhatsApp iletişim hattı üzerinden gelen 11 bin 791 talebin ise yüzde 85’i sonuçlandırıldı. 22 Mayıs itibarıyla yapay zeka destekli iletişim araçlarını da kullanmaya başlayan Çağrı Merkezi’ne bu kanal üzerinden 784 talep iletilirken, taleplerin yüzde 94’ü çözüme kavuşturuldu.



Bodrum Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Saha Çözüm ve Koordinasyon Merkezi ekipleri de yıl boyunca kent genelinde vatandaşlarla birebir iletişim kurarak talep, öneri ve şikayetleri ilgili birimlere aktarmaya devam etti.



Bu kapsamda ekipler; esnaf ziyaretlerinde 3 bin 350 kişiyle, pazar yerlerinde gerçekleştirilen saha çalışmalarında 1 bin 530 kişiyle, engelli vatandaşlara yapılan ziyaretlerde 245 kişiyle, 75 yaş üstü yaşlı ziyaretlerinde ise 825 kişiyle görüştü. İletilen talep, öneri ve şikayetler ilgili müdürlükler ile kamu kurum ve kuruluşlarına aktarıldı ve sürecin takibi sağlandı.



Belediye ekipleri, 2026 yılında da çalışmalarına titizlikle devam edecek.



Bodrum Belediyesi Çağrı Merkezi’ne bir yılda 187 bin 331 arama yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.