ÇEVRE - 18 Aralık 2025 Perşembe 17:59

Kara tablo, 6 yılda yeşil örtüye dönüştü

A
A
A
Kara tablo, 6 yılda yeşil örtüye dönüştü

Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Muğla’nın Dalaman ilçesi Karacaağaç köyü yakınlarında 10 Temmuz 2019 tarihinde çıkan ve bin 433 hektar alanın yandığı alanı havadan inceledi. Yanan sahanın yeniden yeşile dönüştüğü görüldü.


Yangın, Dalaman ilçesi sınırlarında başlayıp Fethiye Göcek Mahallesine sıçramış ve 11 Temmuz’da kontrol altına alınmıştı. Yangının ardından yanan alanın tekrar ağaçlandırılması için çalışmalara hemen başlanırken, yanan ağaçlar alandan hızlı bir şekilde çıkarıldı. Alanın tamamı Kasım ayında ağaçlandırılmaya hazır hale getirildi. Yanan alanda ilk fidanlar 2019 yılında ilk kez kutlanan 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Gününde toprakla buluşturuldu.



450 bin fidan dikildi


Dalaman-Göcek yangınında yanan bin 433 hektar alanın tekrar ağaçlandırılması çalışmaları kapsamında yaklaşık 450 bin fidan dikildi ve alana yaklaşık 35 ton tohum atıldı. Dalaman’da 11 Kasım 2019’da dikilen fidanlar aradan geçen 6 yılda büyüdü ve yer yer 3 metreye bulan boylarıyla genç ağaçlara dönüştü.



"Yanan alanların her metrekaresini ağaçlandırıyoruz"


Yanan sahada fidanların ağaca dönüşmesini havadan helikopter ile gören Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, "Burası içinde bulunduğumuz saha maalesef 10 Temmuz 2019 gününde bir yangına maruz kalmış ve o zaman için hepimizi üzüntüye boğan bir sahaydı. Burası tekrar, o zaman ifade ettiğimiz gibi tekrar yeşil dokusuna, yeşil örtüsüne kavuştu. Tabii bu arada kayıp olan şey sadece yıllar değildi, bu yeşilliğin kaybolmasıyla ilgili birçok ağacımızla birlikte bu alanda bulunan birçok canlı, gördüğümüz görmediğimiz birçok canlı da hayatını kaybetmişti. Biz yanan alanlarımızın, yanan orman alanlarımızın tamamını tek bir metre karesi istisna olmaksızın yeniden ağaçlandırıyoruz, yeniden ormanlaştırıyoruz. İşte onun örneklerinden bir tanesini de burada hep birlikte şahit oluyoruz. 2019 yılında hemen 11 Kasım’ına geldiğimizde biliyorsunuz Milli Ağaçlandırma Günü 2019 yılında ilan edildi ve bizler burada 11 Kasım 2019 tarihinde Milli Ağaçlandırma Günü’nü kutlamak maksadıyla sahaya geldiğimizde sahanın tamamında arazi hazırlığı yapılmış, toprak işlemesi tamamlanmış, yeniden ağaçlandırmaya, yeniden fidan dikimine hazır hale getirmiştik. 450 bin fidan ve 35 ton tohumu da bu sahada toprakla buluşturarak şu anda hepimizi memnun eden görüntünün oluşmasını sağlamış olduk. Yanan alanlarda hemen ilk öncelikle sahadaki yanan ağaçları sahadan çıkardıktan sonra etüdünü yapıp, burada hangi usulle, hangi yöntemle tekrar ormanlaştırma çalışması yapacağımızı planladıktan sonra da en geç bir yıl içerisinde bu alanların tekrar ormanlaştırılmasıyla ilgili çalışmaları yürütüyoruz. Bugüne kadar ülkemizin hiçbir yanan alanın hiçbir metrekaresinde ormanlaştırma çalışmalarının dışında herhangi bir müdahale olmamıştır. Bunu tekrar tekrar ifade etmek istiyorum çünkü maalesef vatandaşlarımızın zihninde yanan alanların ormanın dışında maksatlarla kullanılacağıyla ilgili bir takım istifamlar, şüpheler oluşuyor. Bunu ortadan kaldırmış olmak adına tekrar ifade etmek istedim" dedi.



"Akdeniz iklim kuşağında yangınlarla mücadele en başarılı ikinci ülkeyiz"


Yangınla mücadelede üç temel stratejileri olduğunu anlatan Karacabey, "Bunlardan bir tanesi yangın öncesi yapılan çalışmalar, ikincisi yangının söndürülmesi çalışmaları, üçüncüsü de yangın sonrası yeniden ağaçlandırma çalışmalarıdır. Her biri çok çok önemli tabii ki fakat bizim en çok üzerinde durduğumuz şey mümkünse yangının hiç çıkmamasını sağlamak. Özellikle bu yıl 2025-2026 yılı eğitim-öğretim sezonunun başlangıcında biliyorsunuz ilk ve orta dereceli okulların tamamında özellikle orman yangınlarına dikkat çekmek maksadıyla yeşil vatan konusu işlendi. Yüzde 96’sı maalesef insan kaynaklı olan bu orman yangınlarının çıkmasının önüne bu şekilde geçmiş olacağız. Türkiye olarak bu noktada özellikle içerisinde bulunduğumuz Akdeniz iklim kuşağındaki ülkelerinde kıyaslandığında Avrupa Orman Bilgi Sistemi, Orman Yangınları Bilgi Sistemi verilerine göre baktığımızda Türkiye Fransa’dan sonra en başarılı ikinci ülke durumundadır. Bu ülkemiz adına büyük bir gurur meselesi olarak ifade edebiliriz" diye konuştu.



Kara tablo, 6 yılda yeşil örtüye dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da miniklerin tekne orucu heyecanı Yıldırım Belediyesi, Ramazan’ın manevi coşkusunu çocuklara yaşatmak için tekne orucu iftarı düzenledi. Oruç tutmanın mutluluğunu yaşayan minikler, arkadaşlarıyla birlikte iftar yaptı. Yıldırım Belediyesi, Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan tekne orucu geleneğini bu Ramazan’da da devam ettiriyor. Yıldırım’da 6-10 yaş arası çocuklar arasında düzenlenen tekne orucu etkinliğine katılan çocuklar, oruç tutmanın heyecanını yaşadı. Çocukları oruç ibadetine alıştırmak ve Ramazan’ın manevi değerini hissetmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikte minikler, öğle namazını müteakip okunan ezanla birlikte tekne oruçlarını açtı. İftarlarını yapan çocuklar daha sonra Yıldırım Belediyesi’nin kendileri için hazırladığı eğlenceli dolu etkinliklere katılarak unutulmaz bir gün geçirdi. Kadim bir gelenek Tekne orucunun kadim bir gelenek olduğunu belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi olarak evlatlarımıza orucu ve ibadeti sevdirmek amacıyla bu yıl da tekne orucu etkinliği düzenledik. Çocuklarımızı erken yaşta ibadete alıştırmak çok önemli. Tekne orucu geleneği ile evlatlarımız hem oruca hem de Ramazan’ın manevi iklimine alışmış oluyorlar. Yarım günlük oruçlarını tutan çocuklarımızı kutluyorum. Ramazan’ın feyzi ve bereketi hanelerimizden eksik olmasın" ifadelerini kullandı. Çocuklarımızın Ramazan ayını sabır, paylaşma ve iyilik bilinciyle dolu, özel bir zaman dilimi olarak hatırlamalarını amaçlıyoruz. "Tekne Orucum" etkinliği ile geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın gönüllerinde Ramazan’a dair güzel hatıralar bırakmayı hedefliyoruz. Program içeriği: Ramazan ayı; paylaşmanın, sabrın, şükrün ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Büyükler için olduğu kadar çocuklarımız için de bu ay; manevi değerlerle tanışma, empati kurma, yardımlaşmayı öğrenme ve ibadet bilinci kazanma açısından önemli bir fırsattır. Özellikle 6-10 yaş aralığındaki çocuklarımızın "tekne orucu" geleneğiyle Ramazan’ı tecrübe etmeleri, onların hem aileleriyle hem de toplumsal değerlerimizle güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlamaktadır. Yıldırım Belediyesi olarak Ramazan ayının manevi iklimini çocuklarımızla buluşturmak amacıyla bu yıl "Tekne Orucum" etkinliğini hayata geçiriyoruz. Etkinlikte, tekne orucu tutan çocuklarımız için Ramazan ayı içerisinde yer alan hafta sonlarında, saat 12.00’de özel bir iftar programı gerçekleştirilecektir. Programımızda geleneksel kültürümüzün vazgeçilmez unsurlarından Karagöz-Hacivat gösterisi, sihirbaz ve palyaço performansları yer alacak; çocuklarımıza balon ve taç dağıtımı yapılacaktır. Hem eğlenceli hem de öğretici içeriklerle zenginleştirilen programımız, Ramazan’ın manevi atmosferini çocuklarımızın dünyasına neşe ve bilinçle taşıyacaktır.
Bursa Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. "Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız" sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, "Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz" dedi. Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. "Barışın savunucularıyız" Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, "Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız" şeklinde konuştu. Demir açıklamasını, "Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür" sözleriyle noktaladı. Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.
Malatya Battalgazi’de 8 Mart’a özel kadın emeği sergisi Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde kursiyerlerin giyim, seramik ve kuaför kurslarında hazırladığı el emeği ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergilendi. Battalgazi Belediyesi’ne bağlı Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde eğitim alan kadınların hazırladığı ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen sergide bir araya getirildi. Giyim, seramik ve kuaför kurslarında eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca ortaya koyduğu çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Kursiyerlerden Esra Kara, Kadın Yaşam Merkezi’nde kadınların hem üretim yapma hem de kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu belirterek Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’a teşekkür etti. Kara, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla hazırlanan sergide kursiyerlerin el emeği ürünlerinin yer aldığını ifade ederek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kara, "Güçlü kadın güçlü toplum demektir. Kadınlar toplumu şekillendiren bireylerdir. Kadının olduğu her yer güzelleşir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun." dedi. Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi Giyim Öğretmeni Ruhsan Apaydın ise merkezde kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenlendiğini belirterek kadınların hem meslek öğrenebileceği hem de sosyal faaliyetlerde bulunabileceği bir ortam oluşturulduğunu ifade etti. Apaydın, "Merkezimizde giyim, kuaför ve seramik gibi kurslarımız bulunuyor. Kadınlarımızın hazırladığı el emeği ürünleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergide bir araya getirdik. Kadının olduğu her yer güzelleşir. Bu vesileyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" diye konuştu.