GÜNDEM - 19 Mayıs 2026 Salı 11:05

Marmaris’te 19 Mayıs coşkusu çelenk sunumu ile başladı

A
A
A
Marmaris’te 19 Mayıs coşkusu çelenk sunumu ile başladı

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık meşalesini gençliğe emanet ettiği 19 Mayıs 1919’un 107. yıl dönümü dolayısıyla kutlanan Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri, Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Atatürk Meydanı’nda düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı.



Törende, Marmaris İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Burak Üstündağ tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Güney Ege Deniz Saha Komutanlığı Aksaz Askeri Bandosu eşliğinde gerçekleştirilen törende, bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Atatürk Meydanı’nda düzenlenen çelenk sunma töreni, İstiklal Marşı’nın ardından sona erdi. Düzenlenen törene Acar Ünlü, İlçe gençlk ve Spor Müdürü Burak Üstündağ, İlçe Emniyet Müdürü Murat Karaman, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Berker Dongul, Muharip Gaziler Marmaris Şubesi üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve Marmaris Kent Konseyi, vatandaşlar ile kurum kuruluş müdürleri katılım sağladı.



İlçe stadyumunda okulların gösterileri ile devam edecek etkinliklerin ardından spor turnuvaları, gençlik konserleri, fener alayı ve bando gösterisi bayrama renk katacak. Gün boyu sürecek etkinliklerde spor ve sanat iç içe geçerken; gençlerin sahne performansları, fener alayı ve Güney Deniz Saha Komutanlığı Bandosu’nun konseriyle kutlamalar zirveye ulaşacak.



19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenecek program, Türkmenistan Parkı’nda düzenlenecek sokak basketbolu turnuvasıyla başlayacak. Aynı saatlerde Halk Plajı’nda plaj voleybolu ve plaj futbolu karşılaşmaları gerçekleştirilecek. Saat 12.00-18.00 arasında sürecek etkinlikler, gün boyunca spor heyecanı yaşatacak.



Akşam saatlerinde ise sahne gençlerin olacak. 17.00-19.30 saatleri arasında 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda düzenlenecek "Sahne Gençlerin" etkinliğinde Marmarisli müzik grupları Grup Asylum, Grup İnfaz ve Grup Bassbaya performans sergileyerek bayram coşkusunu artıracak.



Kutlamaların en dikkat çeken bölümlerinden biri olan fener alayı, saat 20.30’da başlayacak. "Bayrağını al, korteje katıl" çağrısıyla düzenlenen yürüyüş, 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda sona erecek. Yürüyüşün ardından Güney Deniz Saha Komutanlığı Bandosu sahne alacak. Gece, DJ Gökhan’ın performansıyla coşkulu bir finalle tamamlanacak.



Marmaris’te 19 Mayıs coşkusu çelenk sunumu ile başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Birlikte hafız olduğu annesine gözyaşlarıyla teşekkür etti Kocaeli’de hafızlık eğitimi alan oğlu zorlanıp ağlayınca anne Büşra Keleş eşine az rastlanır bir desteğe imza attı. "Sadece sözle olmaz" diyerek kendisi de Kur’an kursuna yazılan anne, oğluyla birlikte hafızlık eğitimini tamamladı. Annesine gözyaşlarıyla teşekkür eden Abdullah Keleş, "Bu yolda çok zorluklar çektim, arkamda annem olmasaydı herhalde yapamazdım" dedi. Gölkent Erkek Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu’nda eğitim gören Abdullah Keleş (13), zorlu hafızlık sürecinde zaman zaman motivasyon kaybı yaşadı. Oğlunun bu durumuna üzülen Büşra Keleş, evladına sadece sözlü destek vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, Seymen Gündüzlü Hafızlık Kur’an Kursu’na kayıt yaptırdı. Abdullah hocası Muhammet Emin Duran’ın gözetiminde, anne Büşra Keleş ise hocası Fatma Karagöz’ün eşliğinde hafızlık eğitimlerini sürdürdü. Birlikte ders çalışan ve birbirlerini motive eden anne-oğul, süreci başarıyla noktaladı. Kocaeli İl Müftülüğünde uzman komisyon eşliğinde gerçekleştirilen hafızlık tespit sınavlarında ter döken Abdullah ve annesi, emeklerinin karşılığını alarak hafızlık unvanını kazandı. Küçük hafız gözyaşlarını tutamadı Hafızlığını tamamlamanın gururunu yaşayan ve konuşması sırasında duygusal anlar yaşayan Abdullah Keleş, annesine gözyaşları içinde teşekkür etti. Keleş, "Bu yolda çok zorluklar çektim. Arkamda annem olmasaydı herhalde yapamazdım. Anneme çok teşekkür ediyorum ve onu çok seviyorum. Çok zor zamanlar geçirdim, çok üzülüyordum. Annem beni hep evde teselli ediyordu. Çok üzülüyor ve ağlıyordum, ders yaparken de çok ağlıyordum. Çok zorlanıyordum ama elhamdülillah bitirdim. Annem de benimle birlikte bana motive olsun diye hafızlık kurslarına katıldı, o da bitirdi elhamdülillah. Anneme benim için yaptığı şeyler için bir kez daha teşekkür ediyorum. Hayatımın sonuna kadar annemi koruyacağım ve kollayacağım" dedi. "Oğlumla ayetlerde buluştuk" Yaptıkları uzun araştırmalar neticesinde Abdullah’ı Gölkent Erkek Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu’na kaydettirdiklerini söyleyen Büşra Keleş, oğlunun burada ortaokul eğitiminden geri kalmadan hafızlık eğitimi gördüğünü belirtti. Kursun hayata geçirilmesinde emeği olan kurum ve kişilere teşekkür eden Keleş, şunları kaydetti: "Bu süreçte oğluma sadece sözde değil, aynı şekilde ben de yaşayarak ona destek olabileceğimi düşündüm. Ben de evime yakın olan Seymen Hafızlık Kur’an Kursu’na yazıldım. Ben kursa başladım ve oğlumla birlikte ilerledik. Bu süreçte oğlumla birlikte ayetlerde buluştuk. Oğlum çok zorlandı ama hiçbir zaman ona ’Oğlum benim işim var, sen oku’ demedim. Birlikte oturduk okuduk, oğlum yaptı, ben dinledim. Amacımız Kur’an oldu, amacım çocuğumun hafızlığını bitirmek oldu. Elhamdülillah oğlum başardı. Şimdi ben de sınava gireceğim. Rabbim hayırlısını nasip etsin. Allah önümüzü açsın, örnek olmayı nasip etsin. Allah sayılarımızı artırsın. Allah devletimizden de razı olsun." Hayallerinden bahseden Keleş, "Oğlum, Allah izin verirse Kur’an-ı Kerim’i anlama kursuna devam edecek. İnşallah daha sonra birlikte bir üniversitede İslam Bilimleri okumayı düşünüyoruz" diye konuştu. "Alimlerimizin de hayatında annelerinin büyük tesirleri var" Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu ise, anne ve oğlunun başarısıyla gurur duyduğunu belirterek, "Cenab-ı Allah’a şükürler olsun ki bugün kentimizde yeni bir sürprizle karşı karşıyayız. Tabii hafızlık süreci kolay değil, çok zor bir süreç. Hocalarının, özellikle annesinin teşvikiyle, annesinin kendisinin de hafızlık yapma sözünü vermesi suretiyle hem anne hem de Gölkent Kur’an Kursumuzda eğitim gören Abdullah evladımız hafız oluyor. Demek ki anneler bu konuda gerekli gayreti ve hassasiyeti gösterirlerse evlatlarının bu şekilde yetişmelerini temin ediyorlar. Alimlerimize de baktığımız zaman pek çoğunun hayatında annelerinin büyük tesirleri var" ifadelerini kullandı. "İnsanın yetişmesinde ilk öğretmen annedir" İslam alimi Abdülkadir Geylani ile annesi Ümmülhayr Fâtıma’dan örnekler veren Sönmezoğlu, şu bilgileri verdi: "Hep vaazlarımızda, hikayelerimizde anlatırız. Abdülkadir Geylani’nin hayatında annesinin ne kadar büyük bir rol oynadığını, ’Evladım, ilim yolundasın. Sakın yalan söyleme’ diyerek yola koyduğunu, eşkıyaların kervanı soyduklarında, ’Benim de üzerimde altın var’ dediğini, eşkıya başının neden böyle bir şey söylediğini sorunca, ’Annemin bana tembihi var. Kellem pahasına, canım pahasına yalan söylemem’ demiştir. İnsanın yetişmesinde ilk öğretmen annedir, en önemli birey annedir. Daha sonra babadır, öğretmenler ve toplumdur. Kocaeli olarak, Gölkent Kur’an Kursumuz olarak güzel bir örneğe imza atmış bulunmaktayız. Şükürler olsun Abdullah evladımız hafızlığını tamamladı. Hocalarının büyük emeği var ama en büyük emek annesinin. Annesi de evladıyla beraber hafızlığını yapmış oldu. Biz ne kadar şükretsek azdır. Abdullah evladımızı, annesini, ailesini ve hocalarını tebrik ediyorum." Sürece şahitlik eden Gölkent Kur’an Kursu Derneği Başkanı ve yöneticisi Kadir Çelikiz, bu anlamlı tablodan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Abdullah’ın azmi ve annesinin fedakarlığından dolayı çok gurur duyduk. Tüm öğrencilerimize ve velilerine örnek olmasını arzu ediyor, kursumuza maddi manevi destek veren tüm hayırseverlerimize şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.
Bursa Yağışlar Karacabey Ovası’na buğday bereketi getirdi; dekara 900 kilogram bekleniyor Bursa’nın Karacabey Ovası’nda bu yıl yağışların güzel olması dolayısıyla dekara verimin 100-150 kilogram artması, 900 kilograma ulaşması bekleniyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, Karacabey Ovası’nın verimli topraklara sahip olduğunu vurgulayarak, buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, domates, biber, karpuz gibi birçok çeşitte ürünün yetiştirildiğini aktardı. Geçen yıl yaşanan kuraklığın ardından bu yıl yağışların çok iyi olduğunu belirten Düzen, özellikle şubat, mart ve nisan aylarında ovanın güzel yağmur aldığını ve binlerce dönüm alanın suyla kaplandığını anlattı. 83 bin dekarda ekildi Bazı tahıllarda aşırı yağışlara rağmen bozulmalar olsa da genel itibarıyla özellikle buğdayın iyi gelişim gösterdiğine dikkati çeken Düzen, "Bu yıl Karacabey’de yaklaşık 83 bin dekarda buğday ekilişi oldu. Buğday çok güzel görünüyor." ifadesini kullandı. Karacabey’in hem kıraç hem de sulanabilir arazilerinde, ovada yüksek verim beklediklerini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Bayır arazilerde dekara ortalamamız 300-400 kilogram iken bu yıl 500 kilogramı görürüz. Ovada da ortalamanın 100-150 kilogram fazlasını bekliyoruz. Yani dekara 900 kilogramları görürüz diye tahmin ediyoruz. Bölgede silaj için de buğday çok ekiliyor. Hayvancılık yoğun olduğu için silaj ekimleri fazla. Rekolte bu yıl çiftçinin yüzünü güldürecek ancak umarız fiyatlar da güldürür."
Eskişehir Neşeli Hayatlar Derneği, 19 Mayıs’ta çocukların yüzünü güldürdü Eskişehir’de Neşeli Hayatlar Derneği tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinlikte çocuklar unutulmaz bir gün yaşadı. Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü(ÇEKOM) bahçesinde gerçekleştirilen kutlama programı, adeta bir şenlik havasında geçti. Çocukların sevdiği karakterler Superman, Batwoman ve sevimli palyaçoların alana girişiyle coşku zirveye ulaştı. Gün boyu süren etkinliklerde şu faaliyetlere açılan yüz boyama standında çocukların hayal dünyasındaki figürler yüzlerine yansıtılarak renk cümbüşü oluşturuldu. Çuval yarışı ve halat çekme aktiviteleriyle çocuklar hem tatlı bir rekabet yaşadı hem de takım ruhunu kavradı. İp atlama zincirlerinin kurulduğu, voleybol maçlarının yapıldığı etkinlikte çocuklar hem spor yaptı hem de gönüllerince eğlendi. "Çocuklarımızın geleceğine ışık olmaya devam edeceğiz" Neşeli Hayatlar Derneği Başkanı Tayfun Erdoğan, derneğin misyonuna ve yürüttükleri faaliyetlere dikkat çekti. Bayram coşkusunu çocuklarla paylaşmaktan büyük onur duyduklarını belirten Erdoğan, "Bugün burada, canımız olan çocuklarımızın gözlerindeki o ışığı görmek, bayramımızın anlamını bir kez daha en güzel şekilde gözler önüne serdi. Neşeli Hayatlar Derneği olarak sadece özel gün ve bayramlarda değil, yılın her günü çocuklarımızın yanındayız. Özellikle Sosyal Hizmetler bünyesinde kalan ve devlet koruması altındaki çocuklarımıza yönelik sağladığımız etüt ve eğitim destekleri, derneğimizin en hassas olduğu konuların başında geliyor. Onların akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunarken, bu tarz özel gün ve bayram etkinlikleriyle de motivasyonlarını yüksek tutmayı amaçlıyoruz. Bu harika günde emeği geçen tüm gönüllülerimize, destekçilerimize ve enerjileriyle günümüzü aydınlatan tüm çocuklarımıza yürekten teşekkür ederim. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun" dedi.
İstanbul Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Doğum İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kalmaya devam etti. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10’un altında kaldı Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10’un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı. Toplam doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu. Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı. Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu. Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır" ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır. Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu. Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü. Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi. Adölesan doğurganlık hızı düştü Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü. Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre" incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu. Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu. Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi. Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi. Doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak gerçekleşti Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz ve yüzde 0,1’i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti. Doğumların 2025 yılında yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların yüzde 36,1’i ilk, yüzde 31,9’u ikinci, yüzde 18,2’si üçüncü, yüzde 12,8’i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların yüzde 42,8’inin ilk, yüzde 30,5’inin ikinci, yüzde 15,5’inin üçüncü, yüzde 10,8’inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.