GÜNDEM - 26 Nisan 2025 Cumartesi 01:16

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Milleti küçük gören jakobenlerin yanında olmadık"

A
A
A
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Milleti küçük gören jakobenlerin yanında olmadık"

Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Muğla’da Eğitim Bir-Sen Muğla Şubesi’nin Menteşe Öğretmenevi’nde düzenlenen İl Divan toplantısına katıldı. Toplantıya Memur-Sen ve Memur-Sen Sendikasına bağlı şubelerin başkan ve üyeleri katıldı.


Eğitim Bir-Sen Muğla Şubesi’nin İl Divan toplantısında konuşan Memur-Sen Genel Başkana Ali Yalçın, Anadolu’nun yerli ve milli değerleri üzerinde şekillenmiş olan 33 yıllık mücadele süresi içerisinde çizgisinden asla sapmayan ve bu karakterin üzerine yolculuğunu sürdürme iradesini her fırsatta ifade eden bir teşkilat olarak bugünlere geldiklerini açıkladı.



"Toplumun değerleri ile hiç çatışmadık"


Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 33 yıllık süre içinde bu toplumun değerleri ile hiç çatışmadıklarını belirterek, "Memur-Sen ailesi olarak geldiğimiz ana kadar 33 yıllık süre içerisinde hiçbir zaman toplumun değerleri ile çatışmadık. Hiçbir zaman milletle kavga etmedik. Hiçbir zaman bu topraklara yabancı düşmedik. Hiçbir zaman diğer ülkelerin, bazı grupların, emperyalist odakların, Türkiye’deki lejyonerleri gibi onlardan ihale almadık, onlar adına içeride mikser görevi görmedik. Onun için Anadolu’nun yerli ve milli değerleri üzerinde şekillenmiş olan 33 yıllık mücadele süresi içerisinde de bu çizgisinden asla sapmayan ve bu karakterin üzerine yolculuğunu sürdürme iradesini her fırsatta ifade eden bir teşkilat olarak bugünlere geldik.



"Milleti küçük gören jakobenlerin yanında olmadık"


Memur-Sen’in ücret taleplerinin içine sıkışmış bir sendika olmadığını, millete ‘kömürcü’ diyenler ile hiçbir zaman yan yana gelmediklerini belirten Yalçın, "Memur-Sen ailesi, Gazze olaylarına bugün cereyan ettiği haliyle de dünden bugüne oradaki insan direnişine her zaman sonuna kadar dikkatli davrandı ve toplum vicdanında, kamu vicdanında bu konuda elinden gelen örgütlü gücü ile tüm çalışmalarda ya başı çekti, ya da omuz verdi. Vermeye devam ediyor. Bunu insani bir sorumluluk olarak görüyoruz. Onun için Memur-Sen bu konuda farklı bir aile. Sadece ücret talepleri içine sıkışmış, onun üzerinden toplumun isteği manipüle eden, köpürten ama ideolojik sendikacılık yaparak, bazı uluslararası kirli projelerin içerideki taşeronları gibi hareket ederek bu konuda biz bu milletle ters düşmedik. Tahtayı mora boyayacağız, çocuklara LGBT anlatacağız gibi hiç bir saçmalığın içeresinde yer almadık. Bazı sendika görünümlüler gibi Diyarbakır annelerini ziyarete giden ve annelerin teröre karşı direnişini destek veren, üyelerini ihya eden aymazlar gibi hiçbir zaman davranmadık. Genelde işimiz, ülkenin demokratikleşmesi, korku tünelinden çıkması, ham demokrasinin tam demokrasi olması, vesayet odaklarının millet iradesi üzerinden düşmesi, herkes eşit ama biz biraz daha eşitiz diyen, bu ülkedeki beyaz adamların, egemenlerin, benim oyumla çobanın oyu bir mi diyen aymazların, millete bidon kafalı, kömürcü, makarnacı diyen ve milleti bu anlamda horlayan ve aşağılayan bu anlamdaki bazı jakobenlerin hiçbir zaman yanında olmadık, safında olmadık. Her zaman millet yanında, insan yanında, ergen yanında hareket ettik. Çünkü bizim genelde kuruluş hikayemiz bu ülkenin demokratikleşmesi, özgürleşmesi, devletin insanları ve bütün vatandaşlarını tanıması ve hizmeti bu minvalde yürütebilmesidir. Buradaki mesele temel bakış açısından kaynaklı. Tıpkı bazı liderlerin Avrupa bu işe ne der, Avrupa’ya Türkiye’yi şikayet etmeye çalıştığı gibi eziklik içerisinde hareket ettiği yerde biz kendi coğrafyamızda, kendi toprağımızda medeniyet mefkuremizin geleneği olarak bir durmak, omurgalı olmak, diğer masum ve mazlumların mağdurların da bize tutunarak ayağa kalkması için bunu bir fırsat görürken, onların ne gördüğü ve ne de durduğu konusu onları ilgilendirir ama bizim durduğumuz noktanın erdem ve fazileti bütün toplumun tarafından tespit ve teyit edilmiştir" dedi.


Memur-Sen’in yetkiyi almadan önce yetkili olanların hiçbir şey üretmediğini belirten Yalçın, "Sendikal alana ilişkin dokunuşlara gelince. Bizden önce yetkili olanlar, 2001 yılında çıkan yasadan sonra, 2010’a kadarki süreçte masaya gitti, geldiler. Ve biz onu afiş yaptık, gönderdik okullara, okullarda o afişi görüyorsunuz. 4 yıl biri, 5 yıl biri oturdu masaya. 5 yıl sıfır, 4 yıl sıfır. Uzlaştığımız, uzlaşamadığımız toplu sözleşmeler var ama toplu sözleşmede sadece eğitim, hizmet kolundakini ifade edecek olursak, sadece toplu sözleşme kazanımı 88 kazanım diye oraya yazdık ve sıfır sıfırın gerekçesini de Devlet Personel Başkanlığı’nın bu konuda ürettiği, kitabı kamu görevlileri sendikacılığın kitabını oraya resmini koyduk, açın bakın diye. Bu, bizim Memur-Sen’in yetkili oluşuna kadar, çok laf ettiler ama çok iş yaptılar değil" dedi.



Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Milleti küçük gören jakobenlerin yanında olmadık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay: "1 yılda 99,8 milyon metreküp atık su arıtılarak yeniden kullanıma kazandırıldı" Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, ileri biyolojik atıksu arıtma tesisleriyle çevre sağlığını korurken arıtılmış suyun yeniden kullanımıyla su kaynaklarının sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 2025 yılı içerisinde Ilgın, Çumra, Doğanhisar, Derebucak ve Taşkent İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesislerinin tamamlanarak hizmete alındığını belirtti. KOSKİ’nin Konya genelinde 2018 yılından bu yana toplam 14 atık su arıtma tesisi inşa ettiğine vurgu yapan Başkan Altay, "Tamamlanan son yatırımlarla birlikte il genelindeki toplam atık su arıtma tesisi sayısı 49’a ulaştı. İleri biyolojik arıtma teknolojileriyle donatılan tesisler, atık suların çevreye zarar vermeden arıtılmasını sağlarken, suyun yeniden kullanımına da imkan tanıyor" dedi. Hayata geçirilen bu yatırımlarla hem çevreyi korumayı hem de su kaynaklarının verimli ve bilinçli kullanılmasını hedeflediklerini dile getiren Başkan Altay, Konya’nın geleceğine değer katmaya devam ettiklerini ifade ederek, "2025 yılı içerisinde Konya’daki atık su arıtma tesislerimizde toplam 99 milyon 839 bin 191 metreküp atık su arıtılarak yeniden kullanıma kazandırıldı. Ayrıca atık çamurlardan 4 milyon 476 bin 286 kilowatt saat elektrik enerjisi üretildi. Özellikle tarımsal sulama amaçlı değerlendirilebilen arıtılmış su, mevcut su rezervlerinin korunmasına önemli katkı sağlarken, kuraklık riskine karşı da sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. İhtiyaç duyulan bölgelerde çevre yatırımlarımıza devam edeceğiz" cümlelerine yer verdi. Konya genelinde hizmet veren 31 biyolojik ve 18 doğal olmak üzere toplam 49 atık su arıtma tesisi, günlük 328 bin 477 metreküp arıtım kapasitesiyle çevrenin korunmasına ve sürdürülebilir su yönetimine önemli katkı sağlıyor.