ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 12:34

Menteşe Belediye Başkanı Aras, 2026 projelerini anlattı

A
A
A
Menteşe Belediye Başkanı Aras, 2026 projelerini anlattı

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde Muğla merkezde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda 2025 yılı çalışmalarını değerlendiren Başkan Köksal Aras, 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında da kapsamlı bilgiler verdi.



Menteşe’nin tarihi ve kültürel dokusunu koruyarak gelişimini sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Köksal Aras, altyapı ve üstyapı çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini söyledi. Menteşe’nin Muğla’nın yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri olduğuna dikkat çeken Köksal Aras, 2 bin 560 kilometrelik yol ağında Fen İşleri ekiplerinin 8 ayrı noktada çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.



Düğerek Mahallesi’nde kilit parke çalışmalarının 2026 yılında başlayacağını belirten Başkan Köksal Aras, ihalesi tamamlanan çalışmalar kapsamında 12 cadde ve sokakta önümüzdeki hafta sahaya inileceğini açıkladı. Kolejler Bölgesi’nde de hava şartları nedeniyle geciken yol çalışmalarının kısa sürede başlayacağını kaydeden Köksal Aras, sanayiye giden eski mezarlık yolunda yağmur suyu drenaj hattı çalışmasının da yapılacağını söyledi.



Bayır ve Yeşilyurt Kadın Yaşam Merkezlerinin hizmete açıldığını hatırlatan Başkan Köksal Aras, Kötekli’de ise uzun yıllar kente hizmet edecek büyük bir yatırımın başladığını dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 etap halinde planlanan projenin Kötekli’nin çehresini tamamen değiştireceğini vurgulayan Köksal Aras, çalışmaların 2026 Aralık ayında tamamlanmasının hedeflendiğini, mümkün olması halinde Ekim ayında bitirilmesi için yoğun çaba gösterileceğini söyledi.



Yoğurtçu Parkı başta olmak üzere tüm parklarda düzenleme yapılacağını belirten Köksal Aras, MEGEM Kötekli Gençlik Merkezi’nin ihalesinin de gerçekleştirileceğini ifade ederek, "Görev değil sorumluluk bilinciyle çalışıyoruz. Okullardan, camilerden ve kurumlardan gelen tüm talepleri imkanlarımız dahilinde yerine getirdik" dedi.



Menteşe Belediyesi’nin afetlere karşı da önemli adımlar attığını vurgulayan Başkan Köksal Aras, İnşaat Mühendisleri Odası ile bilimsel bir iş birliği protokolü imzalandığını açıkladı. Bu kapsamda Menteşe genelinde 3 bin yapının risk analizinin yapıldığını belirten Köksal Aras, sorunlu yapı tespit edilmesi halinde mal sahiplerinin bilgilendirileceğini söyledi.



Ayrıca Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği’nin kurulduğunu ve eğitimlerin devam ettiğini aktaran Köksal Aras, muhtemel bir afet durumunda her mahallede uzman gönüllülerin görev alacağını, kırsal mahallelerde de afet gönüllülerinin hazırlanacağını ifade etti.



Su tasarrufu ve çevre dostu uygulamalara büyük önem verdiklerini belirten Başkan Köksal Aras, 2025 yılında 300 bin metreküp suyun geri kazanıldığını açıkladı. Menteşe’deki yeşil alanların artık arıtılmış gri su ile sulandığını kaydeden Köksal Aras, evsel atık suların yüzde 75’inin gri su olduğunu belirterek, Kötekli ve Yeniköy’de de bu sistemin kurulduğunu ve gri su ağının genişletildiğini söyledi.



Menteşe Kent Meydanı ile ilgili halkın görüşlerini almak amacıyla anket çalışması yapıldığını hatırlatan Başkan Köksal Aras, 2026 yılında meydanda işletmelerin faaliyete geçeceğini açıkladı. Kent meydanının herkesin keyifle vakit geçirebileceği bir alan haline getirileceğini ifade eden Köksal Aras, Düğerek Mahallesi’nde düğün salonunun birkaç ay içinde tamamlanacağını, Akçaova Mahallesi’nde ise Doğal Yaşam Parkı ve Hayvan Bakımevi kurulacağını belirtti.



920 can dostuna ev sahipliği yapacak tesisin içerisinde sosyo-kültürel alanlar ve spor salonunun da yer alacağını söyleyen Başkan Köksal Aras, Menteşe’yi daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.



Menteşe Belediye Başkanı Aras, 2026 projelerini anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."