ASAYİŞ - 01 Şubat 2026 Pazar 09:58

Motosiklet sürücüsü kurtarılamadı

A
A
A
Motosiklet sürücüsü kurtarılamadı

Menteşe’de alkollü sürücünün neden olduğu kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Sertaç Yılmaz, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.


Muğla’nın Menteşe ilçesinde Uğur Mumcu Bulvarı’nda meydana gelen trafik kazasında otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü Sertaç Yılmaz ağır yaralanmıştı. Ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Sertaç Yılmaz, kaldırıldığı Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti.


Kaza sonrası gözaltına alınan Yasin Yayla, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.



Motosiklet sürücüsü kurtarılamadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır surlarının 1932’de yıkılan bölümleri yapay zekayla yeniden canlandırıldı Diyarbakır’da 1932 yılında Dağkapı ve Mardin Kapı çevresinde yıkılan surların bir kısmı, içerik üreticisi Adem Ulusoy tarafından yapay zeka destekli çalışma ile yeniden canlandırıldı. Diyarbakır surlarının bir bölümü 1932 yılında, dönemin valisi Hasan Faiz Ergun tarafından başkent Ankara’dan gelen talimat doğrultusunda yıkıldı. Şehrin hava alması ve büyümesi gerekçesiyle gerçekleştirilen yıkım kapsamında özellikle Dağkapı ve Mardin Kapı çevresindeki surların bir kısmı ortadan kaldırıldı. Dönemin önde gelen isimleri yıkımı durdurmak için girişimlerde bulunsa da başarılı olamadı. Bunun üzerine Fransız arkeolog Albert Gabriel, Ankara’ya gönderdiği telgrafla surların yıkılmasının bilimsel açıdan doğru olmadığını ve şehrin hava aldığını ifade etti. Telgrafın ardından yıkım süreci geç de olsa durduruldu. Yıllar sonra yıkılan sur bölümlerinin günümüzde nasıl görüneceği merak konusu oldu. İçerik üreticisi Adem Ulusoy, eski fotoğraflardan ilham alarak yapay zeka yardımıyla "Günümüzde yıkılmamış olsaydı Diyarbakır surları nasıl olurdu" adlı bir çalışma hazırladı. Çalışmada, 1932 yılında yıkılan bölümlerin bugüne ulaşmış hali canlandırıldı. Ulusoy, Diyarbakır surlarının 1932 yılında özellikle Dağkapı başta olmak üzere burçlar arasındaki bazı bölümlerin yıkıma uğradığını söyledi. Ulusoy, "Yıkımın sebebi ise o dönemin erken Cumhuriyet dönemine ait bir şehirleşme refleksiydi. Şehirlerle büyümek, genişlemek ve modernleşmek isteniyordu. Diyarbakır’la ilgili Ankara’da alınan kararlarda da şehri daha modern hale getirmek amacıyla mevcut surların kısmen yıkılarak şehrin büyütülmesi hedeflenmişti. Bu yıkımın gerekçelerinden biri de Diyarbakır merkezinin yeterince hava almadığı iddiasıydı. Bu durum bahane edilerek, şehrin daha rahat nefes alması ve bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi amacıyla kısmi bir yıkım gerçekleştirildi. Bu karar, dönemin valisi Hasan Faiz Ergun tarafından 1932 yılında uygulamaya konuldu ve özellikle görmüş olduğunuz Dağkapı surlarında dinamit yöntemiyle patlatmalar yapılarak yıkım başladı. Ancak şehirde bu görüşe katılmayan birçok bilim insanı ve kanaat önderi vardı. Bunlardan en dikkat çeken isim, o dönem Diyarbakır’da yaşayan Fransız arkeolog Albert Gabriel’di. Albert Gabriel, Diyarbakır surlarının yıkımına karşı çıkmış, surların şehrin hava almasına engel olmadığını bilimsel çalışmalarla ortaya koymuş ve Ankara’ya telgraflar çekerek durumu anlatmıştı. Daha sonra Ankara’da yapılan görüşmeler sonucunda surların yıkımı durduruldu. Ancak yıkım durdurulana kadar Dağkapı ve Mardin Kapı tarafları bu süreçten ister istemez etkilenmişti. Surlar yıkılırken ortaya çıkan molozların nereye taşınacağı da ayrı bir sorun olmuştu. Dağkapı’da yıkılan molozlar bir süre şehir içinde kaldı. Çünkü o dönemin teknik imkânlarıyla bu molozların nasıl şehir dışına taşınacağı tam olarak bilinmiyordu. Yıkım tamamen sonlandırıldıktan sonra Diyarbakır surları, en son görmüş olduğunuz bu görünüme kavuştu" dedi. Ulusoy, yapay zeka kullanarak, "Eğer Dağkapı ve Mardin Kapı’daki surlar yıkılmasaydı bugün nasıl görünürdü" sorusuna cevap veren bir çalışma yapmak istediğini aktardı. Ulusoy, "Bu çalışmayla birlikte tarihin önemini ve yaklaşık 2 bin yıldır ayakta duran bu surların geçmişini anlatmaya çalıştım" ifadelerini kullandı.
Konya SAGEM’den ailelere akran zorbalığı ile mücadele semineri Konya’da Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM) tarafından ailelerin günlük hayatta sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri olan "Akran Zorbalığı ile Mücadele" konusu ele alındı. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan ve aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyen SAGEM, ailelerin gelişimini desteklemeye yönelik eğitim programları ve seminerlerine devam ediyor. Bu kapsamda çocuk ve ergenlerin sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen "Akran Zorbalığı ile Mücadele" konulu bir bilgilendirme semineri düzenlendi. SAGEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde, alanında uzman konuşmacı tarafından ailelere; akran zorbalığının çocukların psikolojik gelişimi üzerindeki etkileri, zorbalığın erken belirtileri, ailelerin ve öğretmenlerin alabileceği önlemler ile çocuklara sağlıklı baş etme becerileri kazandırmanın yolları anlatıldı. Uzman konuşmacı, zorbalığın yalnızca mağdur çocukları değil, zorbalık yapan çocukları ve tanık olan akranları da olumsuz etkilediğini vurgulayarak, toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Ayrıca çocukların güvenli sosyal ilişkiler kurabilmeleri, sağlıklı iletişim becerileri geliştirebilmeleri ve zorbalıkla karşılaştıklarında etkili baş etme yöntemleri üzerinde duruldu. Seminerde, akran zorbalığıyla karşılaşılan durumlarda ebeveynlerin ve eğitimcilerin üstlenebileceği roller hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verildi. "SAGEM bünyesinde ailelerimizi bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmalarına devam edeceğiz" SAGEM bünyesinde aileleri bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmalarının artarak devam edeceğini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, güçlü bir aile yapısıyla mümkündür. Akran zorbalığı gibi günümüzde sıkça karşılaşılan konulara karşı ailelerimizi bilinçlendirmek bizim önceliklerimiz arasında yer alıyor. SAGEM aracılığıyla ailelerimizin her alanda yanında olmaya ve bu tür seminerlerle toplumsal farkındalığı artırmaya devam edeceğiz" dedi. Seminere yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, akran zorbalığını günümüzün en büyük sorunlarından biri olarak gördüklerini ifade ederek Selçuklu Belediyesi ve SAGEM ekibine böylesi etkili ve bilgilendirici bir seminer için teşekkürlerini ilettiler.
İzmir Göztepe, Avrupa hedefine emin adımlarla ilerliyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Fatih Karagümrük’ü 2-1 yenerek puanını 39’a çıkardı ve 4. sıradaki yerini korudu. Göztepe, sergilediği başarılı performansla yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında Fatih Karagümrük’ü konuk eden İzmir ekibi, karşılaşmanın hemen başında 1-0 geriye düşmesine rağmen ilk yarıda bulduğu gollerle 2-1 öne geçti. Müsabakada başka gol sesi çıkmayınca Stanimir Stoilov’un öğrencileri bu galibiyetle hanesine 3 puanı yazdırdı. Bu sonuçla birlikte puanını 39’a çıkaran Göztepe, 4. sıradaki yerini korudu ve Avrupa hedefine emin adımlarla ilerlemeye devam etti. Sarı-kırmızılılar, bu sezon ligi üst sıralarda tamamlayıp yeni sezonda Avrupa kupalarında mücadele etmeyi hedefliyor. Son 10 maçta 1 kez kaybedildi Aldığı sonuçlarla üst sıralara oynayan İzmir ekibi, ligdeki son 10 maçında sadece 1 kez kaybetti. Bu süreçte sadece Trabzonspor’a yenilen sarı-kırmızılılar, kalan 9 maçta ise 7 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Böylece Stanimir Stoilov’un öğrencileri, son 10 maçlık süreçteki toplayabileceği 30 puanın 23’ünü hanesine yazdırmayı başardı. Arda Okan Kurtalan sakatlandı Göztepe’de performansıyla göz dolduran 23 yaşındaki sağ bek Arda Okan Kurtalan, Fatih Karagümrük maçında sakatlık yaşadı. Bir pozisyonda ikili mücadeleye giren genç oyuncu, bileğinden sakatlanarak 57. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı. Teknik Direktör Stanimir Stoilov da maç sonrası düzenlenen basın toplantısında oyuncunun durumunun yapılacak kontroller sonrasında netlik kazanacağını ifade etti.
Elazığ Kedi sesi sandı, bir çocuğun hayatı 40 saat sonra kurtarıldı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7’lik depremin ardından Malatya’da arama kurtarma çalışmalarında 12 yaşındaki Aysima Yılmaz’ın sesini duyan, 40 saat sonra da ekip olarak enkaz altından kurtaran Ferit Polat, o anları anlattı. Polat, "Aysima’nın sesini o an bir kedi sesi olarak duydum, enkaza yaklaşınca kız çocuğu olduğunu fark ettim" dedi. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremin ardından 11 ilde yıkım meydana gelmişti. Yıkımın etkili olduğu illerden birisi olan Malatya’ya başta Elazığ olmak üzere çevre illerden kurumlar ve vatandaşlar yardım için koşmuştu. Depremin ardından Malatya’ya giden Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü personeli, depremin 40’ıncı saatinde enkaz altında kalan 12 yaşındaki Aysima Yılmaz’ı sağ salim kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Aysima’nın kurtarıldığı anları anlatan itfaiye eri Ferit Polat, "Aysima’nın sesini o an bir kedi sesi olarak duydum, enkaza yaklaşınca kız çocuğu olduğunu fark ettim. Allah’a şükür sağ salim bir şekilde yavrumuzu kurtardık" ifadelerini kullandı. 20 yıldır Elazığ itfaiyesinde arama kurtarma eri olarak çalıştığını belirten Ferit Polat, "6 Şubat’ta geceki depremden sonra itfaiyede konuşlanarak hazır kıta bekledik. Öğle saatlerine yakın ikinci bir deprem olunca Malatya’ya giden ilk ekipte yer aldım. Malatya’da birkaç enkazda çalıştıktan sonra gece ekipleri değiştirip istirahate geçtik. Sabah bize Yeşilyurt Mahallesi’nde sanayi civarında konum verildi. Vardığımız zaman yan yana sıralı bir şekilde üç binanın yıkıldığını gördük. Enkaz çalışmasına başladık. Üzerinden de epey zaman geçmemişti. İlk başlarda 7 vatandaşımızı maalesef kurtaramadan çıkardık. İlerleyen saatlerde kepçe çalışırken, o esnada ince bir ses duyduk. Sesi duyunca çalışmayı durdurduk. İkinci katta sıkışmış bir kız çocuğunu fark ettik. Bizden yardım istedi. Yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından Aysima’yı enkazdan kurtararak sağlık ekiplerine teslim ettik" diye konuştu. "Aysima’nın sesini kedi sesi gibi duydum" Polat, "Aysima’nın bendeki yeri farklı. Aysima’yı duyan benim. Yanımızda kepçeler ve jeneratörler çalışırken, Aysima’nın sesini kedi sesi gibi duydum. Arkadaşa hatta enkazda kedi yavrulamış candır onları alalım derken kızımızın sesini duydum. Rabbim yardım etti. Çıkaramamak endişesi yoktu. Çocuğumuza zarar vermemek için tabiri yerindeyse cımbızla kazdık, 40 saatlik çalışmanın ardından sağ salim çocuğumuzu sağlık ekiplerine verdik. Halen onun gururunu yaşıyorum" ifadelerini kullandı.