GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 12:22

Muğla, boşanmada Türkiye dördüncüsü

A
A
A
Muğla, boşanmada Türkiye dördüncüsü

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) illere göre açıkladığı evlilik ve boşanma istatistikleri, Muğla’da dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Son üç yılda evlilik sayıları düşerken, boşanma sayılarında ise artış yaşandı. Muğla, 2025 yılı kaba boşanma oranında Türkiye genelinde dördüncü sıraya yerleşti.


Evlilik sayıları üç yıldır geriliyor


Verilere göre Muğla’da 2023 yılında 7 bin 530 olan evlilik sayısı, 2024 yılında 7 bin 257’ye, 2025 yılında ise 6 bin 845’e düştü. Kaba evlilik oranları da aynı dönemde gerileme gösterdi. 2023 yılında 7,12 olan oran, 2024’te 6,76’ya, 2025’te ise 6,28’e indi. Bu veriler, kentte evlenme eğiliminin son üç yılda düzenli olarak azaldığını ortaya koydu.


Boşanma sayıları artışta


Boşanma istatistikleri ise evlilik verilerinin tersine yükseliş gösterdi. 2023 yılında 2 bin 933 olan boşanma sayısı, 2024’te 3 bin 228’e, 2025 yılında ise 3 bin 410’a çıktı. Kaba boşanma oranı da 2023’te 2,77 iken 2024’te 3’e, 2025’te ise 3,13’e yükseldi. Üç yıllık süreçte boşanma oranındaki artış dikkat çekti.


Muğla boşanmada Türkiye’de 4. sırada


2025 yılı verilerine göre Muğla, kaba boşanma oranında; İzmir, Antalya ve Denizli illerinin ardından Türkiye’de en yüksek boşanma oranına sahip dördüncü il oldu. Evlilik oranlarındaki düşüş ve boşanma oranlarındaki artışın sosyo-ekonomik faktörler, yaşam maliyetleri ve toplumsal değişimlerle bağlantılı olabileceğine dikkat çekildi.



Muğla, boşanmada Türkiye dördüncüsü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Atatürk Üniversitesi ve TÜME’den dev iş birliği: Tarımda akıllı dönüşüm Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zekâ ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm" konferansı; akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrencileri bir araya getirdi. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yaptığı etkinlikte, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, tarımda teknolojik devrimin yol haritasını çizdi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Tarımda Dijital Dönüşümün Bilgi Üssü Olmayı Hedefliyoruz" 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programın açılışını yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, tarımın 10 bin yıllık tarihindeki en büyük dönüşümü yaşadığını belirterek; artık tarlayı hisseden, veriyi okuyan ve geleceği modelleyen bir teknoloji kuşağında olduğumuzu vurguladı. Bu konferansı Erzurum’un geleceğine dair bir "niyet beyanı" olarak gördüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin köklü akademik birikimiyle tarımda dijital dönüşümün bilgi üssü olmayı hedeflediğini belirtti. Erzurum’un zorlu iklim ve coğrafi koşullarının aslında bir avantaj olduğunu dile getiren Hacımüftüoğlu: "Buradaki sert koşullarda başarıyla çalışan bir teknoloji, dünyanın her yerinde çalışabilir. Erzurum, tarım teknolojileri için dünyanın en gerçekçi test sahasıdır" dedi. Özellikle hayvancılıkta sürü takip sistemleri ve yapay zekâ destekli erken uyarı modellerinin önemine değinen Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin teknolojiyi üreten ve çiftçiyle buluşturan bir "köprü" rolü üstlendiğini kaydetti. Son olarak iklim değişikliği tehdidine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, yapay zekânın iklim-tarım modellemelerinde hayati bir rol oynayacağını söyledi. Üniversitenin kapılarının tüm araştırmacı ve üreticilere açık olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, bu bilimsel seferberliğin bölgeyi sadece tarım yapan değil, tarım teknolojisi ihraç eden bir merkeze dönüştüreceğinin altını çizdi. Başkan Sekmen: "Toprağa Yatırım, Bağımsızlığa Yatırımdır" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında Erzurum’u "hayvancılığın kalesi ve tarımın omurgası" olarak nitelendirdi. Dünyanın değiştiğini ve geleneksel yöntemlerin yerini veri odaklı sistemlere bıraktığını ifade eden Sekmen, yerel yönetim olarak üreticiyi teknolojiyle buluşturmayı milli bir görev olarak gördüklerini, gıda güvenliğinin artık savunma sanayii kadar stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. Görev süresi boyunca Canlı Hayvan Borsası, Et Entegre Tesisleri ve fuar organizasyonlarıyla altyapıyı güçlendirdiklerini hatırlatan Başkan Sekmen: "Şimdi üretimi dijital teknoloji ile akıllandırma zamanı. Yapay zekâ; daha az maliyet, daha fazla verim ve suyun israf edilmemesi demektir" dedi. Başkan Sekmen, bu teknolojik dönüşümün gençlerin tarımdan uzaklaşmasını engelleyeceğini ve meraları birer teknoloji üssüne çevireceğini belirtti. Gençlere ve girişimcilere çağrıda bulunan Sekmen, tarımın artık sadece sabanla değil, yazılım ve mühendislikle şekillendiğini söyledi. Üniversite ile iş birliğini her alanda güçlendireceklerini belirten Sekmen: "Hedefimiz Erzurum’u tarım teknolojilerinin merkezi yapmaktır. Toprağa ve teknolojiye yapılan yatırım, ülkemizin tam bağımsızlık vizyonuna hizmet edecektir" diyerek sözlerini tamamladı. TÜME Vakfı Başkanı Karagöz: "Otonom Sistemlerle Tarımda Verimlilik Devrimi Başlıyor" Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, sunumuna dünya genelinde artan gıda talebi ile azalan su ve toprak kaynakları arasındaki kritik dengeye dikkat çekerek başladı. Mevcut üretim baskısının ciddi sürdürülebilirlik sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz: "Çözüm, geleneksel yöntemlerde değil; daha az kaynakla daha fazla ve daha sağlıklı üretim yapmamızı sağlayacak yapay zekâ destekli otonom işletmelerdedir. Tarım ve hayvancılıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz" dedi. Türkiye’nin özellikle süt ve et üretiminde bir sıçrama yapması gerektiğini vurgulayan Karagöz, bunun ancak teknoloji kullanımı, ölçek ekonomisi ve genetik ıslah üçgeniyle mümkün olabileceğini belirtti. Erzurum’un sahip olduğu geniş mera alanları ve hayvan varlığının, teknoloji temelli bir dönüşümle ulusal bir güç haline gelebileceğini söyleyen Karagöz, TÜME ekosistemi kapsamında geliştirilen; otonom sağım sistemleri, sürü yönetim yazılımları, görüntü işleme teknolojileri, akıllı ahır modelleri ve otonom hasat çözümlerinin sahada uygulanmaya hazır olduğunu müjdeledi. Genç girişimcilere ve öğrencilere özel bir parantez açan Karagöz, onları bu dijital dönüşümün sadece izleyicisi değil, bizzat mutfağındaki aktörleri olmaya davet etti. TEKNOFEST Tarım Teknolojileri yarışmalarının bu anlamda büyük bir fırsat olduğunu hatırlatarak; arz güvenliği, iklim-çevre dostu projeler ve güvenilir gıda temalı çalışmalara odaklanılması gerektiğini belirtti. Karagöz, konuşmasını üniversitelerle iş birliği içerisinde hayata geçirilecek olan "Yapay Zekâya Dayalı Otonom Eğitim Çiftlikleri" modelinin, teorik bilgiyi sahada kazanca dönüştüreceği vizyonuyla tamamladı. Soru-cevap bölümüyle devam eden konferans, hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.