SAĞLIK - 10 Kasım 2025 Pazartesi 11:34

Prof. Dr. Karalezli: "Soğuk hava, klima ve kapalı ortamlar göz enfeksiyonlarını artırıyor"

A
A
A
Prof. Dr. Karalezli: "Soğuk hava, klima ve kapalı ortamlar göz enfeksiyonlarını artırıyor"

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Karalezli, kış aylarında soğuk hava ve kapalı ortamların artışıyla birlikte göz enfeksiyonlarının da yaygınlaştığını belirterek, "Özellikle viral ve bakteriyel konjonktivitler bu dönemde sık görülür" dedi.


Muğla’nın Menteşe ilçesinde kliniği bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Karalezli, kış aylarında göz enfeksiyonlarının artış gösterdiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.


Prof. Dr. Karalezli, "Kış aylarında soğuk hava, kapalı ortamlar ve viral enfeksiyonların artışı sebebiyle bazı göz enfeksiyonları daha sık görülür. Özellikle bunlardan en yaygın olanı adenovirüslere bağlı viral konjonktivitlerdir. Nezle ve grip sonrası ortaya çıkar. Kızarıklık, sulanma, yanma, şişlik ve ışık hassasiyeti sık görülür. Oldukça bulaşıcıdır. Aile ve iş ortamlarında hızlıca yayılabilir" dedi.


"Kışın bir diğer sık gördüğümüz, özellikle çocuklarda ve kapalı okul ortamlarında bakteriyel konjonktivitlerdir. Bunlarda da gözlerde yoğun çapaklanma, kızarıklık, göz kapaklarında şişme ve ağrı şikayetleri olur" diyen Karalezli, soğuk havaların artmasıyla cilt bariyerinin kurumasının kapak kenarındaki yağ bezelerinde tıkanıklıklara neden olduğunu ve bunun kirpik dibi iltihaplarını artırdığını belirtti.


Prof. Dr. Karalezli, "Bu kirpik dini iltihapları genellikle kroniktir. Uygun bakım yapılmazsa sıklıkla nükseder. Ayrıca göz kuruluğuna bağlı enfeksiyonlar da soğuk hava, klima ve ısıtıcı kullanımının artmasıyla daha sık görülür" dedi.


Nelere dikkat edilmelidir?


Prof. Dr. Karalezli, göz sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:


"En önemli korunma yöntemi, göze temas etmeden önce ellerimizin çok temiz olmasıdır. Gözlerimizi ovalamaktan kaçınmalıyız. Ortak eşya kullanımında havlu, yastık kılıfı, göz makyaj ürünleri, lens solüsyonları ve lens kaplarını oldukça temiz tutmamız gerekir. Lens ile asla uyumamalı, lensi suyla temas ettirmemeliyiz. Lens kabı içindeki Solüsyonları hergün tazeleyerek kullanmalıyız. Makyajımızı temizlemeye özen göstermeliyiz"


Karalezli, "Grip ve nezlede viral konjonktivit sık görüldüğü için göz sulanması ve kızarıklık başladıysa el temasından kaçınmalıyız. Ortam ısıtmasında kullanılan klima ve ısıtıcılar göz yüzeyini kuruttuğu için bu dönemlerde yapay gözyaşını daha sık kullanmalıyız" dedi.


Evde yapılan yanlış uygulamalara dikkat!


Karalezli, sıcak kompresin her durumda doğru olmadığını vurgulayarak, "Sıcak kompres bazı durumlarda faydalı olabilir. Kirpik dibi iltihabına bağlı arpacık gibi vakalarda sıcak kompresin olumlu etkisi vardır. Çünkü çayın içeriğindeki teofilin maddesi ödemi giderir, sıcaklık da kirpik dibindeki yağ bezlerinin uçlarını açar. Ancak her enfeksiyonda sıcak kompres doğru bir tedavi yöntemi değildir. Mutlaka hekime danışarak uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı.


Hekime danışmadan ilaç kullanılmamasına dikkat çeken Karalezli, "Bazı viral enfeksiyonlarda soğuk kompres uyguluyoruz. Mutlaka hekim kontrolü dışında ilaç kullanımını asla önermiyoruz. Çünkü bazı kortizonlu ilaçlar enfeksiyonların daha da ilerlemesine sebep olabilir. Antibiyotik kullanımında da direnç geliştirmemek için doğru antibiyotiği doğru miktarda göze uygulamak gerekir. O yüzden mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.